bugün
- silver ile evlenecek erkek37
- ortama girince herkesin susması10
- hoşlanılan kıza ilk mesaj olarak ne yazılır8
- fenerbahçe nin transferi kapaması18
- iki yıldan beri masturbasyon yapmamak7
- arif kocabıyık6
- birisinin dış görünüşüne aşık olmak8
- plajda tangayla güneşlenen ruslar6
- köfteci yusuf7
- soykırım varsa kanıt nerede diye ağlamak3
- true ve s'i l v'e r m'i s t birlikteliği11
- yazarların en sevdiği küfürler5
- parayla saadet olması18
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı8
- ismet biradere koşarken çelme takmak8
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı11
- evlilikte saygıyı kaybetmek4
- anne4
- 2026 ağustos ayı nasıl geçti5
- silik olması gereken yazarlar sıralı yarım liste2
- sözlükten hatun götürmek7
- sözlük yazarlarının kombinleri11
- kabataş görüntüleri silindi2
- ışıktan altın elde etmek5
- sarapci koala64
- yemek içmek sıçmak boşalmak için yaşamak2
- küpe takan erkek7
- sözlük sapığı2
- sabah kahvaltısını gevrekle yapmak5
- ne yapsam da farklı olduğumu göstersem4
- arkadaşlar falıma bi bakar mısınız8
- mauro icardi10
- eksi karma sahibi yazar4
- amedspor19
- kendine diyar olmak2
- iran düşmanlığı13
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı28
- akın2
- gammazların sözlüğü bitirmiş olması8
- sabah akşam porno seyreden abidin2
- aykolik 31 çekmeyi nerden öğrendi sorunsalı5
- kot ceketin havalı olduğu yıllar9
- evlilikle saadet olması5
- kürt sorunu12
- her yere dalıyım ama kimse beni eleştirmesinciler3
- zengin olunca yapılacak ilk görgüsüzlük9
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması25
- evlenme masrafını balayında kullanmak8
- krkbos2
- wfp gazze de nüfusun 3 te 2 si açlık3
değişik yüz hatlarıyla bağımsız yönetmenlerin gözdesi, festival filmlerinin gediklisi, avustralyalı ve 1960 doğumlu oyuncu.
the beach filminde leonardo di caprio ile oynamıştır.
michael clayton filminde canlandırdığı Karen Crowder rolüyle sekseninci oscar ödül töreninde yardımcı kadın oyuncu heykelini kapmıştır.
kesinlikle oscarı hak etmiştir efendim...
şimdiye kadar 50ye yakın filmde oynamış, bugün aldığı oscar ile birlikte toplam 14 ödül kazanmış bir oyuncu olarak sözlükte hakkında neredeyse hiç entry girilmemiş aktris.
oynadığı filmlerden bazıları;
(bkz: The Beach)
(bkz: The Deep End)
(bkz: Vanilla Sky)
(bkz: Adaptation)
(bkz: Young Adam)
(bkz: Broken Flowers)
(bkz: Constantine)
(bkz: The Chronicles of Narnia)
(bkz: Michael Clayton)
oynadığı filmlerden bazıları;
(bkz: The Beach)
(bkz: The Deep End)
(bkz: Vanilla Sky)
(bkz: Adaptation)
(bkz: Young Adam)
(bkz: Broken Flowers)
(bkz: Constantine)
(bkz: The Chronicles of Narnia)
(bkz: Michael Clayton)
11 ile 28 eylül arasında istanbul modern de seyirciyle buluşacaktır.
Albinoya yakın renkleri ve değişik yüz ifadesi sebebiyle aseksüel bir havaya sahip iskoçyalı aktris, memleketi Nairn'de yeni bir film festivali organize etmiştir.
beyaz perdenin avangardlarından iskoç oyuncudur.
"insan hep kendini oynar. ne yaparsan yap, otobiyografiktir. çünkü sonuçta en son istediğin şey, oynuyormuşsun gibi görünmektir." sözünün sahibidir.
[alıntı]
tilda swinton, kariyerine düşük bütçeli deneysel filmlerle başladı, filmografisinin ilk yedi filminde bağımsız ingiliz sinemasının kışkırtıcı ve eşcinsel eylemcilerinden derek jarman ile çalıştı. prenses diana ile aynı okulda okudu, uzun süre at yarışıyla uğraştı, elektronik müzik grubu orbital'ın "the box" isimli parçasında "uzaylı"yı oynadı, "the maybe" adlı enstalasyon için, günlerce, sekiz saat cam bir prizmanın içinde uyudu, jarman'ın "the garden" filminde meryem ana oldu...
swinton, jarman'ın hayal gücünün tesis ettiği bu deneysel rollerden sonra, 1994'te yönetmenin ölümüyle birlikte rotasını hollywood'a çevirdi: narnia günlükleri'nde beyaz cadı'yı, dipsiz'de (the deep end) korumacı bir anneyi oynadı. üstelik hollywood bunun karşılığını da vermeyi ihmal etmedi, bu yıl avukat'taki (michael clayton) rolü için swinton'ı oscar ile taçlandırdı.
yerleşik kadın imgelerinden uzak, öte-dünyalı imajıyla cinsel kimlik kalıbını bozan, hatta çoğu zaman bu çiftyönlü cinselliği orlando'daki gibi aynı rolde yansıtabilen, androjenin anlamını keşfetmeye devam eden oyuncu, cinsel kutuplarda olduğu kadar çağlar arasında da rahat geçişler yapabiliyor, büründüğü her karaktere hipnotik bir güç yüklüyor.
[/alıntı]
"insan hep kendini oynar. ne yaparsan yap, otobiyografiktir. çünkü sonuçta en son istediğin şey, oynuyormuşsun gibi görünmektir." sözünün sahibidir.
[alıntı]
tilda swinton, kariyerine düşük bütçeli deneysel filmlerle başladı, filmografisinin ilk yedi filminde bağımsız ingiliz sinemasının kışkırtıcı ve eşcinsel eylemcilerinden derek jarman ile çalıştı. prenses diana ile aynı okulda okudu, uzun süre at yarışıyla uğraştı, elektronik müzik grubu orbital'ın "the box" isimli parçasında "uzaylı"yı oynadı, "the maybe" adlı enstalasyon için, günlerce, sekiz saat cam bir prizmanın içinde uyudu, jarman'ın "the garden" filminde meryem ana oldu...
swinton, jarman'ın hayal gücünün tesis ettiği bu deneysel rollerden sonra, 1994'te yönetmenin ölümüyle birlikte rotasını hollywood'a çevirdi: narnia günlükleri'nde beyaz cadı'yı, dipsiz'de (the deep end) korumacı bir anneyi oynadı. üstelik hollywood bunun karşılığını da vermeyi ihmal etmedi, bu yıl avukat'taki (michael clayton) rolü için swinton'ı oscar ile taçlandırdı.
yerleşik kadın imgelerinden uzak, öte-dünyalı imajıyla cinsel kimlik kalıbını bozan, hatta çoğu zaman bu çiftyönlü cinselliği orlando'daki gibi aynı rolde yansıtabilen, androjenin anlamını keşfetmeye devam eden oyuncu, cinsel kutuplarda olduğu kadar çağlar arasında da rahat geçişler yapabiliyor, büründüğü her karaktere hipnotik bir güç yüklüyor.
[/alıntı]
korkunç bir kadındır.
ilk narnia günlükleri'nde görmüştüm kendisini. orada cadı rolündeydi. belki de bundan dolayı olsa gerek benjamin button'da bile bana itici geldi bu hanım ablamız.
ama allah için iyi oynuyor.
ilk narnia günlükleri'nde görmüştüm kendisini. orada cadı rolündeydi. belki de bundan dolayı olsa gerek benjamin button'da bile bana itici geldi bu hanım ablamız.
ama allah için iyi oynuyor.
Son olarak Jim Jarmusch'un The Limits of Control'ünde izlediğimiz abladır.
her ne kadar maskülen bir kadın olsa da seksi kadındır, iyi oyuncudur.
kesinlikle Nadir ve elit oyunculardan
david bowie nin the stars klibinde gördüğümüz zarif aktris.
http://www.youtube.com/watch?v=gH7dMBcg-gE
http://www.youtube.com/watch?v=gH7dMBcg-gE
korkunç derecede zarif oyuncu. eğer cennette bir huri varsa en az bu kadın kadar zariftir.
only lovers left alive filminde bu uhreviliğini bir vampir kisvesi altında harikulade biçimde yansıtmıştır.
only lovers left alive filminde bu uhreviliğini bir vampir kisvesi altında harikulade biçimde yansıtmıştır.
çakma cate blanchett ve onun kadar iyi oyuncu. cate blanchett'a benzerliğinin boyutlarını kavramak için (bkz: (#4754691)
önder özen çok istiyormuş bilic de tamam derse beşiktaşla imzalar.
Çok garip bir tipe ama aynı gariplikte çekiciliğe sahip başarılı oyuncu.
d. 5 Kasım 1960), En iyi Yardımcı Kadın Oyuncu Akademi Ödülü ve BAFTA En iyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü sahibi, 2 kez Altın Küre'ye aday gösterilmiş, ingiliz oyuncu.
1992 yılında Virginia Woolf'un Orlando isimli kitabından uyarlanan aynı isimli filmde Orlando'yu canlandırmıştır.
ilk Altın Küre adaylığını getiren film ise 2001 yapımı The Deep End filmidir. Keanu Reeves'in rol aldığı Constantine filminde Cebrail rolüyle filmde yer almıştır. Tom Cruise'un yer aldığı Vanilla Sky ve Leonardo DiCaprio'nun yer aldığı The Beach gibi filmlerde yardımcı rollerde görünmüştür. The Statement (2003) ve Young Adam (2004) gibi ingiliz filmlerinde rol almış olan oyuncu 2004 Cannes Film Festivali'nin jüri üyelerinden biridir.
Michael Clayton filminde Karen Crowder rolünde gösterdiği performans ile 2. kez Altın Küre'ye ve ilk kez Oscar'a aday gösterilmiştir. Yardımcı kadın oyuncu dalında BAFTA'yı ve Oscar'ı kazanmıştır.
2005 yılında, Swinton'a ingiliz Bağımsız Sinema Ödülleri'nde ingiliz film endüstrisine katkılarından dolayı Richard Harris Ödülü verildi. 2013'te Museum of Modern Art tarafından özel bir övgü aldı.[1]
Aktör John Byrne ile evlidir. Çiftin 2 çocuğu vardır.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Tilda_Swinton
1992 yılında Virginia Woolf'un Orlando isimli kitabından uyarlanan aynı isimli filmde Orlando'yu canlandırmıştır.
ilk Altın Küre adaylığını getiren film ise 2001 yapımı The Deep End filmidir. Keanu Reeves'in rol aldığı Constantine filminde Cebrail rolüyle filmde yer almıştır. Tom Cruise'un yer aldığı Vanilla Sky ve Leonardo DiCaprio'nun yer aldığı The Beach gibi filmlerde yardımcı rollerde görünmüştür. The Statement (2003) ve Young Adam (2004) gibi ingiliz filmlerinde rol almış olan oyuncu 2004 Cannes Film Festivali'nin jüri üyelerinden biridir.
Michael Clayton filminde Karen Crowder rolünde gösterdiği performans ile 2. kez Altın Küre'ye ve ilk kez Oscar'a aday gösterilmiştir. Yardımcı kadın oyuncu dalında BAFTA'yı ve Oscar'ı kazanmıştır.
2005 yılında, Swinton'a ingiliz Bağımsız Sinema Ödülleri'nde ingiliz film endüstrisine katkılarından dolayı Richard Harris Ödülü verildi. 2013'te Museum of Modern Art tarafından özel bir övgü aldı.[1]
Aktör John Byrne ile evlidir. Çiftin 2 çocuğu vardır.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Tilda_Swinton
We Need to Talk About Kevin filminde oyunculuk dersi veren ingiliz aktris.
yanılmıyorsam constantine'de gabriel'i oynamıştı.
edit: bir melekten çok ifrit'e benzemektedir.
(bkz: hımm)
edit: bir melekten çok ifrit'e benzemektedir.
(bkz: hımm)
coen kardeşlerin filmlerinde oynamış kadın. izlediğim filmleri için yorum yapabilirim ancak; iyi oyuncudur. yani ben bi kötülüğünü görmedim, gören varsa söylesin.
sadece aşıklar hayatta kalır daki ölümsüz aşık eve çok iyidir fikrimce.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar