bugün
- diamond bosphoruss denen yazar22
- sedat pekmez25
- gerilla taktiği4
- çaylak edildim diye ağlayan troll8
- ulu sözlük yazarlarının kıskanç olması4
- çaylak ettiğiniz yazarın göz yaşlarıyla eğlenmek7
- sözlükte erkekleri istemiyoruz22
- tarihte kürşad diye birinin hiç yaşamaması10
- abdullah öcalan'ın kürt kadınlarına hakaret etmesi5
- evde uzun boylu adam gördüm diyen kız3
- aziz yıldırım'ın fetö ile mücadelesi7
- sex asnasında beddua almak4
- anama da söv3
- suca suruklenen cocuk true'nun fake hesabı5
- sessiz insanların çok gözlem yapması4
- rahmi koç'un kürt kadın fıkrası tartışması2
- yine sözlük yazarlarının ağzından bal damlıyor4
- birbirine sürtünen duyarlı et parçası3
- karımı çalıştırmam diyen erkek kalmaması2
- as macaa2
- heyt bea6
- devlettapar2
- verilen yetkiyi kötüye kullanmak4
- ağız ishali olan yazarlar4
- internetten önce ne yapılıyordu sorusu6
- heyecanlıyım sözlük4
- yazarların on üzerinden komiklikleri46
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- taze kekik2
- uludağ sözlük discord grubu11
- hakkınızı helal edin arkadaşlar3
- kadınların kadınlarda kıskandığı şeyler2
- ismet bin dawkins el sapiens'i entomologevi2
- faik öztrak7
- ilk maaş4
- birine geç kalmak10
- insanlardan nefret etmek9
- sarı tekerim deliğine girerim sen mahvederim3
- penis boyutunun önemi4
- tai lung3
- gammazlama aparatı2
- katılım bankacılığı3
- ne güzel sözlük2
- yer sofrası7
- ırmak koparan2
- true nun çaylak olması2
- entry girerken dizleri sızlayan yuzır2
- kaskı miğfer sanan motorcu tip2
- ulan hepiniz oradaydınız2
- gammazlık müessesinin eski değerini yitirmesi2
beyaz perdenin avangardlarından iskoç oyuncudur.
"insan hep kendini oynar. ne yaparsan yap, otobiyografiktir. çünkü sonuçta en son istediğin şey, oynuyormuşsun gibi görünmektir." sözünün sahibidir.
[alıntı]
tilda swinton, kariyerine düşük bütçeli deneysel filmlerle başladı, filmografisinin ilk yedi filminde bağımsız ingiliz sinemasının kışkırtıcı ve eşcinsel eylemcilerinden derek jarman ile çalıştı. prenses diana ile aynı okulda okudu, uzun süre at yarışıyla uğraştı, elektronik müzik grubu orbital'ın "the box" isimli parçasında "uzaylı"yı oynadı, "the maybe" adlı enstalasyon için, günlerce, sekiz saat cam bir prizmanın içinde uyudu, jarman'ın "the garden" filminde meryem ana oldu...
swinton, jarman'ın hayal gücünün tesis ettiği bu deneysel rollerden sonra, 1994'te yönetmenin ölümüyle birlikte rotasını hollywood'a çevirdi: narnia günlükleri'nde beyaz cadı'yı, dipsiz'de (the deep end) korumacı bir anneyi oynadı. üstelik hollywood bunun karşılığını da vermeyi ihmal etmedi, bu yıl avukat'taki (michael clayton) rolü için swinton'ı oscar ile taçlandırdı.
yerleşik kadın imgelerinden uzak, öte-dünyalı imajıyla cinsel kimlik kalıbını bozan, hatta çoğu zaman bu çiftyönlü cinselliği orlando'daki gibi aynı rolde yansıtabilen, androjenin anlamını keşfetmeye devam eden oyuncu, cinsel kutuplarda olduğu kadar çağlar arasında da rahat geçişler yapabiliyor, büründüğü her karaktere hipnotik bir güç yüklüyor.
[/alıntı]
"insan hep kendini oynar. ne yaparsan yap, otobiyografiktir. çünkü sonuçta en son istediğin şey, oynuyormuşsun gibi görünmektir." sözünün sahibidir.
[alıntı]
tilda swinton, kariyerine düşük bütçeli deneysel filmlerle başladı, filmografisinin ilk yedi filminde bağımsız ingiliz sinemasının kışkırtıcı ve eşcinsel eylemcilerinden derek jarman ile çalıştı. prenses diana ile aynı okulda okudu, uzun süre at yarışıyla uğraştı, elektronik müzik grubu orbital'ın "the box" isimli parçasında "uzaylı"yı oynadı, "the maybe" adlı enstalasyon için, günlerce, sekiz saat cam bir prizmanın içinde uyudu, jarman'ın "the garden" filminde meryem ana oldu...
swinton, jarman'ın hayal gücünün tesis ettiği bu deneysel rollerden sonra, 1994'te yönetmenin ölümüyle birlikte rotasını hollywood'a çevirdi: narnia günlükleri'nde beyaz cadı'yı, dipsiz'de (the deep end) korumacı bir anneyi oynadı. üstelik hollywood bunun karşılığını da vermeyi ihmal etmedi, bu yıl avukat'taki (michael clayton) rolü için swinton'ı oscar ile taçlandırdı.
yerleşik kadın imgelerinden uzak, öte-dünyalı imajıyla cinsel kimlik kalıbını bozan, hatta çoğu zaman bu çiftyönlü cinselliği orlando'daki gibi aynı rolde yansıtabilen, androjenin anlamını keşfetmeye devam eden oyuncu, cinsel kutuplarda olduğu kadar çağlar arasında da rahat geçişler yapabiliyor, büründüğü her karaktere hipnotik bir güç yüklüyor.
[/alıntı]
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
