bugün
- atatürk'ün boyunun 164cm olması16
- chp kapatılsın kampanyası6
- masklavi'nin düşünceleri18
- gammazlar çetesi17
- bisiklet marka tavsiyesi7
- chp'nin hali ne olacak46
- sıkıntı vermeyen akraba2
- hoşlanılan kızla buluşmadan önce eskorta gitmek3
- sevgiliden ayrılınca spor salonuna yazılan erkek2
- katatespizartmasi17
- gavurlar niye müslüman olmuyor10
- cemevinde arada lokma yemek vs dağıtılması2
- iran'ın hürmüz boğazı nı kapatması7
- olasılıkları içinden en kötüsünü seçmek2
- düşen ekmeğin yağlı yüzünün halıya denk gelmesi2
- çarpık demokrasi4
- ciddi olunması gereken yerlerde gülme gelmesi2
- gençler iş beğenmiyor diyen genç patron18
- otobüsün son seferini kaçırmak4
- yeşil gözlü kız5
- 40 yaşında hala evlenebileceğini zanneden erkek7
- sude sendromu5
- grok vs gemini vs chatgpt10
- kale3112 de olup true da olmayan ne var4
- iran'ın benim boğazımı kapaması2
- erkekte fizik mi giyim mi daha önemli12
- 24 haziran 2026 miami'ye 100 uzaylı inme ihtimali4
- türkiye de yaşanacak tek yerin izmir olması6
- sözlükte içinden geçeni özgürce yazamama5
- cilgincapkin26
- dam ittifakı5
- sedat pekmez43
- anın görüntüsü16
- düşünce akışını sözlere dökememek3
- nervio abla22
- 10 haziran 2026 beşiktaş bahçeşehir basketbol maçı2
- türkiye de en gereksiz meslek imamlık diyen kadın4
- 6 aydan uzun üyelerin çaylak olmaması2
- aptal insan tarifi4
- feministlerin sınırsız nafaka iptaline kızmaları14
- sözlükte yalnız bir hayat sürmek4
- aykut kocaman6
- attila ilhan2
- kızım seni seviyorum lan3
- gram altın10
- cedidacer'in fenerbahçeli bir ezik olması19
- travmalarınızdan kurtulamazsınız2
- arzu edilene ulaşıldığında anlam ifade etmemesi2
- bir insana yapılabilecek en büyük kötülük19
- disclosure day2
e2'de rastlayarak listeme aldığım ve ancak dün itibariyle 1.sezon 1.bölümünü izleyebildiğim dizi.
türkiye'de hak ettiği ilgiyi göremeyen; dizilerde gerçekçilik arayanların mutlaka izlemesi gereken dizi.
açık ara en iyi polisiye dizisidir bana göre. o kadar gerçekçi ki izlerken kendinizi tamamen diziye kaptırıyorsunuz. ayrıca dizide omar denen karakter bizim sokaklarda dolaşsa kimsenin sokağa çıkacağını sanmıyorum.
shit kelimesine derinlik ve karizma katan dizidir. Evde kendi kendinize şiiiiiiht derken bir yandan da bira yudumlarsanız kendinizi aşırı badass hissetmenize neden olabilir.
imdb'ye ne kadar güvenirsiniz size kalmış ama bu dizi uzun süre en iyi diziler listesinde yerini korumuştur. türkiye'de niçin tutmadığını anlamadığım dizi. kime önersem sıkılıp bırakmakta. üzerine saatlerce konuşacak birini arasam da bulucakmışım gibi durmuyor. neyse diziye gelirsek, gerçek bir efsanedir. konusunu sorarsanız bir cümleyle konusunu açıklamak zordur. onlarca efsane karakterle, baltimore şehri üzerinden amerikayı, amerika üzerinden de sistemi eleştirmektedir. bir hbo klasiği olarak içerisinde onlarca karakter bulundurur. bunları figüran olarak bulundurmaz, hepsini de neredeyse bir ana karakter gibi işler. suçu her yönüyle ele alır sadece görünen yönleriyle değil. sisteme getirdiği eleştiri ve işleme tarzı, adeta bir akademisyenin elinden çıkmış gibidir. uzun lafın kısası, gerçekten de the wire bir diziden fazlasıdır. izleyin, izlettirin.
sayesinde her gün evde yalnızken ıslıkla farmer in the dell çaldığım efsane dizi.
an itibarıyla e2'de yayınlanan zencilerin kirli çamaşırlarını sunan dizidir.
Bir polis ölmüştür ve departmanda, polisi masaya yatırma kararı alınır. Gerçekten masaya yatırmaktan bahsediyorum. Hem de bilardo masası.
Daha sonra ölen adamın arkasından bağıra bağıra "i am a free born man of the usa" diye şarkı söylenir. Kusana kadar içilir. Kustuktan sonra içmeye devam edilir.
Bu amerikanlar çok garip dostum.
Dizide pazar günü ölen bir adamı, pazartesi barda masaya yatırma, salı ve çarşamba taziyeleri kabul etme, perşembe ne yapıyorlar bilemiyorum, cuma da cenaze töreni. Yani 70 yaşındaki ölü bir adam mekan mekan geziyor.
Daha sonra ölen adamın arkasından bağıra bağıra "i am a free born man of the usa" diye şarkı söylenir. Kusana kadar içilir. Kustuktan sonra içmeye devam edilir.
Bu amerikanlar çok garip dostum.
Dizide pazar günü ölen bir adamı, pazartesi barda masaya yatırma, salı ve çarşamba taziyeleri kabul etme, perşembe ne yapıyorlar bilemiyorum, cuma da cenaze töreni. Yani 70 yaşındaki ölü bir adam mekan mekan geziyor.
imdb puanını görmemin akabininde bir gece ansızın baştan sona indirip, izleme listeme eklediğim dizi. ilk bölümü sıkıcı geldiği için sonra izlemeye karar verdim. sonra baktım ki, 4-5 bölüm sıkıcı diye birçok insan diziyi komple bırakmış. bu yüzden keyifli olduğum bir hafta sonu bir veya iki oturuşta ilk sezonu bitirmeyi planlıyorum.
bu dizinin 2.sezonunda nick sobotka'nın bir kız arkadaşı vardır.
şöyle bir şeydir;
http://3.bp.blogspot.com/...-tv_The-Wire-S02E06-2.jpg
daha iyisini görmedim ne sanalda ne reelde.
şöyle bir şeydir;
http://3.bp.blogspot.com/...-tv_The-Wire-S02E06-2.jpg
daha iyisini görmedim ne sanalda ne reelde.
güzeldir, efsanedir, gerçekçidir. hatta o kadar gerçekçidir ki hayatın kendisi kadar da sıkıcıdır. öyle yalayıp yutarak izlenmez yani. g*t ister bunu izlemek.*
introları içerisinde en güzeli, 4.sezondur.
şarkı yorumu olarak tabi ki. yoksa her sezon introsu aynı şarkı, farklı yorum.
https://www.youtube.com/watch?v=ZPKyqAAd4jc
şarkı yorumu olarak tabi ki. yoksa her sezon introsu aynı şarkı, farklı yorum.
https://www.youtube.com/watch?v=ZPKyqAAd4jc
Iyi dizi sıfatına yakışan sayılı dizilerden. Izlediğiniz en iyi dizi ile karşılastırsanız %95 ihtimalle the wire alır. Izleyin.
yapılabilecek en gerçekçi dizidir. öyle kuru aksiyon, artistik kovalamaca, mermilerin havada uçuştuğu çatışmalar falan yoktur. karakterler de olaylar da hayat kadar gerçektir. bu yüzden izlerken eğlenmezsiniz pek ama izlemeye devam edersiniz, hayat gibi aynı.
gece gece şu efsane sahnesi aklıma gelmiş dizidir.
https://www.youtube.com/watch?v=1lElf7D-An8
not : spoiler yoktur.
https://www.youtube.com/watch?v=1lElf7D-An8
not : spoiler yoktur.
ilk sezonunu sırf oz'dan bildiğim aktörlerin hatrına izlemiştim ve bence ortalama bi diziydi. ama artık 3. sezonuyla imdb'de yazan puanı artık hakedendir.
The Wire, Baltimore, Maryland'de geçen bir drama dizisidir. ABD'nin ünlü HBO kanalında yayınlanmaktadır.
Bu kadar bol küfürlu bir yabanci dizi izlemedim daha ilk bölümü.
Başlarda sizi ekrana bağlamak için bir çaba göstermeyen ama zamanla bırakamayacağınız bir hale bürünen bir yapım. Suç ve doğası ile ilgili izlediğim en güzel birkaç şeyden biri diyebilirim. Olabildiğince gerçekçi, dizi/belgesel arası gidip geliyor. Çok fazla detay var ve bunların kalabalık yaratmadan, birbirine dolanmadan güzel bir kurgu içinde aktarılması takdir edilesi. Başrol yok. Hikayesine dalıp gittiğiniz, empati kurabildiğiniz orijinal ve derinlikli karakterler var. Yayınlandığı dönem güncel olarak takip edebilseydim daha büyük bir etki yaratabilirdi belki. Şimdi bu örneğe öykünen yapımların sayısı daha fazla.
9/10
9/10
bildiğin efsane, öyle boş Hollywood işi falan sanma. Bu dizi sana sokağın ta kendisini gösterir. Baltimore'un boku, pisliği, polisin çaresizliği, torbacının zekası... Her şey aynanın karşısında gibi. Ne iyi var ne kötü, herkes ekmeğinin peşinde, herkes kendi kuralını yazıyor. Olay sadece uyuşturucu da değil, amına koduğumun sisteminin nasıl işlediğini, polisinden siyasetçisine kadar herkesin nasıl çürümüş olduğunu anlatan bir başyapıt bu. izlemediysen çok şey kaçırıyorsun, net!
güncel Önemli Başlıklar
