bugün
- haluk levent'e para emanet etmek22
- şaka maka tek umudun yine bahçeli olması15
- true nickli yazara özelden küfredilmesi olayı15
- haluk levent'i karalama kampanyası6
- raikagetokatlayan12
- fusya semsiyeli yabanci29
- dolar'ın 47 tl olması10
- döner mi yesem hamburger mi makarna mı5
- yapay zekanın tehlikeli yükselişi3
- manifest grubu7
- parayı haluk oyu kemal'e vermiş tip4
- yarrağı olan adamı bile özler olduk amk5
- at sahibi olmak5
- insanların escortları nereden bulduğu sorunsalı8
- koşu bandı alacaklara tavsiyeler5
- zehirli adanalilik4
- kadınları çekici yapan detaylar3
- kediye kurulan en anlamlı cümle3
- 100 metreyi 10 saniye altında koşamayan erkek2
- bir erkeği erkek yapan beş özellik9
- kahve kokusu4
- vasıfsız eleman hangi pozisyonda kullanılır2
- gocu12
- fransa ispanya maçının hakemi belli oldu3
- kötülerin genel özellikleri8
- telefonlardaki düşük güç modu3
- güne nasıl başladınız7
- erkeğin aldatması ile kadının aldatmasının farkı7
- yazarların en uçuk seks fantezileri11
- matlab simulink etkinlik3
- garanti bankası2
- kaliteli insanı belli eden detaylar19
- ofisi havaya uçurmak6
- sam neill4
- lesley ugochukwu4
- ona bir şey söyle16
- iran ordusunda abd ile ateşkes istemeyenler7
- ahbap4
- çöplerin emekliler tarafından işgali2
- 128 milyar doların gündemden düşmesi4
- deniz göktaş'ın tutuklanması3
- memlekette herkes akıllıysa bu ne3
- neyse biraz çalışayım3
- 44 numaralı daire2
- kanuni döneminde yaşansa olası ekşi başlıkları9
- türk kızları neden kıskanç değil5
- çıkar ilişkisi3
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması18
- bazen ölmeyi o kadar çok istiyorum ki3
- haluk levent asılsın kampanyası2
entry'ler (754)
Bir mahcubiyet hissi oluşmasının sonucunda yapılan eylemdir.
Nihat Hatipoğlu'na sorulması gereken sorudur. Yıl olmuş 2018 soruya bak. Kaçıncı yüzyıl kafası bu ya?
Zamanında birileri için çok cabalamıştır.
Ooo nasıl tespit.
Ooo nasıl tespit.
Akla şu güzel şiiri getirir.
"Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak!
Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak!
Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak,
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!"
"Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak!
Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak!
Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak,
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!"
Kendisine çok gülüyorum. Daha fazla eleştiri yazmasını hatta bir eleştiri dergisi çıkarmasını bekliyorum.
Kötü öykücü. Ama söyle bir yazıya sebebiyet verdiği için kendisine çok şey borçluyuz: http://cihatduman.blogspo...in-mustafa-orman.html?m=1
Çok kötü film. Inanilmaz sıkıcı. Ikinci yarı bitmek bilmiyor. Ilk yarı mizah duygusu yüksek olduğu için bir yere kadar idare ediyor da ikinci yarı ölüm. Hikaye inanılmaz sarkamaya başlıyor. Yılmaz Erdoğan in senaryo anlamında en zayıf filmi.
Kodumun Yarrak kafalı bazı solcularının "bördö yoz örtöm vör" diyerek eleştirtigi artık yapılmayan festival. Kına yakın. Sizden bi sik olmaz. Bölünerek bitin.
Yarrak kürek islamcı edebiyat tayfasının ve cahil, köylü edebiyat okurlarının bol bol övdüğü harareti alan içecek.
Karabatak dergisi bunlara aittir. Kapaklardaki değişime bakacak olursak giderek yandaşlaşmaktadırlar.
Güzel bir Johnny Cash şarkısı.
Türk edebiyatında olmayan bir türdür. Özellikle günümüzde. Herkes birbirinin götünu yalar. Eleştiri dedikleri de tanıtım yazisidir, hani şu gazetelerin kitap eklerinde çıkan beş para etmez şeyler. Herkes orada birbirinin götünu yalamak için sıraya girer. Herkes kendi çetesini kurmuştur Türk edebiyatında. Aksama kadar birbirlerini parmaklarlar. Twitter da birbirlerine methiyeler düzerler. Birbirlerinin kitaplarını paylaşırlar. Bunların çoğu da götüm gibi yazarlardır. Tek başlarına bir yere gelemeyeceklerini bildikleri için ceteleşirler. Iyi yazarın böyle şeylerle işi yoktur zaten. Ama iyi yazarı da göklere cikarttim mi bir daha indiremiyorsun? Niye eleştiri yok. Bi kişi de çıkıp hasan ali Toptaş bozdu diyebiliyor mu? Yok. Yalamaya devam.
Çok bozdu. Öyle böyle değil. AdaM her yıl kitap yazıyor. Bozar tabii. Para ne tatliymis be. On Numara yazar da değildi de yine yoklukta gidiyordu. Şimdi o da gitmiyor. Öyle böyle bozmadı. Baya fena bozdu.
Matbuu yayına geçmeleri saçma olmuş dergi. Sinema Dergisi kıvamında ama o çağ çoktan kapandı. Fazla uzun ömürlü olacaklarını sanmıyorum. Insanlar artık sinema eleştirilerine, ayın filmlerine internetten ulaşabiliyor. Ekstra bir şey vermiyorsunuz ki. Altyazı, psikesinema gibi dergiler belli bir açıdan bakıyorlar ve köklü dergiler. Ki onların da ne kadar sattığı orda da. Rabarba biraz farklı denilebilecek bir konseptle çıktı. Dolu bir dergi değil ama ilgi uyandırıyor. Arka pencere internetteyken iyiydi. Matbuu yayına geçmek -hele boyle bir donemde- büyük risk. Umarım yanılırım.
Derginin kendisini severim ama ne zaman twitter'a girsem birilerini linç ediyorlar. Her konuya politik açıdan bakmalarıni seviyorum ama bu ne şiddet bu celal be kardeşim. Ben de murat tolga sen'i sevmiyorum. Bence de sizin dışındaki eleştirmenler bok yesin. Bence de Körfez yılın en iyi filmiydi. Şaka şaka. Körfez bok gibi film. Orda bi gözümden düştünüz zaten. Dergi iyi ama çok da cetelesmeyin yani. Bunlara gerenk yok.
Stajyer aradığını söyleyip 15 tane insani bir odaya toplayan, herkese işler verdikten sonra işleri almak için bile geri dönmeyen anlamsız yayınevi. Yüksek edebiyat bunlara alcak geliyormuş. Nomrmaldir.
Son zamanlarda çıkardıkları ilk öykü kitapları inanılmaz kötü. Kimin torpiliyle çıkıyor o kitaplar çok merak ediyorum. Hayır, emrah serbes'in falan da bi kalitesi vardı yine. Şimdikiler hepten leş.
Edebiyatın lağım cukurlarindan birisi. Internette söyleşilerine denk geldim. Sahibi esip gürluyor. Bi şeyler söylüyor saçma sapan. Kardeşim tamam parayi vurdunuz da biz eleştirince neyin şeklini yapiyonuz ya. Götüm gibi dergi işte. Vay efendim okuma oranını yukseltmişler bilmem ne. Seni okuyup yükselen orandan nolucak ya. Her ay kapağa bir ölüyü koyarsıniz, içerisi desen nerde popi, yazmayı bilmeyen adam varmış doldurmuşlar. Romantik romantik gençlik anıları, popülist muhalif söylemler. Sizin dile verdiğiniz zarar okuma oranıni yukseltmekle toparlanmiyor kardeşim. Zaten o yükselen okuma oranından da gerçek yazarlar faydalanmiyor. Yi e sizin gibi çöp dergiler, çöp yazarlar arasında gidip geliyorlar. Çünkü her yere coreklenmissiniz. Durum sizlik de değil yani artık. Popüler yayınevlerinin son zamanlarda çıkardığı ilk oyku, Roman kitaplarina bakıyoruz, çakma emrah serbes'ler, kötü Sait Faik taklitleri, öykü yerine aforizma kasan ve hayat hakkında büyük sözler söyleme curretinde bulunan yarak kürek tipler. Değişen bu kültür ortamında ortalığın içine sıçan sizlere de bir laf edelim bırakın da. Siz ve sizin gibi dergiler bu kadar pespaye bir dil üreterek bu kadar çok satmayı başardı. Edebiyat diye insanlara bu iğrenç dil yutturuldu. Öf neyse ya sıkıldım.
Film eleştirmeni değildir. Alakası bile yoktur. Belki film tarihçisi denilebilir. Zorlarsak. Film "elestirileri" genellikle şöyledir. Filmin konusu, aldığı ödüller, filmin yönetmeni ile bir anası varsa anlatılır. Sonra Atilla bey filmi anlatmaya başlar. Biz izlediğimizi anlamadigimiz için kendisi baştan sona bir özet geçer. Yağdırir spoilerları. Ana fikri falan söyler. Dili erildir. Homofobiktir. Yıllardir eleştiri yazar ama gram ilerleme yoktur. Insan bari ulan o kadar saygı duyulan adamız bari bir az düzgün bir şeyler yazayım der. Tasak geçer gibi sinema eleştirisi yazıyor adam. Şaka gibi. Küçükken, sinemaya yeni yeni ilgi duyduğum zamanlarda da bunun adını duyardim her yerde. Yazılarını okurdum habere. Adam resmen zamanında gelişimimi engellemiş.
Kendisine göre bir eleştiri sistemi olan, Türkiye'de pek yapılmayan teknik anlamda eleştirinin üstune giden ama bunu yaparken Mahsun Kırmızıgül'e spilberg diyebilen ve hay senin tekniğine dedirten eleştirmen. Her filme gider. Çok Film izler ama film izlemek bana kalırsa sinema ile ilgili en son şeydir. Teknik bilmek ve cok film izlemek en fazla kırmızıgül'e spilberg dedirtir. Tuhaf bir puanlama sistemi vardır. Bir bakarsınız saçma sapan bir Türk komedi filmi ortama bir Amerikan ya da Avrupa filminden daha çok puan almıştır. Film eleştirilerine teknik dediğime de bakmayın. Üç beş lens sayar, kamera adı söyler. Memlekette bunu bile yapan olmadığı için o teknik oluyor. Ondan sonra 30 tane film ismi söyler. Öyle bir eleştirmen.