bugün

banu alkan filmlerinde tecavüzün habercisi olan ve insanı gerçekten o havaya sokan teknomüziktir. john carpenter'e borçluyuz.

https://www.youtube.com/watch?v=dXg4aywDkWc&feature=related
https://www.youtube.com/watch?v=PqAP5ZA2Lkg
şu ana kadar yazılmamış olmasına şaşırdığım pearl jam şarkısı

sözlerini de copy paste yapalım tam olsun;

what were all those dreams we shared
those many years ago?
what were all those plans we made now
left beside the road?
behind us in the road

more than friends, i always pledged
cause friends they come and go
people change, as does everything
i wanted to grow old
i just want to grow old

slide up next to me
i'm just a human being
i will take the blame
but just the same
this is not me

you see?
believe...

i'm better than this
don't leave me so cold
i'm buried beneath the stones
i just want to hold on
i know i'm worth your love

enough...
i don't think
there's such a thing

it's my fault now
having caught a sickness in my bones
how it pains to leave you here
with the kids on your own
just don't let me go

help me see myself
cause i can no longer tell
looking out from the inside
of the bottom of a well

it's hell...
i yell...

but no one hears before i disappear
whisper in my ear
give me something to echo
in my unknown future's ear

my dear...
the end
comes near...
i'm here...
but not much longer.
my chemical romance'nin the black parade albümünden bir şarkı. sözleri;

Now come one come all to this tragic affair
Wipe off that makeup, what's in is despair
So throw on the black dress, mix in with the lot
You might wake up and notice you're someone you're not

If you look in the mirror and don't like what you see
You can find out firsthand what it's like to be me
So gather 'round piggies and kiss this goodbye
I'd encourage your smiles I'll expect you won't cry

Another contusion, my funeral jag
Here's my resignation, I'll serve it in drag
You've got front row seats to the penitence ball
When I grow up I want to be nothing at all!

I said yeah, yeah!
I said yeah, yeah!

C'mon C'mon C'mon I said
(Save me!) Get me the hell out of here
(Save me!) Too young to die and my dear
(You can't!) If you can hear me just walk away and
(Take me!)
--spoiler--
father?
yes, son?
i want to kill you
mother... i want to...
fuck you.
--spoiler--
türkçeside benden olsun;
Bu Son

Bu son, güzel arkadaş,
Bu son, tek arkadaşım,
Özenli planlarımızın sonu,
Ayakta duran her şeyin sonu,
Son.

Güvenlik ya da şaşkınlık yok,
Son,
Bir daha asla gözlerinin içine bakmayacağım.

Düşünebilir misin, ne olabilir acaba,
Öyle sınırsız ve özgür,
Umutsuzca, gereksinir bir yabancıya,
Çaresiz bir ülkede.

Bir roma acısının vahşetinde kayıp,
Ve tüm çocuklar şuursuz,
Tüm çocuklar şuursuz;
Beklerken yaz yağmurunu,
Kasabanın sınırında tehlike var,
Kralın otoyolunu kullan.
Altın madeninde tekin olmayan görüntüler;
Bebeğim, batıya giden yolu kullan.

Yılanı sür,
Yılanı sür.
Göle kadar,
Göle kadar.

Eski göle, bebeğim,
Yılan uzun,
Göle kadar,
Göle kadar.

Eski göle, bebeğim,
Yılan uzun
Yedi mil,
Yılanı sür.

Yaşlı,
Ve derisi soğuk.
Batı en iyisi,
Batı en iyisi,
Gel buraya, gerisini biz hallederiz.

Mavi otobüs bizi çağırıyor,
Mavi otobüs bizi çağırıyor.
Şoför, bizi nereye götürüyorsun?

Katil gün doğmadan uyandı,
Çizmelerini giydi,
Eski dehlizlerden bir surat kopup geldi,
Koridorda inmeye devam etti.

Kız kardeşinin yaşadığı odaya gitti,
Ve sonra erkek kardeşine uğradı,
Ve sonra koridorda inmeye devam etti.
Ve bir kapıya geldi, ve içeri baktı;

"evet oğlum?"
"seni öldürmek istiyorum,
Anne, seni ise..."

Hadi bebek, bizimle şansını bir dene
Hadi bebek, bizimle şansını bir dene
Hadi bebek, bizimle şansını bir dene
Ve mavi otobüsün arkasında buluş benimle.
Mavi, yaşa!, çevresinde...
Hadi mavi otobüs,
Hadi...
Hadi, evet...
Evet, evet,
Evet, evet,
Evet, evet.

Bu son, güzel arkadaş.
Bu son, tek arkadaşım,
Son.

Seni rahat bırakmak acı veriyor,
Ama asla peşimden gelmeyeceksin.

Kahkaha ve beyaz yalanların sonu,
Ve ölmeye çalıştığımız gecelerin sonu.

Bu son.
kadıkoy' de bir dvd film dukkani. envayi cesit film, yonetmen arsivi, dizi secenegi.her seyin basladigi yer.
the doors'u the doors yapan parçadır. eğer bu şarkı olmasaydı the doors asla keşfedilemeyecekti.
herşeyi sonuca bağlamadan, gerisini izleyicinin yorumuna bırakınca ortaya çıkıp daha bi hoşuma giden, filmi sıradışı yapan yazı...
1. the doors un farklı boyuta yol gösteren parçasıdır. kafanızın içinde keşfettiğiniz, her tarafa çarpan sesler şarkının bitiminde meditasyon çıkmışsınız hissini verir. gözlerinizi kapatıp konsantre olmalısınız. ayrıca girişiyle nabzımın garipleştiğini hissediyorum.

2. pearl jam'in black kadar delici şarkısıdır.

sonuç olarak bu iki şarkı da beni benden alıyor.
The Doors'un The end'i bir söylentiye göre intihar edilmeden önce en çok dinlenen parçadır ancak ben bu şarkının yanlış anlaşıldığı için böyle sonuçlar doğurduğu fikrindeyim.

Jim morrison"hayatının bir noktasında herkese siktir çekmen gerekebilir, bunlara ailen de dahildir" demektedir ve "come on, baby, take a chance with us" diyerek "kendi şansını yarat ve değişim senin olsun" der. sonunda korkusuzca adım attığın yolda bulduğun kendinsindir ve bu yolda artık ne kahkahanın, ne de masum yalanların yeri vardır. bu aynı zamanda kendimizi öldürmeye çalıştığımız gecelerin de sonudur. mavi otobüs yolcusunu çağırmaktadır, kişinin hayatında yeni bir çağ başlamaktadır.
buyuk ihtimalle en etkileyicisi the return of the king in sonunda yazilmistir.
John Carpenter'ın 1976 yılında yönettiği '13.Bölgeye saldırı' adlı filmin müziğidir...
Filmin sonunu belirtmek için kullanılır . O olmasa bitmediğini sanabilirdik . Önemli bir uyarı . Bazı Türk sinemalarının bitiminde "son" şeklinde görülebilir.
lost final bölümü ismidir.
The Doors'un çok sevdiğim şarkılarından biri.
milyonları ekran başına bağlayan lost dizisinin final bölümünün muhtemel adı. tüm hikayeyi, sırları açıklayacaklar ve efsane sona erecek diyor kendileri.
(bkz: the energy never dies)
(bkz: black eyed peas)
gs takımı kadıköy'ün çimlerine makus talihini yaşamak üzere çıkarken çalınması gereken muhteşem john carpenter şarkısı.
John Carpender'in bestesi olup biz de nuri alço'nun müziği olarak nam salmıştır.
dinlerken, bir anda, her yeri karanlık yapan, dışarda yağmur başlatan ve içerde müthiş gotik bir dekorasyon oluşturan şarkı.
the doors'un dinlerken gerçek anlamda uçuran şarkısı. o nasıl bir müzik? o nasıl sözler ya? kendinden geçirir, düşündürür ve şarkı bittiğinde hem huzurlu olursunuz hem de bir şeyler içinize batar. ne olduğunu anlayamazsınız ama aynı anda hem mükemmel hem de boktan hissedersiniz. ve saatlerce şarkıda bağımlılık yapan yeri bulmak için tekrar tekrar dinlersiniz. ama bulamazsınız ve sonundaki "the end" ile şarkı da sizde bitersiniz.
Şarkı sözlerini anlamaya başladığınızda şartlanmaya tiksindiğiniz şarkı. Delidir, ne yazsa yeridir diyip bu "tiksinmeyi" bertaraf etmeniz mümkündür. Bunun dışında harika şarkıdır, Apocalypse Now'a cuk oturmuştur.
1974 tarihli bir nico albümü.
sanılanın aksine son değil, sonun başlangıcıdır. esas son, the end'in öte yakasıdır.

(bkz: metafor yaptım süper oldu)
© copyright 2005 - 2026