bugün
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi8
- durmazlar çetesi3
- dem parti3
- gocunun freddy travması6
- çocuğa tecavüz eden adamın kurşuna dizilmesi5
- özgür özel4
- ayşen gruda4
- dinsiz milliyetçilik2
- victor osimhen8
- pazar kahvaltı klasikleriniz6
- futbol24
- spor yapmak2
- cansever16
- adnan oktar vs fethullah gülen3
- kışlık domates konservesi yapmak5
- namuslu filmi3
- behlül bihter sevişmesinin reyting rekoru kırması5
- pkk lılara af çıkması4
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- anın görüntüsü10
- 09 ağustos 2026 istanbul da sağanak ve rüzgar uyar2
- okanınçükü2
- türkiye pazar günü yeni bir sabaha uyanacak6
- aym memur emeklilerine seyyanen zam kararı3
- çinliler4
- galatasaray ın yine başını alması2
- okan buruk4
- naif insanlar4
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj2
- almanya11
- çirkef galatasaray5
- pocoyo daki pato'nun çok yakışıklı olması3
- a9 tv2
- enflasyon hedefinin tutmaması4
- katlanır bisiklet2
- lisede kızlara şiir okuyanlar şimdi ne yapıyor3
- 9 ağustos 2026 gaziantep depremi3
- galatasaray14
- dünyanın 10 da birinin solak olması5
- zorunlu eğitim8
- sabah kahvesi5
- ülke gündemini umursamamak4
- magnezyum ve colagen kullanmak6
- vfb stuttgart7
- kadınlar neden kötü araba kullanır sorunsalı14
- italya7
- bir bayanı kötü adamların elinden kurtarmak5
- fc internazionale milano6
- galatasaray neden transfer yapamıyor16
- günlük tutan erkek10
altıncı nesil yazar.
Hoşgelmiş Yazar.
nesildaşım olmakla beraber güzel filmden anlayan yazar.
edit: sayın nesildaşım, bu entry uğruna seovi tarafından eksilendim. gör bak neler çekiyorum.
edit: sayın nesildaşım, bu entry uğruna seovi tarafından eksilendim. gör bak neler çekiyorum.
--spoiler--
siz kandırılmak istiyorsunuz
siz kandırılmak istiyorsunuz
izlememle birlikte favorilerim arasına girmiştir. cinsellik yok, kurgu harika ve en önemlisi içinde nikola tesla var!
`
thomas alva edison`'un hayatı boyunca peşini bırakmadığı, adeta tüm bilimsel çalışmalarının önünü tıkadığı gelmiş geçmiş en önemli bilim adamlarından biri olan nikola tesla'nın hayatından birkaç sahne görmek için bile izlenir. özellikle alternatif akım makinesiyle birlikte konferans düzenlemeye çalıştığı sahne bir harikaydı! her ne kadar kurgu da gerçeğin dışına çıkılmış da olsa, izlemeye fazlasıyla değecek bir film.
`
thomas alva edison`'un hayatı boyunca peşini bırakmadığı, adeta tüm bilimsel çalışmalarının önünü tıkadığı gelmiş geçmiş en önemli bilim adamlarından biri olan nikola tesla'nın hayatından birkaç sahne görmek için bile izlenir. özellikle alternatif akım makinesiyle birlikte konferans düzenlemeye çalıştığı sahne bir harikaydı! her ne kadar kurgu da gerçeğin dışına çıkılmış da olsa, izlemeye fazlasıyla değecek bir film.
+kim bunlar.hükümetin elemanları mı?
-daha kötüsü efendim, edison'un elemanları
-daha kötüsü efendim, edison'un elemanları
sonunun ne olacağını kestirmezsin bitince de bir hafta kendine gelemezsin yüz defa izlesen de hiç sıkılmazsın işte öyle bir film..
"dünyaya dair bildiklerimin yarısını bilseydin sen de içerdin".
uzun zamandır bu kalite ve başarı da bir film daha olmayan, görsel şölen.
uzun zamandır bu kalite ve başarı da bir film daha olmayan, görsel şölen.
nikola tesla hayranlarının ülkemizde yayılmasına neden olan film.
güzel bir bilim kurgu filmi. herkesin bildiği ve takdir ettiği nikola tesla'dan bir parça olması bile, filmi izlenir kılıyor. konusu, görselliği etkileyici, oyuncuları iyi izlenesi film.
hugh jackman ve christian bale'in başrollerini oynadığı çok iyi kurgulanmış bir flim.
iki kumarbazın arasındaki çekişmeyi anlatıyor.aynı zamanda tesla ve edison arsındaki çekişmeye de değiniyor.
iki kumarbazın arasındaki çekişmeyi anlatıyor.aynı zamanda tesla ve edison arsındaki çekişmeye de değiniyor.
yüzyılın en iyi filmi kesinlikle, izlenmeli dikkatle izlenmeli. mükemmel bir kurgusu var.
iki sihirbaz gibi görünsede üç sihirbazın hikayesini anlatan mükemmel bir film. Filmin içinde, teslanın bir elektrik dehası olduğu ve çalışmalarının edison tarafından baltalanmaya çalışıldığı az da olsa belirtilmiştir.
christian bale ile hugh jackman'ın oyunculukta üst seviyeye ulaştığı mükemmel film... harika bir kurgusu var ama ben filmin yarısından sonra filmi çözmüştüm ayıptır söylemesi ( göt kalkar hafiften.).
bir filmin basyapit olabilmesi icin tekrar seyrettigimde de zevk verebilmesini cok onemserim ve bu film ikinci kez seyrediste bile kesinlikle cok buyuk deger kaybedecektir benim icin.ucuz bir film diyemesem de filmde gecen olaylarin cok hizli gecilmesinden dolayi ve cogu yerinin "sonum icin bile olsa beni seyret"dedigi icin bu filmi basyapit olarak goremiyorum.
gerçekten 'güzel' film.
izledikten sonra insanın her gün bir kere daha ölmeyi mi yoksa öldürmeyi mi tercih ederdiniz sorusunu sorduğu ilginç konulu filmdir.
christopher nolan, christian bale ve michael caine üçlüsünün nasıl muhteşem bir üçlü olduğunu ve batman gibi bir karakteri yeniden nasıl bu kadar başarılı ve hayran olunacak şekilde ayağa kaldırdıklarını anlamamıza vesile olan muhteşem film. ayrıca filmde nikola tesla'nın müthiş bir bilim adamı olduğunu anlıyoruz.
--spoiler--
--spoiler--
tekrar tekrar seyrediyorum, her defasında farklı bir parçası etkiliyor beni. sonra oturup düşünüyorum, sanki gerçekmiş gibi adamları anlamaya çalışıyorum, hatta işi 'şöyle yapmalıydı, o zaman böyle olurdu'ya vardırıyorum.
aynı anda hem kendini öldürüyor, hem de intihar ediyor olma fikri beni rahatsız ediyor, henüz algılayabildiğim bir şey değil. bir insanı öldürmek yeterince kötüyken, bir de bu insanın tüm düşüncelerini, duygularını, korkularını bilip de onu öldürebilmek akıl almaz. sonra öldürülen insanın da kendisi olduğunu hesaba katıyorum, o makineye bilerek giriyor. ve bu bir kere olmuyor, defalarca yapıyor aynı şeyi. korkunç.
gerçi şimdi iki aydır yirmiyi aşkı izlediğim için ana konudan kopmaya başladım. bu aralar aklımı sarah kurcalıyor. 'senin ne olduğunu biliyorum' diyor kendisini sevmeyen ikize. gerçeği bilmek istediğini söylüyor, sevilip sevilmediğini soruyor, ve olumsuz cevap aldığında intihar ediyor.
neden? aslında kendisini sevmeyen kardeşe mi aşık? yoksa ikisi de kendisini sevsin mi istiyor? madem gerçeği öğrendin, kendi kocanla doğru düzgün hayatını yaşa, diğerini de rahat bırak. dışarıya karşı bir şekil işinizi ayarlarsınız, çok zor değil. veya bunca zamandır kandırılmak ağır geldiyse çek git. sonuçta karşında iki farklı adam olduğunu öğrenmişsin, 'sen de beni sev' nasıl bir saçmalıktır anlamış değilim. ne de olsa bir film, mantık hatası falandır diye düşünüyorum, yoksa filmde iyi kalpli kimse kalmayacak.
cutter da günlüğü alabilmek için fellon'un sandığa hapsedilip gömülmesine yardım etmişti. sonra da vurucu sahnelerde ortaya çıkıp 'sen ne yaptın böyle!' diye feryat edip güya ahlâklı geçiniyor.
ne pis bir dünyaymış
--spoiler--
tekrar tekrar seyrediyorum, her defasında farklı bir parçası etkiliyor beni. sonra oturup düşünüyorum, sanki gerçekmiş gibi adamları anlamaya çalışıyorum, hatta işi 'şöyle yapmalıydı, o zaman böyle olurdu'ya vardırıyorum.
aynı anda hem kendini öldürüyor, hem de intihar ediyor olma fikri beni rahatsız ediyor, henüz algılayabildiğim bir şey değil. bir insanı öldürmek yeterince kötüyken, bir de bu insanın tüm düşüncelerini, duygularını, korkularını bilip de onu öldürebilmek akıl almaz. sonra öldürülen insanın da kendisi olduğunu hesaba katıyorum, o makineye bilerek giriyor. ve bu bir kere olmuyor, defalarca yapıyor aynı şeyi. korkunç.
gerçi şimdi iki aydır yirmiyi aşkı izlediğim için ana konudan kopmaya başladım. bu aralar aklımı sarah kurcalıyor. 'senin ne olduğunu biliyorum' diyor kendisini sevmeyen ikize. gerçeği bilmek istediğini söylüyor, sevilip sevilmediğini soruyor, ve olumsuz cevap aldığında intihar ediyor.
neden? aslında kendisini sevmeyen kardeşe mi aşık? yoksa ikisi de kendisini sevsin mi istiyor? madem gerçeği öğrendin, kendi kocanla doğru düzgün hayatını yaşa, diğerini de rahat bırak. dışarıya karşı bir şekil işinizi ayarlarsınız, çok zor değil. veya bunca zamandır kandırılmak ağır geldiyse çek git. sonuçta karşında iki farklı adam olduğunu öğrenmişsin, 'sen de beni sev' nasıl bir saçmalıktır anlamış değilim. ne de olsa bir film, mantık hatası falandır diye düşünüyorum, yoksa filmde iyi kalpli kimse kalmayacak.
cutter da günlüğü alabilmek için fellon'un sandığa hapsedilip gömülmesine yardım etmişti. sonra da vurucu sahnelerde ortaya çıkıp 'sen ne yaptın böyle!' diye feryat edip güya ahlâklı geçiniyor.
ne pis bir dünyaymış
içerisinde sürekli teoriler ürettiğim fakat her seferinde beni göt edip teorilerimi çürüten muhteşem film.
konunun iki adamın günlüğü üzerinden işlendiği nefis romanın nefis film uyarlamasıdır.
ilizyonist ile kıyaslandığında daha iyi bir senaryoya ve çok daha etkileyici bir sona sahip olan 2006 yapımı, kaliteli bir filmdir.
harika anlatımıyla insanı büyüleyen film. her sahnesinde "kesin yine bir şey çıkacak" hissine kapılıyor insan. hırs ögesi mükemmel işlenmiş. insanı özeleştiri yapmaya da itmiyor değil.
Yönetmenliğini Christopher Nolan'nın yaptığı 2006 yılı Amerika, ingiltere ortak yapımı film. Yazar Christopher Priest'in aynı adlı romanından (Prestij (Roman)) sinemaya uyarlanan filmin özgün adı; The Prestige'dir
huge jackman ve christian bale'in başrolleri paylaştığı izlenesi bir film.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar