bugün

pinokyo'nun kabusu.
söyledikçe burnunda boyut değişikliğine sebep olan söz.
"yalan da olsa kalsana" diyesi gelir insanın.
bu kadar sarkı sözu yazılmış bir başlıga kendimi alamayarak athena'nın us albümündeki yalan adlı parçanın sözlerinide yapıştırmak istiyorum yüksek müsadenizle. *

ansızın, tarifsiz gelir ya
o zamanlar sormaya cüretin kalmaz olanından
feri soluk, niyeti kayıp, dardayım
aşk nefrete ne yakınsın

kin kırdı her okşamak istediğimde seni
elimi gözlerimi gömdüm tebessüme
yalnız kendine inkarın
sadece senden kaçarsın
halin ele verir anlamazsın

yalan söyleme bana
gözlerin anlatıyor her şeyi
yalan söyleme bana

yalan söyleme bana
gözlerin anlatıyor her şeyi
zaten yoktur nedeni

uzak düşmüşüm kendimden, aklım fikrimden
çaresiz sürükleniyorum
bilerek peşinden
yalnız kendine inkarın
sadece senden kaçarsın
halin ele verir anlamazsın

yalan söyleme bana
gözlerin anlatıyor her şeyi
yalan söyleme bana

yalan söyleme bana
gözlerin anlatıyor her şeyi
zaten yoktur nedeni

yoook
halin saf değil
niyetin baska
baska ooof
yoook
halin saf değil
niyetin baska
başka
güzel

yalan söyleme bana
gözlerin anlatıyor her şeyi
yalan söyleme bana

yalan söyleme bana
gözlerin anlatıyor her şeyi
zaman zaman kosulların zorunda bıraktıgı,zaman karsındakinin zorunda bıraktıgı,zaman zaman da kendi kendini zorunda bıraktıgında söylenen sey.
çocukken bize sevimli gösterilen şey:
-portakalı soydum, başucuma koydum, ben bir yalan uydurdum, duma duma dum.
senden once hiç kimseye seni seviyorum demedim dersem olur.
gözündeki ateş kalbimi yakınca
sandım ki aşkımız ömür boyunca
meğer bu bir oyunmuş kolay oynanan
beni sevdiğin var ya, o bile yalan

yalan! yalan! yalan! yalan

ayrılık yok artık böyle demiştin
bilsen seni nasıl, nasıl sevmiştim
oysa gerçek farklıymış uyandığım an
anladım ki bu sevgi koca bir yalan

yalan! yalan! yalan! yalan!

söz vermiştin bana seninim diye
başka bir aşk bulmuşsun yine kendine
söyle mutlu mu şimdi kalbini çalan
yoksa bu yeni sevgi... o da mı yalan?

yalan! yalan! yalan! yalan!
yalan! yalan!
(bkz: insan)
bir tahsin yücel romanı. yazının dilden eski olduğunu öne süren ilginç bir dil teorisi geliştiren bir çocuk ve onun arkadaşıyla açılır roman. lakin kahraman ikinci çocuktur. özüyle dil olmasa yalan da olmazdı der roman, yalanın toplumsal ilişkiler ağında nasıl örgülendiğini, üretildiğini sorgular.
herkesin en rahatsız olduğu konudur nedense. hiç soylemedim derken bile uyguladıkları apaçık ortadadır halbuki...
Olup bitenleri kaçırma

İlk öğrenen uludağ sözlük kullanıcıları olacak.