bugün
- terhis oluyorum sözlük17
- ünlüler bim a101 şok'a gidiyor mu sorunsalı5
- victor osimhen6
- 22 yıllık kocam gözüme çirkin geldi kaçtım8
- chatgpt'nin bir erkeği mutlu etmesini bilmesi10
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri10
- balık hazır herkese afiyet olsun5
- şabat kitabı3
- masklavi'yi ehonomi çoh eyi derken görmek20
- cumhurbaşkanı olmak istiyorum6
- cumaya gitmeyen yazarlar ifşa platformu21
- bu başlıkta almanca entry giriyoruz8
- bir şeyler söyle6
- grup vitamin5
- sözlük yazarlarının olası meslekleri4
- markaların whatsapptan mesaj atması4
- cop316
- ne olursa masklavi akp'yi bırakır7
- fatma betül sayan kaya28
- akşama kadar entry giren torpilli memur12
- akıllı telefon kullanan erkek2
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- kaç gammaz var9
- 6 kasım 20025
- isparta'ya gidip nervio ile kahve içmek11
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı92
- aşk14
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı12
- yolsuzluğun cevabını halk sandıkta verecek6
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi3
- sözlük açacak olsanız8
- arif sefa özdemir2
- kezo etc2
- münafık7
- hiçbir şeyden haberi olmayan tek adam8
- edirne'ye gidip muslettin amca'nın elini öpmek11
- yapay zekanın çok yapay olması8
- duş yağı4
- fransa daki krizin ab'ye yayılma ihtimali2
- senin manita evleniyormuş diye mesaj atan arkadaş11
- alexander nübel14
- 6 kasım 20183
- kale3112 kardeştir4
- asansörde yukarı bakma refleksi5
- alt tarafı bir alet kahraman sensin3
- camilerdeki ayak kokusu7
- carlsberg2
- evlenmek istemek ama evlenecek birini bulamamak4
- birbirini kollayan torba götlü yazarlar3
- son 3 ayın en başarılı gammazları8
bir macit şehra şiiridir.
şiirin tamamı aşağıdadır;
zebercet
i.
benim adım zebercet
gözlerini kapı girişlerine asmış bir otel odasında
kalmakla mükellefim
yaşamak birkaç numara büyük.
lambalarım tüy döker annem beni tanımaz
mektup zarflarına sığmaya gözlerinizle birlikte
gücüm yok
yıl oldu bak yıl oldu ben buraya kök saldım
bilmiyorum deniz nedir ağaç nedir kuş nedir
gözleriniz çıka gelir diye şu kapıdan
yaşamak denilen o kumaşı gidip de giymedim.
benim adım zebercet
gözlerinizi bayan o hayata açılan kapıları
çarşılar da
bir büfenin vitrinlerinde
mezarlara karşı oturan evlerde
gidip de bulamadım
sonra gelip de bir otelin cinayet odalarında
ipleri gözlerinizi özlemekle
boğazıma dolamak arasında ki farkın kalmadığını anladım.
ii.
bir odanın tahta döşeli ayaklarını
gözlerimle birlikte yakmak
istemlerimi sağıyorum ellerin var ile yok arasında
bardaklara dokunan dudaklarını
testerelerin keskin bıçaklı ağızlarına
sürerekten başladım hayata
adım zebercet
gözlerimdeki uzaklığın çekimsiz hali.
meğer dünya gözlerime gerilmiş bir çarmıh
içimin sığ sularında akşamları yani biraz siz yoksunuz
ölümün yalnızlıkla olan bağlantısını
saçlarımın nefretle olan kardeşliğini
boş olan karelerime doldurmakla erişirim hiçliklere
adım zebercet
şu ruhumu eriten takım elbisenin altında
siyah gözlükler takarak ölümlerimi gizliyorum
bazen çarşılardan sinemalardan
ayaklarımı tanımayan kaldırımlardan
sürüyorum sanki başka bir dünya
o kalabalık pilastik hayatımı tanımaz benim
yüzümde incinen ölümün hatırasını
yani bıyıklarımın jiletler tarafından intiharını
görmüyor çünkü burası adresimden uzak
tanır mısınız bilmem gözlerime kan düşmüş
benim adım zebercet
mutluluğun bozulmuş hali.
bak
şimdi buraya dokununca yani şu ahşap gözlerime
geri dönmeyecek o kadının gözleri
ölümün sarı çizgisini geçmişizdir nasıl anlatayım
kapıyı kapat çık deriz ruhum kapat çık uçurumlarımdan
boğazımızı kıravatlı haline sokarak
-yani ölümünde bir ciddiyeti olduğuna inanaraktan
masalara çıkarız karanlık bizi alkışlar
gözlerimiz iki kere tabuttur artık bunu biliriz.
şimdi bak daha anlatayım
saat on iki olunca tik tak olur kediler miyavlar
o koca kapı gözlerimi yutaraktan
örter beni sayın dünya siz benden uzak kalırsınız
kanarım ama duvarlara sürtünerek
acılarımın inceltilmiş sabahlarına uyanırım karakolda
masaların asık suratlı çay bardaklarına
karıştırılmış hayat hikâyem vardır benim
adım zebercet.
yok yok komiserim
burada yok biz sizden haber alamıyoruz
burada kedilerimizi boğuyoruz akşamları
işte şu köşe benim işte balkon işte ip
orada damarları patlamış havlumuz durur
bakan kadının gözlerini öpmelerimizi saklıyoruz
dahası
saygılarımızı sunuyoruz ölümlerimizin
dayanılmaz kanamalarına tam yüzümüzün ortasında
benim adım zebercet
kollarımın uçuruma açılmış hali
eypencere bu sabah beni sen aç
neyi bekliyoruz nasıl bekliyoruz un
harflerinden örülmüş bir tabutla
kararlar kusuyoruz bıyıklarımızı artık sevmiyoruz
o bayan o gözleriniz sizin
benim adım da zebercet
ölümün asılmış hali
şairin diğer ürünleri için yayında olan blog sayfasıdır;
http://macitsehra.wordpre...com/...egory/siir/page/3/
şiirin tamamı aşağıdadır;
zebercet
i.
benim adım zebercet
gözlerini kapı girişlerine asmış bir otel odasında
kalmakla mükellefim
yaşamak birkaç numara büyük.
lambalarım tüy döker annem beni tanımaz
mektup zarflarına sığmaya gözlerinizle birlikte
gücüm yok
yıl oldu bak yıl oldu ben buraya kök saldım
bilmiyorum deniz nedir ağaç nedir kuş nedir
gözleriniz çıka gelir diye şu kapıdan
yaşamak denilen o kumaşı gidip de giymedim.
benim adım zebercet
gözlerinizi bayan o hayata açılan kapıları
çarşılar da
bir büfenin vitrinlerinde
mezarlara karşı oturan evlerde
gidip de bulamadım
sonra gelip de bir otelin cinayet odalarında
ipleri gözlerinizi özlemekle
boğazıma dolamak arasında ki farkın kalmadığını anladım.
ii.
bir odanın tahta döşeli ayaklarını
gözlerimle birlikte yakmak
istemlerimi sağıyorum ellerin var ile yok arasında
bardaklara dokunan dudaklarını
testerelerin keskin bıçaklı ağızlarına
sürerekten başladım hayata
adım zebercet
gözlerimdeki uzaklığın çekimsiz hali.
meğer dünya gözlerime gerilmiş bir çarmıh
içimin sığ sularında akşamları yani biraz siz yoksunuz
ölümün yalnızlıkla olan bağlantısını
saçlarımın nefretle olan kardeşliğini
boş olan karelerime doldurmakla erişirim hiçliklere
adım zebercet
şu ruhumu eriten takım elbisenin altında
siyah gözlükler takarak ölümlerimi gizliyorum
bazen çarşılardan sinemalardan
ayaklarımı tanımayan kaldırımlardan
sürüyorum sanki başka bir dünya
o kalabalık pilastik hayatımı tanımaz benim
yüzümde incinen ölümün hatırasını
yani bıyıklarımın jiletler tarafından intiharını
görmüyor çünkü burası adresimden uzak
tanır mısınız bilmem gözlerime kan düşmüş
benim adım zebercet
mutluluğun bozulmuş hali.
bak
şimdi buraya dokununca yani şu ahşap gözlerime
geri dönmeyecek o kadının gözleri
ölümün sarı çizgisini geçmişizdir nasıl anlatayım
kapıyı kapat çık deriz ruhum kapat çık uçurumlarımdan
boğazımızı kıravatlı haline sokarak
-yani ölümünde bir ciddiyeti olduğuna inanaraktan
masalara çıkarız karanlık bizi alkışlar
gözlerimiz iki kere tabuttur artık bunu biliriz.
şimdi bak daha anlatayım
saat on iki olunca tik tak olur kediler miyavlar
o koca kapı gözlerimi yutaraktan
örter beni sayın dünya siz benden uzak kalırsınız
kanarım ama duvarlara sürtünerek
acılarımın inceltilmiş sabahlarına uyanırım karakolda
masaların asık suratlı çay bardaklarına
karıştırılmış hayat hikâyem vardır benim
adım zebercet.
yok yok komiserim
burada yok biz sizden haber alamıyoruz
burada kedilerimizi boğuyoruz akşamları
işte şu köşe benim işte balkon işte ip
orada damarları patlamış havlumuz durur
bakan kadının gözlerini öpmelerimizi saklıyoruz
dahası
saygılarımızı sunuyoruz ölümlerimizin
dayanılmaz kanamalarına tam yüzümüzün ortasında
benim adım zebercet
kollarımın uçuruma açılmış hali
eypencere bu sabah beni sen aç
neyi bekliyoruz nasıl bekliyoruz un
harflerinden örülmüş bir tabutla
kararlar kusuyoruz bıyıklarımızı artık sevmiyoruz
o bayan o gözleriniz sizin
benim adım da zebercet
ölümün asılmış hali
şairin diğer ürünleri için yayında olan blog sayfasıdır;
http://macitsehra.wordpre...com/...egory/siir/page/3/
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com