bugün
- insanın bu hayattaki amacı12
- intihar etmek7
- flörtlerin ilişkiye dönmeme sebebi7
- ışıktan daha hızlı olan şey6
- idealist yakışıklı çok zeki güvenilir3
- 20 li yaşların çabuk geçmesi12
- sözlüğe gelince alınan koku7
- yaşadım demek için ne yapmalı10
- heyt bea2
- erikli su5
- kimseyi memnun edememek4
- çok güzel seven kadın2
- türklerin yunan adalarına tatile gitme nedeni7
- sistemin bizi paralı köle yaptığı gerçeği3
- yabancı yatırımcı neden türkiyeye yatırım yapsın6
- yeni sevgilide olması istenen özellikler5
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması8
- hayata dair iç burkan detaylar2
- gulmekicinyaratilmis3
- a milli takıma 15 milyon euro prim verilmesi6
- açlık grevi2
- altılı masa diye kıçını yırtıp sonra dama çıkmak3
- güne bir şarkı bırak7
- ab'nin türkiye'deki terör örgütlerini beslemesi4
- 10 lu yaşların çabuk geçmesi3
- murat kurum3
- beşiktaş gain fenerbahçe beko maçı3
- idare etme aynen iade et2
- yaya geçidinde yayaya yol vermemek2
- peş peşe iki aracın çarptığı 4 yaşındaki çocuk2
- sedat pekmez17
- akademisyen egosu2
- teoman duralı2
- ketçapla güzel giden yiyecekler12
- otobüs2
- milli takımın 6 puanla grubu lider bitirmesi2
- ortamda herkesi birbirine dolduran kadın2
- ona bir şey söyle20
- 10 yıl sonraki haline bir mesaj bırak12
- imamoğlu abd ingiliz ve almanların bir projesiydi11
- anın görüntüsü18
- son 20 yılın en gıcık lafı16
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek22
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik12
- sigarayı tersten yakmak9
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- çocuğa yabancı isimler vermek9
- 16 haziran 2026 fransa senegal maçı9
- hep kendini suçlamak12
- 12 saat çalışmak7
(Olivin / Peridot) (Chyrisolite / Chyrisolit)
Olivin (peridot) denilen magmatik kayaçın şeffaf sarı ve açık yeşil renkli türü.
Sertlik derecesi: 6,5 - 7
Kim. yapısı: (Mg,Fe)2SiO4
Özgül ağırlığı: 3,3
Unsuru: Ateş
Çakra: Kalp, Güneş sinirağı
Olivin (peridot) denilen magmatik kayaçın şeffaf sarı ve açık yeşil renkli türü.
Sertlik derecesi: 6,5 - 7
Kim. yapısı: (Mg,Fe)2SiO4
Özgül ağırlığı: 3,3
Unsuru: Ateş
Çakra: Kalp, Güneş sinirağı
Zebercet'in fiziksel etkileri
Kalp, pankreas, dalak ve ciğerler üzerinde olumlu etkileri vardır.
Doku bozulmalarını önleyici özelliklere sahiptir.
Beden-zihin dengesini sağlar.
Metafiziksel ve psikolojik etkileri
Neşe ve sevinç hissi verir. Böylece diğer insanlara da sevgiyle bakılmasını sağlar.
Kişinin yaşam enerjisini, canlılığını korumasını sağlar.
Kişiyi verici olmaya yönlendirir.
iyimserlik verir ve küçük gelişmelerden sevinç duyulmasını sağlar.
Nedensiz duyulan korkulara karşı iyi gelir.
Kaygıyı azaltır.
Kişinin iç dünyasını farketmesini sağlayarak kişisel gelişimi hızlandırır.Çevreyle iletişimi mükemmelleştirir. Kıskançlık, egoistlik ve duygusal soğuklukları yokeder.
Kalp, pankreas, dalak ve ciğerler üzerinde olumlu etkileri vardır.
Doku bozulmalarını önleyici özelliklere sahiptir.
Beden-zihin dengesini sağlar.
Metafiziksel ve psikolojik etkileri
Neşe ve sevinç hissi verir. Böylece diğer insanlara da sevgiyle bakılmasını sağlar.
Kişinin yaşam enerjisini, canlılığını korumasını sağlar.
Kişiyi verici olmaya yönlendirir.
iyimserlik verir ve küçük gelişmelerden sevinç duyulmasını sağlar.
Nedensiz duyulan korkulara karşı iyi gelir.
Kaygıyı azaltır.
Kişinin iç dünyasını farketmesini sağlayarak kişisel gelişimi hızlandırır.Çevreyle iletişimi mükemmelleştirir. Kıskançlık, egoistlik ve duygusal soğuklukları yokeder.
Yusuf Atılgan'ın Anayurt Oteli romanının bunaltıcı kahramanı.
macit koper tarafından başarıyla canlandırılmıştır
hayalleri, kendi ve o kadın arasına ve o oelde sıkışıp kalan ve şimdi ölü olan şahıs..
ücüncü nesil siliktir kendileri.
rengi zümrütten daha açık yeşil olan, zümrüt kadar değerli olmayan bir taş.
diğer adı krizolit olan taş.
izmir inönü caddesinde bulunan bir kuyumcudur. *
yalnız,bulanık,bunalık,saplantılı,geçmişinde kalmış ve herkese yabancılaşmış bir roman kahramanı.bir anti-kahraman.
yusuf atılgan'ın anayurt oteli romanınında, ve bu romanın büyük usta ömer kavur tarafından çekilen filminde olayların nispeten merkezinde duran ana karakter.
(bkz: sevgili dünürüm) star'da yayınlanan sevgili dünürüm adlı dizinin bu haftaki bölümünde yeni doğan torununa dedesinin ismini, "zebercet" koymak isteyen haluk bilginer'in ve buna itirazı olan sumru yavrucuk'un keyifli atışmaları sırasında sıkça söz edilen ve izleyiciyi güldüren, eğlendiren isim.
sarı, mavi veya kahverenginin çeşitli tonlarında da olabilir. Taşın rengi ekseriya kararsızdır ve güneş ışığında renk değiştirir.
sevgili dünürüm adlı dizide ahmet muhtar'ın torununa verdiği ad. yeni doğduğunda ismi verebilmek için kulağına eğilip üç kere ismini fısıldaması muhtesemdir.
zoofili, gizli eşcinsellik gibi eğilimleri vardır.
sapıklığın ne kadar temiz, saf bir şey olduğunu da gösteren karakter. ben öyle gördüm valla, kusura bakmayın.
bir analmda türk edebiyatının "oblomov"udur.
anayurt oteli romanında bir kadına aşık olup hayttan toplumdan soyutlanan acınası her insanın klendisinden bir tutam izler bulabileceği roman kahramanı..
roman sonunda yağlı ipliği boynuna takıp intihara gitsede çilekeştir zebercet....
roman sonunda yağlı ipliği boynuna takıp intihara gitsede çilekeştir zebercet....
yusuf atilgan'in yarattigi en etkili karakter.
bir macit şehra şiiridir.
şiirin tamamı aşağıdadır;
zebercet
i.
benim adım zebercet
gözlerini kapı girişlerine asmış bir otel odasında
kalmakla mükellefim
yaşamak birkaç numara büyük.
lambalarım tüy döker annem beni tanımaz
mektup zarflarına sığmaya gözlerinizle birlikte
gücüm yok
yıl oldu bak yıl oldu ben buraya kök saldım
bilmiyorum deniz nedir ağaç nedir kuş nedir
gözleriniz çıka gelir diye şu kapıdan
yaşamak denilen o kumaşı gidip de giymedim.
benim adım zebercet
gözlerinizi bayan o hayata açılan kapıları
çarşılar da
bir büfenin vitrinlerinde
mezarlara karşı oturan evlerde
gidip de bulamadım
sonra gelip de bir otelin cinayet odalarında
ipleri gözlerinizi özlemekle
boğazıma dolamak arasında ki farkın kalmadığını anladım.
ii.
bir odanın tahta döşeli ayaklarını
gözlerimle birlikte yakmak
istemlerimi sağıyorum ellerin var ile yok arasında
bardaklara dokunan dudaklarını
testerelerin keskin bıçaklı ağızlarına
sürerekten başladım hayata
adım zebercet
gözlerimdeki uzaklığın çekimsiz hali.
meğer dünya gözlerime gerilmiş bir çarmıh
içimin sığ sularında akşamları yani biraz siz yoksunuz
ölümün yalnızlıkla olan bağlantısını
saçlarımın nefretle olan kardeşliğini
boş olan karelerime doldurmakla erişirim hiçliklere
adım zebercet
şu ruhumu eriten takım elbisenin altında
siyah gözlükler takarak ölümlerimi gizliyorum
bazen çarşılardan sinemalardan
ayaklarımı tanımayan kaldırımlardan
sürüyorum sanki başka bir dünya
o kalabalık pilastik hayatımı tanımaz benim
yüzümde incinen ölümün hatırasını
yani bıyıklarımın jiletler tarafından intiharını
görmüyor çünkü burası adresimden uzak
tanır mısınız bilmem gözlerime kan düşmüş
benim adım zebercet
mutluluğun bozulmuş hali.
bak
şimdi buraya dokununca yani şu ahşap gözlerime
geri dönmeyecek o kadının gözleri
ölümün sarı çizgisini geçmişizdir nasıl anlatayım
kapıyı kapat çık deriz ruhum kapat çık uçurumlarımdan
boğazımızı kıravatlı haline sokarak
-yani ölümünde bir ciddiyeti olduğuna inanaraktan
masalara çıkarız karanlık bizi alkışlar
gözlerimiz iki kere tabuttur artık bunu biliriz.
şimdi bak daha anlatayım
saat on iki olunca tik tak olur kediler miyavlar
o koca kapı gözlerimi yutaraktan
örter beni sayın dünya siz benden uzak kalırsınız
kanarım ama duvarlara sürtünerek
acılarımın inceltilmiş sabahlarına uyanırım karakolda
masaların asık suratlı çay bardaklarına
karıştırılmış hayat hikâyem vardır benim
adım zebercet.
yok yok komiserim
burada yok biz sizden haber alamıyoruz
burada kedilerimizi boğuyoruz akşamları
işte şu köşe benim işte balkon işte ip
orada damarları patlamış havlumuz durur
bakan kadının gözlerini öpmelerimizi saklıyoruz
dahası
saygılarımızı sunuyoruz ölümlerimizin
dayanılmaz kanamalarına tam yüzümüzün ortasında
benim adım zebercet
kollarımın uçuruma açılmış hali
eypencere bu sabah beni sen aç
neyi bekliyoruz nasıl bekliyoruz un
harflerinden örülmüş bir tabutla
kararlar kusuyoruz bıyıklarımızı artık sevmiyoruz
o bayan o gözleriniz sizin
benim adım da zebercet
ölümün asılmış hali
şairin diğer ürünleri için yayında olan blog sayfasıdır;
http://macitsehra.wordpre...com/...egory/siir/page/3/
şiirin tamamı aşağıdadır;
zebercet
i.
benim adım zebercet
gözlerini kapı girişlerine asmış bir otel odasında
kalmakla mükellefim
yaşamak birkaç numara büyük.
lambalarım tüy döker annem beni tanımaz
mektup zarflarına sığmaya gözlerinizle birlikte
gücüm yok
yıl oldu bak yıl oldu ben buraya kök saldım
bilmiyorum deniz nedir ağaç nedir kuş nedir
gözleriniz çıka gelir diye şu kapıdan
yaşamak denilen o kumaşı gidip de giymedim.
benim adım zebercet
gözlerinizi bayan o hayata açılan kapıları
çarşılar da
bir büfenin vitrinlerinde
mezarlara karşı oturan evlerde
gidip de bulamadım
sonra gelip de bir otelin cinayet odalarında
ipleri gözlerinizi özlemekle
boğazıma dolamak arasında ki farkın kalmadığını anladım.
ii.
bir odanın tahta döşeli ayaklarını
gözlerimle birlikte yakmak
istemlerimi sağıyorum ellerin var ile yok arasında
bardaklara dokunan dudaklarını
testerelerin keskin bıçaklı ağızlarına
sürerekten başladım hayata
adım zebercet
gözlerimdeki uzaklığın çekimsiz hali.
meğer dünya gözlerime gerilmiş bir çarmıh
içimin sığ sularında akşamları yani biraz siz yoksunuz
ölümün yalnızlıkla olan bağlantısını
saçlarımın nefretle olan kardeşliğini
boş olan karelerime doldurmakla erişirim hiçliklere
adım zebercet
şu ruhumu eriten takım elbisenin altında
siyah gözlükler takarak ölümlerimi gizliyorum
bazen çarşılardan sinemalardan
ayaklarımı tanımayan kaldırımlardan
sürüyorum sanki başka bir dünya
o kalabalık pilastik hayatımı tanımaz benim
yüzümde incinen ölümün hatırasını
yani bıyıklarımın jiletler tarafından intiharını
görmüyor çünkü burası adresimden uzak
tanır mısınız bilmem gözlerime kan düşmüş
benim adım zebercet
mutluluğun bozulmuş hali.
bak
şimdi buraya dokununca yani şu ahşap gözlerime
geri dönmeyecek o kadının gözleri
ölümün sarı çizgisini geçmişizdir nasıl anlatayım
kapıyı kapat çık deriz ruhum kapat çık uçurumlarımdan
boğazımızı kıravatlı haline sokarak
-yani ölümünde bir ciddiyeti olduğuna inanaraktan
masalara çıkarız karanlık bizi alkışlar
gözlerimiz iki kere tabuttur artık bunu biliriz.
şimdi bak daha anlatayım
saat on iki olunca tik tak olur kediler miyavlar
o koca kapı gözlerimi yutaraktan
örter beni sayın dünya siz benden uzak kalırsınız
kanarım ama duvarlara sürtünerek
acılarımın inceltilmiş sabahlarına uyanırım karakolda
masaların asık suratlı çay bardaklarına
karıştırılmış hayat hikâyem vardır benim
adım zebercet.
yok yok komiserim
burada yok biz sizden haber alamıyoruz
burada kedilerimizi boğuyoruz akşamları
işte şu köşe benim işte balkon işte ip
orada damarları patlamış havlumuz durur
bakan kadının gözlerini öpmelerimizi saklıyoruz
dahası
saygılarımızı sunuyoruz ölümlerimizin
dayanılmaz kanamalarına tam yüzümüzün ortasında
benim adım zebercet
kollarımın uçuruma açılmış hali
eypencere bu sabah beni sen aç
neyi bekliyoruz nasıl bekliyoruz un
harflerinden örülmüş bir tabutla
kararlar kusuyoruz bıyıklarımızı artık sevmiyoruz
o bayan o gözleriniz sizin
benim adım da zebercet
ölümün asılmış hali
şairin diğer ürünleri için yayında olan blog sayfasıdır;
http://macitsehra.wordpre...com/...egory/siir/page/3/
taş çeşididir.
http://www.kenzay.com/zebercet.html
http://www.kenzay.com/zebercet.html
Kanımca Hikmet Benol ile birlikte Türk edebiyatının en özel karakteridir. Yabancılaşmanın tanrısıdır Zebercet.
can sıkıcı biridir zebercet, ne ölü ne sağ bir adamdır, takıntılıdır. her takıntılı gibi yalnızdır.
vakti zamanında haluk bilginer ve türkan şorayın baş rolünü oynadığı tatlı hayat dizisinde ihsan yıldırım ın doğacak torununa vermek istediği isimdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar