bugün

Benle evli olsaydı intihar etmezdi. Ama benle de evlenmezdi. Hayat işte böyledir.
içsel yalnızlık, yazarlık ve intihar üçgenini tamamlamış geride "sırça fanus" gibi bir eser bırakarak henüz 30 yaşında hayata trajik bir şekilde veda etmiş yazar.

sylvia plath, kendisinden çok izinden gidenler ile de adından söz ettirmiştir.

onun yalnızlığını kendi yalnızlığı gibi benimseyen ve bitirme tezini bile sylvia plath ile veren nilgün marmara başta aklıma gelen örneklerden.

"daktiloya çekilmiş şiirler" içerisinde bulunan bir çok şiirde bunu hissedebilirsiniz.

bu içsel yalnızlık, yazma ve intihar üçgeni arasında bir diğer örnek de pevase'dir.

yaşama uğraşı aslında bir günce gibi görünse de, hayatının en karanlık zamanlarının dışa vurumudur.

tıpkı syliva gibi o da içsel yalnızlık ve güçsüz hissedişinin sonunu intihar ile getirmiştir ne yazık ki.

tezer özlü okursanız bir gün, pevase'yi de sylvia plath'ı da daha iyi anlarsınız bence..
"Hala gencim. Yirmi üç buçuk yaş bile yaşamaya yeniden başlamak için geç değildir."
üniversite yıllarımda, american poetry dersinde bu kadının şiirlerinden birini işliyorduk,
şiir, bu kadının yaşadığı hamileliği, yaptığı doğumu falan anlatıyor
şiirin ilk mısrası aynen şöyle:
"I am a miner"

ben de hocaya sordum. "ingilizce konuşuyoruz tabii ki"
-"bu kadın siyahi miydi?"
+"hayır, neden sordun ki?"
-"şiirde doğumu anlatıyor, madenciyim demiş ya, kömür çıkartıyor manasında mı acaba söyledi "mining" olayını. herkes gülmüştü, ben hariç.
o'nun doğumu zaten bir intihardı. bazen hayat ölümle karşılar insanı.tezer özlü'yede benzer atıflar vardı. ölmeseydi djali böylesine mutlu olmazdı. sadece cesur olup güzel olmasaydı kalemine bile almazdı. insanlar görselliği bırakıp sadece sözcüklere bırakmalı belki okumalarını.

bazı yazarları samimi bulamıyorum maaalesef.
aynı gün doğduğum şair.
Çok sığ bir düşünce...
Kendini yok ederek varlığını ortaya koymak ve kendi varoluşunu tanımlamak.

Plath açısından bu yaklaşım yanlış ve haksız olur.
Marmara açısından da öyle...

Basit olarak örnekleyelim; bir şarkıyı sevmek, her insana başka duygular yaşattığı içindir.
Senin sevme nedenin benim için geçerli olmaz.

Plath ile Marmara iki ayrı toplum, iki ayrı aile, iki ayrı dünya insanıydı.
Farklı yollardan gidip tek noktada buluşmaları bu insanları aynı yapmaz.
Yapar diyorsanız ki burada aslolan ölüm olup, intihar yerine eceli ile ölmeyi seçip mücadele eden de aynı derecede olur ve bu da plath ve Marmara gibi insanların ölümünü değersizleştirir.
Onları manyak ruh hastası yapar.

Her çiçek dalında güzeldir.
Aman canım ot işte basitliğini yapmayın.
nilgün marmara’ya göre sylvia plath’ın intiharındaki gizem şuydu “kendini yok ederek varlığını ortaya koymak ve kendi var oluşunu kanıtlamak.”

Şüphesiz genç yaşta plath incelemeleri yapmış ve etkisi altında kalmış marmara’nın, intiharındaki en büyük etken olmuştur kendisi.
Biz yalan dünya, bir rüya vb deriz ya, o'da dünya için kötü bir düş demiş ve evde çocukları uyutup onlara zarar gelmesin diye gaz sızıntısını mutfak içinde kalacak şekilde yalıtıp kafasını fırına sokup intihar etmiş.

Belki de hayatta onu tutan tek şey çocuklarıydı ama hayatın kötülüğünün çocuklarına yapacaklarını görmemek için çocuklarına en güzel yemekler pişirdiği fırını ölüm aracı olarak seçti.
Belki intihar etmese psikolojisi daha da bozulacak ve bu sefer çocuklarını da intiharına ortak edecekti, kim bilir?

Çok şey söylenecek şeyleri az ömrüne sığdırmış ve Hz. Google sayesinde hatırlanan (utanılacak durum) insan.

Hangimiz demiyoruz "AMK böyle hayatın, insanların vb" hangimiz bir haber yaşanmışlık veya şahit olduğumuz şeye bakıp insanlığımızdan utanmıyoruz, hangimiz çeketimizi alıp bu AMK hayatından siktir olup gitmek istemedik?

Bunu yapan cesur insan...
Bugün çekip gitti.
Dünyaca Ünlü Şiirleri ve Korkunç Ölümüyle Günümüzde Bile Konuşulmaya Devam Eden Şair.
Olup bitenleri kaçırma

İlk öğrenen uludağ sözlük kullanıcıları olacak.