bugün
- izmir de başörtülü kadını sahilden kovan seküler15
- sersem herif9
- ilk buluşmada kızı lahmacuncuya götüren erkek9
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması20
- imamoğlu'nun 1 günde 3 davaya girmesi20
- zihni göktay11
- yön duygusuna sahip olmamak6
- hoşlanılan kızın evlilik düşünmüyorum demesi5
- yaş ilerledikçe fark edilen şey10
- kadınların piç erkek tercihi8
- nickli başlık açacak kadar acınası durumda olmak4
- karı kıza para yedirir misiniz7
- otobüste yere oturan kızlara bağıran adam7
- üstünlük kompleksi vs aşağılık kompleksi4
- 2026 dünya kupası26
- günün şiiri21
- sevgiliye alınabilecek 200 tl altı hediyeler12
- yutar mısınız4
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı7
- yeni yazarlara öneriler8
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları28
- evlenilmeyecek kız tipi5
- saraca finch house12
- sözlükte kavga olmayacak hissi6
- unutulmayan duvar yazıları7
- velvet ile ismet gürbüzün ortak noktaları6
- nato toplantısı anısına basılan 5 tl7
- mel mel bakan adama gülümsemek11
- brezilya milli futbol takımı2
- gocu buraya bak parlak çocuk10
- yılın ilk denize girişi4
- öbür sözlüğün dağılıyor olması5
- iyi erkeklerin nerede olduğu sorunsalı3
- isveç norveç danimarka2
- 6 temmuz 2026 meksika ingiltere maçı6
- özgürlükçü eğitimin imkansızlığı üzerine2
- daha önce başkasına nude atmış kızla evlenmek3
- carlo ancelotti2
- ragnar rockefeller38
- değersizlik hissi6
- beni de gammaz yapın5
- erling braut haaland6
- apophis göktaşı'nın 2029 da dünya'ya yakın geçişi2
- neymar2
- futbol21
- dinozorların gerçekten yaşadığını sanan cahiller6
- şeriatçıyım deyip ingiltere ye sığınmak3
- ata demirer'in deniz göktaş eleştirisi3
- keloğlan'ın balkıza aşık olması4
- heyt bea2
lehceleri, sicak kanlılıkları ve sempatiklikleri ile hoş insanların bulunduğu il.
insanı çok sıcak kanlıdır, 14 eylül trabzonspor beşiktaş maçının başlamasına dakikalar kala bir dostumun kırtasiyesinde oturmaktayım. içeriye yirmili yaşlarda ve yanında saçı dökük bir amcamız girmiştir.
+ selamun aleykum kardaşum.
- aleyküm selam abicim, buyrum.
+ yav kardaşum buralarda maç izleyebileceğimiz yer bili misun ?
- abiciğim dümdüz gidin ilk karşınıza çıkan sokaktan dönün orada bir kahvehane var orada izlersiniz.
+ sağolasun, allah razı olsun.
- önemli değil abi. sorması ayıp nerelisin abi * ?
+ trabzon'dan misafirliğe geldik hemşerum *.
- hoş geldiniz abi eskişehir'e, inşallah kazanır trabzon valla, hatta şampiyon olursa eses olmuşçasına sevinirim.
+ eseslimisun sen da, şampiyonluğu kaçırduğumuz o yıl esesliler "gonullerin şampiyonu trabzon" diye pankart astılar üst üste. esesi ve taraftarınun yeri ayrıdur trabzonlular için.
ve olaylar gelişir, sıkı bir futbol muhabbetinden sonra kendileri bizi maçı izlemeye davet etmiştir ve hem sohbet eşliğinde hemde trabzonspor'un kaçırdığı pozisyonlara veryansın ederek güzel vakit geçirmişizdir.
eğer sözcüklerin içinde "u" harfi geçen bir kişinin sesini duyarsanız hemen gidin tanışın, gerçekten pişman olmazsınız *.
+ selamun aleykum kardaşum.
- aleyküm selam abicim, buyrum.
+ yav kardaşum buralarda maç izleyebileceğimiz yer bili misun ?
- abiciğim dümdüz gidin ilk karşınıza çıkan sokaktan dönün orada bir kahvehane var orada izlersiniz.
+ sağolasun, allah razı olsun.
- önemli değil abi. sorması ayıp nerelisin abi * ?
+ trabzon'dan misafirliğe geldik hemşerum *.
- hoş geldiniz abi eskişehir'e, inşallah kazanır trabzon valla, hatta şampiyon olursa eses olmuşçasına sevinirim.
+ eseslimisun sen da, şampiyonluğu kaçırduğumuz o yıl esesliler "gonullerin şampiyonu trabzon" diye pankart astılar üst üste. esesi ve taraftarınun yeri ayrıdur trabzonlular için.
ve olaylar gelişir, sıkı bir futbol muhabbetinden sonra kendileri bizi maçı izlemeye davet etmiştir ve hem sohbet eşliğinde hemde trabzonspor'un kaçırdığı pozisyonlara veryansın ederek güzel vakit geçirmişizdir.
eğer sözcüklerin içinde "u" harfi geçen bir kişinin sesini duyarsanız hemen gidin tanışın, gerçekten pişman olmazsınız *.
(bkz: rus pazarı)
insanları fena halde sinirli olan, en küçük lafınıza laf sokmakta hiç bir beis görmeyen, beş para etmez otellerine dünyaca para isteyen, yabancı olduğunuzu anladıklarında sizi soymaya kalkan, fabrika namına bi bokun olmadığı, tepe üzerine kurulu, iki yolun arasında bina olan (barosu imiş), eskiden çok daha güzel olduğunu zannettiğim şehir.
adana ile birlikte en nefret ettiğim şehirdir aslında. buranın insanlarını anlamak istedim ama anlayamadım. 3. gelişim yine trabzon a ve başımdan ilginç bi hadise geçti yine.
ustalar diye bi otele oda bakmaya gittik ve beğenmedik odaları. odalar 10 metre kare civarında. aşağı indik ve:
- odalarınızı beğenmedik .iyi günler
+ nasıl beğenmezsiniz odalarımızı. anlamadım sizi.
- beğenmedik işte.
bu sözü söyleyen 18 yaşında olduğu anlaşılan, uzun burunlu bir laz kızı idi. ulan beğenmedik , beğenmek zorunda mıyım odanızı? ne tuhaf insanlar bu trabzonlular. ulan topunuza gıcığım.
adana ile birlikte en nefret ettiğim şehirdir aslında. buranın insanlarını anlamak istedim ama anlayamadım. 3. gelişim yine trabzon a ve başımdan ilginç bi hadise geçti yine.
ustalar diye bi otele oda bakmaya gittik ve beğenmedik odaları. odalar 10 metre kare civarında. aşağı indik ve:
- odalarınızı beğenmedik .iyi günler
+ nasıl beğenmezsiniz odalarımızı. anlamadım sizi.
- beğenmedik işte.
bu sözü söyleyen 18 yaşında olduğu anlaşılan, uzun burunlu bir laz kızı idi. ulan beğenmedik , beğenmek zorunda mıyım odanızı? ne tuhaf insanlar bu trabzonlular. ulan topunuza gıcığım.
trabzon iyidir güzeldir ama;
bi kere ev kiraları olağanüstü pahalıdır.
teknik üniversiteler arasında tek tıp fakültesini barındıran üniversiteye sahiptir. ktü
ktü de okuyorsanız farklı bi memlekettenseniz dışlandığınızı sezmeye başlarsınız hatta
sınıfta hocaların sıklıkla 'trabzon'lu olanlar elini kaldırsın' sözüne çok şahit oldum. bu da tuhaf.
şehir çok kalabalıktır. arabanızla gelseniz park etmeye yer bulamazsınız, bulsanızda aklınız arabanızda kalır.
bir öğrenci için trabzon'da yemek çok pahalıdır.
faroz kesimine gidip sağ çıkmazsınız derler genelde, nedendir anlamış değilim. sanırım o güzergah belediye'ye ait değil. kişi yada kişilere ait olsa gerek.
sümela manastırı'na yeterince ilgi gösterilmemiş ve bakımsızlıkltan resmen harabeye dönmüştür.
şehir gerçekten çok tutucudur. farklı memleketten olduğunuzu öğrenince ilgi azalır bi an.
serbest meslek'le uğraşanlar genelde takım elbise giyer.
fenerbahçe futbol takımını pek sevmezler.
türkiye'de 4 büyükler sözü artık sadece trabzon'da geçerlidir.
halkının son derece zengin olduğu,refah içinde yaşadığı ancak hiç bir derneğinin öğrenciye burs vermediği memleket.
ayrıca; çirkin ama sıcak kızların memleketi. doğa yüz vermemiş bu şehrin hatunlarına.
şehir merkezi 2 adet gezilebilecek cadde'den ibarettir, uzunsokak ve maraş caddesi
herhalde türkiye' de silah'ın en çok sevildiği il.
severek okuduğum yazar nihat genç'in memleketi.
trabzon' a karadeniz'in başkenti denmesine gülüyorum. karedeniz'de birde samsun var hatırlatırım.
ama en çok ben trabzon'un laz teyzelerini ve kemençe çalan amcalarını sevdim...
bi kere ev kiraları olağanüstü pahalıdır.
teknik üniversiteler arasında tek tıp fakültesini barındıran üniversiteye sahiptir. ktü
ktü de okuyorsanız farklı bi memlekettenseniz dışlandığınızı sezmeye başlarsınız hatta
sınıfta hocaların sıklıkla 'trabzon'lu olanlar elini kaldırsın' sözüne çok şahit oldum. bu da tuhaf.
şehir çok kalabalıktır. arabanızla gelseniz park etmeye yer bulamazsınız, bulsanızda aklınız arabanızda kalır.
bir öğrenci için trabzon'da yemek çok pahalıdır.
faroz kesimine gidip sağ çıkmazsınız derler genelde, nedendir anlamış değilim. sanırım o güzergah belediye'ye ait değil. kişi yada kişilere ait olsa gerek.
sümela manastırı'na yeterince ilgi gösterilmemiş ve bakımsızlıkltan resmen harabeye dönmüştür.
şehir gerçekten çok tutucudur. farklı memleketten olduğunuzu öğrenince ilgi azalır bi an.
serbest meslek'le uğraşanlar genelde takım elbise giyer.
fenerbahçe futbol takımını pek sevmezler.
türkiye'de 4 büyükler sözü artık sadece trabzon'da geçerlidir.
halkının son derece zengin olduğu,refah içinde yaşadığı ancak hiç bir derneğinin öğrenciye burs vermediği memleket.
ayrıca; çirkin ama sıcak kızların memleketi. doğa yüz vermemiş bu şehrin hatunlarına.
şehir merkezi 2 adet gezilebilecek cadde'den ibarettir, uzunsokak ve maraş caddesi
herhalde türkiye' de silah'ın en çok sevildiği il.
severek okuduğum yazar nihat genç'in memleketi.
trabzon' a karadeniz'in başkenti denmesine gülüyorum. karedeniz'de birde samsun var hatırlatırım.
ama en çok ben trabzon'un laz teyzelerini ve kemençe çalan amcalarını sevdim...
yaylaları ayrı bi güzel olan şehirdir. Uzungölüne de diyecek yoktur hani..
hamsisi ve linciyle ünlü, milliyetçi olmayan muhafazakarlarıyla bilinen bir kent.
(bkz: forum trabzon)
1915 yılından bir trabzon görüntüsü:
http://www.karalahana.net...0001/cpe_trebizond_01.jpg
http://www.karalahana.net...0001/cpe_trebizond_01.jpg
(#3257391)
bir hafta kalmanız bile trabzonu özlemenize sebep olur. çok değişik bir havası vardır her bakımdan. değişik işte, güzel şehir.
tırabzanlarıylsa ünlü şehirdir.
basamaklı kent manasına gelirmiş.
maraş, kunduracılar ve uzun sokakta eskisi gibi mavi gözlü hançer burunlu sicilya tarzında insanları göremeyeceğiniz yerdir, zira bu mübarek ırk yavaş yavaş tükeniyor.
karadenizin en güzel bi kaç şehrinden sadece birisidir. özellikle gezilmesi gereken belli başlı yerleri ganita, boztepe, atatürk köşkü, uzungöl, sümela manastırıdır. hareketli, çabuk öfkelenen ancak hemen yumuşayan, deli dolu insanları vardır.
havasina, suyuna kurban oldugum memleketim.
insani delikanlidir, arkanizdan konusmaz direk yuzune soyler ne soyleyecekse. batinin ikiyuzlulugu yoktur.
vatan, millet deyince kalpler bir ayri carpar trabzonda.
guneydoguya gonullu gidenlerin en cok bulundugu sehirdir trabzon.
mukaddesatin en cok yasandigi sehirlerden biridir. herkesin hafiz oldugu koylerin sayisi az degildir.
batinin ikiyuzlulugune inat, insanlari kendi arasinda gul gibi gecinir.
icki icene saga sola laf atmadikca dokunmazlar.
bayanlar geceye kadar rahatca dolasirlar sokaklarda, kimse sarkintilik yapmaz, asilmaz.
batinin bize zorla dayatmaya calistigi insana saygi burada tamamen reeldir.
esnafi osmanli esnafi gibidir, lonca hukuku esastir.
trabzonspor sehrin herseyine yakindir.
gordon milne nin dedigi gibi orada herkes futboldan anlar.
beton helvada dondurma yenmeli, boztepede semaverde cay icilmelidir.
uzungolde baligi da unutmamak lazimdir.
huzur veren yaylalara cikmak da elzemdir.
akcaabatta kofte yemezseniz birsey eksik kalir
simdi trabzona saldiriliyor neden mi;
2 tane cocugu gaza getiren serefsizler yuzunden;
sen simdi bu 3-5 capulcu yuzunden trabzonumu fasist ilan ediyorsun;
hak mi bu?
bu sehir degil mi en cok sehid veren?
biz yetistirmedik mi super vali recep yazicioglunu?
bizden degilmiydi turkiyenin en super bakani adnan kahveci?
hep muhalif nuray mert nereli bir arastirin bakalim?
caykaralisi, oflusu hep hoca degilmidir?
biraz insaf be kardesim...
baska yerlere yapilan yardimlarin onda birini almadi trabzon devletten,
trabzon kendi yaginda kavrulmadi mi 80 senedir?
simdi 3-5 capulcunun kandirdigi 2 cocuk yuzunden fasist mi olduk?
bizde solcusu-sagcisi ayni cay masasinda oturur tartisir sonrasinda beraber topunu oynar da ayrilir.
askerini, polisini bagrina basar yorenin insani.
bir hatirlayin mackada teroristler yakalandiginda muhtar komutana mahcup bir sekilde sormustu
komutanim ne gerek vardi askeri yormaya biz zaten size getirecektik bu haini diye;
simdi anladiniz mi bizi?
insani delikanlidir, arkanizdan konusmaz direk yuzune soyler ne soyleyecekse. batinin ikiyuzlulugu yoktur.
vatan, millet deyince kalpler bir ayri carpar trabzonda.
guneydoguya gonullu gidenlerin en cok bulundugu sehirdir trabzon.
mukaddesatin en cok yasandigi sehirlerden biridir. herkesin hafiz oldugu koylerin sayisi az degildir.
batinin ikiyuzlulugune inat, insanlari kendi arasinda gul gibi gecinir.
icki icene saga sola laf atmadikca dokunmazlar.
bayanlar geceye kadar rahatca dolasirlar sokaklarda, kimse sarkintilik yapmaz, asilmaz.
batinin bize zorla dayatmaya calistigi insana saygi burada tamamen reeldir.
esnafi osmanli esnafi gibidir, lonca hukuku esastir.
trabzonspor sehrin herseyine yakindir.
gordon milne nin dedigi gibi orada herkes futboldan anlar.
beton helvada dondurma yenmeli, boztepede semaverde cay icilmelidir.
uzungolde baligi da unutmamak lazimdir.
huzur veren yaylalara cikmak da elzemdir.
akcaabatta kofte yemezseniz birsey eksik kalir
simdi trabzona saldiriliyor neden mi;
2 tane cocugu gaza getiren serefsizler yuzunden;
sen simdi bu 3-5 capulcu yuzunden trabzonumu fasist ilan ediyorsun;
hak mi bu?
bu sehir degil mi en cok sehid veren?
biz yetistirmedik mi super vali recep yazicioglunu?
bizden degilmiydi turkiyenin en super bakani adnan kahveci?
hep muhalif nuray mert nereli bir arastirin bakalim?
caykaralisi, oflusu hep hoca degilmidir?
biraz insaf be kardesim...
baska yerlere yapilan yardimlarin onda birini almadi trabzon devletten,
trabzon kendi yaginda kavrulmadi mi 80 senedir?
simdi 3-5 capulcunun kandirdigi 2 cocuk yuzunden fasist mi olduk?
bizde solcusu-sagcisi ayni cay masasinda oturur tartisir sonrasinda beraber topunu oynar da ayrilir.
askerini, polisini bagrina basar yorenin insani.
bir hatirlayin mackada teroristler yakalandiginda muhtar komutana mahcup bir sekilde sormustu
komutanim ne gerek vardi askeri yormaya biz zaten size getirecektik bu haini diye;
simdi anladiniz mi bizi?
bu hafta ki uykusuzda şu yazıyı okudum canım sıkıldı :
cinayeti önceden bilenlerin tam listesi: ogün samast,yasin hayal, erhan tuncel, yasin hayal in eniştesi,arkadaş çevresinden 10 kişi, ismi açıklanmayan uzun saçlı bi çocuk, bazı "vatansever" büyük abiler, iLKOKUL ÇOCUKLARI DA DAHiL PELiTLi HALKININ ÇOĞU,jandarma, trabzon emniyeti, istanbul emniyeti...
zaten büyük ölçüde bildiğimiz bir husus. lakin canımı sıkan nokta şudur ki kömür gözlü okur; ben bu şehirde okuyorum * öyle büyük şehirlerden buraya gelen akranlarım gibi "lanet olsun alışamadım bu şehre beybi sarıl bana" triplerine girmedim pek. ayaklarımın üstünde durmaya çalıştım. şehrin genel yapısını ve dışarıdan gelen birinin gözüyle trabzon gibi konuları yazmıycam şimdi okur. * direk konuya gireyim dedim giremedim hala okur. kızma bana.*. ben yukarıda bahsi geçen pelitli ilçesinde 1 sene oturdum. ve bazıları medyaya da yansıyan cinayet olaylarını gördüm. ama bu yazıyı okuyunca aslında bilinç altıma attığım * gerçek tokat gibi çarptı yüzüme. o mahalledeki bakkal hasan amca, internet kafeci ender abi, hamburgerci sercan... hepsi biliyorlardı bunu. farkındayım bildiklerinin çünkü mafyatik ilişkilerini biliyorum. hepsi bırakın bir ermeninin, bir insanın öldürüleceğini biliyorlardı önceden...
kimileri pkk eliyle ülkeye sokulan uyuşturucunun trafik hattından, narkoterörden * bahsededursun; buralarda vatansever abilerimiz 14 yaşlarında çocukaların ellerine tutuşturuyorlar suluyu, kuruyu...
zaten ilginç bir hale getirilmiş olan şehrin en acaip bölgelerinden biridir pelitli. ve burada bir süre de olsa yüzyüze baktığım, samimiyet kurduğum insanların aslında içten içe bütün değer yargılarımı tüketecek yalanlara gebe olduklarını bilmek. işte can sıkıcı nokta bu benim için. velhasılı kelam durum budur okur.
tanım : güzel şehir.
cinayeti önceden bilenlerin tam listesi: ogün samast,yasin hayal, erhan tuncel, yasin hayal in eniştesi,arkadaş çevresinden 10 kişi, ismi açıklanmayan uzun saçlı bi çocuk, bazı "vatansever" büyük abiler, iLKOKUL ÇOCUKLARI DA DAHiL PELiTLi HALKININ ÇOĞU,jandarma, trabzon emniyeti, istanbul emniyeti...
zaten büyük ölçüde bildiğimiz bir husus. lakin canımı sıkan nokta şudur ki kömür gözlü okur; ben bu şehirde okuyorum * öyle büyük şehirlerden buraya gelen akranlarım gibi "lanet olsun alışamadım bu şehre beybi sarıl bana" triplerine girmedim pek. ayaklarımın üstünde durmaya çalıştım. şehrin genel yapısını ve dışarıdan gelen birinin gözüyle trabzon gibi konuları yazmıycam şimdi okur. * direk konuya gireyim dedim giremedim hala okur. kızma bana.*. ben yukarıda bahsi geçen pelitli ilçesinde 1 sene oturdum. ve bazıları medyaya da yansıyan cinayet olaylarını gördüm. ama bu yazıyı okuyunca aslında bilinç altıma attığım * gerçek tokat gibi çarptı yüzüme. o mahalledeki bakkal hasan amca, internet kafeci ender abi, hamburgerci sercan... hepsi biliyorlardı bunu. farkındayım bildiklerinin çünkü mafyatik ilişkilerini biliyorum. hepsi bırakın bir ermeninin, bir insanın öldürüleceğini biliyorlardı önceden...
kimileri pkk eliyle ülkeye sokulan uyuşturucunun trafik hattından, narkoterörden * bahsededursun; buralarda vatansever abilerimiz 14 yaşlarında çocukaların ellerine tutuşturuyorlar suluyu, kuruyu...
zaten ilginç bir hale getirilmiş olan şehrin en acaip bölgelerinden biridir pelitli. ve burada bir süre de olsa yüzyüze baktığım, samimiyet kurduğum insanların aslında içten içe bütün değer yargılarımı tüketecek yalanlara gebe olduklarını bilmek. işte can sıkıcı nokta bu benim için. velhasılı kelam durum budur okur.
tanım : güzel şehir.
Trabzonluların yıllık 1000 dolar civarı kişi başına düşen milli gelirleri vardır,Trabzon da fakirdir.Trabzon'a gidilir görülür ve "ulan 90 derece kayalığa nasıl bu evi dikmişler" denilir. 7 8 yaşında çocukların doğu karadenizin genelinde olduğu gibi o küçük boylarıyla tepeleri aşıp o kapkara bulutların, bir anda başlayan sağnak yağmurların altında evlerinden çıkıp hergün okula nasıl gidip geldikleri gözlemlenir.çatı gibi tepende biten sık ormanlar görülür.dik kayalıkları düzleyip kendi ihtiyaçlarını karşılayacak kadar da olsa tarım yapmaları ve tarlaları ilk yağmurda kayıp gitsede gene aynı çabayla tarımlarına devam etmeleri,bu inatçılıkları hayretle izlenir.
Trabzonun da diğer karadeniz şehirleri gibi hali biraz çetindir oranın insanına şekil veren içinde yaşadıkları bu çetin koşullara rağmen oranın insanına aldığından fazlasını neşe ,heyecan ve enerji olarak vermiştir Trabzon.diğer illerimiz Trabzon'un bu halini içinde bulundukları çetin coğrafyaya rağmen buranın insanlarının asabi ama umutlu savaşçılğını örnek almalıdır.
Trabzonun da diğer karadeniz şehirleri gibi hali biraz çetindir oranın insanına şekil veren içinde yaşadıkları bu çetin koşullara rağmen oranın insanına aldığından fazlasını neşe ,heyecan ve enerji olarak vermiştir Trabzon.diğer illerimiz Trabzon'un bu halini içinde bulundukları çetin coğrafyaya rağmen buranın insanlarının asabi ama umutlu savaşçılğını örnek almalıdır.
ye$iliyle, mavisiyle, horonuyla, tulumuyla, yaylalarinin guzel havasiyla hic akildan cikmayan guzel memleketim.
61. entryimi hakkinda girmekten de onur duyarim ayrica.
edit : trabzonlulardan cani yanmi$ birisinin. kotuledigine gore.
61. entryimi hakkinda girmekten de onur duyarim ayrica.
edit : trabzonlulardan cani yanmi$ birisinin. kotuledigine gore.
son dönemde yaşanan ve siyasi açıdan yüksek hassasiyetten ötürü büyük bir "genellemeyelim arkada yer var oraya ilerleyelim" politikasına tabi tutulan şehir.
hayır neyi genellemiyosun ben onu anlamıyorum arkadaşım. yok hayır aslında anlıyorum da asıl sinirlendiğim noktada bu zaten.
rumların "göçertilişinin ardından yerleştirilen milliyetçilik genel değil mi?.. bikaç aileye mi bahşedildi sadece.
bak güzel kardeşim sana şöyle bi örnek vereyim :
ben bu halkın geneline bi anket düzenledim. "geneline" ama. daha doğrusu düzenlenen bi ankette anketör olarak görev aldım. para meselesi falan...
adamların ülkenin ve şehrin enbüyük sorunu nedir? sorusuna verdikleri cevap; trabzonun şampiyon olamaması! oldu.
neyin genellemesinden bahsediyosun.
tamam köydeki insanların meydandaki çarpık kentleşmeye nazaran daha insancıl düşündüklerinin farkındayım. ancak ortak bir tarihe işlendi kan ve gözyaşı...
ortak bir tarihten söz ediyorsak afedersin çatır çatır genelleme yaparım sevgili sözlük yazarı.
hayır neyi genellemiyosun ben onu anlamıyorum arkadaşım. yok hayır aslında anlıyorum da asıl sinirlendiğim noktada bu zaten.
rumların "göçertilişinin ardından yerleştirilen milliyetçilik genel değil mi?.. bikaç aileye mi bahşedildi sadece.
bak güzel kardeşim sana şöyle bi örnek vereyim :
ben bu halkın geneline bi anket düzenledim. "geneline" ama. daha doğrusu düzenlenen bi ankette anketör olarak görev aldım. para meselesi falan...
adamların ülkenin ve şehrin enbüyük sorunu nedir? sorusuna verdikleri cevap; trabzonun şampiyon olamaması! oldu.
neyin genellemesinden bahsediyosun.
tamam köydeki insanların meydandaki çarpık kentleşmeye nazaran daha insancıl düşündüklerinin farkındayım. ancak ortak bir tarihe işlendi kan ve gözyaşı...
ortak bir tarihten söz ediyorsak afedersin çatır çatır genelleme yaparım sevgili sözlük yazarı.
çabuk gaza gelen insanlara -türkiye ortalamasının üzerinde- sahip şehir.
not: şehrin halkı değil, halkın içinden bir kesim kastedilen insanlar.
not: şehrin halkı değil, halkın içinden bir kesim kastedilen insanlar.
yine herşeyi genelleyen zihniyetin kurbanı şehir. bir iki yanlış adamlar çıkınca tüm şehire mal etmek... ben trabzonlu değilim ama bunun yanlışlığı gün gibi ortada. bu karalama kampanyasının aynısını sivas'a da yapmışlardı bu genelleme zihniyeti.
osmanlı döneminde doğu karadeniz'deki tek vilayet olmasından mütevellit osmanlı saray kültürünün bundan 100 yıl öncesine kadar buram buram hissedilebildiği şehzade şehridir.
eski mahallelerini geziniz, arnavut kaldırımlı yollarını, rumlardan kalma küçük evlerini, avrupalı ressamların trabzon resimlerini görünüz, sultanahmet'ten ayıt edemeyeceksiniz. mahalle ve köylerin isimleri bile istanbul'un en eski mahalleleri ile aynıdır, meydanının adı taksim meydanıdır (kopya demeyin, istanbul'daki taksim de trabzon'daki taksim de "bölüştürmek" manasındaki "taksim etmek" fiilinden gelir.), ayasofyası bile vardır ve eski köylerin ismi rumcadır (bendeniz de ana tarafından istoloz'lu baba tarafında zeno'luyum).
sessiz sinemaların nasıl gösterildiğini kaç istanbullu aydın bilir günümüzde? söyleyelim efendim bu yobaz şehirde, tarihi saray sinemasında, sümer sinemasında (isimlere dikkat) oynanan sessiz filmlerde sinemanın bir köşesinde piyano, başında bir piyanist, insanlar sıkılmasın diye klasik batı müziği çalınırmış, hala eskiler anlatır.
istanbul saltanatının, imparatorluk batırmış hain padişahların şehrinde, zevk-i sefa ile şatafatlı yaşayan hanımefendilerin, beyefendilerin paşa bilmemnezadelerin sürdüğü yaşamı, daha mütevazı ama bir o kadar derinden yaşamış bizim dedelerimiz bu şehirde. 3 dilde gazete, dergi varmış, 6 tane tiyatro sahnesi varmış, balolar yaparlarmış, lüküs kamaraya binip istanbul'a giderlermiş.
bunların yanında, her trabzonlu'nun söylediklerini tekrarlamaya gerek yok, geçmişten günümüze ülkemize faydası geçmiş insanlar yetiştirmiştir falan filan...
bugün bunların hiçbirisi yok, sadece trabzon'da değil türkiye'nin hiçbir şehrinde yok. nedeni de ne faşizmdir ne yobazlık. köylüleşen türkiye'nin köylüleşen bir şehridir sadece.
eski mahallelerini geziniz, arnavut kaldırımlı yollarını, rumlardan kalma küçük evlerini, avrupalı ressamların trabzon resimlerini görünüz, sultanahmet'ten ayıt edemeyeceksiniz. mahalle ve köylerin isimleri bile istanbul'un en eski mahalleleri ile aynıdır, meydanının adı taksim meydanıdır (kopya demeyin, istanbul'daki taksim de trabzon'daki taksim de "bölüştürmek" manasındaki "taksim etmek" fiilinden gelir.), ayasofyası bile vardır ve eski köylerin ismi rumcadır (bendeniz de ana tarafından istoloz'lu baba tarafında zeno'luyum).
sessiz sinemaların nasıl gösterildiğini kaç istanbullu aydın bilir günümüzde? söyleyelim efendim bu yobaz şehirde, tarihi saray sinemasında, sümer sinemasında (isimlere dikkat) oynanan sessiz filmlerde sinemanın bir köşesinde piyano, başında bir piyanist, insanlar sıkılmasın diye klasik batı müziği çalınırmış, hala eskiler anlatır.
istanbul saltanatının, imparatorluk batırmış hain padişahların şehrinde, zevk-i sefa ile şatafatlı yaşayan hanımefendilerin, beyefendilerin paşa bilmemnezadelerin sürdüğü yaşamı, daha mütevazı ama bir o kadar derinden yaşamış bizim dedelerimiz bu şehirde. 3 dilde gazete, dergi varmış, 6 tane tiyatro sahnesi varmış, balolar yaparlarmış, lüküs kamaraya binip istanbul'a giderlermiş.
bunların yanında, her trabzonlu'nun söylediklerini tekrarlamaya gerek yok, geçmişten günümüze ülkemize faydası geçmiş insanlar yetiştirmiştir falan filan...
bugün bunların hiçbirisi yok, sadece trabzon'da değil türkiye'nin hiçbir şehrinde yok. nedeni de ne faşizmdir ne yobazlık. köylüleşen türkiye'nin köylüleşen bir şehridir sadece.
trabzon gençliğinin bilinçsiz, fevri, işşiz ve sıkıntılı olduğu acı bir gerçektir. ama bu etkenler böylesine renkli bir şehrin asla en yobaz kent ilan edilmesi konusunda yeterli sebepler değildir. gidip görmeden ya da yaşamadan keskin yorumlar yapmamak gerekir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar