bugün
- bu koyden olsam ne olacak14
- çaylak yapın beni11
- rahatsız ettiğim herkesten özür dilerim9
- ama ben bipolarım10
- 30 ağustos 2026 samsunspor fenerbahçe maçı14
- bkono5
- dinlerin yalan olması13
- safiyenin kocası faik3
- sihirli annem izleyen erkek4
- herkesin birbiriyle kavga ettiği sözlük3
- ay kavga var galiba6
- sözlükte korunan bir yazar olmak5
- sözlük kızları adam mıdır6
- tobey maguire lı spiderman3
- sarapci koala76
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası8
- her fikre saygı duyulmalı mıdır3
- gocu4
- yazım hataları4
- katatespizartmasi10
- kavga eden yazarlar5
- istatistiklerin yenilenmemesi2
- sözlükte zorbalanınca ne yapıyorsunuz3
- kktc de 3 günlük yas ilan edilmesi3
- testo taylan true ziyareti2
- türkiye savaşa girecek5
- 30 ağustos zafer bayramı19
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı14
- ay diyen ekek4
- adam olan sözünü tutar2
- sözlükteki linç kültürü4
- hadsiz insan3
- anayasa değişikliği4
- boşnaklar2
- türk ten kürt'ü ayırırsan türk kalmaz6
- ilkay gündoğan5
- morkstar3
- arkadaşlar bakar mısınız2
- anın görüntüsü21
- sözlük influencerı3
- acı kıyaslamak5
- dudağın içinde çıkan beyaz yaralar5
- soğan yiyen kız6
- balığın üstüne konulan limon2
- motor yağı6
- incil vahiy9
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı28
- muslettin amca3
- akşam akşam canın çupra çekmesi2
- johnny depp vs ville valo2
japon sinemasının en ''arıza'' yönetmenlerinden biridir.ülkemizde ilk kez 2004 yılında ''ölüm provası'' adlı korku-gerilim türü filmi ile karşımıza çıkmıştır.japon toplumunun içindeki şiddeti esprili bir şekilde korkuya döker.
''ichi the killer'',''üç sıradışı'' izlemeye değer filimleridir.bir nevi japon tarantino'dur.
''ichi the killer'',''üç sıradışı'' izlemeye değer filimleridir.bir nevi japon tarantino'dur.
bazen acaba haneke gibi rahatsız etmek için mi gerçekten bazı öğeleri bu kadar yoğun kullanıyor üstüne basıyor yoksa sadece fantazya mı bunlar diye düşündüren japon yönetmen..
kendisi ilk altın palmiye ödülünü kazanan japan yönetmen olan shohei imamura'nın öğrencisidir. Audition (1999), Dead or Alive (1999) filmleri ile 2000'in başında ünlü olmuştur. ünlü olmasının nedeni de yaşattığı dehşet dolu sahneler ve sapkın görüntülerdir. bu kanlı canlı sahneleri de haddinden fazla karikatürize eder, esasen olaylar bazı suçluların etrafında döner bunlara da örnek olarak ''katil ichi'' örnek gösterilebilir. bu anlamda aslında kara bir mizaha da sahiptir, onda pek sınıra dair bişey aranması da yanlıştır. zira filmlerindeki bazı sahnelerin -beynin açılıp çiçek gibi sulanması ya da bir insanın kasap çengelleri tarafından asılıp sırtında karides pişirilmesi- direk görünüp yaşanıması gerekir.
sırf bu filmlerle kalsaydı elime çok iyi bir koz bırakırdı bu sürrealist manyağın (bkz: GOZU) eleştirilmek adına. ama manyak bile diyemiyorum, bu tür fülmlere sahip birisinin aslında bir anlamda çok ilginç filmleri de vardır mesela ''great yokoi war'' isimindeki filmi gerçek anlamda ilginçtir, epik etkiler taşıyan bir japon filmi olarak da addedilebilir ki zaten filmdeki tuhaf yaratıklar da kurosawa nın dreams'ındaki gibi japonların mitolojilerinde bulunmaktadır. bu açıdan çok yönlü diyebiliriz. ama bazı filmlerinin ardındaki felsefi temeller de bir nevi ortaya koyduğu vahşete katlanılabilme gerçekliğini arttırabilir. Masters of Horror'un birinci sezonunda john carpenter, mick garris ve william leone gibi yönetmenlerle birlikte çektikleri kısa korku filmleri yayınlanmıştır. fakat sorun şu ki imprint isimli filmine mick garris bile dayanamamıştır.
bunların dışında reenkarnasyon, aile ve kaos gibi konular ortak konulardır onun filminde bir açıdan onu karakteristik kılar. ama bazı filmlerinde dolayı çok eleştirilmektedir; japonların johnny depp'i olantadanabu asano(ichi'deki kakihara)nın oynadığı ichi'de kadınlara şiddet had safhadadır, hatta filmin başlarında da kadını becerip ağzını burnunu dağıtan adam ichi tarafından öldürülür fakat daha sonra ichi de kadının teşekkürlerine; ''şimdi seni ben döveceğim'' şeklinde bir karşı-teşekür eder. ve daha sonra bu süpermenimiz mübarek elleri ile kadınımızın tanrının en yakın olduğu yerden-ahanda şah damarından-fışkırtır. bu özelliklerinden dolayı-vahşet, kadınlara uygulanan şiddet vs.- film ingilterede yasaklanmıştır. daha sonra da ünlü yönetmenlerle bir araya gelip korku filmleri serisi çektiğinde tekrardan miike bu yasaktan nasibini alacaktır (bkz: masters of horrors).
sırf bu filmlerle kalsaydı elime çok iyi bir koz bırakırdı bu sürrealist manyağın (bkz: GOZU) eleştirilmek adına. ama manyak bile diyemiyorum, bu tür fülmlere sahip birisinin aslında bir anlamda çok ilginç filmleri de vardır mesela ''great yokoi war'' isimindeki filmi gerçek anlamda ilginçtir, epik etkiler taşıyan bir japon filmi olarak da addedilebilir ki zaten filmdeki tuhaf yaratıklar da kurosawa nın dreams'ındaki gibi japonların mitolojilerinde bulunmaktadır. bu açıdan çok yönlü diyebiliriz. ama bazı filmlerinin ardındaki felsefi temeller de bir nevi ortaya koyduğu vahşete katlanılabilme gerçekliğini arttırabilir. Masters of Horror'un birinci sezonunda john carpenter, mick garris ve william leone gibi yönetmenlerle birlikte çektikleri kısa korku filmleri yayınlanmıştır. fakat sorun şu ki imprint isimli filmine mick garris bile dayanamamıştır.
bunların dışında reenkarnasyon, aile ve kaos gibi konular ortak konulardır onun filminde bir açıdan onu karakteristik kılar. ama bazı filmlerinde dolayı çok eleştirilmektedir; japonların johnny depp'i olantadanabu asano(ichi'deki kakihara)nın oynadığı ichi'de kadınlara şiddet had safhadadır, hatta filmin başlarında da kadını becerip ağzını burnunu dağıtan adam ichi tarafından öldürülür fakat daha sonra ichi de kadının teşekkürlerine; ''şimdi seni ben döveceğim'' şeklinde bir karşı-teşekür eder. ve daha sonra bu süpermenimiz mübarek elleri ile kadınımızın tanrının en yakın olduğu yerden-ahanda şah damarından-fışkırtır. bu özelliklerinden dolayı-vahşet, kadınlara uygulanan şiddet vs.- film ingilterede yasaklanmıştır. daha sonra da ünlü yönetmenlerle bir araya gelip korku filmleri serisi çektiğinde tekrardan miike bu yasaktan nasibini alacaktır (bkz: masters of horrors).
hayatta sansür yoktur sözünün sahibi usta yönetmen..ölüm provası*ndaki işkence yöntemlerini tek geçerim.. her filminde söyleyecek çok fazla şeyi olan ve bunları olabilecek en rahatsız edici şekilde ortaya koyan yönetmen aynı zamanda..
(bkz: sukiyaki western django)
hostel'de neden oynadi, quentin tarantino mu bunu zorladi, bilmiyorum. bildigim, kendisinin incelenmesi gereken bir canli turu oldugu.. ichi the killer nedir ulan manyak herif, ayi herif.
dünya üzerindeki yaşayan en iyi on yönetmenden birisi.
adamın tarzı var bir kere.
her filmimi izleyen üzerinden kamyon geçmiş gibi hissetmeli diyen.
japon ailesi, soyalı yemekler yer, kadınlar mutlaka etekli, geleneksek modern kızlar olmalı vs gibi, bir filme en baştan en sona kadar tarzını yerleştiren adam.
ha bu takashi olayı ilginç, takashi miike, takashi muzuki, takashi kitano,
adamların soyadı takashi aslında.
adamın tarzı var bir kere.
her filmimi izleyen üzerinden kamyon geçmiş gibi hissetmeli diyen.
japon ailesi, soyalı yemekler yer, kadınlar mutlaka etekli, geleneksek modern kızlar olmalı vs gibi, bir filme en baştan en sona kadar tarzını yerleştiren adam.
ha bu takashi olayı ilginç, takashi miike, takashi muzuki, takashi kitano,
adamların soyadı takashi aslında.
audition filmini izlediğimde üzerimden kamyon değil tır geçmiş etkisi yaratan. japon'ların tarantino'su olarak bilinen usta yönetmen.
ichi the killer filmiyle şiddet üzerine güzel bir inceleme yapmış yönetmendir.
Takaşi Miike (Japonca: 三池 崇史, Miike Takaşi Miike 1960 yılında Osaka’da doğdu, imamura Shohei’nin kurduğu ve başında bulunduğu Japon Görsel Sanatlar Akademisi’nde eğitim gördü. “ Zegen ” (1987) ve “ Kuroi Ame / Black Rain / Siyah Yağmur ”da (1989) Shohei’nin birinci asistanı olarak çalışan yönetmen, Japonya’nın önde gelen yönetmenlerinden olan Onchi Hideo ve Kuroki Kazuor’un da asistanlıklarını yaptı.; d. 24 Ağustos 1960), Japon film yapımcısı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar