bugün
- kolye140
- cep telefonu16
- nokia15
- rüzgar11
- bal9
- asla evlenilmeyecek erkekler5
- pazar günleri ekmek almak2
- sevgiliye uzaktan bakmak3
- lale13
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- günün sözü3
- pizza bira ikilisi2
- pazar günü erken kalkmak2
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- var olmak için ne yaptınız12
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- kader4
- galatasaray balı2
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- evi ev yapan şeyler14
- kaplan17
- billie eilish'in memeleri7
- fil9
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- kuş5
- bileklik19
- aslan15
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- yogartiksen39
- at6
- hizmet sektörü3
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- sevgili nedir7
- inançsızlığınız ve akıl almaz gecikmeniz3
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- brezilya7
- gül7
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- gece gece sinirlenmek4
- cadılar bayramında ne olacaksınız18
- kim kimi neden sevmiyor14
- galatasaray19
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- ankara8
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek12
- mavi4
- güne psikolojik bir tespit bırak4
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- fenerbahçe18
bu kışın sonlarına doğru, istanbul sokaklarında, gecenin ayazında tanıştığım; ne demek olduğunu gerçek anlamıyla ilk o zaman öğrendiğim kavramdır.
6-7 yaşlarında küçük bir kız çocuğu gördüm, ne yazık ki yere oturup avuçlarını kaldırmış bir vaziyette idi. bu kız, içinde bulunduğu perişanlığa rağmen etrafa gülücükler saçıyordu. nasıl oluyordu da bir insan; hiç hak etmediği bu kötü durumda iken, karnı aç, üstü başı pis ve üstelik de basbayağı çok üşüyor iken hala daha gülümseyebiliyordu? cevabı basitti: çocuk kalbi. her şeyi bağışlayabilen, etrafa sevgi saçan, küçük, küçücük şeylerden bile mutlu olabilen o ruh.
aynı çocuk yerde otururken neredeyse kendi boyuna gelen bir sokak kedisini kucaklamış ve bana sanki dünyaya dair çok önemli bir sırrı göstermişti. o an bu sokak çocuğu kendisi gibi sokaklarda yaşayan sokak kedisini çağırıp severken, şüphesiz başka hiçbir şeyi düşünmüyor, umursamıyordu. adeta tüm bu felaketlere inat, her şeyi unutmuş gibiydi. yanından geçip kendisine bakan insanlar ya da kedinin kirli olup olmaması onu hiç ilgilendirmiyordu. ve mutluydu. sadece bir kediye sevgisini gösterirken bile mutlu olabiliyordu. bu insanlığı aşan bir şeydi. bu gerçek sevgi, saf sevgi, çocuk kalbi ve bu, bu her şeydi.
6-7 yaşlarında küçük bir kız çocuğu gördüm, ne yazık ki yere oturup avuçlarını kaldırmış bir vaziyette idi. bu kız, içinde bulunduğu perişanlığa rağmen etrafa gülücükler saçıyordu. nasıl oluyordu da bir insan; hiç hak etmediği bu kötü durumda iken, karnı aç, üstü başı pis ve üstelik de basbayağı çok üşüyor iken hala daha gülümseyebiliyordu? cevabı basitti: çocuk kalbi. her şeyi bağışlayabilen, etrafa sevgi saçan, küçük, küçücük şeylerden bile mutlu olabilen o ruh.
aynı çocuk yerde otururken neredeyse kendi boyuna gelen bir sokak kedisini kucaklamış ve bana sanki dünyaya dair çok önemli bir sırrı göstermişti. o an bu sokak çocuğu kendisi gibi sokaklarda yaşayan sokak kedisini çağırıp severken, şüphesiz başka hiçbir şeyi düşünmüyor, umursamıyordu. adeta tüm bu felaketlere inat, her şeyi unutmuş gibiydi. yanından geçip kendisine bakan insanlar ya da kedinin kirli olup olmaması onu hiç ilgilendirmiyordu. ve mutluydu. sadece bir kediye sevgisini gösterirken bile mutlu olabiliyordu. bu insanlığı aşan bir şeydi. bu gerçek sevgi, saf sevgi, çocuk kalbi ve bu, bu her şeydi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar