bugün
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler16
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi19
- kedi tekmelemek11
- alevi kızların alev alev yanması4
- mehdinin gelmiş olması4
- kadını olduğundan daha çekici kılan şeyler4
- sözlükte marka olmak8
- sözlük yazarlarının manzaraları6
- aslan gibi adam5
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni16
- evreşe bim de bulgar görmek5
- camide rakı içen izmirli kız7
- dede cafe2
- maymundan geldiğine inanan ateist4
- götünde donu olmayıp tatile gitmek9
- sözlükte olayların yükselme hızı5
- cuma salatı2
- insanın karakterini ele veren küçük detaylar3
- süleymancılar14
- nasılsınız fakirler8
- damarsız tüysüz manisa yaprağı13
- daha 17 dizisi aras vs teoman5
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması33
- yemek yapmayı bilmeyen kadın17
- mansur yavaş'ın iyi parti'ye geçmesi9
- iremga32
- ismet birader hangi istanbul ilçesinde belirecek6
- alihan kuriş7
- kesin ihraç talebiyle disipline sevk etmek2
- emre yaban2
- denize çıplak girmek4
- anın görüntüsü30
- altındaki 45 tl zararımı kim ödeyecek sorunsalı10
- true'nin milli olması3
- velvet12
- sözlükte kavga olacak hissi8
- günde 3 litre su içen yürüyen damacanalar9
- trollüğün belirli bir zeka gerektirmesi2
- her şeyi söylerim kimse bana bir şey diyemez6
- sözlükte erkek yazar olmaması6
- siyaset konuşan kızlar3
- her şeyle dalga geçme mertebesine varan insanlar5
- çok sıkıcısınız ben çıkıyorum4
- dönercide kız tavlamak2
- denize bakan ev6
- yaz mevsimi mi kış mevsimi mi5
- araplar gerçek dinden nasıl putlara dönmüştü3
- manitayı yemeğe çıkarıp hesabı multinet ile ödemek2
- lokantada et için gelen kediye ekmek atmak2
- kötü insanlar kötü olduklarının farkında mıdır6
değişik yüz hatlarıyla bağımsız yönetmenlerin gözdesi, festival filmlerinin gediklisi, avustralyalı ve 1960 doğumlu oyuncu.
the beach filminde leonardo di caprio ile oynamıştır.
michael clayton filminde canlandırdığı Karen Crowder rolüyle sekseninci oscar ödül töreninde yardımcı kadın oyuncu heykelini kapmıştır.
kesinlikle oscarı hak etmiştir efendim...
şimdiye kadar 50ye yakın filmde oynamış, bugün aldığı oscar ile birlikte toplam 14 ödül kazanmış bir oyuncu olarak sözlükte hakkında neredeyse hiç entry girilmemiş aktris.
oynadığı filmlerden bazıları;
(bkz: The Beach)
(bkz: The Deep End)
(bkz: Vanilla Sky)
(bkz: Adaptation)
(bkz: Young Adam)
(bkz: Broken Flowers)
(bkz: Constantine)
(bkz: The Chronicles of Narnia)
(bkz: Michael Clayton)
oynadığı filmlerden bazıları;
(bkz: The Beach)
(bkz: The Deep End)
(bkz: Vanilla Sky)
(bkz: Adaptation)
(bkz: Young Adam)
(bkz: Broken Flowers)
(bkz: Constantine)
(bkz: The Chronicles of Narnia)
(bkz: Michael Clayton)
11 ile 28 eylül arasında istanbul modern de seyirciyle buluşacaktır.
Albinoya yakın renkleri ve değişik yüz ifadesi sebebiyle aseksüel bir havaya sahip iskoçyalı aktris, memleketi Nairn'de yeni bir film festivali organize etmiştir.
beyaz perdenin avangardlarından iskoç oyuncudur.
"insan hep kendini oynar. ne yaparsan yap, otobiyografiktir. çünkü sonuçta en son istediğin şey, oynuyormuşsun gibi görünmektir." sözünün sahibidir.
[alıntı]
tilda swinton, kariyerine düşük bütçeli deneysel filmlerle başladı, filmografisinin ilk yedi filminde bağımsız ingiliz sinemasının kışkırtıcı ve eşcinsel eylemcilerinden derek jarman ile çalıştı. prenses diana ile aynı okulda okudu, uzun süre at yarışıyla uğraştı, elektronik müzik grubu orbital'ın "the box" isimli parçasında "uzaylı"yı oynadı, "the maybe" adlı enstalasyon için, günlerce, sekiz saat cam bir prizmanın içinde uyudu, jarman'ın "the garden" filminde meryem ana oldu...
swinton, jarman'ın hayal gücünün tesis ettiği bu deneysel rollerden sonra, 1994'te yönetmenin ölümüyle birlikte rotasını hollywood'a çevirdi: narnia günlükleri'nde beyaz cadı'yı, dipsiz'de (the deep end) korumacı bir anneyi oynadı. üstelik hollywood bunun karşılığını da vermeyi ihmal etmedi, bu yıl avukat'taki (michael clayton) rolü için swinton'ı oscar ile taçlandırdı.
yerleşik kadın imgelerinden uzak, öte-dünyalı imajıyla cinsel kimlik kalıbını bozan, hatta çoğu zaman bu çiftyönlü cinselliği orlando'daki gibi aynı rolde yansıtabilen, androjenin anlamını keşfetmeye devam eden oyuncu, cinsel kutuplarda olduğu kadar çağlar arasında da rahat geçişler yapabiliyor, büründüğü her karaktere hipnotik bir güç yüklüyor.
[/alıntı]
"insan hep kendini oynar. ne yaparsan yap, otobiyografiktir. çünkü sonuçta en son istediğin şey, oynuyormuşsun gibi görünmektir." sözünün sahibidir.
[alıntı]
tilda swinton, kariyerine düşük bütçeli deneysel filmlerle başladı, filmografisinin ilk yedi filminde bağımsız ingiliz sinemasının kışkırtıcı ve eşcinsel eylemcilerinden derek jarman ile çalıştı. prenses diana ile aynı okulda okudu, uzun süre at yarışıyla uğraştı, elektronik müzik grubu orbital'ın "the box" isimli parçasında "uzaylı"yı oynadı, "the maybe" adlı enstalasyon için, günlerce, sekiz saat cam bir prizmanın içinde uyudu, jarman'ın "the garden" filminde meryem ana oldu...
swinton, jarman'ın hayal gücünün tesis ettiği bu deneysel rollerden sonra, 1994'te yönetmenin ölümüyle birlikte rotasını hollywood'a çevirdi: narnia günlükleri'nde beyaz cadı'yı, dipsiz'de (the deep end) korumacı bir anneyi oynadı. üstelik hollywood bunun karşılığını da vermeyi ihmal etmedi, bu yıl avukat'taki (michael clayton) rolü için swinton'ı oscar ile taçlandırdı.
yerleşik kadın imgelerinden uzak, öte-dünyalı imajıyla cinsel kimlik kalıbını bozan, hatta çoğu zaman bu çiftyönlü cinselliği orlando'daki gibi aynı rolde yansıtabilen, androjenin anlamını keşfetmeye devam eden oyuncu, cinsel kutuplarda olduğu kadar çağlar arasında da rahat geçişler yapabiliyor, büründüğü her karaktere hipnotik bir güç yüklüyor.
[/alıntı]
korkunç bir kadındır.
ilk narnia günlükleri'nde görmüştüm kendisini. orada cadı rolündeydi. belki de bundan dolayı olsa gerek benjamin button'da bile bana itici geldi bu hanım ablamız.
ama allah için iyi oynuyor.
ilk narnia günlükleri'nde görmüştüm kendisini. orada cadı rolündeydi. belki de bundan dolayı olsa gerek benjamin button'da bile bana itici geldi bu hanım ablamız.
ama allah için iyi oynuyor.
Son olarak Jim Jarmusch'un The Limits of Control'ünde izlediğimiz abladır.
her ne kadar maskülen bir kadın olsa da seksi kadındır, iyi oyuncudur.
kesinlikle Nadir ve elit oyunculardan
david bowie nin the stars klibinde gördüğümüz zarif aktris.
http://www.youtube.com/watch?v=gH7dMBcg-gE
http://www.youtube.com/watch?v=gH7dMBcg-gE
korkunç derecede zarif oyuncu. eğer cennette bir huri varsa en az bu kadın kadar zariftir.
only lovers left alive filminde bu uhreviliğini bir vampir kisvesi altında harikulade biçimde yansıtmıştır.
only lovers left alive filminde bu uhreviliğini bir vampir kisvesi altında harikulade biçimde yansıtmıştır.
çakma cate blanchett ve onun kadar iyi oyuncu. cate blanchett'a benzerliğinin boyutlarını kavramak için (bkz: (#4754691)
önder özen çok istiyormuş bilic de tamam derse beşiktaşla imzalar.
Çok garip bir tipe ama aynı gariplikte çekiciliğe sahip başarılı oyuncu.
d. 5 Kasım 1960), En iyi Yardımcı Kadın Oyuncu Akademi Ödülü ve BAFTA En iyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü sahibi, 2 kez Altın Küre'ye aday gösterilmiş, ingiliz oyuncu.
1992 yılında Virginia Woolf'un Orlando isimli kitabından uyarlanan aynı isimli filmde Orlando'yu canlandırmıştır.
ilk Altın Küre adaylığını getiren film ise 2001 yapımı The Deep End filmidir. Keanu Reeves'in rol aldığı Constantine filminde Cebrail rolüyle filmde yer almıştır. Tom Cruise'un yer aldığı Vanilla Sky ve Leonardo DiCaprio'nun yer aldığı The Beach gibi filmlerde yardımcı rollerde görünmüştür. The Statement (2003) ve Young Adam (2004) gibi ingiliz filmlerinde rol almış olan oyuncu 2004 Cannes Film Festivali'nin jüri üyelerinden biridir.
Michael Clayton filminde Karen Crowder rolünde gösterdiği performans ile 2. kez Altın Küre'ye ve ilk kez Oscar'a aday gösterilmiştir. Yardımcı kadın oyuncu dalında BAFTA'yı ve Oscar'ı kazanmıştır.
2005 yılında, Swinton'a ingiliz Bağımsız Sinema Ödülleri'nde ingiliz film endüstrisine katkılarından dolayı Richard Harris Ödülü verildi. 2013'te Museum of Modern Art tarafından özel bir övgü aldı.[1]
Aktör John Byrne ile evlidir. Çiftin 2 çocuğu vardır.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Tilda_Swinton
1992 yılında Virginia Woolf'un Orlando isimli kitabından uyarlanan aynı isimli filmde Orlando'yu canlandırmıştır.
ilk Altın Küre adaylığını getiren film ise 2001 yapımı The Deep End filmidir. Keanu Reeves'in rol aldığı Constantine filminde Cebrail rolüyle filmde yer almıştır. Tom Cruise'un yer aldığı Vanilla Sky ve Leonardo DiCaprio'nun yer aldığı The Beach gibi filmlerde yardımcı rollerde görünmüştür. The Statement (2003) ve Young Adam (2004) gibi ingiliz filmlerinde rol almış olan oyuncu 2004 Cannes Film Festivali'nin jüri üyelerinden biridir.
Michael Clayton filminde Karen Crowder rolünde gösterdiği performans ile 2. kez Altın Küre'ye ve ilk kez Oscar'a aday gösterilmiştir. Yardımcı kadın oyuncu dalında BAFTA'yı ve Oscar'ı kazanmıştır.
2005 yılında, Swinton'a ingiliz Bağımsız Sinema Ödülleri'nde ingiliz film endüstrisine katkılarından dolayı Richard Harris Ödülü verildi. 2013'te Museum of Modern Art tarafından özel bir övgü aldı.[1]
Aktör John Byrne ile evlidir. Çiftin 2 çocuğu vardır.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Tilda_Swinton
We Need to Talk About Kevin filminde oyunculuk dersi veren ingiliz aktris.
yanılmıyorsam constantine'de gabriel'i oynamıştı.
edit: bir melekten çok ifrit'e benzemektedir.
(bkz: hımm)
edit: bir melekten çok ifrit'e benzemektedir.
(bkz: hımm)
coen kardeşlerin filmlerinde oynamış kadın. izlediğim filmleri için yorum yapabilirim ancak; iyi oyuncudur. yani ben bi kötülüğünü görmedim, gören varsa söylesin.
sadece aşıklar hayatta kalır daki ölümsüz aşık eve çok iyidir fikrimce.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar