bugün
- dolar isterse 100 olsun3
- velvet55
- geceleri bir kadına sarılıp uyuyamamak10
- arabayla dağdan inerken dinlenecek şarkılar10
- yazarların favori giyim markası14
- yakışıklı erkek denince akla gelen isim10
- sözlüğün en harbi kızı8
- migros'a sorulacak tek soru24
- inanılmaz sıkıcısınız ya6
- ölmedeyiz uludağ sözlük6
- sözlük yazarlarının 2027 kararları6
- sözlüğün en harbi erkeği7
- seninle sevişirken ölmek istiyorum7
- israile atom bombası atmak8
- osuruktan şiirler61
- 2026 ekonomik krizi17
- sözlüğün en cool erkek yazarı6
- insan olmaya ceyrek kala15
- kadınların cinsel başlıkları eksilemesi7
- sözlük yazarlarının karşılaştığı garip olaylar9
- hayattaki en değerli şeyler8
- kendi klanına laf edilince hoplamak6
- öz eleştiri yaparken dikkat edilmesi gerekenler4
- sekiz aydır masturbasyon yapmıyor olmak7
- friedrich hegel la bi cay icek12
- spor ayakkabı5
- okul zorunluluğu2
- aleksey batrakov28
- yargıya güvenen varsa yazsın9
- bir sözlük yazarını kıskanmak13
- michel foucault3
- kova burcunun su grubu yerine hava grubunda olması5
- geceye bir şarkı bırak10
- sigara içmeyi bırakmak istememek8
- dudaktan öpüşmek neden seksle bağlantılı5
- sözlükte güzel kız olmaması sorunsalı8
- victor osimhen20
- manyak olmaya karar verdim3
- evde soğuk kahve yapımı7
- tadej pogacar2
- zeka içerikli entry vs bilgi içerikli entry8
- 20 ağustos 2026 trabzonspor ferencvaros maçı4
- kadınları aşağılamanın moda olması7
- ırkçıların geri zekalı olduğu gerçeği11
- alparslan kuytul15
- arkadaşlar çok hastayım ya10
- migros'tan alışveriş yapınca elit olduğunu sanmak6
- tostumu yaptım11
- hurdacıya gidiyorum7
- bilinçaltı algılama6
değişik yüz hatlarıyla bağımsız yönetmenlerin gözdesi, festival filmlerinin gediklisi, avustralyalı ve 1960 doğumlu oyuncu.
the beach filminde leonardo di caprio ile oynamıştır.
michael clayton filminde canlandırdığı Karen Crowder rolüyle sekseninci oscar ödül töreninde yardımcı kadın oyuncu heykelini kapmıştır.
kesinlikle oscarı hak etmiştir efendim...
şimdiye kadar 50ye yakın filmde oynamış, bugün aldığı oscar ile birlikte toplam 14 ödül kazanmış bir oyuncu olarak sözlükte hakkında neredeyse hiç entry girilmemiş aktris.
oynadığı filmlerden bazıları;
(bkz: The Beach)
(bkz: The Deep End)
(bkz: Vanilla Sky)
(bkz: Adaptation)
(bkz: Young Adam)
(bkz: Broken Flowers)
(bkz: Constantine)
(bkz: The Chronicles of Narnia)
(bkz: Michael Clayton)
oynadığı filmlerden bazıları;
(bkz: The Beach)
(bkz: The Deep End)
(bkz: Vanilla Sky)
(bkz: Adaptation)
(bkz: Young Adam)
(bkz: Broken Flowers)
(bkz: Constantine)
(bkz: The Chronicles of Narnia)
(bkz: Michael Clayton)
11 ile 28 eylül arasında istanbul modern de seyirciyle buluşacaktır.
Albinoya yakın renkleri ve değişik yüz ifadesi sebebiyle aseksüel bir havaya sahip iskoçyalı aktris, memleketi Nairn'de yeni bir film festivali organize etmiştir.
beyaz perdenin avangardlarından iskoç oyuncudur.
"insan hep kendini oynar. ne yaparsan yap, otobiyografiktir. çünkü sonuçta en son istediğin şey, oynuyormuşsun gibi görünmektir." sözünün sahibidir.
[alıntı]
tilda swinton, kariyerine düşük bütçeli deneysel filmlerle başladı, filmografisinin ilk yedi filminde bağımsız ingiliz sinemasının kışkırtıcı ve eşcinsel eylemcilerinden derek jarman ile çalıştı. prenses diana ile aynı okulda okudu, uzun süre at yarışıyla uğraştı, elektronik müzik grubu orbital'ın "the box" isimli parçasında "uzaylı"yı oynadı, "the maybe" adlı enstalasyon için, günlerce, sekiz saat cam bir prizmanın içinde uyudu, jarman'ın "the garden" filminde meryem ana oldu...
swinton, jarman'ın hayal gücünün tesis ettiği bu deneysel rollerden sonra, 1994'te yönetmenin ölümüyle birlikte rotasını hollywood'a çevirdi: narnia günlükleri'nde beyaz cadı'yı, dipsiz'de (the deep end) korumacı bir anneyi oynadı. üstelik hollywood bunun karşılığını da vermeyi ihmal etmedi, bu yıl avukat'taki (michael clayton) rolü için swinton'ı oscar ile taçlandırdı.
yerleşik kadın imgelerinden uzak, öte-dünyalı imajıyla cinsel kimlik kalıbını bozan, hatta çoğu zaman bu çiftyönlü cinselliği orlando'daki gibi aynı rolde yansıtabilen, androjenin anlamını keşfetmeye devam eden oyuncu, cinsel kutuplarda olduğu kadar çağlar arasında da rahat geçişler yapabiliyor, büründüğü her karaktere hipnotik bir güç yüklüyor.
[/alıntı]
"insan hep kendini oynar. ne yaparsan yap, otobiyografiktir. çünkü sonuçta en son istediğin şey, oynuyormuşsun gibi görünmektir." sözünün sahibidir.
[alıntı]
tilda swinton, kariyerine düşük bütçeli deneysel filmlerle başladı, filmografisinin ilk yedi filminde bağımsız ingiliz sinemasının kışkırtıcı ve eşcinsel eylemcilerinden derek jarman ile çalıştı. prenses diana ile aynı okulda okudu, uzun süre at yarışıyla uğraştı, elektronik müzik grubu orbital'ın "the box" isimli parçasında "uzaylı"yı oynadı, "the maybe" adlı enstalasyon için, günlerce, sekiz saat cam bir prizmanın içinde uyudu, jarman'ın "the garden" filminde meryem ana oldu...
swinton, jarman'ın hayal gücünün tesis ettiği bu deneysel rollerden sonra, 1994'te yönetmenin ölümüyle birlikte rotasını hollywood'a çevirdi: narnia günlükleri'nde beyaz cadı'yı, dipsiz'de (the deep end) korumacı bir anneyi oynadı. üstelik hollywood bunun karşılığını da vermeyi ihmal etmedi, bu yıl avukat'taki (michael clayton) rolü için swinton'ı oscar ile taçlandırdı.
yerleşik kadın imgelerinden uzak, öte-dünyalı imajıyla cinsel kimlik kalıbını bozan, hatta çoğu zaman bu çiftyönlü cinselliği orlando'daki gibi aynı rolde yansıtabilen, androjenin anlamını keşfetmeye devam eden oyuncu, cinsel kutuplarda olduğu kadar çağlar arasında da rahat geçişler yapabiliyor, büründüğü her karaktere hipnotik bir güç yüklüyor.
[/alıntı]
korkunç bir kadındır.
ilk narnia günlükleri'nde görmüştüm kendisini. orada cadı rolündeydi. belki de bundan dolayı olsa gerek benjamin button'da bile bana itici geldi bu hanım ablamız.
ama allah için iyi oynuyor.
ilk narnia günlükleri'nde görmüştüm kendisini. orada cadı rolündeydi. belki de bundan dolayı olsa gerek benjamin button'da bile bana itici geldi bu hanım ablamız.
ama allah için iyi oynuyor.
Son olarak Jim Jarmusch'un The Limits of Control'ünde izlediğimiz abladır.
her ne kadar maskülen bir kadın olsa da seksi kadındır, iyi oyuncudur.
kesinlikle Nadir ve elit oyunculardan
david bowie nin the stars klibinde gördüğümüz zarif aktris.
http://www.youtube.com/watch?v=gH7dMBcg-gE
http://www.youtube.com/watch?v=gH7dMBcg-gE
korkunç derecede zarif oyuncu. eğer cennette bir huri varsa en az bu kadın kadar zariftir.
only lovers left alive filminde bu uhreviliğini bir vampir kisvesi altında harikulade biçimde yansıtmıştır.
only lovers left alive filminde bu uhreviliğini bir vampir kisvesi altında harikulade biçimde yansıtmıştır.
çakma cate blanchett ve onun kadar iyi oyuncu. cate blanchett'a benzerliğinin boyutlarını kavramak için (bkz: (#4754691)
önder özen çok istiyormuş bilic de tamam derse beşiktaşla imzalar.
Çok garip bir tipe ama aynı gariplikte çekiciliğe sahip başarılı oyuncu.
d. 5 Kasım 1960), En iyi Yardımcı Kadın Oyuncu Akademi Ödülü ve BAFTA En iyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü sahibi, 2 kez Altın Küre'ye aday gösterilmiş, ingiliz oyuncu.
1992 yılında Virginia Woolf'un Orlando isimli kitabından uyarlanan aynı isimli filmde Orlando'yu canlandırmıştır.
ilk Altın Küre adaylığını getiren film ise 2001 yapımı The Deep End filmidir. Keanu Reeves'in rol aldığı Constantine filminde Cebrail rolüyle filmde yer almıştır. Tom Cruise'un yer aldığı Vanilla Sky ve Leonardo DiCaprio'nun yer aldığı The Beach gibi filmlerde yardımcı rollerde görünmüştür. The Statement (2003) ve Young Adam (2004) gibi ingiliz filmlerinde rol almış olan oyuncu 2004 Cannes Film Festivali'nin jüri üyelerinden biridir.
Michael Clayton filminde Karen Crowder rolünde gösterdiği performans ile 2. kez Altın Küre'ye ve ilk kez Oscar'a aday gösterilmiştir. Yardımcı kadın oyuncu dalında BAFTA'yı ve Oscar'ı kazanmıştır.
2005 yılında, Swinton'a ingiliz Bağımsız Sinema Ödülleri'nde ingiliz film endüstrisine katkılarından dolayı Richard Harris Ödülü verildi. 2013'te Museum of Modern Art tarafından özel bir övgü aldı.[1]
Aktör John Byrne ile evlidir. Çiftin 2 çocuğu vardır.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Tilda_Swinton
1992 yılında Virginia Woolf'un Orlando isimli kitabından uyarlanan aynı isimli filmde Orlando'yu canlandırmıştır.
ilk Altın Küre adaylığını getiren film ise 2001 yapımı The Deep End filmidir. Keanu Reeves'in rol aldığı Constantine filminde Cebrail rolüyle filmde yer almıştır. Tom Cruise'un yer aldığı Vanilla Sky ve Leonardo DiCaprio'nun yer aldığı The Beach gibi filmlerde yardımcı rollerde görünmüştür. The Statement (2003) ve Young Adam (2004) gibi ingiliz filmlerinde rol almış olan oyuncu 2004 Cannes Film Festivali'nin jüri üyelerinden biridir.
Michael Clayton filminde Karen Crowder rolünde gösterdiği performans ile 2. kez Altın Küre'ye ve ilk kez Oscar'a aday gösterilmiştir. Yardımcı kadın oyuncu dalında BAFTA'yı ve Oscar'ı kazanmıştır.
2005 yılında, Swinton'a ingiliz Bağımsız Sinema Ödülleri'nde ingiliz film endüstrisine katkılarından dolayı Richard Harris Ödülü verildi. 2013'te Museum of Modern Art tarafından özel bir övgü aldı.[1]
Aktör John Byrne ile evlidir. Çiftin 2 çocuğu vardır.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Tilda_Swinton
We Need to Talk About Kevin filminde oyunculuk dersi veren ingiliz aktris.
yanılmıyorsam constantine'de gabriel'i oynamıştı.
edit: bir melekten çok ifrit'e benzemektedir.
(bkz: hımm)
edit: bir melekten çok ifrit'e benzemektedir.
(bkz: hımm)
coen kardeşlerin filmlerinde oynamış kadın. izlediğim filmleri için yorum yapabilirim ancak; iyi oyuncudur. yani ben bi kötülüğünü görmedim, gören varsa söylesin.
sadece aşıklar hayatta kalır daki ölümsüz aşık eve çok iyidir fikrimce.
Gündemdeki Haberler