bugün
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı27
- gocu26
- gömü bulmak8
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı6
- gocu abiyi akşamki boks maçına hazırlamak5
- melih gökçek'e soruşturma açılması8
- claudian clouds9
- sesli kitap dinlemek4
- virginia'dan arizona'ya gitmek2
- ibrahim ethem hacıosmanoğlu3
- yaşlı insanlar neden huysuz olur6
- çi çi çi çiçeğum çiçeğum da çiçeğum3
- iş yerinde entry girmek2
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı7
- ermeniler2
- aç karnına kahve içmek8
- kendinden biz diye bahsetmek6
- paris saint germain2
- aslında 1999 yılında olmamız4
- şive şakası4
- yazarların sevdiği sözler2
- bu koyden olsam ne olacak20
- sarapci koala79
- anayasanın ilk 3 maddesi2
- dinlerin yalan olması17
- genç yaşta ölen ünlüler2
- hayatının yavaş yavaş düzene girmesi2
- sözlüğün güzel yer olması3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı9
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası10
- doğru insanı bulmak3
- melek mosso'dan canlı canlı vazgeç gönlüm dinlemek2
- sarı torba8
- dövüşlü film izleyip gaza gelmek4
- boğazı yüzerek geçmek3
- sözlükteki botlar4
- telefonun şarj bölgesi temassızlığı2
- ağlama melis2
- 30 ağustos 2026 samsunspor fenerbahçe maçı19
- nepal'deki sel felaketi6
- dün gece sözlükte yaşanan terbiyesiz olay2
- hayda rinna rinna rinna rinanay3
- sımsıkı sıkı sıkı sıkı sıkı sar beni2
- cincinnati cini2
- ekşi sözlük4
- lise yılları kurtlar vadisine denk gelmek3
- güne sporla başlamak3
- uzaylıların sefaköyü istila etmesi3
- online listesi3
- otobüsten inerken şoföre teşekkür etmek2
değişik yüz hatlarıyla bağımsız yönetmenlerin gözdesi, festival filmlerinin gediklisi, avustralyalı ve 1960 doğumlu oyuncu.
the beach filminde leonardo di caprio ile oynamıştır.
michael clayton filminde canlandırdığı Karen Crowder rolüyle sekseninci oscar ödül töreninde yardımcı kadın oyuncu heykelini kapmıştır.
kesinlikle oscarı hak etmiştir efendim...
şimdiye kadar 50ye yakın filmde oynamış, bugün aldığı oscar ile birlikte toplam 14 ödül kazanmış bir oyuncu olarak sözlükte hakkında neredeyse hiç entry girilmemiş aktris.
oynadığı filmlerden bazıları;
(bkz: The Beach)
(bkz: The Deep End)
(bkz: Vanilla Sky)
(bkz: Adaptation)
(bkz: Young Adam)
(bkz: Broken Flowers)
(bkz: Constantine)
(bkz: The Chronicles of Narnia)
(bkz: Michael Clayton)
oynadığı filmlerden bazıları;
(bkz: The Beach)
(bkz: The Deep End)
(bkz: Vanilla Sky)
(bkz: Adaptation)
(bkz: Young Adam)
(bkz: Broken Flowers)
(bkz: Constantine)
(bkz: The Chronicles of Narnia)
(bkz: Michael Clayton)
11 ile 28 eylül arasında istanbul modern de seyirciyle buluşacaktır.
Albinoya yakın renkleri ve değişik yüz ifadesi sebebiyle aseksüel bir havaya sahip iskoçyalı aktris, memleketi Nairn'de yeni bir film festivali organize etmiştir.
beyaz perdenin avangardlarından iskoç oyuncudur.
"insan hep kendini oynar. ne yaparsan yap, otobiyografiktir. çünkü sonuçta en son istediğin şey, oynuyormuşsun gibi görünmektir." sözünün sahibidir.
[alıntı]
tilda swinton, kariyerine düşük bütçeli deneysel filmlerle başladı, filmografisinin ilk yedi filminde bağımsız ingiliz sinemasının kışkırtıcı ve eşcinsel eylemcilerinden derek jarman ile çalıştı. prenses diana ile aynı okulda okudu, uzun süre at yarışıyla uğraştı, elektronik müzik grubu orbital'ın "the box" isimli parçasında "uzaylı"yı oynadı, "the maybe" adlı enstalasyon için, günlerce, sekiz saat cam bir prizmanın içinde uyudu, jarman'ın "the garden" filminde meryem ana oldu...
swinton, jarman'ın hayal gücünün tesis ettiği bu deneysel rollerden sonra, 1994'te yönetmenin ölümüyle birlikte rotasını hollywood'a çevirdi: narnia günlükleri'nde beyaz cadı'yı, dipsiz'de (the deep end) korumacı bir anneyi oynadı. üstelik hollywood bunun karşılığını da vermeyi ihmal etmedi, bu yıl avukat'taki (michael clayton) rolü için swinton'ı oscar ile taçlandırdı.
yerleşik kadın imgelerinden uzak, öte-dünyalı imajıyla cinsel kimlik kalıbını bozan, hatta çoğu zaman bu çiftyönlü cinselliği orlando'daki gibi aynı rolde yansıtabilen, androjenin anlamını keşfetmeye devam eden oyuncu, cinsel kutuplarda olduğu kadar çağlar arasında da rahat geçişler yapabiliyor, büründüğü her karaktere hipnotik bir güç yüklüyor.
[/alıntı]
"insan hep kendini oynar. ne yaparsan yap, otobiyografiktir. çünkü sonuçta en son istediğin şey, oynuyormuşsun gibi görünmektir." sözünün sahibidir.
[alıntı]
tilda swinton, kariyerine düşük bütçeli deneysel filmlerle başladı, filmografisinin ilk yedi filminde bağımsız ingiliz sinemasının kışkırtıcı ve eşcinsel eylemcilerinden derek jarman ile çalıştı. prenses diana ile aynı okulda okudu, uzun süre at yarışıyla uğraştı, elektronik müzik grubu orbital'ın "the box" isimli parçasında "uzaylı"yı oynadı, "the maybe" adlı enstalasyon için, günlerce, sekiz saat cam bir prizmanın içinde uyudu, jarman'ın "the garden" filminde meryem ana oldu...
swinton, jarman'ın hayal gücünün tesis ettiği bu deneysel rollerden sonra, 1994'te yönetmenin ölümüyle birlikte rotasını hollywood'a çevirdi: narnia günlükleri'nde beyaz cadı'yı, dipsiz'de (the deep end) korumacı bir anneyi oynadı. üstelik hollywood bunun karşılığını da vermeyi ihmal etmedi, bu yıl avukat'taki (michael clayton) rolü için swinton'ı oscar ile taçlandırdı.
yerleşik kadın imgelerinden uzak, öte-dünyalı imajıyla cinsel kimlik kalıbını bozan, hatta çoğu zaman bu çiftyönlü cinselliği orlando'daki gibi aynı rolde yansıtabilen, androjenin anlamını keşfetmeye devam eden oyuncu, cinsel kutuplarda olduğu kadar çağlar arasında da rahat geçişler yapabiliyor, büründüğü her karaktere hipnotik bir güç yüklüyor.
[/alıntı]
korkunç bir kadındır.
ilk narnia günlükleri'nde görmüştüm kendisini. orada cadı rolündeydi. belki de bundan dolayı olsa gerek benjamin button'da bile bana itici geldi bu hanım ablamız.
ama allah için iyi oynuyor.
ilk narnia günlükleri'nde görmüştüm kendisini. orada cadı rolündeydi. belki de bundan dolayı olsa gerek benjamin button'da bile bana itici geldi bu hanım ablamız.
ama allah için iyi oynuyor.
Son olarak Jim Jarmusch'un The Limits of Control'ünde izlediğimiz abladır.
her ne kadar maskülen bir kadın olsa da seksi kadındır, iyi oyuncudur.
kesinlikle Nadir ve elit oyunculardan
david bowie nin the stars klibinde gördüğümüz zarif aktris.
http://www.youtube.com/watch?v=gH7dMBcg-gE
http://www.youtube.com/watch?v=gH7dMBcg-gE
korkunç derecede zarif oyuncu. eğer cennette bir huri varsa en az bu kadın kadar zariftir.
only lovers left alive filminde bu uhreviliğini bir vampir kisvesi altında harikulade biçimde yansıtmıştır.
only lovers left alive filminde bu uhreviliğini bir vampir kisvesi altında harikulade biçimde yansıtmıştır.
çakma cate blanchett ve onun kadar iyi oyuncu. cate blanchett'a benzerliğinin boyutlarını kavramak için (bkz: (#4754691)
önder özen çok istiyormuş bilic de tamam derse beşiktaşla imzalar.
Çok garip bir tipe ama aynı gariplikte çekiciliğe sahip başarılı oyuncu.
d. 5 Kasım 1960), En iyi Yardımcı Kadın Oyuncu Akademi Ödülü ve BAFTA En iyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü sahibi, 2 kez Altın Küre'ye aday gösterilmiş, ingiliz oyuncu.
1992 yılında Virginia Woolf'un Orlando isimli kitabından uyarlanan aynı isimli filmde Orlando'yu canlandırmıştır.
ilk Altın Küre adaylığını getiren film ise 2001 yapımı The Deep End filmidir. Keanu Reeves'in rol aldığı Constantine filminde Cebrail rolüyle filmde yer almıştır. Tom Cruise'un yer aldığı Vanilla Sky ve Leonardo DiCaprio'nun yer aldığı The Beach gibi filmlerde yardımcı rollerde görünmüştür. The Statement (2003) ve Young Adam (2004) gibi ingiliz filmlerinde rol almış olan oyuncu 2004 Cannes Film Festivali'nin jüri üyelerinden biridir.
Michael Clayton filminde Karen Crowder rolünde gösterdiği performans ile 2. kez Altın Küre'ye ve ilk kez Oscar'a aday gösterilmiştir. Yardımcı kadın oyuncu dalında BAFTA'yı ve Oscar'ı kazanmıştır.
2005 yılında, Swinton'a ingiliz Bağımsız Sinema Ödülleri'nde ingiliz film endüstrisine katkılarından dolayı Richard Harris Ödülü verildi. 2013'te Museum of Modern Art tarafından özel bir övgü aldı.[1]
Aktör John Byrne ile evlidir. Çiftin 2 çocuğu vardır.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Tilda_Swinton
1992 yılında Virginia Woolf'un Orlando isimli kitabından uyarlanan aynı isimli filmde Orlando'yu canlandırmıştır.
ilk Altın Küre adaylığını getiren film ise 2001 yapımı The Deep End filmidir. Keanu Reeves'in rol aldığı Constantine filminde Cebrail rolüyle filmde yer almıştır. Tom Cruise'un yer aldığı Vanilla Sky ve Leonardo DiCaprio'nun yer aldığı The Beach gibi filmlerde yardımcı rollerde görünmüştür. The Statement (2003) ve Young Adam (2004) gibi ingiliz filmlerinde rol almış olan oyuncu 2004 Cannes Film Festivali'nin jüri üyelerinden biridir.
Michael Clayton filminde Karen Crowder rolünde gösterdiği performans ile 2. kez Altın Küre'ye ve ilk kez Oscar'a aday gösterilmiştir. Yardımcı kadın oyuncu dalında BAFTA'yı ve Oscar'ı kazanmıştır.
2005 yılında, Swinton'a ingiliz Bağımsız Sinema Ödülleri'nde ingiliz film endüstrisine katkılarından dolayı Richard Harris Ödülü verildi. 2013'te Museum of Modern Art tarafından özel bir övgü aldı.[1]
Aktör John Byrne ile evlidir. Çiftin 2 çocuğu vardır.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Tilda_Swinton
We Need to Talk About Kevin filminde oyunculuk dersi veren ingiliz aktris.
yanılmıyorsam constantine'de gabriel'i oynamıştı.
edit: bir melekten çok ifrit'e benzemektedir.
(bkz: hımm)
edit: bir melekten çok ifrit'e benzemektedir.
(bkz: hımm)
coen kardeşlerin filmlerinde oynamış kadın. izlediğim filmleri için yorum yapabilirim ancak; iyi oyuncudur. yani ben bi kötülüğünü görmedim, gören varsa söylesin.
sadece aşıklar hayatta kalır daki ölümsüz aşık eve çok iyidir fikrimce.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar