bugün
- mamut avlayıp ev geçindiren efsanevi nesil10
- bakan göktaş'tan şehit ailelerine müjde4
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz17
- mekke anlaşması14
- bana gel film izleriz diyen erkek16
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi19
- merfulu4
- iyi parti'nin çerçeve yasaya muhalefet şerhi3
- arkadaşlar nasılsınız11
- kavalali mehmet ali pasa4
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması13
- sigaranın yanına çay kahve dışında alternatifler7
- sözlük yazarlarına bir şey söyle8
- halk başkanlık sistemini istiyor2
- cansever18
- simko317
- gece yolda yürürken çöpten fırlayan adam5
- türkiye'ye en uygun yönetim şekli islami komünizm3
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- futbol24
- gratisin içini merak etmek5
- açlık krizi nasıl bastırılır8
- sözlük yazarlarının 1999 yılından beklentileri5
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları15
- kendine bir soru sor5
- insan sevmemek6
- bir erkeğe en çok yakışan şey4
- hewal ebo9
- arkadaşlar önce soğan mı kavrulur yoksa biber mi4
- sözlüğün kırbacı5
- kendini atatürk ten akıllı sanan ergen türkçü7
- anın görüntüsü10
- sarapci koala7
- günlük tutan erkek13
- victor osimhen9
- tavuk pilav4
- ümit özdağ6
- kafamın içindeki sesler4
- kürtler 13 000 yıldır anadoluda yaşıyor4
- tai lung16
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması16
- yeni parti pkk için imza atarsa nah oy alır3
- pazar günü evde oturan insan4
- komik biri olmak2
- pkklı anaları3
- galatasaray neden transfer yapamıyor16
- seküler milliyetçliğin en büyük tehlike olması5
- kadınlar neden kötü araba kullanır sorunsalı14
- kamos5
- kadınlar denizi3
Öbür tarafta görürsem ‘neden?’ diye soracağım. ‘Neden hiç bir eserinin sonunda nefes alan canlı tek mahluk kalmıyor?’
Antik tiyatroda katarsis, Shakespeare oyunlarında ölüm. Niye?
Antik tiyatroda katarsis, Shakespeare oyunlarında ölüm. Niye?
Her zaman dediğim gibi: 66. Sone der susarım.
Hayat... Bir aptalın anlattığı bir masal bu; sırf gürültü, patırtı, bir anlama geldiği de yok.
Her parıldayanı altın sanma
Baş parmaklarımın kaşınmasına bakılırsa bu yana doğru hain bir şey geliyor. Kimse vuran açılın kilitler!
Cehennem boş ve bütün şeytanlar burada.
Baş parmaklarımın kaşınmasına bakılırsa bu yana doğru hain bir şey geliyor. Kimse vuran açılın kilitler!
Cehennem boş ve bütün şeytanlar burada.
Bir ingiliz dahisi.
Kusura bakmayın ama hiçbir Türk yazar Shakespeare gibi olamadı.
Olamaz da!
Konu kilit.
Kusura bakmayın ama hiçbir Türk yazar Shakespeare gibi olamadı.
Olamaz da!
Konu kilit.
ingiliz edebiyatının yüz akı olan büyük ingiliz şair ve yazar. ingilizceye çok katkısı olmuştur. Romeo ve juliet, othello, kral lear, hamlet gibi değerli tiyatro eserlerini yazmıştır. Soneleri de birbirinden güzeldir.
Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu!
Düşüncemizin katlanması mı güzel,
Zalim kaderin yumruklarına, oklarına
Yoksa diretip bela denizlerine karşı
Dur, yeter! Demesi mi?
Ölmek, uyumak sadece! Düşünün ki uyumakla yalnız
Bitebilir bütün acıları yüreğin,
Çektiği bütün kahırlar insanoğlunun.
Uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü!
Çünkü ölüm uykularında,
Sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından,
Ne düşler görebilir insan, düşünmeli bunu.
Bu düşüncedir uzun yaşamayı cehennem eden.
Kim dayanabilir zamanın kırbacına?
Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine,
Sevgisinin kepaze edilmesine
Kanunların bu kadar yavaş
Yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine
Kötülere kul olmasına iyi insanın
Bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken?
Kim ister bütün bunlara katlanmak
Ağır bir hayatın altında inleyip terlemek
Ölümden sonraki bir şeyden korkmasa,
O kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya
Ürkütmese yüreğini?
Bilmediğimiz belalara atılmaktansa
Çektiklerine razı etmese insanı?
Bilinç böyle korkak ediyor hepimizi:
Düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor
Yürekten gelenin doğal rengini.
Ve nice büyük, yiğitçe atılışlar
Yollarını değiştirip bu yüzden.
Bir iş, bir eylem olma gücünü yitiriyorlar.
Diyerek noktayı koymuştur. Sevilesi bir şairdir.
Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu!
Düşüncemizin katlanması mı güzel,
Zalim kaderin yumruklarına, oklarına
Yoksa diretip bela denizlerine karşı
Dur, yeter! Demesi mi?
Ölmek, uyumak sadece! Düşünün ki uyumakla yalnız
Bitebilir bütün acıları yüreğin,
Çektiği bütün kahırlar insanoğlunun.
Uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü!
Çünkü ölüm uykularında,
Sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından,
Ne düşler görebilir insan, düşünmeli bunu.
Bu düşüncedir uzun yaşamayı cehennem eden.
Kim dayanabilir zamanın kırbacına?
Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine,
Sevgisinin kepaze edilmesine
Kanunların bu kadar yavaş
Yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine
Kötülere kul olmasına iyi insanın
Bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken?
Kim ister bütün bunlara katlanmak
Ağır bir hayatın altında inleyip terlemek
Ölümden sonraki bir şeyden korkmasa,
O kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya
Ürkütmese yüreğini?
Bilmediğimiz belalara atılmaktansa
Çektiklerine razı etmese insanı?
Bilinç böyle korkak ediyor hepimizi:
Düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor
Yürekten gelenin doğal rengini.
Ve nice büyük, yiğitçe atılışlar
Yollarını değiştirip bu yüzden.
Bir iş, bir eylem olma gücünü yitiriyorlar.
Diyerek noktayı koymuştur. Sevilesi bir şairdir.
bazilarina gore gercekten var olup olmadigi dahi tartisilir biridir. shakespeare'i ne kadar cok arastirirsaniz o kadar kaybolursunuz. boyle biri gercekten varsa o kadar esere ragmen neden kimse hakkinda pek bir sey bilmemektedir? eger yoksa tum o eserleri kim yazmistir?
too be or not too be diye diye maslovun denklemini anlatan puritan...
"Love all, trust a few, do wrong to none"
meali:
"herkesi sev, pek azına güven, kimseye yanlış yapma."
meali:
"herkesi sev, pek azına güven, kimseye yanlış yapma."
Vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,
Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.
Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,
Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.
Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,
"insanların çoğu, kaybetmekten korktuğu için sevmekten korkuyor.
sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için.
düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.
konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.
duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için.
yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için.
unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için.
ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için."
Gibi tespitlere sahiptir.
sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için.
düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.
konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.
duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için.
yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için.
unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için.
ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için."
Gibi tespitlere sahiptir.
''firar geceleri'' mısralarında değinir şair vilyım abiye, misallendirir.
(.....)
kerem ile Aslı'yı
ferhat ile Şirin'i
Leyla ile Mecnun'u
madam ovary'i
doktor jivago'yu
ve hatta
sheakspeare'nin romeo ve jüliet'ini
kendi aşklarının
küçüklüğünden şüpheye düşürecek
o koca koca sevdaları
biz çaktık
kız yurdunun önündeki kaldırımlara
biz kazıdık
bekar odalarımızın duvarlarına
lakin
lakin
biz sevdiklerimizi
saman alevi aşklarla aldatmadık
ne bir öğrenci bunalımında
kampüsün ara sokaklarına
bırakıp kaçtık onları
ne de sattık beyoğlu'na
allah'ın emri
peygamber'in kavli dedik
istedik
vermezlerse
vermezlerse
'bozkır töresi'dir
delikanlı olan
kendisine yâr olmayanı
ele yâr etmez dedik
pusatlandık bir firar gecesi
aldık götürdük onları
helâlimiz
namusumuz
baştacımız oldular''
(.....)
kerem ile Aslı'yı
ferhat ile Şirin'i
Leyla ile Mecnun'u
madam ovary'i
doktor jivago'yu
ve hatta
sheakspeare'nin romeo ve jüliet'ini
kendi aşklarının
küçüklüğünden şüpheye düşürecek
o koca koca sevdaları
biz çaktık
kız yurdunun önündeki kaldırımlara
biz kazıdık
bekar odalarımızın duvarlarına
lakin
lakin
biz sevdiklerimizi
saman alevi aşklarla aldatmadık
ne bir öğrenci bunalımında
kampüsün ara sokaklarına
bırakıp kaçtık onları
ne de sattık beyoğlu'na
allah'ın emri
peygamber'in kavli dedik
istedik
vermezlerse
vermezlerse
'bozkır töresi'dir
delikanlı olan
kendisine yâr olmayanı
ele yâr etmez dedik
pusatlandık bir firar gecesi
aldık götürdük onları
helâlimiz
namusumuz
baştacımız oldular''
Aşk arzuladığımız bedenlere hayal ettiğimiz ruhları giydirmektir demiş.
Ulan şu söz tek başına dünyada aşk adına yapılan bütün edebiyattan daha kıymetli.
Ne adamlar geçmiş dünyadan cidden.
Ulan şu söz tek başına dünyada aşk adına yapılan bütün edebiyattan daha kıymetli.
Ne adamlar geçmiş dünyadan cidden.
çoğu insan bilmez ama türk düşmanıdır kendisi.
dünya bir sahnedir, oyunumuzu oynar geçer gideriz demiş.
"yarayla alay eder yaralanmamış olan
bak nasıl da sararıp soluvermiş tanrıça kederlerden
sen ondan çok daha parlaksın çünkü
sen gökteki yıldızların ilki
sen aydınlatırsın geceyi."
bak nasıl da sararıp soluvermiş tanrıça kederlerden
sen ondan çok daha parlaksın çünkü
sen gökteki yıldızların ilki
sen aydınlatırsın geceyi."
uludağ sözlüğü kast ederek...
baykuşların tu-whit tu-who diye bağırdığını yazmış bir şiirinde. bu şekilde öten bir baykuş cinsi yoktur kardeşim demişti rahmetli muşlettin amca.
incilde 46. ayetin baştan 46. kelime "to be shake" ve sondan 46. kelime "to be spear"dir.
sadece tesadüftür bu evlât derdi rahmetli kominis Mehmet abi...
sadece tesadüftür bu evlât derdi rahmetli kominis Mehmet abi...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar