bugün
- true adamlığı8
- dün gece sözlükte yaşanan akıl almaz olay16
- hamas18
- g i l d e d l i l y7
- gokyuzunun silinen rengi16
- akın gürlek'in market fiyatları operasyonu5
- mazotun litresi 96 lira10
- nervio11
- bu saatte hamburger yenir mi9
- kürdü sevmek ruha iyi gelir11
- seninle böyle olabilirdik3
- gammazların hepsinin yetkisi alınmalı8
- sözlüğün yine 46 olması5
- burcunu açıklamayan insan16
- yeni parti tüzüğünü baştan sona okumak8
- arkadaşlar kavga etmeyin5
- mazot 100 tl olacak5
- napolyon un misir seferi2
- gocu37
- 14 eylül 2026 gaziantepspor fenerbahçe maçı28
- asma yaprağı2
- sokak köpekleri5
- kavga eden yazarların öpüşüp barışması2
- alsana ulenn3
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz22
- canım acıyo sözlük2
- ekşide yazar olamayıp mecburen uludağda yazmak3
- deniz mevsimi bitti istanbul da3
- özelden yürünen kızın sıranı bekle demesi17
- bir bela geliyor19
- ai moderatörün düzgün çalışmaması2
- 14 09 2026 denize girmiş olmam3
- arkadaşlar5
- hayatımda aldığım en iyi karar4
- sözlük yazarlarının normal kombinleri2
- gammaz çeteleri3
- silinen 13 süper entry2
- izmir5
- laf atan erkeklere tepki göstermeyen kızlar8
- true denen ahlaksız3
- mahmut tuncer3
- sabahları sevilen şeyler3
- sözlüğün çapkın erkekleri13
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- ekrem imamoğlu6
- liberteryan öğretmen olmak4
- ak partililerin apoya villa yaptırması27
- çok uykum var2
- film önerileri10
- sözlükte herkesin birine yavşıyor olması10
sevdiği entry'ler
--spoiler--
aslında oruç konusunda mesele saygıdan ziyade hoş görüdür bana göre. ama maalesef milletimizin büyük çoğunluğu hoş değil hor görü sahibi.
aferinspritee
--spoiler--
Sayın yazar bu girdisinde harika bir özet geçmiş. Daha kısa ve basit ifade edilemez. Benim ilave edeceğim bir iki nokta ise. Zaman zaman bu konuyu gayrimüslimlerle de konuştum. Bana hemen hemen hepsi toplumların hassas zamanlarının olduğunu bu vakitlerde daha esnek olunması gerektiğini ayrıca kendilerinin de büyüklerinden bu şekilde gördüklerini ve gelenek haline geldiğini söylediler. Bunu söyleyenler nüfüs kağıdında Müslüman yazdığı halde oruç tutmayanlar değil gayri Müslimler.
Oruç ritüeline ilk saldırı 90 lı yıllarda birdenbire o zamanki yazılı basında sağlık üzerinden başlatıldı. Anlı şanlı, etiketli proflar sürekli orucun insan sağlığı üzerinde ki zararlarından bahsettiler. Bu öylesine büyük bir toplum mühendisliği projesi ki santim santim tuğlaları birbirine bağlayan harç sökülüyor. Öte yandan dilimize yapılan saldırı. Plaza Türkçesi diye bir lisan oluştu. Osmanlıcaya, farscaya çarşaf çarşaf döşenenler niye bir kelime etmiyor. Z kuşağı apayrı bir dünya. Toplumları toplum yapan ananeler yok ediliyor.
Unutmayın emperyalizm yanlız yeraltı kaynakları ile ilgilenmez. Kültür emperyalizmi de çok ciddi bir saldırıdır. Oruç ritüeli de bundan payını alıyor.
aslında oruç konusunda mesele saygıdan ziyade hoş görüdür bana göre. ama maalesef milletimizin büyük çoğunluğu hoş değil hor görü sahibi.
aferinspritee
--spoiler--
Sayın yazar bu girdisinde harika bir özet geçmiş. Daha kısa ve basit ifade edilemez. Benim ilave edeceğim bir iki nokta ise. Zaman zaman bu konuyu gayrimüslimlerle de konuştum. Bana hemen hemen hepsi toplumların hassas zamanlarının olduğunu bu vakitlerde daha esnek olunması gerektiğini ayrıca kendilerinin de büyüklerinden bu şekilde gördüklerini ve gelenek haline geldiğini söylediler. Bunu söyleyenler nüfüs kağıdında Müslüman yazdığı halde oruç tutmayanlar değil gayri Müslimler.
Oruç ritüeline ilk saldırı 90 lı yıllarda birdenbire o zamanki yazılı basında sağlık üzerinden başlatıldı. Anlı şanlı, etiketli proflar sürekli orucun insan sağlığı üzerinde ki zararlarından bahsettiler. Bu öylesine büyük bir toplum mühendisliği projesi ki santim santim tuğlaları birbirine bağlayan harç sökülüyor. Öte yandan dilimize yapılan saldırı. Plaza Türkçesi diye bir lisan oluştu. Osmanlıcaya, farscaya çarşaf çarşaf döşenenler niye bir kelime etmiyor. Z kuşağı apayrı bir dünya. Toplumları toplum yapan ananeler yok ediliyor.
Unutmayın emperyalizm yanlız yeraltı kaynakları ile ilgilenmez. Kültür emperyalizmi de çok ciddi bir saldırıdır. Oruç ritüeli de bundan payını alıyor.
Bana sanki kandırılıyormuşuz gibi geliyor. Bu ada gerçekten fransadan büyük mü be.
Komple gusül sart bence.
intikam.
kardeş burada sosyal devletten bahsediyor..
almanya ve birçok avrupa ülkesinde eroin belli dozajlarda her gün müptezellere verilmekte.
köpek öldüren dahi olsa 1 lt şişeler ile şarapçı kardeşlerim faydalanabilir.
kahrolsun alkolizm.
almanya ve birçok avrupa ülkesinde eroin belli dozajlarda her gün müptezellere verilmekte.
köpek öldüren dahi olsa 1 lt şişeler ile şarapçı kardeşlerim faydalanabilir.
kahrolsun alkolizm.
Gumaydin kurabiyem. Hayirli sabahlar.
Ben fazla üzerine gelmeyecem sadece bir sorum var müsadenle.
Koyduk mu?
Ben fazla üzerine gelmeyecem sadece bir sorum var müsadenle.
Koyduk mu?
Siparişle gelen eskort o kadar olur. Gidip dükkandan alırsan seçerek alabilirsin. Eteğini kaldırıp poposuna bir şaplak atarsın, sesinden belli olur kaliteli mi değil mi.
Verin bu kardeşinize uçurayım.
20 yaşındaki adamdan oy istemeyeceksin o zaman. Hele hele askere git vatan için şehit ol hiç demeyeceksin, aldığı asgari ücretten kesinti yapmayacaksın, vergi almayacaksın önüne acı reçete koymayacaksın. Lan ne güzel değil mi şu gençler olmasa 60 yaş üstüyle ne güzel sonsuza kadar iktidar olurdunuz be.
görsel
Benim için Lozan sürecini en iyi anlatan karikatürlerin başında bu geliyor. Hiçbir şey bilmeyen en azından bunu bilmeli...
Solda Türk, ortada ingiliz, sağda Fransız var. Fransa, ingiltere'den gizlice, masanın âltından Türk'e bir kağıt uzatıyor. Yani hile... Kâğıdın üzerinde "anlaşma" yazıyor.
Lozan süreci ikiye ayrılır. ismet Paşa öyle sert bir tutum izlemişti ki henüz ocak ayında Curzon'un dayatmaya niyetlendiği Lozan taslağı Paşa'yı öfkelendirmişti. Taslakta Sevr maddeleri vardı. Kapitülasyonların devamı, boğazların ingiliz egemenliğinde olması, sınırların durumu vs. değişmemişti.
işte bu sırada Fransız General Pelle ve Başbakan Poincare, ismet Paşa'ya bir teklifte bulundu. "ingilizler anlaşmaya yanaşmazsa biz kendi anlaşmamızı kendimiz yaparız." dedi. Detay bu kadardı.
Bir yandan Ruslar, "ingilizlere boyun eğmeyin, gerekirse istanbul'u beraber alırız." açıklamaları yapıyordu. italya ve Amerika da ingiltere'nin yanında değildi. Fransa ingiltere'nin Orta Doğu'daki egemenliğinden rahatsızdı. ingiliz halkı ise sokaklarda "Türklerle savaş istemiyoruz. Hükûmet istifa" protestoları yapıyordu. Hem de başpapazlara kadar.
Binlerce kez şükürler olsun ki ingiltere'nin bu vahim sosyal, siyasî ve hatta kötü malî durumundan haberdar olan bir Mustafa Kemal Paşa vardı. O dönem meclis konuşmasında ingiltere'nin ekonomik krizinin sebeplerini bile anlatmıştı. inanabiliyor musunuz Gazi Paşa'daki şu dikkate? Nasıl baş etsinler onunla?
Velhasıl Fransa Türklere ayrı bir anlaşma teklif edince, ismet Paşa bu rahatlıkla Lozan'ı terk etti. Curzon da ismet Paşa'nın namusuna kadar hakaretler ederek konferansı terk etti ve yerine Rumbold geldi.
ingiltere Fransa'dan bir açıklama istedi. Başbakanları "Biz sadece barışı hızlandırmak istiyoruz." deyip geçtiler... ismet Paşa Lozan'a geri döndüğünde, tüm kartlar elimizdeydi.
Mısır, Hindistan ve Afganistan, savaş durumunda ingiltere'ye karşı Türkiye'nin yanında olacağını açıkladı. Ocak sonu ve şubatın başında tüm ingiliz basını, Fransız başbakanı akılsız olmakla suçladı. 1 Şubat'ta 1923 Daily Express, bu karikatürü çizdi. Ben kısacık yazdım. Lütfen siz uzun uzun okuyun.
Ertürk Özel
https://www.facebook.com/...5/posts/3307949095997467/
Benim için Lozan sürecini en iyi anlatan karikatürlerin başında bu geliyor. Hiçbir şey bilmeyen en azından bunu bilmeli...
Solda Türk, ortada ingiliz, sağda Fransız var. Fransa, ingiltere'den gizlice, masanın âltından Türk'e bir kağıt uzatıyor. Yani hile... Kâğıdın üzerinde "anlaşma" yazıyor.
Lozan süreci ikiye ayrılır. ismet Paşa öyle sert bir tutum izlemişti ki henüz ocak ayında Curzon'un dayatmaya niyetlendiği Lozan taslağı Paşa'yı öfkelendirmişti. Taslakta Sevr maddeleri vardı. Kapitülasyonların devamı, boğazların ingiliz egemenliğinde olması, sınırların durumu vs. değişmemişti.
işte bu sırada Fransız General Pelle ve Başbakan Poincare, ismet Paşa'ya bir teklifte bulundu. "ingilizler anlaşmaya yanaşmazsa biz kendi anlaşmamızı kendimiz yaparız." dedi. Detay bu kadardı.
Bir yandan Ruslar, "ingilizlere boyun eğmeyin, gerekirse istanbul'u beraber alırız." açıklamaları yapıyordu. italya ve Amerika da ingiltere'nin yanında değildi. Fransa ingiltere'nin Orta Doğu'daki egemenliğinden rahatsızdı. ingiliz halkı ise sokaklarda "Türklerle savaş istemiyoruz. Hükûmet istifa" protestoları yapıyordu. Hem de başpapazlara kadar.
Binlerce kez şükürler olsun ki ingiltere'nin bu vahim sosyal, siyasî ve hatta kötü malî durumundan haberdar olan bir Mustafa Kemal Paşa vardı. O dönem meclis konuşmasında ingiltere'nin ekonomik krizinin sebeplerini bile anlatmıştı. inanabiliyor musunuz Gazi Paşa'daki şu dikkate? Nasıl baş etsinler onunla?
Velhasıl Fransa Türklere ayrı bir anlaşma teklif edince, ismet Paşa bu rahatlıkla Lozan'ı terk etti. Curzon da ismet Paşa'nın namusuna kadar hakaretler ederek konferansı terk etti ve yerine Rumbold geldi.
ingiltere Fransa'dan bir açıklama istedi. Başbakanları "Biz sadece barışı hızlandırmak istiyoruz." deyip geçtiler... ismet Paşa Lozan'a geri döndüğünde, tüm kartlar elimizdeydi.
Mısır, Hindistan ve Afganistan, savaş durumunda ingiltere'ye karşı Türkiye'nin yanında olacağını açıkladı. Ocak sonu ve şubatın başında tüm ingiliz basını, Fransız başbakanı akılsız olmakla suçladı. 1 Şubat'ta 1923 Daily Express, bu karikatürü çizdi. Ben kısacık yazdım. Lütfen siz uzun uzun okuyun.
Ertürk Özel
https://www.facebook.com/...5/posts/3307949095997467/
Yüksek katlı binalar depreme karşı dayanıksızdır söylemi cahil söylemir. Yüksekliğin hiç bir ilgisi yok alçak katlı binalar yıkılırken yüksek katlı binlar sapsağlam kalabilir. Bu tamamen depremin frekansı ile yani fayın karakteri ile ilgili bir durum.
https://youtu.be/Zv-leWWPfqY
https://youtu.be/Zv-leWWPfqY
Yanlış olan beton veya taş, kerpiç demir ya da bambu ağaç değildir.
Yanlış olan yapı tekniğine mühendislik bilimine uymamaktır.
Yanlış olan yapı tekniğine mühendislik bilimine uymamaktır.