bugün
- karşılıklı aşk yaşamadan ölmek8
- ben geldim naneler19
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek14
- ferdi özbeğen9
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması18
- sözlükte flörtleşmek18
- neden entry girmiyorsunuz nereye kayboldunuz4
- gay oğlunu sevgilisiyle basan baba3
- kız arkadaşıma hediye edeceğim araba için öneriler11
- devlet kim lan7
- pandela43
- dün erkeklerin yüzde 35'i seks yapmadı4
- çok çişi gelen insan5
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği5
- sevgiliyle sevişirken akla ilyas salmanın gelmesi3
- günün iddaa kuponu2
- 2 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı2
- örgüt evlerinde vurduran dhkp c li kız2
- hem entelektüel hem sikici hem yakışıklı erkek8
- sözlüğü siliyorum dostlar17
- cristiano ronaldo dos santos aveiro2
- erkekler olarak sokakta donla dolaşmak istiyoruz6
- menekşe moru oje4
- pandela tarzı entry gir6
- kaçak bey kullanmayan elektrik5
- wednesdayin annesi8
- geceye 90 lardan bir şarkı bırak5
- rus edebiyatı vs türk edebiyatı3
- 3 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı5
- sözlüğün zıvanadan çıkması4
- ispanyol erkeklerini türk erkekleriyle takas etmek4
- 35 yaşında ölmek4
- renkli gözün türkiyede çok yaygınlaşması5
- mmm pandela poposu kocaman5
- anın görüntüsü20
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları7
- annenin ölmesi5
- yazarlara verilmiş lakaplar3
- azgın türbanlı10
- arkadaşlar bu ayakkabı nasıl8
- tai lung ile revani yemek4
- ince ruhlu erkek olmak2
- gargamel deki akıllara zarar mantık hatası2
- izlenmiş en kusursuz film8
- pandela1bukentay3
- alain delon vs cüneyt arkın5
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- 20263
- zoey2
- güne bir şarkı bırak2
bildiğin efsane, öyle boş Hollywood işi falan sanma. Bu dizi sana sokağın ta kendisini gösterir. Baltimore'un boku, pisliği, polisin çaresizliği, torbacının zekası... Her şey aynanın karşısında gibi. Ne iyi var ne kötü, herkes ekmeğinin peşinde, herkes kendi kuralını yazıyor. Olay sadece uyuşturucu da değil, amına koduğumun sisteminin nasıl işlediğini, polisinden siyasetçisine kadar herkesin nasıl çürümüş olduğunu anlatan bir başyapıt bu. izlemediysen çok şey kaçırıyorsun, net!
Başlarda sizi ekrana bağlamak için bir çaba göstermeyen ama zamanla bırakamayacağınız bir hale bürünen bir yapım. Suç ve doğası ile ilgili izlediğim en güzel birkaç şeyden biri diyebilirim. Olabildiğince gerçekçi, dizi/belgesel arası gidip geliyor. Çok fazla detay var ve bunların kalabalık yaratmadan, birbirine dolanmadan güzel bir kurgu içinde aktarılması takdir edilesi. Başrol yok. Hikayesine dalıp gittiğiniz, empati kurabildiğiniz orijinal ve derinlikli karakterler var. Yayınlandığı dönem güncel olarak takip edebilseydim daha büyük bir etki yaratabilirdi belki. Şimdi bu örneğe öykünen yapımların sayısı daha fazla.
9/10
9/10
Bu kadar bol küfürlu bir yabanci dizi izlemedim daha ilk bölümü.
The Wire, Baltimore, Maryland'de geçen bir drama dizisidir. ABD'nin ünlü HBO kanalında yayınlanmaktadır.
ilk sezonunu sırf oz'dan bildiğim aktörlerin hatrına izlemiştim ve bence ortalama bi diziydi. ama artık 3. sezonuyla imdb'de yazan puanı artık hakedendir.
gece gece şu efsane sahnesi aklıma gelmiş dizidir.
https://www.youtube.com/watch?v=1lElf7D-An8
not : spoiler yoktur.
https://www.youtube.com/watch?v=1lElf7D-An8
not : spoiler yoktur.
yapılabilecek en gerçekçi dizidir. öyle kuru aksiyon, artistik kovalamaca, mermilerin havada uçuştuğu çatışmalar falan yoktur. karakterler de olaylar da hayat kadar gerçektir. bu yüzden izlerken eğlenmezsiniz pek ama izlemeye devam edersiniz, hayat gibi aynı.
Iyi dizi sıfatına yakışan sayılı dizilerden. Izlediğiniz en iyi dizi ile karşılastırsanız %95 ihtimalle the wire alır. Izleyin.
introları içerisinde en güzeli, 4.sezondur.
şarkı yorumu olarak tabi ki. yoksa her sezon introsu aynı şarkı, farklı yorum.
https://www.youtube.com/watch?v=ZPKyqAAd4jc
şarkı yorumu olarak tabi ki. yoksa her sezon introsu aynı şarkı, farklı yorum.
https://www.youtube.com/watch?v=ZPKyqAAd4jc
güzeldir, efsanedir, gerçekçidir. hatta o kadar gerçekçidir ki hayatın kendisi kadar da sıkıcıdır. öyle yalayıp yutarak izlenmez yani. g*t ister bunu izlemek.*
bu dizinin 2.sezonunda nick sobotka'nın bir kız arkadaşı vardır.
şöyle bir şeydir;
http://3.bp.blogspot.com/...-tv_The-Wire-S02E06-2.jpg
daha iyisini görmedim ne sanalda ne reelde.
şöyle bir şeydir;
http://3.bp.blogspot.com/...-tv_The-Wire-S02E06-2.jpg
daha iyisini görmedim ne sanalda ne reelde.
imdb puanını görmemin akabininde bir gece ansızın baştan sona indirip, izleme listeme eklediğim dizi. ilk bölümü sıkıcı geldiği için sonra izlemeye karar verdim. sonra baktım ki, 4-5 bölüm sıkıcı diye birçok insan diziyi komple bırakmış. bu yüzden keyifli olduğum bir hafta sonu bir veya iki oturuşta ilk sezonu bitirmeyi planlıyorum.
Bir polis ölmüştür ve departmanda, polisi masaya yatırma kararı alınır. Gerçekten masaya yatırmaktan bahsediyorum. Hem de bilardo masası.
Daha sonra ölen adamın arkasından bağıra bağıra "i am a free born man of the usa" diye şarkı söylenir. Kusana kadar içilir. Kustuktan sonra içmeye devam edilir.
Bu amerikanlar çok garip dostum.
Dizide pazar günü ölen bir adamı, pazartesi barda masaya yatırma, salı ve çarşamba taziyeleri kabul etme, perşembe ne yapıyorlar bilemiyorum, cuma da cenaze töreni. Yani 70 yaşındaki ölü bir adam mekan mekan geziyor.
Daha sonra ölen adamın arkasından bağıra bağıra "i am a free born man of the usa" diye şarkı söylenir. Kusana kadar içilir. Kustuktan sonra içmeye devam edilir.
Bu amerikanlar çok garip dostum.
Dizide pazar günü ölen bir adamı, pazartesi barda masaya yatırma, salı ve çarşamba taziyeleri kabul etme, perşembe ne yapıyorlar bilemiyorum, cuma da cenaze töreni. Yani 70 yaşındaki ölü bir adam mekan mekan geziyor.
an itibarıyla e2'de yayınlanan zencilerin kirli çamaşırlarını sunan dizidir.
sayesinde her gün evde yalnızken ıslıkla farmer in the dell çaldığım efsane dizi.
imdb'ye ne kadar güvenirsiniz size kalmış ama bu dizi uzun süre en iyi diziler listesinde yerini korumuştur. türkiye'de niçin tutmadığını anlamadığım dizi. kime önersem sıkılıp bırakmakta. üzerine saatlerce konuşacak birini arasam da bulucakmışım gibi durmuyor. neyse diziye gelirsek, gerçek bir efsanedir. konusunu sorarsanız bir cümleyle konusunu açıklamak zordur. onlarca efsane karakterle, baltimore şehri üzerinden amerikayı, amerika üzerinden de sistemi eleştirmektedir. bir hbo klasiği olarak içerisinde onlarca karakter bulundurur. bunları figüran olarak bulundurmaz, hepsini de neredeyse bir ana karakter gibi işler. suçu her yönüyle ele alır sadece görünen yönleriyle değil. sisteme getirdiği eleştiri ve işleme tarzı, adeta bir akademisyenin elinden çıkmış gibidir. uzun lafın kısası, gerçekten de the wire bir diziden fazlasıdır. izleyin, izlettirin.
shit kelimesine derinlik ve karizma katan dizidir. Evde kendi kendinize şiiiiiiht derken bir yandan da bira yudumlarsanız kendinizi aşırı badass hissetmenize neden olabilir.
açık ara en iyi polisiye dizisidir bana göre. o kadar gerçekçi ki izlerken kendinizi tamamen diziye kaptırıyorsunuz. ayrıca dizide omar denen karakter bizim sokaklarda dolaşsa kimsenin sokağa çıkacağını sanmıyorum.
türkiye'de hak ettiği ilgiyi göremeyen; dizilerde gerçekçilik arayanların mutlaka izlemesi gereken dizi.
e2'de rastlayarak listeme aldığım ve ancak dün itibariyle 1.sezon 1.bölümünü izleyebildiğim dizi.
siyasi yolsuzluk, görevden almalar.. gündem acayip sana benziyor be the wire.
oz ve breaking bad ile gelmiş geçmiş en iyi tv yapımı 1.liğini paylaşır. bunları kıyaslayamam bile hepsi epik!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar