bugün
- kim kimi neden sevmiyor14
- birinci nesil yazar görememe sorunsalı6
- yogartiksen40
- sözlük kadınlarına 15 bin tl hibe ediyorum6
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- aşk11
- güneşli sıcıcık bir edirne günü5
- her buluşmaya rezalet kombinlerle gitmek3
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek6
- yağmurlu bir cumartesi sabahı3
- adana hava durumu4
- türküm doğruyum çalışkanım5
- azerilerce tokatlanan akpli8
- ev kızı olmak3
- sözlükte kim kimi seviyor3
- gokuya veren kartoncu cocuk2
- nervio18
- uludağ sözlüğün kapanma vaktinin geldiği gerçeği7
- nervio adlı yazara uyarı11
- dincileri niçin öldürmeliyiz4
- uludağ sözlük yapay zeka moderatör prompt'u3
- antipanik5
- içine cin giren insan nasıl kurtulur10
- sol frame başlıklarının suyu çıkması2
- kolye24
- ilkokul bebesine türbanı savunmak66
- kokan yazarlar2
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- sinek as vs as maca4
- murat göğebakan3
- çocukluk yanılgıları2
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- iphone almak için neden6
- sözlükteki yazar olabilme kriterleri ve süreci5
- queen ravenna büyücülük okulu20
- uçan araba3
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı2
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- gazze için toplanan paranın fona aktarılması2
- protez tirnak2
- zürafa13
- bileklik11
- kaplan11
- kalp14
- öbür sözlükte kızlar teklif ediyormuş3
- iran'dan trump'ın moab tehdidine yanıt2
- karton toplayan cocuk vs yogartiksen13
- tövbe etme vakti geçti2
- 40 yıllık fenerbahçelinin acı isyanı7
- sarı teker vs sarı tutku4
efsane anlamına gelen ümit yaşar oğuzcanşiirdir.
akdeniz gülüşlü bir çocuk, olsaydın
ağzının kıyısında uçarılıklar biriktiren.
yüzünde binbir haylazlıkla sevseydin beni,
yüreğinden beyaz kuşlar uçardı yüreğime.
dokundukça portakal çiçekleri dökerdi,
sevilmekten ürpertili dingin gövden
ah çocuk ah kadın ah sevgili
sözlerin aşkı anımsatsa da,
gülüşünde onmaz acılar gizli.
akdeniz gülüşlü bir çocuk, olsaydın
ağzının kıyısında uçarılıklar biriktiren.
yüzünde binbir haylazlıkla sevseydin beni,
yüreğinden beyaz kuşlar uçardı yüreğime.
dokundukça portakal çiçekleri dökerdi,
sevilmekten ürpertili dingin gövden
ah çocuk ah kadın ah sevgili
sözlerin aşkı anımsatsa da,
gülüşünde onmaz acılar gizli.
(bkz: efsane)
Çıt çıkmaz o sessizlikte hep kendileri
Dünyanın güngörmüş bir ağacına konmuş
Kısacık gençliklerinin posası önlerinde
Tortop olmuş gökkuşağı sarmalında
rengarenkken / Salkım salkım o alacalık
çalınmış ellerinden / Utanç duvarının harcına
katılmış gasp ve şehvetle / Hevenk hevenk
yaşama sevincinin kan ve irini
Anneler beklermiş oyuncaklarını çocukları
yerine / Korkunun dağlarına sürgün edilmiş
ninniler fısıldarken / Zifti bela sırnaşık
bir akşam karanlığı bulaşırken perdelere
Günlere yazılan kurnaz bir avcının çevikliği
Şimdi yüzler çevrilmiş bakışlar matlaşmışsa
Üst üste yığılmış cansız etler misali yorgun
fotoğraflardan kenara itilmiş kaçamak ve
cesur gülüşler sızıyorsa / Acının çocuklarıdır
onlar / Taş kesilmişlerdir onurluca / Cıvıl cıvıl
bir koşunun tam ortasında
iplerle sehpalarla hırpalayıp uluyorsa
birileri / Aşiret bekliyorsa girilmezi
Alkışla selamlanan yüksek çıkarlar adına
mafyalaşan bir kin köşe bucak sırıtıp
kusuyorsa / Hem tetik düşürüp hem kaygan
bir zeminde sırra kadem basıyorsa gölgeleri
Doğruyu söylemiyor hiç kimse / Çünkü yalandır
dokunan ve örtülen üstümüze / Afişlenen bir
şiirde belki / Elektriğe tutulan soyulan
çırılçıplak / iğrenç kahkahalarla aşşağılanan
Ayaz kılıklı adamlar iyice kıstılar da ışığı
Sarhoş naraların salyasında şiirdir sorgulanan
Elegeçirilmiş ve çiğnenmiş bir ülke kıskacındaysa
hayat / Mağrur bir komutan edasıyla ayağa kalkabilir
Her yenilgi bir isyanı yeşertir süründükleri
yerde fırtınada kalmış dostlukların
Azat kuşları gibi bırakıldığında çocuklar
Daralırken yeni yetme sevdaların soluğu
Vurur alın çatımıza çizgilerin çokluğu
kavrukluğu delibozukluğu bir ağızdan konuştuğu
Kantarması kağşamış gecelerin kan tüküren
söylencesinden başlar su içmeye ürkekliğimiz...
(bkz: Ahmet GÜNBAŞ) *
Dünyanın güngörmüş bir ağacına konmuş
Kısacık gençliklerinin posası önlerinde
Tortop olmuş gökkuşağı sarmalında
rengarenkken / Salkım salkım o alacalık
çalınmış ellerinden / Utanç duvarının harcına
katılmış gasp ve şehvetle / Hevenk hevenk
yaşama sevincinin kan ve irini
Anneler beklermiş oyuncaklarını çocukları
yerine / Korkunun dağlarına sürgün edilmiş
ninniler fısıldarken / Zifti bela sırnaşık
bir akşam karanlığı bulaşırken perdelere
Günlere yazılan kurnaz bir avcının çevikliği
Şimdi yüzler çevrilmiş bakışlar matlaşmışsa
Üst üste yığılmış cansız etler misali yorgun
fotoğraflardan kenara itilmiş kaçamak ve
cesur gülüşler sızıyorsa / Acının çocuklarıdır
onlar / Taş kesilmişlerdir onurluca / Cıvıl cıvıl
bir koşunun tam ortasında
iplerle sehpalarla hırpalayıp uluyorsa
birileri / Aşiret bekliyorsa girilmezi
Alkışla selamlanan yüksek çıkarlar adına
mafyalaşan bir kin köşe bucak sırıtıp
kusuyorsa / Hem tetik düşürüp hem kaygan
bir zeminde sırra kadem basıyorsa gölgeleri
Doğruyu söylemiyor hiç kimse / Çünkü yalandır
dokunan ve örtülen üstümüze / Afişlenen bir
şiirde belki / Elektriğe tutulan soyulan
çırılçıplak / iğrenç kahkahalarla aşşağılanan
Ayaz kılıklı adamlar iyice kıstılar da ışığı
Sarhoş naraların salyasında şiirdir sorgulanan
Elegeçirilmiş ve çiğnenmiş bir ülke kıskacındaysa
hayat / Mağrur bir komutan edasıyla ayağa kalkabilir
Her yenilgi bir isyanı yeşertir süründükleri
yerde fırtınada kalmış dostlukların
Azat kuşları gibi bırakıldığında çocuklar
Daralırken yeni yetme sevdaların soluğu
Vurur alın çatımıza çizgilerin çokluğu
kavrukluğu delibozukluğu bir ağızdan konuştuğu
Kantarması kağşamış gecelerin kan tüküren
söylencesinden başlar su içmeye ürkekliğimiz...
(bkz: Ahmet GÜNBAŞ) *
halk arasında rivayetlere konu olan, üzerinde fikir birliğine varılamayandır.
kulaktan dolma.
tanrılar, kahramanlar, önceki çağların olayları üzerine anlatılanlar, masallar, öyküler.
akdeniz gülüşlü bir çocuk olsaydın
ağzının kıyısında gülüşler biriktiren
yüzünde bin bir haylazlıkla sevseydin beni
yüreğinden beyaz kuşlar uçardı yüreğime
dokundukça portakal çiçekleri dökerdi
sevilmekten ürpertili dingin gövden
ah çocuk ah kadın ah sevgili
sözlerin aşkı anımsatsa da
gülüşünde onulmaz acılar gizli.
Haydar Ergülen
ağzının kıyısında gülüşler biriktiren
yüzünde bin bir haylazlıkla sevseydin beni
yüreğinden beyaz kuşlar uçardı yüreğime
dokundukça portakal çiçekleri dökerdi
sevilmekten ürpertili dingin gövden
ah çocuk ah kadın ah sevgili
sözlerin aşkı anımsatsa da
gülüşünde onulmaz acılar gizli.
Haydar Ergülen
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar