bugün
- kiraz cicegi kolonyasi35
- kadın yazarların kavga etmesi10
- sözlük yazarlarının tatlıları14
- sözlük yazarlarının şalgamları5
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı7
- kavga eden iki kadına o an aşık olmak5
- ilişki yapmanın imkansızlaşması4
- abridgeeeee6
- uzun zamandır yapmadığınız şeyler14
- tek şarkı ile müzik zevkini anlat9
- izlenilen ilk yabancı dizi4
- travesti siniri6
- askerde günde iki kere duş alan erkek12
- muslettin amca5
- sözlük kızlarıyla aşk yaşamak5
- sözlükte kavga olunca çok üzülmek2
- bir ümidim olsun her zaman arayım2
- bir sözlük kızının usulca odasına girmek4
- bir ayet reddedince dinden çıkmak18
- her gün aynı yemeği bıkmadan yiyebilen insan9
- arkadaşlar lütfen artık seviyeli olalım5
- kuran da namazın olmaması21
- velvet37
- bir sözlük kızının tatlısını hunharca yemek4
- corona bira içen erkek6
- kız kıza banyo yapmak2
- boşandıktan sonra çocuğuyla ilgilenmeyen baba2
- kavga eden kezbanlardan hangisi daha kezban2
- mesnevideki pornografik hikayeler2
- en son yapılan keyfi harcama4
- arkadaşlar kavga etmeyin6
- bik bik'in mutfağına konuk olmak10
- koca istiyom gel beni al5
- ctrlx10
- arkadaşlar lütfen kavga etmeyin3
- entry silen ezik3
- gandalf yüzüğü neden frodoya emanet etti sorunsalı4
- donald trump6
- pahalılık nedeniyle artık yiyemediğimiz gıdalar2
- domalan kız7
- mehdiye ili2
- karşı cinste çekici gelen şeyler4
- sözlüğün en popi erkeği5
- kendi kendini bıçaklayan adam7
- sözlük yazarlarını en etkileyen mesajlar6
- bir binanın yirminci katı2
- iyi de neden bu öfke2
- hoşlanılan kızın sizi ayaklarıyla tokatlaması7
- seni öldürmeyen şey seni güçlendirir8
- evlenince seni çalıştırmam diyen erkek12
bildiğin efsane, öyle boş Hollywood işi falan sanma. Bu dizi sana sokağın ta kendisini gösterir. Baltimore'un boku, pisliği, polisin çaresizliği, torbacının zekası... Her şey aynanın karşısında gibi. Ne iyi var ne kötü, herkes ekmeğinin peşinde, herkes kendi kuralını yazıyor. Olay sadece uyuşturucu da değil, amına koduğumun sisteminin nasıl işlediğini, polisinden siyasetçisine kadar herkesin nasıl çürümüş olduğunu anlatan bir başyapıt bu. izlemediysen çok şey kaçırıyorsun, net!
Başlarda sizi ekrana bağlamak için bir çaba göstermeyen ama zamanla bırakamayacağınız bir hale bürünen bir yapım. Suç ve doğası ile ilgili izlediğim en güzel birkaç şeyden biri diyebilirim. Olabildiğince gerçekçi, dizi/belgesel arası gidip geliyor. Çok fazla detay var ve bunların kalabalık yaratmadan, birbirine dolanmadan güzel bir kurgu içinde aktarılması takdir edilesi. Başrol yok. Hikayesine dalıp gittiğiniz, empati kurabildiğiniz orijinal ve derinlikli karakterler var. Yayınlandığı dönem güncel olarak takip edebilseydim daha büyük bir etki yaratabilirdi belki. Şimdi bu örneğe öykünen yapımların sayısı daha fazla.
9/10
9/10
Bu kadar bol küfürlu bir yabanci dizi izlemedim daha ilk bölümü.
The Wire, Baltimore, Maryland'de geçen bir drama dizisidir. ABD'nin ünlü HBO kanalında yayınlanmaktadır.
ilk sezonunu sırf oz'dan bildiğim aktörlerin hatrına izlemiştim ve bence ortalama bi diziydi. ama artık 3. sezonuyla imdb'de yazan puanı artık hakedendir.
gece gece şu efsane sahnesi aklıma gelmiş dizidir.
https://www.youtube.com/watch?v=1lElf7D-An8
not : spoiler yoktur.
https://www.youtube.com/watch?v=1lElf7D-An8
not : spoiler yoktur.
yapılabilecek en gerçekçi dizidir. öyle kuru aksiyon, artistik kovalamaca, mermilerin havada uçuştuğu çatışmalar falan yoktur. karakterler de olaylar da hayat kadar gerçektir. bu yüzden izlerken eğlenmezsiniz pek ama izlemeye devam edersiniz, hayat gibi aynı.
Iyi dizi sıfatına yakışan sayılı dizilerden. Izlediğiniz en iyi dizi ile karşılastırsanız %95 ihtimalle the wire alır. Izleyin.
introları içerisinde en güzeli, 4.sezondur.
şarkı yorumu olarak tabi ki. yoksa her sezon introsu aynı şarkı, farklı yorum.
https://www.youtube.com/watch?v=ZPKyqAAd4jc
şarkı yorumu olarak tabi ki. yoksa her sezon introsu aynı şarkı, farklı yorum.
https://www.youtube.com/watch?v=ZPKyqAAd4jc
güzeldir, efsanedir, gerçekçidir. hatta o kadar gerçekçidir ki hayatın kendisi kadar da sıkıcıdır. öyle yalayıp yutarak izlenmez yani. g*t ister bunu izlemek.*
bu dizinin 2.sezonunda nick sobotka'nın bir kız arkadaşı vardır.
şöyle bir şeydir;
http://3.bp.blogspot.com/...-tv_The-Wire-S02E06-2.jpg
daha iyisini görmedim ne sanalda ne reelde.
şöyle bir şeydir;
http://3.bp.blogspot.com/...-tv_The-Wire-S02E06-2.jpg
daha iyisini görmedim ne sanalda ne reelde.
imdb puanını görmemin akabininde bir gece ansızın baştan sona indirip, izleme listeme eklediğim dizi. ilk bölümü sıkıcı geldiği için sonra izlemeye karar verdim. sonra baktım ki, 4-5 bölüm sıkıcı diye birçok insan diziyi komple bırakmış. bu yüzden keyifli olduğum bir hafta sonu bir veya iki oturuşta ilk sezonu bitirmeyi planlıyorum.
Bir polis ölmüştür ve departmanda, polisi masaya yatırma kararı alınır. Gerçekten masaya yatırmaktan bahsediyorum. Hem de bilardo masası.
Daha sonra ölen adamın arkasından bağıra bağıra "i am a free born man of the usa" diye şarkı söylenir. Kusana kadar içilir. Kustuktan sonra içmeye devam edilir.
Bu amerikanlar çok garip dostum.
Dizide pazar günü ölen bir adamı, pazartesi barda masaya yatırma, salı ve çarşamba taziyeleri kabul etme, perşembe ne yapıyorlar bilemiyorum, cuma da cenaze töreni. Yani 70 yaşındaki ölü bir adam mekan mekan geziyor.
Daha sonra ölen adamın arkasından bağıra bağıra "i am a free born man of the usa" diye şarkı söylenir. Kusana kadar içilir. Kustuktan sonra içmeye devam edilir.
Bu amerikanlar çok garip dostum.
Dizide pazar günü ölen bir adamı, pazartesi barda masaya yatırma, salı ve çarşamba taziyeleri kabul etme, perşembe ne yapıyorlar bilemiyorum, cuma da cenaze töreni. Yani 70 yaşındaki ölü bir adam mekan mekan geziyor.
an itibarıyla e2'de yayınlanan zencilerin kirli çamaşırlarını sunan dizidir.
sayesinde her gün evde yalnızken ıslıkla farmer in the dell çaldığım efsane dizi.
imdb'ye ne kadar güvenirsiniz size kalmış ama bu dizi uzun süre en iyi diziler listesinde yerini korumuştur. türkiye'de niçin tutmadığını anlamadığım dizi. kime önersem sıkılıp bırakmakta. üzerine saatlerce konuşacak birini arasam da bulucakmışım gibi durmuyor. neyse diziye gelirsek, gerçek bir efsanedir. konusunu sorarsanız bir cümleyle konusunu açıklamak zordur. onlarca efsane karakterle, baltimore şehri üzerinden amerikayı, amerika üzerinden de sistemi eleştirmektedir. bir hbo klasiği olarak içerisinde onlarca karakter bulundurur. bunları figüran olarak bulundurmaz, hepsini de neredeyse bir ana karakter gibi işler. suçu her yönüyle ele alır sadece görünen yönleriyle değil. sisteme getirdiği eleştiri ve işleme tarzı, adeta bir akademisyenin elinden çıkmış gibidir. uzun lafın kısası, gerçekten de the wire bir diziden fazlasıdır. izleyin, izlettirin.
shit kelimesine derinlik ve karizma katan dizidir. Evde kendi kendinize şiiiiiiht derken bir yandan da bira yudumlarsanız kendinizi aşırı badass hissetmenize neden olabilir.
açık ara en iyi polisiye dizisidir bana göre. o kadar gerçekçi ki izlerken kendinizi tamamen diziye kaptırıyorsunuz. ayrıca dizide omar denen karakter bizim sokaklarda dolaşsa kimsenin sokağa çıkacağını sanmıyorum.
türkiye'de hak ettiği ilgiyi göremeyen; dizilerde gerçekçilik arayanların mutlaka izlemesi gereken dizi.
e2'de rastlayarak listeme aldığım ve ancak dün itibariyle 1.sezon 1.bölümünü izleyebildiğim dizi.
siyasi yolsuzluk, görevden almalar.. gündem acayip sana benziyor be the wire.
oz ve breaking bad ile gelmiş geçmiş en iyi tv yapımı 1.liğini paylaşır. bunları kıyaslayamam bile hepsi epik!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar