bugün
- nervio abla16
- haklı olduğu halde susan insan6
- türkiye'de iyi bir insan olmak11
- köşe başı dükkanlar erotik shop olsun11
- sedat pekmez42
- müsavat dervişoğlu4
- feministlerin sınırsız nafaka iptaline kızmaları9
- m r e r e c t o22
- gençler iş beğenmiyor diyen genç patron14
- sanatçılardan kılıçdaroğluna büyük tokat5
- sabahat akkiraz'ı çok seviyorum ne yapmalıyım2
- toyota rav 42
- 25 yıllık akp iktidarından çıkarılacak ders12
- kadınların beğenilme arzusu ve ilgi açlığı3
- hiç gelmeyecek birini beklemek9
- evli insanların bekarlara sen de evlen baskısı3
- cedidacer'in fenerbahçeli bir ezik olması19
- meriç2
- teklif edip asla ısrar etmeyen insan4
- bir insana yapılabilecek en büyük kötülük19
- carl gustav jung2
- schopenhauer'un kadın nefreti6
- sözlükte hic tayt giyen kız olmaması9
- larisalisa öldü mü6
- bu ne zeytini2
- küfürbaz haydo6
- türk erkeği azerbaycan kızı evliliği7
- diyetisyen eşliğinde zayıflamak4
- gocu26
- 6'ncı nesil uçakta dünyada söz sahibi olmamız11
- 10 haziran 2026 otokoç'a silahlı saldırı yapılması4
- fakir ve cahilken doğurmak7
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir29
- sek sevilen şeyler4
- anhedonist3
- kötü hissedildiğinde rahatlamak için yapılan şey9
- karton toplayan abi3
- chp'nin hali ne olacak34
- dua4
- lahmacun yiyen erkeklerin kıro olması5
- çelik erişçi4
- altının düşüşü7
- kafa iyiyken başlık açmak2
- ciddi ciddi maymundan geldiğine inanmak8
- seküler erkek muhafazakar kız birlikteliği5
- bir yazarı seven yazarı da sevmemek5
- şarkıcıların chp'nin şarkı kullanımını yasaklaması3
- yemek ücreti2
- kısa şort giyen şişman kız5
- annesizlik8
e2'de rastlayarak listeme aldığım ve ancak dün itibariyle 1.sezon 1.bölümünü izleyebildiğim dizi.
türkiye'de hak ettiği ilgiyi göremeyen; dizilerde gerçekçilik arayanların mutlaka izlemesi gereken dizi.
açık ara en iyi polisiye dizisidir bana göre. o kadar gerçekçi ki izlerken kendinizi tamamen diziye kaptırıyorsunuz. ayrıca dizide omar denen karakter bizim sokaklarda dolaşsa kimsenin sokağa çıkacağını sanmıyorum.
shit kelimesine derinlik ve karizma katan dizidir. Evde kendi kendinize şiiiiiiht derken bir yandan da bira yudumlarsanız kendinizi aşırı badass hissetmenize neden olabilir.
imdb'ye ne kadar güvenirsiniz size kalmış ama bu dizi uzun süre en iyi diziler listesinde yerini korumuştur. türkiye'de niçin tutmadığını anlamadığım dizi. kime önersem sıkılıp bırakmakta. üzerine saatlerce konuşacak birini arasam da bulucakmışım gibi durmuyor. neyse diziye gelirsek, gerçek bir efsanedir. konusunu sorarsanız bir cümleyle konusunu açıklamak zordur. onlarca efsane karakterle, baltimore şehri üzerinden amerikayı, amerika üzerinden de sistemi eleştirmektedir. bir hbo klasiği olarak içerisinde onlarca karakter bulundurur. bunları figüran olarak bulundurmaz, hepsini de neredeyse bir ana karakter gibi işler. suçu her yönüyle ele alır sadece görünen yönleriyle değil. sisteme getirdiği eleştiri ve işleme tarzı, adeta bir akademisyenin elinden çıkmış gibidir. uzun lafın kısası, gerçekten de the wire bir diziden fazlasıdır. izleyin, izlettirin.
sayesinde her gün evde yalnızken ıslıkla farmer in the dell çaldığım efsane dizi.
an itibarıyla e2'de yayınlanan zencilerin kirli çamaşırlarını sunan dizidir.
Bir polis ölmüştür ve departmanda, polisi masaya yatırma kararı alınır. Gerçekten masaya yatırmaktan bahsediyorum. Hem de bilardo masası.
Daha sonra ölen adamın arkasından bağıra bağıra "i am a free born man of the usa" diye şarkı söylenir. Kusana kadar içilir. Kustuktan sonra içmeye devam edilir.
Bu amerikanlar çok garip dostum.
Dizide pazar günü ölen bir adamı, pazartesi barda masaya yatırma, salı ve çarşamba taziyeleri kabul etme, perşembe ne yapıyorlar bilemiyorum, cuma da cenaze töreni. Yani 70 yaşındaki ölü bir adam mekan mekan geziyor.
Daha sonra ölen adamın arkasından bağıra bağıra "i am a free born man of the usa" diye şarkı söylenir. Kusana kadar içilir. Kustuktan sonra içmeye devam edilir.
Bu amerikanlar çok garip dostum.
Dizide pazar günü ölen bir adamı, pazartesi barda masaya yatırma, salı ve çarşamba taziyeleri kabul etme, perşembe ne yapıyorlar bilemiyorum, cuma da cenaze töreni. Yani 70 yaşındaki ölü bir adam mekan mekan geziyor.
imdb puanını görmemin akabininde bir gece ansızın baştan sona indirip, izleme listeme eklediğim dizi. ilk bölümü sıkıcı geldiği için sonra izlemeye karar verdim. sonra baktım ki, 4-5 bölüm sıkıcı diye birçok insan diziyi komple bırakmış. bu yüzden keyifli olduğum bir hafta sonu bir veya iki oturuşta ilk sezonu bitirmeyi planlıyorum.
bu dizinin 2.sezonunda nick sobotka'nın bir kız arkadaşı vardır.
şöyle bir şeydir;
http://3.bp.blogspot.com/...-tv_The-Wire-S02E06-2.jpg
daha iyisini görmedim ne sanalda ne reelde.
şöyle bir şeydir;
http://3.bp.blogspot.com/...-tv_The-Wire-S02E06-2.jpg
daha iyisini görmedim ne sanalda ne reelde.
güzeldir, efsanedir, gerçekçidir. hatta o kadar gerçekçidir ki hayatın kendisi kadar da sıkıcıdır. öyle yalayıp yutarak izlenmez yani. g*t ister bunu izlemek.*
introları içerisinde en güzeli, 4.sezondur.
şarkı yorumu olarak tabi ki. yoksa her sezon introsu aynı şarkı, farklı yorum.
https://www.youtube.com/watch?v=ZPKyqAAd4jc
şarkı yorumu olarak tabi ki. yoksa her sezon introsu aynı şarkı, farklı yorum.
https://www.youtube.com/watch?v=ZPKyqAAd4jc
Iyi dizi sıfatına yakışan sayılı dizilerden. Izlediğiniz en iyi dizi ile karşılastırsanız %95 ihtimalle the wire alır. Izleyin.
yapılabilecek en gerçekçi dizidir. öyle kuru aksiyon, artistik kovalamaca, mermilerin havada uçuştuğu çatışmalar falan yoktur. karakterler de olaylar da hayat kadar gerçektir. bu yüzden izlerken eğlenmezsiniz pek ama izlemeye devam edersiniz, hayat gibi aynı.
gece gece şu efsane sahnesi aklıma gelmiş dizidir.
https://www.youtube.com/watch?v=1lElf7D-An8
not : spoiler yoktur.
https://www.youtube.com/watch?v=1lElf7D-An8
not : spoiler yoktur.
ilk sezonunu sırf oz'dan bildiğim aktörlerin hatrına izlemiştim ve bence ortalama bi diziydi. ama artık 3. sezonuyla imdb'de yazan puanı artık hakedendir.
The Wire, Baltimore, Maryland'de geçen bir drama dizisidir. ABD'nin ünlü HBO kanalında yayınlanmaktadır.
Bu kadar bol küfürlu bir yabanci dizi izlemedim daha ilk bölümü.
Başlarda sizi ekrana bağlamak için bir çaba göstermeyen ama zamanla bırakamayacağınız bir hale bürünen bir yapım. Suç ve doğası ile ilgili izlediğim en güzel birkaç şeyden biri diyebilirim. Olabildiğince gerçekçi, dizi/belgesel arası gidip geliyor. Çok fazla detay var ve bunların kalabalık yaratmadan, birbirine dolanmadan güzel bir kurgu içinde aktarılması takdir edilesi. Başrol yok. Hikayesine dalıp gittiğiniz, empati kurabildiğiniz orijinal ve derinlikli karakterler var. Yayınlandığı dönem güncel olarak takip edebilseydim daha büyük bir etki yaratabilirdi belki. Şimdi bu örneğe öykünen yapımların sayısı daha fazla.
9/10
9/10
bildiğin efsane, öyle boş Hollywood işi falan sanma. Bu dizi sana sokağın ta kendisini gösterir. Baltimore'un boku, pisliği, polisin çaresizliği, torbacının zekası... Her şey aynanın karşısında gibi. Ne iyi var ne kötü, herkes ekmeğinin peşinde, herkes kendi kuralını yazıyor. Olay sadece uyuşturucu da değil, amına koduğumun sisteminin nasıl işlediğini, polisinden siyasetçisine kadar herkesin nasıl çürümüş olduğunu anlatan bir başyapıt bu. izlemediysen çok şey kaçırıyorsun, net!
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
