bugün
- sözlük erkeklerini topluca veterinere götürmek9
- bir erkek adam kadınlara yükselmez5
- fırın sütlaç8
- 25 yaşında hala evlenmeyi başaramamış kadın5
- crystal palace7
- erkeği karizmatik gösteren şeyler13
- ömür boyu yalnız kalmak istemek8
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği4
- güney afrika4
- 40'a doğru yaklaşmak4
- 1 80 boyunda kadın olmak10
- 2 kaslı sözlük erkeği arasında tost olmak3
- netflix yapımı izleyen erkek gizli eşcinseldir11
- 40 yaş üstü erkeklerin doğal yaşam alanları5
- futbol19
- avrupa10
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı6
- 22 ekim 2026 trabzonspor hearts maçı10
- türkiye24
- beşiktaş20
- cep telefonu25
- izmirin en güzel semtleri10
- gocu5
- kadınların araba kullanmasına izin vermek2
- kadınların oy vermesi2
- am'i ugly4
- tekirdağ da gece hayatı3
- akepe dönemi15
- sözlükteki amcaları karbon testine yollamak3
- queen ravenna ifşası6
- kale3112'deki 3112'nin anlamı nedir sorunsalı2
- almanya türkiye saat farkı 2'ye çıkıyor3
- meksika açmazı macerası2
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- true22
- cinler ve akıl hastalığı4
- true'nun çaylak olması2
- fransa da sokağa çıkma yasakları10
- uçanyarrak317
- kırşehir de gece hayatı4
- bir tırcı sevmek11
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu12
- wrong turn serisi saçmalığı3
- ben geldim naneler12
- adana da gece hayatı3
- la loba21
- migros ta satılan 1 alana 1 bedava rotring kalem9
- sözlüğün 1 60 boyunda kızlara olan düşmanlığı4
- herkes en sevmediği 3 yazarı açıklamalı3
(bkz: tek aşk)
aşk ' tır. aşk ile yapılmazsa yalan olur.hayatım boyunca kendimi en mutlu hissettiğim tek platform..
tiyatro bir silahtır...
hayatla oyun, oyunla gerçek ve oyuncuyla seyirci arasındaki en kutsal ayna.
gerçeğin parçası olan oyundur.
oyundur yahu oyun!
çocukken oynadıklarımız gibi.
adı üstünde "oyun". herkes biraz çocuktur.
çocukken oynadıklarımız gibi.
adı üstünde "oyun". herkes biraz çocuktur.
Hayatın sahneye uyarlanmış halidir.
sezon açılmasıyla,bilet bulmak için uğruna kuyrukların beklendiği etkinlik.
Güldürürken düşündüren sanat dalı.
binlerce yıldır kullanılmış sanat dalı.
antik yunan da önce tanrıları yüceltip insanları dine yönlendirdi. sonra soylularla dalga geçmeye başladı. soylular durumu farkedip "ulan böyle iyi halk eğlensin, bize de bulaşmasın" diyerek göstermelik bir şekilde destekledi. ortaçağ da kilise yasakladı. sonradan yine dini empoze etme amacıyla kullandı. 2700 yıl sonra brecht geldi bu durumu yıktı ve "bilinçlenin katarsis yaşamayın" dedi. epik tiyatro -uzakdoğunun da etkisiyle- doğdu.
ya politik ya da dini öğelere kurban gitti garibim.
neyse ki çağdaş tiyatro anlayışı bu durumu yıkabilmiştir.
antik yunan da önce tanrıları yüceltip insanları dine yönlendirdi. sonra soylularla dalga geçmeye başladı. soylular durumu farkedip "ulan böyle iyi halk eğlensin, bize de bulaşmasın" diyerek göstermelik bir şekilde destekledi. ortaçağ da kilise yasakladı. sonradan yine dini empoze etme amacıyla kullandı. 2700 yıl sonra brecht geldi bu durumu yıktı ve "bilinçlenin katarsis yaşamayın" dedi. epik tiyatro -uzakdoğunun da etkisiyle- doğdu.
ya politik ya da dini öğelere kurban gitti garibim.
neyse ki çağdaş tiyatro anlayışı bu durumu yıkabilmiştir.
tiyatro, dünya edebiyatını tabiri caizse yalayıp yutmuş insanların sahnede belirli kimliklere bürünerek ders vermesini amaçlayan platformdur.
ilk okul 5 den itibaren oynadığım ünv den sonra bıraktığım bıraktığıma pişman olduğum yaşam tarzımdır çok seviyorum tiyatroyu ben o yetenekle doğmuşum zaten ne mutlu bana.
Sanat, içinde Geleceği Barındıran Bir Silahtır *
yerini akla gelen hiçbir maddi manevi şeyin dolduramayacağı tek sevgili, gerçek sevgili. mutlu eden, zor gününüzde size destek olan, yaşamak için, mutlu uyanmak için bir sebep veren kutsal varlık.
Yaşamanın ta kendisi.
Yaşamanın ta kendisi.
kralmış gibi davranan bir adama seyredenlerin "deli" değil de "sanatçı" diye baktığı gösteri.
tiyatro dünyadan kaçış gibidir bence. sanırım bu yüzdendir ki tiyatroya aşırı bağlanışım ve başıma ne kadar kötü bir olay gelse daha fazla sarılışım. düşünün bir kere; hayatınızda olamayacağınız bir rolü canlandırıyorsunuz ve bunu yaparken kimse sizi durdurup sen bu değilsin demiyor. daha sen bu kişiliğe bürünmeden herkes seni kabullenip öyle izliyorlar hatta. bazen cinsiyetin değişiyor. birkaç dakikalığına bile olsa karşı cinsin neler hissettiğini bağımsız hareketlerinle algılayabiliyorsun. bazen hiç edinemeyeceğin bir özelliğe sahip oluyorsun tiyatro yaparken. ve önceden o özelliğe sahip olan insanları kınarken bir nebze de olsa hak vermeye başlıyorsun. çünkü yaşamadan bilinmez derler ya, işte o anda yaşıyorsun aslında ve o insanların duygularını anlıyorsun. sonra bitince tekrar eski sen oluyorsun ama dışarı çıkınca seni tebrik ederlerken gerçek adını bile bilmeyip, roldeki adınla hitap ediyorlar. rolde aşırı duygusal, sorunlu biriysen tiyatro bitiminde yanına gelip sanki seni avutuyormuş gibi beğendiklerini söylüyorlar; üzülme çok güzel oynadın der gibi. gerçekten gördüm bunu. ve o anda anladım ki tiyatro insanların hayatlarından bir kesiti mutlaka gözler önüne seriyor ve o kadar içine çekmiş ki o oyun insanı, dahası çıkamamış bile ve sizi hala roldeki insan gibi sanıyor. başarınızı da bu sayede anlamış oluyorsunuz.
tiyatro şu hayatta başıma gelen en güzel şeylerden biri diyebilirim. ve hayatta beş şeye tutkum varsa bunlardan biri de tiyatrodur ve hep yerini koruyacaktır. yaşadığım sürece -şuan yaşım çok küçük olmasına rağmen- gerçekten çok büyük mutluluk duyduğum ve çok büyük acı çektiğim şeyler oldu. ve tiyatroya eğilimim, tiyatrodaki duruşum, ilgilenişim bunlar sayesinde oldu hep. hatta yeteneğim bile buna bağlı gelişti.
iki sene önce ilk oyunumda sevgilimin gülen gözlerinin bana çarptığını gördükten sonra yapmadım bir daha tiyatro. hatta seyircisiz boş sahneye bile çıkmadım. çünkü o ölmüştü ve rol yaparken karşıma baktığımda o kişiyi görememekten korktum hep. ama anladım ki hayatın kendisi bir tiyatro ve gerçek hayatta nasıl yoksa tiyatroda da olmayacak ama tek fark izleyecek. bu sayede bağlandım hayata ve tiyatroya; dedim ya ikisi de aynı şey.
ve ilerde bana sorsalar neden tiyatroyu seçtin diye; sanırım cevabım ben onu seçmedim, o beni kendine çekti olur.
tiyatro şu hayatta başıma gelen en güzel şeylerden biri diyebilirim. ve hayatta beş şeye tutkum varsa bunlardan biri de tiyatrodur ve hep yerini koruyacaktır. yaşadığım sürece -şuan yaşım çok küçük olmasına rağmen- gerçekten çok büyük mutluluk duyduğum ve çok büyük acı çektiğim şeyler oldu. ve tiyatroya eğilimim, tiyatrodaki duruşum, ilgilenişim bunlar sayesinde oldu hep. hatta yeteneğim bile buna bağlı gelişti.
iki sene önce ilk oyunumda sevgilimin gülen gözlerinin bana çarptığını gördükten sonra yapmadım bir daha tiyatro. hatta seyircisiz boş sahneye bile çıkmadım. çünkü o ölmüştü ve rol yaparken karşıma baktığımda o kişiyi görememekten korktum hep. ama anladım ki hayatın kendisi bir tiyatro ve gerçek hayatta nasıl yoksa tiyatroda da olmayacak ama tek fark izleyecek. bu sayede bağlandım hayata ve tiyatroya; dedim ya ikisi de aynı şey.
ve ilerde bana sorsalar neden tiyatroyu seçtin diye; sanırım cevabım ben onu seçmedim, o beni kendine çekti olur.
insani, insana, insanla, insanca anlatma sanatidir. sahne üstünde de olsaniz, izleyici koltugunda oturuyor da olsaniz heyecan verir. bir kere temas etmisse yüreginize kopamazsiniz.
bir gülen maskesini, bir aglayan maskesini takar duygudan duyguya sürükler sizi.
- "romeo ve juliet" gibi duygu yüklü,
- "ku$kent" in ku$lari (aristophanes) gibi yaratici ve komik,
- "cyrano" gibi hayran olunasi, (bkz: cyrano de bergerac)
- "kelami" gibi cin fikirli (beni ben mi delirttim - ferhan sensoy),
- "grease" müzikali gibi hareketlidir.
bazen sahnede oyun boyunca tekerlekli bir sandalyede oturan ve hic konusmayan kadinin oyunculuguyla sarsilmaktir.
tiyatro sahnede yasar, dolanir kanli canli, siz de oturdugunuz yerden cekersiniz icinize bir derin nefes gibi..
bir gülen maskesini, bir aglayan maskesini takar duygudan duyguya sürükler sizi.
- "romeo ve juliet" gibi duygu yüklü,
- "ku$kent" in ku$lari (aristophanes) gibi yaratici ve komik,
- "cyrano" gibi hayran olunasi, (bkz: cyrano de bergerac)
- "kelami" gibi cin fikirli (beni ben mi delirttim - ferhan sensoy),
- "grease" müzikali gibi hareketlidir.
bazen sahnede oyun boyunca tekerlekli bir sandalyede oturan ve hic konusmayan kadinin oyunculuguyla sarsilmaktir.
tiyatro sahnede yasar, dolanir kanli canli, siz de oturdugunuz yerden cekersiniz icinize bir derin nefes gibi..
muazzam bir olay. hayatın idman yeri. hayata hazırlanmak için çok güzel bir fırsat.
insanı insana insanca anlatma sanatıdır. shakespeare'in bu nacizane tanımını beğenmeyip içini boş bulanlar olacaktır. ancak yine de en kısa tarifi budur bu işin.
sadece büyük bir aşkla yapılabilecek olan sanat dalı.
doğaya ayna tutma sanatı.
hayatımın geri kalanı.
hayatımın geri kalanı.
hayat demek.
insanın * hayatından çıkarken özgüveni de beraberinde götüren. keşke hep aktif olarak kalsaydın hayatımda.
Turne kavramını çöpe atması gereken sanat dalı. Ulaşım imkanları bu kadar gelişmişken seyirciyi şehir dışından günübirlik oyuna getirmek * hem daha kolay hem daha az maliyetli. Hem konumu hem de kültürel zenginliği bakımından bu konuda Ankara bir merkez olabilir. Yeter ki gerekli yatırımlar yapılsın.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar