bugün
- yasakçı zihniyet14
- polisin verilen emrin yasaya uygunluğunu sorgusu11
- ulusalcı önderlerin akp'ye geçmesi10
- güllünün roman havası oynarken balkondan düşmesi4
- yeni partinin ilk krizde duvara toslaması4
- şarapçı koala'nın ulusalcı nefreti4
- ilk buluşmada 13 pişi yiyen kız7
- ekşi sözlük17
- felsefe9
- ismail kartal12
- sözlükte aşk yaşayacak kadın olmaması sorunsalı4
- kadın öğretmenler4
- tarhana içenlerin köylü ve eğitimsiz olması6
- görür görmez eksi oy verilen yazarlar2
- alparslan kuytul8
- burayı bilen var mı2
- avrupa'nın zengin olması afrika'nın fakir olması2
- apo orospu çocuğu değildir demek9
- içki içen akp li6
- tarikatlar ve cemaatler5
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı30
- metal müzik dinleyen imam3
- vatan sevgisi imandandır2
- yahudilerin istihbaratta cinnileri kullanması6
- seri eksiciyi yemleyip asıl mevzuda kilitlemek2
- bahçeliden gündem yaratacak seçim sistemi çıkışı6
- habaş'ın yerli otomobil projesi5
- zorunlu eğitim10
- açlıktan karnına taş bağlayan peygamber4
- bugün ne yapsam4
- enayimiknatisi ile kavga etmek11
- evde lahmacun yapmak6
- sözlükte kavga çıkmasının sebebi10
- tulumba tatlısı9
- iran barışı reddederse kötü olur huckabee2
- cristiano ronaldo4
- rüzgar2
- osuruktan şiirler47
- okul formalarının dayatılması3
- insanı yoran duygular3
- yobazlar3
- teknofaşizm4
- tıp okumanın avantajı5
- ağzıma almam diyen kız4
- erecto birader birader bay2
- keşke dediğiniz bir anı yazar mısınız11
- menzil cemaatinde rekabet alevlendi6
- maddi dünyayı yöneten kabala tarikatı3
- zeki olmanın avantajları8
- gemilerin denizde yüzmesi2
tesadüfi zannedilen şeyleri kader ile örtüştürmek.
(bkz: kendini kandırmak)
tesadüften farklıdır. aslında o karşılaşma, temas, denk gelme tasarlanmıştır. bu noktadan hakeret edince de tesadüf diye bir durumun olmadığı ortaya çıkıyor.
örnekleyelim;
şu gün şu saat ve saniyede güneş tutulacak diyen bilimadamlarının sözlerinin aynen gerçekleşmesi gibidir.
şu gün şu saat ve saniyede güneş tutulacak diyen bilimadamlarının sözlerinin aynen gerçekleşmesi gibidir.
ilahi tesadüf.
tesaduf, rastlanti, kader, kismet, talih, dilekolay, accident, coincidence vs. gibi anlamlarin hepsini icerebilen bir kelime. tabii ki arapca'dan. aslinda tesaduf olayinin kader olgusunun bir oyunu oldugunu anlatmak isteyen, islam terminolojisi icindeki dini bir terimdir.
recep tayyip'in fatih altayli'nin "melih gökçek'le aynı restoranda olmanız tesadüf müydü?" sorusuna verdiği cevap.
tesadüf olduğunu sandığımız durumların aslında tesadüf olmaması, tesadüfün ötesinde bir anlam içermesidir.
formülize edecek olursak;
tesadüf + Allah = tevafuk
formülize edecek olursak;
tesadüf + Allah = tevafuk
tevâfuk, birbirine denk gelme, bir şekilde uyum içinde olma anlamına gelen islamî terimdir. evrende tesadüf olmadığı her şeyin belli bi amaç ve düzen dahilinde olduğunu anlatır ve tesadüf kelimesi yerine tercih edilir.
yol da ayagınızın dibinden geçen karınca bile tesadüfen geçmez, her şey belli bir düzen intizam içerisinde olur
düşüncesinin islami terminolojideki karşılığı
düşüncesinin islami terminolojideki karşılığı
Tevâfuk, birbirine denk gelme, latîfâne (hoş, zarif) bir şekilde uyum içinde olma anlamına gelen islamî terimdir. Anlamlı ve hikmetli (bilgece) amaçlarla, latîf bir şekilde birbirine yakışan ve birbiriyle ilişkili olan, uygunluk arz ederek bir düzenin varlığını gösteren, kısaca birbirine tevâfuk eden her şey, evrende tesâdüfe yer olmadığını işaret ve ispat eder.
Aynı şekilde; bir başıboşluk, belirsiz sebeplerle veya kendi kendine oluşma ya da doğa kanunları adı verilen bir "tabiat hâkimiyeti" düşünülemez. Hiçbir şey Allah'ın bilgisi ve kudretinin dışında olmadığı gibi, idaresi dışında da değildir.
Tümel (bütünsel) ya da tikel (kısmî) herşeyde bir amaç ve bir irâdenin belirtisi vardır. Allah dilemedikçe hiçbir şey olmaz. Bütün bunlar gösterir ki: "Kâinatta tesâdüf, hakîkî olarak yoktur."
Esâsen bütün bilimler, evrendeki bu nizâmın düsturları, esaslarıdırlar. Bu yolda yapılan tüm bilimsel çalışmalar ve araştırmalar, asla tesâdüf ve mantıksızlığa yer olmadığı, her şeyde yüksek gâyeler ve yüce hikmetler bulunduğu ilkesini peşînen kabûl ile bunları keşfetme amacına yöneltilmiştir.
Bütün bu hakîkatler, tevâfuka; yani her şeyin birbirine denk gelip bir nizâm ve uygunluk içinde oluşunun anlamına işâret ederler. Buna göre tevafûk, akla "perde arkasında birinin olduğunu" gösterir. O, Sultân-ı Kâinât'tır. Her şeyin anahtarı O'nun yanında, her şeyin dizgini O'nun elindedir. Her şey O'nun emriyle halledilir. Hiçbir şey başıboş olmayıp, onun iradesi dışında değildir.
En küçük fertleriyle dahi, bir bütünlük ve birliği muhâfaza ederek uyum içinde olma durumu, yani tevâfukat; Kur'ân'da dahi bulunmaktadır.
Aynı şekilde; bir başıboşluk, belirsiz sebeplerle veya kendi kendine oluşma ya da doğa kanunları adı verilen bir "tabiat hâkimiyeti" düşünülemez. Hiçbir şey Allah'ın bilgisi ve kudretinin dışında olmadığı gibi, idaresi dışında da değildir.
Tümel (bütünsel) ya da tikel (kısmî) herşeyde bir amaç ve bir irâdenin belirtisi vardır. Allah dilemedikçe hiçbir şey olmaz. Bütün bunlar gösterir ki: "Kâinatta tesâdüf, hakîkî olarak yoktur."
Esâsen bütün bilimler, evrendeki bu nizâmın düsturları, esaslarıdırlar. Bu yolda yapılan tüm bilimsel çalışmalar ve araştırmalar, asla tesâdüf ve mantıksızlığa yer olmadığı, her şeyde yüksek gâyeler ve yüce hikmetler bulunduğu ilkesini peşînen kabûl ile bunları keşfetme amacına yöneltilmiştir.
Bütün bu hakîkatler, tevâfuka; yani her şeyin birbirine denk gelip bir nizâm ve uygunluk içinde oluşunun anlamına işâret ederler. Buna göre tevafûk, akla "perde arkasında birinin olduğunu" gösterir. O, Sultân-ı Kâinât'tır. Her şeyin anahtarı O'nun yanında, her şeyin dizgini O'nun elindedir. Her şey O'nun emriyle halledilir. Hiçbir şey başıboş olmayıp, onun iradesi dışında değildir.
En küçük fertleriyle dahi, bir bütünlük ve birliği muhâfaza ederek uyum içinde olma durumu, yani tevâfukat; Kur'ân'da dahi bulunmaktadır.
tesadüf demenin daha manalı halidir. tesadüfe nazaran arkasında gizli bir el vardır bu yüzden çok sevilir.
(bkz: tesadüflerin nedenleri vardır)*
(bkz: tesadüflerin nedenleri vardır)*
doğanın tesadüfi yasalarını anlamak istemeyen din felsefesinin doğa yasalarını gizli bir hayali iradenin eylemine bağlamak için uydurduğu kavramdır. Ancak bahsettiği nizamı akla dayandırdığından ötürü aklın bir bütünsel nöron kombinasyonunun ön lob da aşırı miktara çıkmış organik bir indirgemeden oluştuğunu bilmediği için farazi bir uydurma kavramdır herhangi bir nesnelliği yoktur. öznel inançlara dayalıdır.
inanılmayacak derecede gerçekleşmiş olan isabete ulaşmış rastlantı, tesadüf etme durumu'nun ilahi şekilde zuhur etmesi.
nur cemaati mensuplarının ağzına yapışmış olan ve kendilerinin kolayca ayırt edilmelerini sağlayan kelimelerden yalnızca biri.
diğerleri için
(bkz: helal dairesi)
(bkz: abi)
(bkz: himmet)
diğerleri için
(bkz: helal dairesi)
(bkz: abi)
(bkz: himmet)
samanyolu haber spikerinin ota boka yakıştırdığı kavramdır. balıkesir de grizu patlar, öbür tarafta hiç alakasız tutuklamalar olur, bu çıkar vallah tevafuk lan bu der. araba çarptı ev yıkıldı aha tevafuk. hay kafanıza tevafuk kadar curling taşı düşsün.
(bkz: tavuktur tavuk)
(bkz: tavuktur tavuk)
(bkz: feridun düzağaç - tesadüfler)
kadere ve rastlantıya iman edenler bilirler ki
gerçek; görünenden daha derindedir,
gerçek içerdedir,
içerdeki içindedir.*
gerçek; görünenden daha derindedir,
gerçek içerdedir,
içerdeki içindedir.*
tesadüf diye bir şey yoktur tevafuk diye bir şey vardır.
tesadüfün tesadüf olmadığının tek kelimeyle ifadesi...
müslümanların tesadüf kelimesi yerine kullanmaları gereken kelimedir.
emine erdoğan'ın kullandığı kelime.
olayın nasibe, kadere bağlanması
(bkz: Tevafuk olmak)
(bkz: Tevafuk olmak)
bir şeyin kendiliğinden olmadığını mutlak bir iradeyle gerçekleştiğine inananların söyledikleri şeydir. bir iradenin varlığına inanmak cemaatçi olmayı gerektirmez.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar