bugün
- gammaz sözlük kızları18
- sözlük kızlarının kombinleri23
- claudian clouds8
- eskort gibi gi'yi nen muhafazkar ai le kizi7
- nick vermeden bir yazara seslen18
- çikarmadan uc atan adam5
- diş temizletme7
- bazı arabalarda geri vitesin sol üst köşede olması8
- intihar etmeyi düşünmek6
- tesettüre girmezsen seninle evlenmem diyen erkek10
- gilded lily8
- zina yapmayan erkekle dalga geçilmesi5
- muhafazakarlar9
- erkekler allah belanızı versin8
- levent kırca11
- silvermist'e sataşıyorum öyleyse varım8
- erkeğini nasıl eğitirsin5
- sözlükteki o'na vurma bana vur lobisi5
- kışlıkları çıkartmak8
- kamyon kasasında almanya'ya kaçak gitmek6
- beddua yedikçe azgınlaşan erkek4
- şu an sahip olduğunuz sosyal uygulamalar8
- hırt11
- haftanın tekerlekleri4
- sabah sabah 500g çikolatalı puding yemek18
- sözlükteki ilişki skandalı36
- köpeğin duası kabul olsaydı gökten kemik yağardı6
- artık kürt sorunu yoktur14
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı39
- ilham aliyev3
- japonya4
- bir kıza alınabilecek en iyi hediye9
- bebeğe dedesinin adını koymak5
- ne kadar yaşlısın22
- sigorta şişirmesi yüzünden ağır hasar kaydı vardır2
- doktorluğu en zor tıbbi branş15
- manchild2
- para mı saygınlık mı7
- sözlük yazarlarının kavgalık ayakkabıları9
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı8
- galatasaray sinirlendiğinde olabilecek şeyler3
- diamond bosphorus denince akla gelenler39
- filistin57
- başmeriç3
- allah muhammed mehdi olmam4
- çok kötü ve kırgın hissettiğinizde ne yapıyorsunuz16
- tc kimlik numarası ile sigara almak12
- arkadaşlar kahve içer misiniz3
- yazarların kavga başlatmak için ilk sözleri7
- yarın nikahı basarım denilebilen kadın özellikleri7
entry'ler (754)
Bir mahcubiyet hissi oluşmasının sonucunda yapılan eylemdir.
Nihat Hatipoğlu'na sorulması gereken sorudur. Yıl olmuş 2018 soruya bak. Kaçıncı yüzyıl kafası bu ya?
Zamanında birileri için çok cabalamıştır.
Ooo nasıl tespit.
Ooo nasıl tespit.
Akla şu güzel şiiri getirir.
"Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak!
Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak!
Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak,
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!"
"Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak!
Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak!
Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak,
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak...
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!"
Kendisine çok gülüyorum. Daha fazla eleştiri yazmasını hatta bir eleştiri dergisi çıkarmasını bekliyorum.
Kötü öykücü. Ama söyle bir yazıya sebebiyet verdiği için kendisine çok şey borçluyuz: http://cihatduman.blogspo...in-mustafa-orman.html?m=1
Çok kötü film. Inanilmaz sıkıcı. Ikinci yarı bitmek bilmiyor. Ilk yarı mizah duygusu yüksek olduğu için bir yere kadar idare ediyor da ikinci yarı ölüm. Hikaye inanılmaz sarkamaya başlıyor. Yılmaz Erdoğan in senaryo anlamında en zayıf filmi.
Kodumun Yarrak kafalı bazı solcularının "bördö yoz örtöm vör" diyerek eleştirtigi artık yapılmayan festival. Kına yakın. Sizden bi sik olmaz. Bölünerek bitin.
Yarrak kürek islamcı edebiyat tayfasının ve cahil, köylü edebiyat okurlarının bol bol övdüğü harareti alan içecek.
Karabatak dergisi bunlara aittir. Kapaklardaki değişime bakacak olursak giderek yandaşlaşmaktadırlar.
Güzel bir Johnny Cash şarkısı.
Türk edebiyatında olmayan bir türdür. Özellikle günümüzde. Herkes birbirinin götünu yalar. Eleştiri dedikleri de tanıtım yazisidir, hani şu gazetelerin kitap eklerinde çıkan beş para etmez şeyler. Herkes orada birbirinin götünu yalamak için sıraya girer. Herkes kendi çetesini kurmuştur Türk edebiyatında. Aksama kadar birbirlerini parmaklarlar. Twitter da birbirlerine methiyeler düzerler. Birbirlerinin kitaplarını paylaşırlar. Bunların çoğu da götüm gibi yazarlardır. Tek başlarına bir yere gelemeyeceklerini bildikleri için ceteleşirler. Iyi yazarın böyle şeylerle işi yoktur zaten. Ama iyi yazarı da göklere cikarttim mi bir daha indiremiyorsun? Niye eleştiri yok. Bi kişi de çıkıp hasan ali Toptaş bozdu diyebiliyor mu? Yok. Yalamaya devam.
Çok bozdu. Öyle böyle değil. AdaM her yıl kitap yazıyor. Bozar tabii. Para ne tatliymis be. On Numara yazar da değildi de yine yoklukta gidiyordu. Şimdi o da gitmiyor. Öyle böyle bozmadı. Baya fena bozdu.
Matbuu yayına geçmeleri saçma olmuş dergi. Sinema Dergisi kıvamında ama o çağ çoktan kapandı. Fazla uzun ömürlü olacaklarını sanmıyorum. Insanlar artık sinema eleştirilerine, ayın filmlerine internetten ulaşabiliyor. Ekstra bir şey vermiyorsunuz ki. Altyazı, psikesinema gibi dergiler belli bir açıdan bakıyorlar ve köklü dergiler. Ki onların da ne kadar sattığı orda da. Rabarba biraz farklı denilebilecek bir konseptle çıktı. Dolu bir dergi değil ama ilgi uyandırıyor. Arka pencere internetteyken iyiydi. Matbuu yayına geçmek -hele boyle bir donemde- büyük risk. Umarım yanılırım.
Derginin kendisini severim ama ne zaman twitter'a girsem birilerini linç ediyorlar. Her konuya politik açıdan bakmalarıni seviyorum ama bu ne şiddet bu celal be kardeşim. Ben de murat tolga sen'i sevmiyorum. Bence de sizin dışındaki eleştirmenler bok yesin. Bence de Körfez yılın en iyi filmiydi. Şaka şaka. Körfez bok gibi film. Orda bi gözümden düştünüz zaten. Dergi iyi ama çok da cetelesmeyin yani. Bunlara gerenk yok.
Stajyer aradığını söyleyip 15 tane insani bir odaya toplayan, herkese işler verdikten sonra işleri almak için bile geri dönmeyen anlamsız yayınevi. Yüksek edebiyat bunlara alcak geliyormuş. Nomrmaldir.
Son zamanlarda çıkardıkları ilk öykü kitapları inanılmaz kötü. Kimin torpiliyle çıkıyor o kitaplar çok merak ediyorum. Hayır, emrah serbes'in falan da bi kalitesi vardı yine. Şimdikiler hepten leş.
Edebiyatın lağım cukurlarindan birisi. Internette söyleşilerine denk geldim. Sahibi esip gürluyor. Bi şeyler söylüyor saçma sapan. Kardeşim tamam parayi vurdunuz da biz eleştirince neyin şeklini yapiyonuz ya. Götüm gibi dergi işte. Vay efendim okuma oranını yukseltmişler bilmem ne. Seni okuyup yükselen orandan nolucak ya. Her ay kapağa bir ölüyü koyarsıniz, içerisi desen nerde popi, yazmayı bilmeyen adam varmış doldurmuşlar. Romantik romantik gençlik anıları, popülist muhalif söylemler. Sizin dile verdiğiniz zarar okuma oranıni yukseltmekle toparlanmiyor kardeşim. Zaten o yükselen okuma oranından da gerçek yazarlar faydalanmiyor. Yi e sizin gibi çöp dergiler, çöp yazarlar arasında gidip geliyorlar. Çünkü her yere coreklenmissiniz. Durum sizlik de değil yani artık. Popüler yayınevlerinin son zamanlarda çıkardığı ilk oyku, Roman kitaplarina bakıyoruz, çakma emrah serbes'ler, kötü Sait Faik taklitleri, öykü yerine aforizma kasan ve hayat hakkında büyük sözler söyleme curretinde bulunan yarak kürek tipler. Değişen bu kültür ortamında ortalığın içine sıçan sizlere de bir laf edelim bırakın da. Siz ve sizin gibi dergiler bu kadar pespaye bir dil üreterek bu kadar çok satmayı başardı. Edebiyat diye insanlara bu iğrenç dil yutturuldu. Öf neyse ya sıkıldım.
Film eleştirmeni değildir. Alakası bile yoktur. Belki film tarihçisi denilebilir. Zorlarsak. Film "elestirileri" genellikle şöyledir. Filmin konusu, aldığı ödüller, filmin yönetmeni ile bir anası varsa anlatılır. Sonra Atilla bey filmi anlatmaya başlar. Biz izlediğimizi anlamadigimiz için kendisi baştan sona bir özet geçer. Yağdırir spoilerları. Ana fikri falan söyler. Dili erildir. Homofobiktir. Yıllardir eleştiri yazar ama gram ilerleme yoktur. Insan bari ulan o kadar saygı duyulan adamız bari bir az düzgün bir şeyler yazayım der. Tasak geçer gibi sinema eleştirisi yazıyor adam. Şaka gibi. Küçükken, sinemaya yeni yeni ilgi duyduğum zamanlarda da bunun adını duyardim her yerde. Yazılarını okurdum habere. Adam resmen zamanında gelişimimi engellemiş.
Kendisine göre bir eleştiri sistemi olan, Türkiye'de pek yapılmayan teknik anlamda eleştirinin üstune giden ama bunu yaparken Mahsun Kırmızıgül'e spilberg diyebilen ve hay senin tekniğine dedirten eleştirmen. Her filme gider. Çok Film izler ama film izlemek bana kalırsa sinema ile ilgili en son şeydir. Teknik bilmek ve cok film izlemek en fazla kırmızıgül'e spilberg dedirtir. Tuhaf bir puanlama sistemi vardır. Bir bakarsınız saçma sapan bir Türk komedi filmi ortama bir Amerikan ya da Avrupa filminden daha çok puan almıştır. Film eleştirilerine teknik dediğime de bakmayın. Üç beş lens sayar, kamera adı söyler. Memlekette bunu bile yapan olmadığı için o teknik oluyor. Ondan sonra 30 tane film ismi söyler. Öyle bir eleştirmen.