bugün
- sözlükte kız taklidi yapmak12
- israil'i allah cezalandıracak6
- bir erko kişisi ile arkadaş olunur mu15
- seksten önce dua etmek6
- filistin37
- pala bıyıklı yazarlar4
- porno entelektüelliği8
- sözlükte ki bacılarınız kim5
- antipanik sizce biraz antipatik mi6
- sapık şarkı sözleri10
- fabrika kızı vs tamirci çırağı2
- fake hesaplarıyla eksileyen yazar3
- acı biber turşusu3
- kendini evleneceği kıza saklayan erkek9
- özelden şeftalisini atan yazar14
- geceye bir mısra bırakmak3
- osmanoğulları ailesi ne özür borcu7
- ev sahiplerinden vergi alınması2
- antipanik'e bir şey söyle22
- silvermist'e iki şey söyle20
- uyku öncesi deliren çocuk2
- avaresozluk com6
- sözlük yazarlarının akşam yemeği menüsü5
- 10 ekim 2026 rizespor fenerbahçe maçı7
- doggy pozisyonunda havlayan kız4
- dünyanın en lezzetli helva tarifi3
- mantısıyla meşhur olan ilimiz10
- arkadaşlar bir şey soracağım11
- sözlüğü boşverip plaja gitmek7
- sözlüğün azması7
- sözlük kızlarının kombinleri15
- cinsel içerikli başlık açınca ereksiyon olunuyormu5
- bir karpuz falan sikin de bitsin bu çile8
- yakışıklı olgun erkekler3
- islam da ideal evlilik yaşı kaçtır4
- türkçenin dünyanın en zengin dili olması2
- bende sağlam patlıcan var diyen manavcı8
- nervio'nun canının devamlı yaprak çekmesi8
- sözlükte ki gardaşlarınız kim4
- tarhana çorbası9
- cinsel başlık açıp entry girildikçe otuzbir çekmek4
- sözlükteki evli barklı yazarlar3
- parcalandim toparlanamiyorum323
- pıttık fırlatma akımı6
- alttaki yazara bir şey söyle24
- karnabahar5
- arkadaşlar çok sapıksınız3
- peygamberlik3
- bamya sever misin diyen yazar5
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı36
Günün herhangi bir saatinde hayır denilemeyecek içecektir. Kalabak suyuyla daha güzel demlenir.
Çay aşktır. Sigarayla iÇildiğinde daha bir başkadır...
zannımca biz türklerle, rus ve ingilizlerin ortak noktasıdır. bir tek bizler demleyerek içiyoruz, sallamasyon amerikan çayını sevmiyoruz.
ingilizler ekstradan süt koyuyor o ayrı bir zenginlik, ayrı bir damak zevki. ama sallama çaydan ne zevk alıyorlar anlamış değilim.
ancak yoklukta gideri olan gibi bişey çünkü.
ingilizler ekstradan süt koyuyor o ayrı bir zenginlik, ayrı bir damak zevki. ama sallama çaydan ne zevk alıyorlar anlamış değilim.
ancak yoklukta gideri olan gibi bişey çünkü.
sinir yapar derler, ama aslında sinire iyi gelir. sakinleştirir.
biz karadenizlilerin vazgeçilmezidir. olmazsa olmazıdır. birde trabzonspor maclarıyla birlikte tüketilince tadına doyum olmaz . ama allahdan mac bitmeden çay bitiyor da alışkanlık haline getirdiğimiz yenilgilerimizden sonra sinirden demliği yere döküp hanımdan fırca yemiyoruz.( ne cümle kurdum be yazarken yoruldum anasını satim gidip bi çay içip kendime geleyim).
türk halkının asırlardır vazgeçemediği bir içecek. öyle ki kahvehane kültürü dünyada yalnız bize mahsus. bir toplumda ne içersiniz dendiği anda ilk olarak çay söylenir. bir evde sabah çayı kadınların vazgeçemediği 5 çayı ve akşam çayı dünyada bir rekordur. günde en az 40 bardak çay içen bile var, ülkemizin en popüler içeceğidir.
çay : samimiyet
sadece bir içecek değil, aynı zamanda; yoldaş, arkadaş, sırdaş, sevgili...
Birçok dilde 3 harfli olduğunu öğrendiğim resmi olmayan ulusal içeceğimizdir. Zararlı olduğu iddiaları ortalıkta göt atmasına rağmen severek içeriz.
sinif ayrimi yapmayan icecek; zira fabrika sahibi de icer, fabrika iscisi de. Saat ayrimi yapmayan icecek; zira sabah da icilir, aksam da. Kaynastirici icecek, muhabbet koyulastirici icecek.
arkadaşlarla muhabbet ederken kaç tane içildiği tuvalette geçirilen zamanda hesaplanan içecek.
soğukta insanın içini ısıtan, sıcakta ise harareti alan vazgeçilmez içecek. bunun yanında beyin hücrelerinin yenilenmesini sağlar, kolesterolü düşürür ve kalp krizi riskini azaltır.
Çay, nice efsanelere konu olmuş geçmişiyle, diyar
diyar gezerek günümüze kadar ulaşan büyülü bir
içecek... Dünyada "çayın babası" olarak bilinen Dharma'dan
yola çıkan, yüzyıllar içinde çeşitli evrimler geçirerek
günümüze kadar ulaşan çay geleneği, ülkelerden
ülkelere farklılık gösteriyor; değişmeyen tek nokta
ise; çayın rengi, dili ve dini farklı toplumların hemen
hemen hepsinde el üstünde tutulduğu... Bizler çayı çoğunlukla "tavşankanı" dem ölçüsünde ve "ince
belli cam bardakta" içmeyi severiz. Oysa Japonlar
çayı bir seremoni eşliğinde gelenekselleştirmişler. JAPONYA'DA ÇAYLAR, RUHU TEMiZ iNSANIN ELiNDEN
iÇiLiYOR Tipik bir Japon evinin özel dizaynlı bahçesinin en
sade bölümünde, sadece çay törenlerinde
kullanılmak üzere tasarlanmış "Hoshoan" adı verilen
küçük bir ev bulunuyor. Alçakgönüllü olma esasını
hatırlatmak amacıyla ancak eğilerek girilebilecek
kadar küçük tutulmuş olan kapısından bu eve girerken, erkeklerin silah, kadınların ise ziynet
eşyaları bulundurmalarına izin verilmiyor. Ev sahibiyle misafir arasındaki ilişkinin, birbirlerini
son görüşleri, birbirlerine son hizmetleriymişçesine
özen ve hürmete dayandırıldığı Japon çay
seremonisi, Japon inceliğinin hayata gelmiş en
güzel örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Kaseyi
tutuştan çayı karıştırmaya, çay doldurmadan peçetenin kullanımına kadar her hareketin belli
adap ve zarafet kuralları dahilinde vücuda geldiği,
derin bir felsefenin yansıması olan bu seremonileri
tekdüzelikten çıkaran en önemli unsur ise ruh.
Japon inanışına göre, töreni yapacak kişinin, tören
öncesi ruhen arınması ve konsantre olması gerekiyor. iNGiLiZ 5 ÇAYI Fransa ve Hollanda'dan sonra ingiltere'ye sıçrayan
çay çılgınlığı, 16. yüzyıldan 17. yüzyıla geçiş süreci
içinde 10 yıl gibi kısa bir dönemde 6'ya katlanan
ithalatı ve tüketimiyle, ingiliz toplumumun her
seviyesinden insan tarafından rağbet gördüğünü
gözler önüne seriyor. Henüz çay ile tanışmadan önce ingilizler, sabah
kahvaltısı ve uzun süren ağır akaşam yemeği olmak
üzere günde 2 öğün yemekteydi. Ancak Bedford
Düşesi Anna'nın akşamüstleri bitkin düşmesiyle
ortaya çıkan, sonraları Kral Edward'ın sohbet ortamı
için hoşluk yaratma amacıyla düzenlediği küçük çay ziyafetleri sonucu gelenek haline gelen "5 çayı",
ingiltere'den tüm dünyaya yayılmış bulunuyor. RUS ÇAY GELENEĞi 1600'lü yıllarda 11 bin mil ve 16 ay süren yolculuk
sonunda Rusya'ya ulaşan; ancak yüksek maliyeti
nedeniyle sadece zenginlere hitap eden çay,
1796'da Çariçe Catherine'nin ölümünden sonra
hızla düşen fiyatıyla Rus toplumunda süratle kabul
görmüş. Sıcaklığı ve dinç tutma özelliğine sahip uyarıcılığı sayesinde çay, Rus yaşam stili için ideal
bir içecek olmayı başardı. Ruslar, Tibet usulü demlikten esinlenerek, sıcak su
ve demlenecek çay için ayrı ayrı iki parçadan oluşan
semaveri benimsemişler. Semaverler, klasik bir Rus
evinin genellikle ortasında durup gün boyu
kaynayan ve bir seferde 40 fincan kadar çay servis
edebilen nitelikte. Semaver geleneğinin yanı sıra Türk kahvesi kültürüne benzerliğiyle dikkat çeken
gümüş tutacaklı cam bardaklarla çay servisi
alışkanlığı da, Rusya ile Asya arasındaki kültür
etkileşimini gözler önüne seren bir özellik taşıyor. Rusya'da şeker, bal ya da reçelle tatlandırılmış,
şerbeti bol ve çok demli olarak tercih edilen çay,
ülkedeki göreceli kısa tarihine rağmen kültür içinde
hızla özümsenerek, Rusların dünyaca ünlü
votkasıyla birlikte ulusal içecek olarak anılmayı
başarmış.
diyar gezerek günümüze kadar ulaşan büyülü bir
içecek... Dünyada "çayın babası" olarak bilinen Dharma'dan
yola çıkan, yüzyıllar içinde çeşitli evrimler geçirerek
günümüze kadar ulaşan çay geleneği, ülkelerden
ülkelere farklılık gösteriyor; değişmeyen tek nokta
ise; çayın rengi, dili ve dini farklı toplumların hemen
hemen hepsinde el üstünde tutulduğu... Bizler çayı çoğunlukla "tavşankanı" dem ölçüsünde ve "ince
belli cam bardakta" içmeyi severiz. Oysa Japonlar
çayı bir seremoni eşliğinde gelenekselleştirmişler. JAPONYA'DA ÇAYLAR, RUHU TEMiZ iNSANIN ELiNDEN
iÇiLiYOR Tipik bir Japon evinin özel dizaynlı bahçesinin en
sade bölümünde, sadece çay törenlerinde
kullanılmak üzere tasarlanmış "Hoshoan" adı verilen
küçük bir ev bulunuyor. Alçakgönüllü olma esasını
hatırlatmak amacıyla ancak eğilerek girilebilecek
kadar küçük tutulmuş olan kapısından bu eve girerken, erkeklerin silah, kadınların ise ziynet
eşyaları bulundurmalarına izin verilmiyor. Ev sahibiyle misafir arasındaki ilişkinin, birbirlerini
son görüşleri, birbirlerine son hizmetleriymişçesine
özen ve hürmete dayandırıldığı Japon çay
seremonisi, Japon inceliğinin hayata gelmiş en
güzel örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Kaseyi
tutuştan çayı karıştırmaya, çay doldurmadan peçetenin kullanımına kadar her hareketin belli
adap ve zarafet kuralları dahilinde vücuda geldiği,
derin bir felsefenin yansıması olan bu seremonileri
tekdüzelikten çıkaran en önemli unsur ise ruh.
Japon inanışına göre, töreni yapacak kişinin, tören
öncesi ruhen arınması ve konsantre olması gerekiyor. iNGiLiZ 5 ÇAYI Fransa ve Hollanda'dan sonra ingiltere'ye sıçrayan
çay çılgınlığı, 16. yüzyıldan 17. yüzyıla geçiş süreci
içinde 10 yıl gibi kısa bir dönemde 6'ya katlanan
ithalatı ve tüketimiyle, ingiliz toplumumun her
seviyesinden insan tarafından rağbet gördüğünü
gözler önüne seriyor. Henüz çay ile tanışmadan önce ingilizler, sabah
kahvaltısı ve uzun süren ağır akaşam yemeği olmak
üzere günde 2 öğün yemekteydi. Ancak Bedford
Düşesi Anna'nın akşamüstleri bitkin düşmesiyle
ortaya çıkan, sonraları Kral Edward'ın sohbet ortamı
için hoşluk yaratma amacıyla düzenlediği küçük çay ziyafetleri sonucu gelenek haline gelen "5 çayı",
ingiltere'den tüm dünyaya yayılmış bulunuyor. RUS ÇAY GELENEĞi 1600'lü yıllarda 11 bin mil ve 16 ay süren yolculuk
sonunda Rusya'ya ulaşan; ancak yüksek maliyeti
nedeniyle sadece zenginlere hitap eden çay,
1796'da Çariçe Catherine'nin ölümünden sonra
hızla düşen fiyatıyla Rus toplumunda süratle kabul
görmüş. Sıcaklığı ve dinç tutma özelliğine sahip uyarıcılığı sayesinde çay, Rus yaşam stili için ideal
bir içecek olmayı başardı. Ruslar, Tibet usulü demlikten esinlenerek, sıcak su
ve demlenecek çay için ayrı ayrı iki parçadan oluşan
semaveri benimsemişler. Semaverler, klasik bir Rus
evinin genellikle ortasında durup gün boyu
kaynayan ve bir seferde 40 fincan kadar çay servis
edebilen nitelikte. Semaver geleneğinin yanı sıra Türk kahvesi kültürüne benzerliğiyle dikkat çeken
gümüş tutacaklı cam bardaklarla çay servisi
alışkanlığı da, Rusya ile Asya arasındaki kültür
etkileşimini gözler önüne seren bir özellik taşıyor. Rusya'da şeker, bal ya da reçelle tatlandırılmış,
şerbeti bol ve çok demli olarak tercih edilen çay,
ülkedeki göreceli kısa tarihine rağmen kültür içinde
hızla özümsenerek, Rusların dünyaca ünlü
votkasıyla birlikte ulusal içecek olarak anılmayı
başarmış.
Her gün minimum üç bardak içmezsem rahat edemediğim içecek.
şüphesiz ki bir meşrubattan çok daha fazlasıdır. *
yemekten sonra tüketilmemesi gerekir, yemekten sonra içilen çay, yediklerinizden aldığınız demirleri tutar ve size yararı olmaz o demirlerin.
yemekten 1-2 saat sonra içiniz.
yemekten 1-2 saat sonra içiniz.
büyük kupalarda, porselen fincanlarda içmeyi sevmiyorum. allah kahretsin ki. ille de küçük cam bardakta olacak. ya da cam fincanda. böyle huyum olunca çay içmek pratik olmuyor. her yerde zevkini alamıyorum.
poşet çaydan nefret ediyorum. earl grey den ona keza. istediğim koşullar sağlanmazsa, içtiğim sanki çay değil başka bir şey oluyor.
bu mevzuuda bu denli seçici olmaktan yoruldum.
poşet çaydan nefret ediyorum. earl grey den ona keza. istediğim koşullar sağlanmazsa, içtiğim sanki çay değil başka bir şey oluyor.
bu mevzuuda bu denli seçici olmaktan yoruldum.
dostluğu pekiştiren, sohbeti koyulaştıran güzel bir içecektir.
çay, yumurta, boyoz triosunun belkide en önemli olanı. diğer ikisi* malesef çayın ardından gelmektedir. ama onlarında yeri ayrıdır, bu unutulmamalı!
babaannemin içine dem koymayarak sıcak suyun içine şeker atarak içtiği içecek, babamın hüpkürterek içtiği içecek, sigarayla çok güzel giden içecek de içecek.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar