bugün
- sözlük yazarlarının bebeksi kombinleri13
- 6 ekim 2026 istanbul imam hatip bıçaklı kavgası18
- kadınlarda beyaz saç modası9
- heyt bea10
- quentin tarantino ile ortaklı dana kesmek5
- fatma betül sayan kaya'nın tmsf'ye iadesi30
- türkiye vs azerbaycan8
- bir kadının size çok tatlısın demesi4
- dua lipa'yı görünce aşırı sinirlenmek5
- yazarların severek okuduğu yazarlar4
- marmaris barlar sokağı3
- ucan tekme atan hipopotam3
- antiçorap2
- sözlükte niye kimse kavga etmiyor sorunsalı6
- iş yerinde sadece işle meşgul olup defolup gitmek4
- iltica36
- ne kadar yaşlısın7
- sözlükteki anaerkil düzen9
- devlet millet bağının kopması5
- dostoversiki2
- yazarların favori saç kesimi2
- nervio'nun erkek olması26
- arkadaşlar bişe dicem ya4
- erkek kaşarları3
- en ucuz sigara 100 lira olmalıdır3
- izmir bombası13
- tek adam rejimi4
- bir çuval kaset2
- sandviç dükkanı açmak4
- kulağı çekilmesi gereken yazarlar2
- hadisler3
- kütüphane de topuklu ile dolaşan kevaşe2
- manifest mina vs dua lipa2
- teke tek kavgada dua lipa'yı tokatlarım3
- dışarıya karşı sert erkek görünen kılıbık4
- resim yüklenemedi3
- from gold from dust26
- sözlükteki gizli gaylerin meme sevdası maskesi3
- saçını sarıya boyatan esmer kadın4
- çalışarak zengin olmak5
- mutlu sözlük kadınları mutlu sözlük demektir3
- reis hangisine yetişsin3
- game of thrones taki kerhaneci21
- lıke la lıke la beni lıke la wallahi geldim tava2
- nihavent reyiz5
- pastırma yazı4
- ayıp olmasın diye depeche mode dinlemek3
- gece 03 43 mesaisi yapan low lullaby çetesi2
- kadın kadın kadın kadın2
- memduh bashgan2
altıncı nesil yazar.
Hoşgelmiş Yazar.
nesildaşım olmakla beraber güzel filmden anlayan yazar.
edit: sayın nesildaşım, bu entry uğruna seovi tarafından eksilendim. gör bak neler çekiyorum.
edit: sayın nesildaşım, bu entry uğruna seovi tarafından eksilendim. gör bak neler çekiyorum.
--spoiler--
siz kandırılmak istiyorsunuz
siz kandırılmak istiyorsunuz
izlememle birlikte favorilerim arasına girmiştir. cinsellik yok, kurgu harika ve en önemlisi içinde nikola tesla var!
`
thomas alva edison`'un hayatı boyunca peşini bırakmadığı, adeta tüm bilimsel çalışmalarının önünü tıkadığı gelmiş geçmiş en önemli bilim adamlarından biri olan nikola tesla'nın hayatından birkaç sahne görmek için bile izlenir. özellikle alternatif akım makinesiyle birlikte konferans düzenlemeye çalıştığı sahne bir harikaydı! her ne kadar kurgu da gerçeğin dışına çıkılmış da olsa, izlemeye fazlasıyla değecek bir film.
`
thomas alva edison`'un hayatı boyunca peşini bırakmadığı, adeta tüm bilimsel çalışmalarının önünü tıkadığı gelmiş geçmiş en önemli bilim adamlarından biri olan nikola tesla'nın hayatından birkaç sahne görmek için bile izlenir. özellikle alternatif akım makinesiyle birlikte konferans düzenlemeye çalıştığı sahne bir harikaydı! her ne kadar kurgu da gerçeğin dışına çıkılmış da olsa, izlemeye fazlasıyla değecek bir film.
+kim bunlar.hükümetin elemanları mı?
-daha kötüsü efendim, edison'un elemanları
-daha kötüsü efendim, edison'un elemanları
sonunun ne olacağını kestirmezsin bitince de bir hafta kendine gelemezsin yüz defa izlesen de hiç sıkılmazsın işte öyle bir film..
"dünyaya dair bildiklerimin yarısını bilseydin sen de içerdin".
uzun zamandır bu kalite ve başarı da bir film daha olmayan, görsel şölen.
uzun zamandır bu kalite ve başarı da bir film daha olmayan, görsel şölen.
nikola tesla hayranlarının ülkemizde yayılmasına neden olan film.
güzel bir bilim kurgu filmi. herkesin bildiği ve takdir ettiği nikola tesla'dan bir parça olması bile, filmi izlenir kılıyor. konusu, görselliği etkileyici, oyuncuları iyi izlenesi film.
hugh jackman ve christian bale'in başrollerini oynadığı çok iyi kurgulanmış bir flim.
iki kumarbazın arasındaki çekişmeyi anlatıyor.aynı zamanda tesla ve edison arsındaki çekişmeye de değiniyor.
iki kumarbazın arasındaki çekişmeyi anlatıyor.aynı zamanda tesla ve edison arsındaki çekişmeye de değiniyor.
yüzyılın en iyi filmi kesinlikle, izlenmeli dikkatle izlenmeli. mükemmel bir kurgusu var.
iki sihirbaz gibi görünsede üç sihirbazın hikayesini anlatan mükemmel bir film. Filmin içinde, teslanın bir elektrik dehası olduğu ve çalışmalarının edison tarafından baltalanmaya çalışıldığı az da olsa belirtilmiştir.
christian bale ile hugh jackman'ın oyunculukta üst seviyeye ulaştığı mükemmel film... harika bir kurgusu var ama ben filmin yarısından sonra filmi çözmüştüm ayıptır söylemesi ( göt kalkar hafiften.).
bir filmin basyapit olabilmesi icin tekrar seyrettigimde de zevk verebilmesini cok onemserim ve bu film ikinci kez seyrediste bile kesinlikle cok buyuk deger kaybedecektir benim icin.ucuz bir film diyemesem de filmde gecen olaylarin cok hizli gecilmesinden dolayi ve cogu yerinin "sonum icin bile olsa beni seyret"dedigi icin bu filmi basyapit olarak goremiyorum.
gerçekten 'güzel' film.
izledikten sonra insanın her gün bir kere daha ölmeyi mi yoksa öldürmeyi mi tercih ederdiniz sorusunu sorduğu ilginç konulu filmdir.
christopher nolan, christian bale ve michael caine üçlüsünün nasıl muhteşem bir üçlü olduğunu ve batman gibi bir karakteri yeniden nasıl bu kadar başarılı ve hayran olunacak şekilde ayağa kaldırdıklarını anlamamıza vesile olan muhteşem film. ayrıca filmde nikola tesla'nın müthiş bir bilim adamı olduğunu anlıyoruz.
--spoiler--
--spoiler--
tekrar tekrar seyrediyorum, her defasında farklı bir parçası etkiliyor beni. sonra oturup düşünüyorum, sanki gerçekmiş gibi adamları anlamaya çalışıyorum, hatta işi 'şöyle yapmalıydı, o zaman böyle olurdu'ya vardırıyorum.
aynı anda hem kendini öldürüyor, hem de intihar ediyor olma fikri beni rahatsız ediyor, henüz algılayabildiğim bir şey değil. bir insanı öldürmek yeterince kötüyken, bir de bu insanın tüm düşüncelerini, duygularını, korkularını bilip de onu öldürebilmek akıl almaz. sonra öldürülen insanın da kendisi olduğunu hesaba katıyorum, o makineye bilerek giriyor. ve bu bir kere olmuyor, defalarca yapıyor aynı şeyi. korkunç.
gerçi şimdi iki aydır yirmiyi aşkı izlediğim için ana konudan kopmaya başladım. bu aralar aklımı sarah kurcalıyor. 'senin ne olduğunu biliyorum' diyor kendisini sevmeyen ikize. gerçeği bilmek istediğini söylüyor, sevilip sevilmediğini soruyor, ve olumsuz cevap aldığında intihar ediyor.
neden? aslında kendisini sevmeyen kardeşe mi aşık? yoksa ikisi de kendisini sevsin mi istiyor? madem gerçeği öğrendin, kendi kocanla doğru düzgün hayatını yaşa, diğerini de rahat bırak. dışarıya karşı bir şekil işinizi ayarlarsınız, çok zor değil. veya bunca zamandır kandırılmak ağır geldiyse çek git. sonuçta karşında iki farklı adam olduğunu öğrenmişsin, 'sen de beni sev' nasıl bir saçmalıktır anlamış değilim. ne de olsa bir film, mantık hatası falandır diye düşünüyorum, yoksa filmde iyi kalpli kimse kalmayacak.
cutter da günlüğü alabilmek için fellon'un sandığa hapsedilip gömülmesine yardım etmişti. sonra da vurucu sahnelerde ortaya çıkıp 'sen ne yaptın böyle!' diye feryat edip güya ahlâklı geçiniyor.
ne pis bir dünyaymış
--spoiler--
tekrar tekrar seyrediyorum, her defasında farklı bir parçası etkiliyor beni. sonra oturup düşünüyorum, sanki gerçekmiş gibi adamları anlamaya çalışıyorum, hatta işi 'şöyle yapmalıydı, o zaman böyle olurdu'ya vardırıyorum.
aynı anda hem kendini öldürüyor, hem de intihar ediyor olma fikri beni rahatsız ediyor, henüz algılayabildiğim bir şey değil. bir insanı öldürmek yeterince kötüyken, bir de bu insanın tüm düşüncelerini, duygularını, korkularını bilip de onu öldürebilmek akıl almaz. sonra öldürülen insanın da kendisi olduğunu hesaba katıyorum, o makineye bilerek giriyor. ve bu bir kere olmuyor, defalarca yapıyor aynı şeyi. korkunç.
gerçi şimdi iki aydır yirmiyi aşkı izlediğim için ana konudan kopmaya başladım. bu aralar aklımı sarah kurcalıyor. 'senin ne olduğunu biliyorum' diyor kendisini sevmeyen ikize. gerçeği bilmek istediğini söylüyor, sevilip sevilmediğini soruyor, ve olumsuz cevap aldığında intihar ediyor.
neden? aslında kendisini sevmeyen kardeşe mi aşık? yoksa ikisi de kendisini sevsin mi istiyor? madem gerçeği öğrendin, kendi kocanla doğru düzgün hayatını yaşa, diğerini de rahat bırak. dışarıya karşı bir şekil işinizi ayarlarsınız, çok zor değil. veya bunca zamandır kandırılmak ağır geldiyse çek git. sonuçta karşında iki farklı adam olduğunu öğrenmişsin, 'sen de beni sev' nasıl bir saçmalıktır anlamış değilim. ne de olsa bir film, mantık hatası falandır diye düşünüyorum, yoksa filmde iyi kalpli kimse kalmayacak.
cutter da günlüğü alabilmek için fellon'un sandığa hapsedilip gömülmesine yardım etmişti. sonra da vurucu sahnelerde ortaya çıkıp 'sen ne yaptın böyle!' diye feryat edip güya ahlâklı geçiniyor.
ne pis bir dünyaymış
içerisinde sürekli teoriler ürettiğim fakat her seferinde beni göt edip teorilerimi çürüten muhteşem film.
konunun iki adamın günlüğü üzerinden işlendiği nefis romanın nefis film uyarlamasıdır.
ilizyonist ile kıyaslandığında daha iyi bir senaryoya ve çok daha etkileyici bir sona sahip olan 2006 yapımı, kaliteli bir filmdir.
harika anlatımıyla insanı büyüleyen film. her sahnesinde "kesin yine bir şey çıkacak" hissine kapılıyor insan. hırs ögesi mükemmel işlenmiş. insanı özeleştiri yapmaya da itmiyor değil.
Yönetmenliğini Christopher Nolan'nın yaptığı 2006 yılı Amerika, ingiltere ortak yapımı film. Yazar Christopher Priest'in aynı adlı romanından (Prestij (Roman)) sinemaya uyarlanan filmin özgün adı; The Prestige'dir
huge jackman ve christian bale'in başrolleri paylaştığı izlenesi bir film.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar