bugün
- kolye123
- billie eilish'in memeleri6
- at6
- lale9
- var olmak için ne yaptınız12
- pıtı atma4
- brezilya7
- duayı bencil bir iş haline getirmek4
- z kusagi3
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- gül7
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver8
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- sevgili nedir7
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması6
- kaplan17
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- fil8
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- aslan15
- kötüyü alaşağı etmek3
- inançsızlığınız ve akıl almaz gecikmeniz2
- hatay usulü soslu döner2
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- evi ev yapan şeyler14
- elma5
- kırgızistan3
- makinelerin zihnimizi okuyabilmesi5
- gece gece sinirlenmek2
- çocukları okumaya erken başlatmak2
- bileklik19
- dizel araba yüzünden hayattan soğumak2
- zebra7
- nick vermeden bir yazara seslen9
- sarı teker kim sorunsalı8
- ankara8
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- amerika birleşik devletleri6
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı4
- cemil tugay4
- ona bir şey söyle10
- muz2
- yaşlanınca yalnız kalmamak için evlenmek3
- odanız sade mi olsun yaratıcı mı4
- fenerbahçe18
- yağmur yağdığında çırıl çıplak sokağa çıkmak3
- timsah9
- futbol18
- gece 23 30 da son ses müzik çalan komşu3
- galatasaray19
Küçük dili yutturma, kafayı yedirtme gibi özel yeteneği olan, bonzai kafası, kural, kaide tanımayan, renkli, küçük boyutlu, şekerimsi insan.
görsel
görsel
(bkz: melek)
Hani çok duyduğumuz, artık klişeleşmiş bir cümle vardır. "Her çocuk bir çiçektir" diye. işte bu benzetmeyi ilk kim yaptıysa iyi ki yapmış, çok da doğru yapmış. Çünkü gerçekten her çocuk bir çiçekmiş, bunu büyüdükçe anlıyorum.
Şöyle bir baktığımızda bir çiçekle bir çocuğun birçok ortak yönü olduğunu görebiliriz. Her çiçeğin ayrı bir rengi, şekli vardır; her çocuğun ayrı bir yeteneği, özelliği olduğu gibi yani. Her çiçeğin yetiştiği toprağın özelliği, açtığı mevsim, istediği ışık miktarı farklıdır. Aynı şekilde her çocuk da birbirinden farklıdır, hepsi bir diğerinden ayrı bir ilgi, alaka ve yetiştirilme şekliyle büyümelidir. ikisi de mutlu eder insanı, çiçek açtığı zaman, çocuk da güldüğü zaman mutlu olursun. Ama en önemlisi ikisi de çok güzeldir, içine başka hiçbir şey katılmamış saf güzellik işte. Ne hoş.
Hikayenin sonu ise biraz hüzünlüdür maalesef çiçek solar, yani çocuk büyür.
Şöyle bir baktığımızda bir çiçekle bir çocuğun birçok ortak yönü olduğunu görebiliriz. Her çiçeğin ayrı bir rengi, şekli vardır; her çocuğun ayrı bir yeteneği, özelliği olduğu gibi yani. Her çiçeğin yetiştiği toprağın özelliği, açtığı mevsim, istediği ışık miktarı farklıdır. Aynı şekilde her çocuk da birbirinden farklıdır, hepsi bir diğerinden ayrı bir ilgi, alaka ve yetiştirilme şekliyle büyümelidir. ikisi de mutlu eder insanı, çiçek açtığı zaman, çocuk da güldüğü zaman mutlu olursun. Ama en önemlisi ikisi de çok güzeldir, içine başka hiçbir şey katılmamış saf güzellik işte. Ne hoş.
Hikayenin sonu ise biraz hüzünlüdür maalesef çiçek solar, yani çocuk büyür.
türkiye'de yılda ortalama 1.3 milyon çocuk dünyaya gelmektedir.
inanın öyle bir zamandayız ki çocuklar dahi saflığını yitirdi artık.
üç ay önce yaratık işte, böyle kısa insan falan diye sığ, tabansız, yersiz bi tanımlama yapardım.
çocuk görünce tüylerim ürperiyordu, bu kiminse alsın burdan geçiyordu aklımdan.
üç aydır gecem gündüzüm çocuklarla. benden anne olmaz lan? hehe. büyüdükçe köreldiğimiz bir gerçek. körelmesinler istiyorum. annesi uzakta, saçlarını daha çok seviyorum bi gün. babası asla gelmeyecek, gittiği soğuk ve karanlık mezarı hayal edemediğine eminim. ikide bir yanımda bitiyor. kendinin dediği gibi, kedisinin onun bacaklarına dolandığı gibi dolanıyor bana. sıkı sıkı sarılıyorum. eve gidince sarılamayacağı kolları daha az özlesin istiyorum. biri çok atlıyor zıplıyor. merdivende takılıyor ayakları poşet gibi yakalıyorum tişörtünün yakasından, düşme! küsüyor. konuşmuyor. resim çiziyorum mutsuz bi tiçır çiziyorum. o bi kalp çiziyor. ben gülücük çiziyorum. barışıyor küskünlükleriyle. altına kaçırıyor, arkadaşlarım gülecek bana diye ağlıgor. tiçırda altına kaçırırdı diye avutuyorum. gülüyor. şaşırıyor. ahahahah. tenefüslerde cam kapının önüne her yığıldıklarında, kalbim hopluyor. allaam nolur hepsi sağ olsun diye açıyorum kapıyı.
ilk senemden nasi bi bok yiyip düştüm bu veletlerin arasına bilmiyorum. hafta sonu özlüyorum. gülüşlerini, salak şakalarını, her şeylerini.. bedenim değil ruhum yoruluyor işte. sevmekten, aman birine bişey olacak diye tüm gün kalbim yoruluyor.
ne güzel şeymiş çocuk. tiçır olmak da öyle.
çocuk görünce tüylerim ürperiyordu, bu kiminse alsın burdan geçiyordu aklımdan.
üç aydır gecem gündüzüm çocuklarla. benden anne olmaz lan? hehe. büyüdükçe köreldiğimiz bir gerçek. körelmesinler istiyorum. annesi uzakta, saçlarını daha çok seviyorum bi gün. babası asla gelmeyecek, gittiği soğuk ve karanlık mezarı hayal edemediğine eminim. ikide bir yanımda bitiyor. kendinin dediği gibi, kedisinin onun bacaklarına dolandığı gibi dolanıyor bana. sıkı sıkı sarılıyorum. eve gidince sarılamayacağı kolları daha az özlesin istiyorum. biri çok atlıyor zıplıyor. merdivende takılıyor ayakları poşet gibi yakalıyorum tişörtünün yakasından, düşme! küsüyor. konuşmuyor. resim çiziyorum mutsuz bi tiçır çiziyorum. o bi kalp çiziyor. ben gülücük çiziyorum. barışıyor küskünlükleriyle. altına kaçırıyor, arkadaşlarım gülecek bana diye ağlıgor. tiçırda altına kaçırırdı diye avutuyorum. gülüyor. şaşırıyor. ahahahah. tenefüslerde cam kapının önüne her yığıldıklarında, kalbim hopluyor. allaam nolur hepsi sağ olsun diye açıyorum kapıyı.
ilk senemden nasi bi bok yiyip düştüm bu veletlerin arasına bilmiyorum. hafta sonu özlüyorum. gülüşlerini, salak şakalarını, her şeylerini.. bedenim değil ruhum yoruluyor işte. sevmekten, aman birine bişey olacak diye tüm gün kalbim yoruluyor.
ne güzel şeymiş çocuk. tiçır olmak da öyle.
Bir evin olmazsa olmazı neşe kaynagı .
evlatlarınız, çocuklarınız ne kadar haylaz olursa olsun, onlara lanet etmeyiniz. Onlara beddua etmeyiniz, onlara karşı olan hüsnü zannınızı tükettiğinizi, ümidinizi yitirdiğinizi asla onlara hissettirmeyiniz.
Hepimizin içinde olan. Öldürmeyiniz, komikli vidyo falan izlersiniz, markete sigaraya yollarsınız.
Cocuk cinayetlerinin yaklasik yuzde 29'u ebeveynler tarafından gerceklestirilmektedir.
sahip olmayı şu ana kadar hiç istemediğim küçük insan. hukuki tanımıyla 18 yaşından küçük birey.
"çocuk önce karını sonra canını en sonunda da malını yermiş." derler eskiler.
"çocuk önce karını sonra canını en sonunda da malını yermiş." derler eskiler.
Bu hayattaki en masum en tatlı varlıklar çocuklardır. Bir sözüyle ya da bir gülümsemesiyle size dünyanın en güzel duygularını yaşatabilirler. Çocuklar iyi ki varlar.
çocuk cennetin kokusudur.
en büyük dilek ve arzudur.
en büyük dilek ve arzudur.
halk arasinda cuce diye tabir edilir. en buyuk ozelligi yetiskinlerin boyuna sarilip sinsice guldukten sonra kakam geldi, bana cukulata al gibi isteklerde bulunmalaridir.
Mutluluğun meyvesidir. Aşk ve sevgiden doğan bir varlık.
Diğer yarısını bulmuş olan elmanın çekirdeği.
keşke bütün dünya onlar kadar masum olabilse.
hayatta amacı olmayan insan şeklidir... bir amacı olan herkes bazı sorumlulukları göze almak zorunda ve bir çok şeye dikkat etmelidir, çocukta bu yoktur... amacı yoktur... sadece yaşar.
rezil organizma.
hatalarimizdan ders alsak hiç çocuk olmasak.
olmasina da izin vermesek.
hatalarimizdan ders alsak hiç çocuk olmasak.
olmasina da izin vermesek.
bu kışın sonlarına doğru, istanbul sokaklarında, gecenin ayazında tanıştığım; ne demek olduğunu gerçek anlamıyla ilk o zaman öğrendiğim kavramdır.
6-7 yaşlarında küçük bir kız çocuğu gördüm, ne yazık ki yere oturup avuçlarını kaldırmış bir vaziyette idi. bu kız, içinde bulunduğu perişanlığa rağmen etrafa gülücükler saçıyordu. nasıl oluyordu da bir insan; hiç hak etmediği bu kötü durumda iken, karnı aç, üstü başı pis ve üstelik de basbayağı çok üşüyor iken hala daha gülümseyebiliyordu? cevabı basitti: çocuk kalbi. her şeyi bağışlayabilen, etrafa sevgi saçan, küçük, küçücük şeylerden bile mutlu olabilen o ruh.
aynı çocuk yerde otururken neredeyse kendi boyuna gelen bir sokak kedisini kucaklamış ve bana sanki dünyaya dair çok önemli bir sırrı göstermişti. o an bu sokak çocuğu kendisi gibi sokaklarda yaşayan sokak kedisini çağırıp severken, şüphesiz başka hiçbir şeyi düşünmüyor, umursamıyordu. adeta tüm bu felaketlere inat, her şeyi unutmuş gibiydi. yanından geçip kendisine bakan insanlar ya da kedinin kirli olup olmaması onu hiç ilgilendirmiyordu. ve mutluydu. sadece bir kediye sevgisini gösterirken bile mutlu olabiliyordu. bu insanlığı aşan bir şeydi. bu gerçek sevgi, saf sevgi, çocuk kalbi ve bu, bu her şeydi.
6-7 yaşlarında küçük bir kız çocuğu gördüm, ne yazık ki yere oturup avuçlarını kaldırmış bir vaziyette idi. bu kız, içinde bulunduğu perişanlığa rağmen etrafa gülücükler saçıyordu. nasıl oluyordu da bir insan; hiç hak etmediği bu kötü durumda iken, karnı aç, üstü başı pis ve üstelik de basbayağı çok üşüyor iken hala daha gülümseyebiliyordu? cevabı basitti: çocuk kalbi. her şeyi bağışlayabilen, etrafa sevgi saçan, küçük, küçücük şeylerden bile mutlu olabilen o ruh.
aynı çocuk yerde otururken neredeyse kendi boyuna gelen bir sokak kedisini kucaklamış ve bana sanki dünyaya dair çok önemli bir sırrı göstermişti. o an bu sokak çocuğu kendisi gibi sokaklarda yaşayan sokak kedisini çağırıp severken, şüphesiz başka hiçbir şeyi düşünmüyor, umursamıyordu. adeta tüm bu felaketlere inat, her şeyi unutmuş gibiydi. yanından geçip kendisine bakan insanlar ya da kedinin kirli olup olmaması onu hiç ilgilendirmiyordu. ve mutluydu. sadece bir kediye sevgisini gösterirken bile mutlu olabiliyordu. bu insanlığı aşan bir şeydi. bu gerçek sevgi, saf sevgi, çocuk kalbi ve bu, bu her şeydi.
sevgisini nasıl göstereceğini henüz unutmamış insan.
bir yener çevik şarkısıdır.
https://www.youtube.com/watch?v=lEyNzI5SFcw
https://www.youtube.com/watch?v=lEyNzI5SFcw
sevmesi iyi ama mızmızlanmaları, ağlamaları hayat sikiyor.
tamam kabul ediyorum hepimiz çocuktuk hepimiz öyleydik ama bir yaştan sonra kafa kaldırmıyor.
kısacası ömür törpüsü diyebiliriz.
tamam kabul ediyorum hepimiz çocuktuk hepimiz öyleydik ama bir yaştan sonra kafa kaldırmıyor.
kısacası ömür törpüsü diyebiliriz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar