bugün

/62
kesmeşeker'in hiç kimse istemez istenmez olmayı sözü ile insanı derinden etkilediği sakin sessiz şarkısı...
ağlamak, yürümek, koşmak...
ağlamak, durmak, haykırmak...
yürümek, koşmak, yere düşmek...
düşmek, kalkmak, sızlamak...
sızı, iç sızısı, kalp ağrısı, ağlamak...
içmek, tuz, göz yaşı,
yağmur, eller, göz bebeği...
yağmur...
şiirden çok çok öte... kelimelerle anlatılamayacak güzellikte! hele bazı bölümleri... bu kadar mı hoş anlatılır!
can baba'nın penisula'sında bulunuyordu sanırım.

altıncı kıtadır yağmur,
damla damla keşfedilen
yalnızlık...
bertuğ cemilin bağımlılık yaratan biraz iç kırıklığı içeren, biraz da insana ''belki bir gün gelecek ve herşey tekrar başlayabilecek'' hissi veren mükemmel parçasıdır. tarafımdan şiddetle tavsiye edilmektedir...
cem-ali'nin de yağmur adlı bir şarkıları vardı ki bir ara dream tv'nin favorisiydi.
birçok güzel şarkının adı.bir taneside yücel arzen´e ait.sözlerini de yazıyım bari tam olsun.

TÜKENDiM BiR ZALiM YARiN ELiNDEN
GENÇLiĞiM BAHARIM GELDi GEÇiYOR
CAMA VURAN HER DAMLADA AĞLAYAN YAĞMUR
ANLA BENi O YAR BENDEN CANDAN GiDiYOR

YAĞMUR GECEDEN AL BENi
YAĞMUR SELiNE SAL BENi
HARCADIĞIM GENÇLiĞiM
AL GÖTÜR NAZLI YARE BENi

KiMSELER BAKMIYOR YÜZÜME BENiM
BURDA KALIR KALIR iSEM NE OLUR HALiM
iSTERSEN BiR DAMLAN OLURUM SENiN
ALGÖTÜR BENiDE AL GÖTÜR YAĞMUR

YAĞMUR GECEDEN AL BENi
YAĞMUR SELiNE SAL BENi
HARCADIĞIM GENÇLiĞiMi
AL GÖTÜR NAZLI YARE BENi
yağmuuur yağmuuur geri verecek buharlaşan sevgimizi diye söylüyor bertuğ cemil hoş parça ama devamında sessizce silecek kibrimizi diyor ki zor bu işte.
komünisttir yağmur: herkese eşit payda yağar..
erkin koray şarkısı. sözlere dikkat kesilip öylece dinlenesi.

Yağmurun sesine bak
Aşka davet ediyor
Cama vuran her damla
Beni harap ediyor

Bu yağmur seni benden
Alıp götüren yağmur
Aşkımızı sel gibi
Silip süpüren yağmur

Her damlada ah ettim
Hayatıma kahrettim
O kadar yanlizim ki
Seni nasıl kaybettim
Hayatima kahrettim
Ooofff oooffff oooffff

Ne zaman kapım çalsa
Sen geldin sanıyorum
Korkarım ki aşkımı
Boşyere arıyorum

Yine yağmur yağacak
Seni benden alacak
En acı ızdırabın
Deryasına salacak

Her damlada ah ettim
Hayatıma kahrettim
O kadar yanlizim ki
Seni nasıl kaybettim
Hayatima kahrettim
Ooofff oooffff oooffff
sabah ezanıyla bütünleşince insanı tırtıran ama aynı zamanda ulan tam şimdi ölsem ne şahane olur dedirten hava olayı.

(bkz: ezan okunurken ölen ulu insan)
(bkz: yağmur bereketinde ölen ulu insan)
iclal aydin'in siirlerinden biri. siir basinda esma basbug (o zamanki kayinvalidesi) huysuz ve tatli kadin adli sarkiyi soylemistir.

Esma Başbuğ:
Şarkılar seni söyler
Dillerde nâme adın
Dillerde nâme adın
Aşk gibi, sevda gibi
Huysuz ve tatlı kadın

icLaL Aydın:
Ne zaman eskiyor sevgiler,
Ödenen bedellerin acısı geçince mi?
Yağmur yağıyor...
Mutfak camındayım...
Nasıl üşüdüğümü bilemezsin.
Menekşelerim çiçek vermiyor artık anne,
Söylediğin gibi hep dibinden su verdim ama...
Şimdi telefon açsam sana,
Sesini duymak da yetmiyor ki.
Hep aynı cümleler.
Babamlar nasıl? ilacını aldın mı?
Nedenini bilmediğim bir ağlamak var içimde.
Bir yerlere sığdıramıyorum yüreğimi.
Bazen dalıp giderdin mutfakta yemek yaparken,
Tahta kaşıkla tencerenin başında öylece.
Ne düşünürdün acaba?
Özlemek çok fena anne,
Anlamak seni daha da fena.
Omuzların ağrıyarak uyanıyorum sabahları.
Benim kızımın omuzlarımı ovmasına daha çok var.
Gittikçe sana mı benziyorum ben?
Ya da "annenin kaderi kıza" dedikleri doğru mu?
"Baban, eskitir her şeyi kızım,"
Demiştin bir kez.
Anlamamışım meğer,
Eskiyormuş anneciğim.
Omzunu ovacak kalmıyormuş meğer aynı evin içinde.
Şimdi duysan bunları,
Ne üzülürsün mutsuz mu kızım diye,
Çoktan kendinden vazgeçmiş bir sesle.
Mutsuz değilim de anne,
Yağmura ve mutfağımdaki kedere bir çare bulamıyorum.
Evimi topluyor,
Toz alıyor,
Patlıcan kızartıyor,
Televizyon seyrediyor,
Akşam çalan kapıyı açıyorum.
Açtığımı gören olmuyor.
Pişirdiğim yeniyor da,
Güzel olmuş denmiyor.
Çay demleniyor, demleniyor, demleniyor.
Kederim mutfağın her yerine yerleşiyor.
Ah nasıl eskiyor her şey anne,
Nasıl eskiyor.
Eskilerimi de atmaya kıyamıyorum.
Seni çok özlüyorum.
Bana yasakladığın bahçeler,
Sana da mı uzaktı hep?
Gidemeyişine ağladın mı sen de?
Ne zaman eskiyor sevgiler,
Ödenen bellerin acısı geçince mi?
işte böyle, kalbimde bir acı,
"Şarkılar seni söyler."

Mart,2001. Etiler.
bazen deli gibi bastıran, bazen kar tanelerini andıran şey. tıpkı insanın içindeki duygular gibi. ama sonrasında her zaman güneş doğar.

ve yağmur her zaman yağmaz.
(bkz: the crow)
farklı bir götürme eylemidir yağmurun yaptığı..
şehrin tüm pisliğini alıp götürürken kişinin de düşüncelerini alır götürür.. artık geçmişe, sevgiliye, kaybedilen bir yakına ya da hatalara dair..

yoktur geceleri uyurken panjurlara düşen yağmur taneleriyle uyanmak gibisi. ya da dışarının hafif soğuk olduğu, nefeslerin buğulandığı bir akşam perdeleri açılmış bir pencere kenarında, ışıksız, ılık bir odada, battaniye altında, elinizde çayınızla yağmuru izlemek..

velhasıl güzeldir..
insanı alıp götüren çok güzel bir bertuğ cemil şarkısı.
yağmur öncesi hava karamaya başlar ve insanın içini bu karanlıktan dolayı sıkıntı kaplar, ama arkasından yağmurun geleceğini bilmek kimi insan için rahatlatıcıdır. çünkü yağmur her insana farklı şeyler hatırlatır. kimisi için berekettir, kimi için bir eylül akşamı sevgilisiyle yaptığı romantik yürüyüşü, kimine çocukken dışarı çıkıp yağmur altında oynadığı oyunları * hatırlatır. yağmur berekettir, romantizmdir. evet belki ıslatır, sırılsıklam yapar ve sonunda yatağa düşürebilir, ama yağmurda yürümenin tadını da unutturmaz. her yağmur yağışında aklıma güzel anılar gelir veya hiç yapmadığım ve yapmak istediğim şeyleri yapmak. camın önüne oturup arap kızı misali yağmurun yağışını seyretmek bile insana huzur verir...
Kışla yaz gibiydik
Sen kar tanesi
ben güneş
Çözmek zor bu buzları
Yalvarsam ne fark eder?

Bir küçük yagmur damlası kadar
Değerim yok mu sende
Güz ayrıldığımız gündür
Kimbilir kaçı bitmiş
Gözyaşı yok bende * *
bir gökhan kırdar şarkısı..

''adım adım geçer zaman, biter günüm...'' diye başlar..
çoğu zaman (filmlerde,romanlarda) romantik bir hadise gibi gözüken ama çoğu zaman işkence gibi yaşanan hava olayıdır.örneğin okula giderken pantolon,(annenin sözünü dinlemediysen)converslerinin,ıslanması.
ansızın yağmaya başlarsa sağlam küfrü bastığım
çiselerse dışarı çıkıp gezme isteği uyandıran
camdan damlalarını birer birer düşürürken izlediğim
dostumsa içime sızdığını bildiğimdir.
nerede olursam olayım; her yağdığında, içimde beşiktaştan dolmabahçeye kadar yürüyüp ıslanma isteğini uyandıran

ve bana göre insanların kalplerindeki kirliliği temizleyebilen tek ilaçtır.
bir camın ardından izlerken insanı duygusallaştırabilen, apayrı güzelliğe sahip doğa olayı.
geri verecek buharlaşan sevgimizi.
cem adrian 'ın seslendirdiği enfes şarkı. aslında şarkıdan öte birşey. anlamlı. hisli. öyle birşey işte.
bugün yeryüzüne dökülen bir kadın saçıdır..
© copyright 2005 - 2026