bugün
- tai lung43
- cinlerin insanlarla ilişkiye girmesi7
- türk kızları keko erkek mi seviyor12
- sözlükte en az sevdiğiniz yazar4
- en fazla cinsel suçun işlendiği ülkeler18
- kendini eleştirebilen insan7
- büyü yaparken etik kurallar nelerdir5
- salça yapan sözlük kızı10
- victor osimhen9
- büyü yapan sözlük yazarları7
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı15
- sözlüğün en taşaklı kadını4
- enayimiknatisii21
- başakşehir'in galatasaray'a hep yatması4
- melih gökçek16
- şeytan'ın ağır işsiz olması3
- sözlüğe kombin atan erkeğin asıl amacı12
- askerde yaşanılan zorluklar5
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi29
- fırında yoğurt mayalama2
- evde yoğurt yapabilen erkek2
- hangi yazar hangi yazara4
- mucizelere inanıyor musunuz2
- kinoa çorbası4
- dinlerin uydurma olduğu gerçeği13
- sibel can'ın kilo alıp verdiği dönem3
- domates konservesi2
- izmirbeyefendisi6
- manipülasyoncu kişilik bozukluğu3
- lise mezunu olup ateist olan tip8
- sözlükte galiba kavga olmuş hissi4
- sevgilim var8
- başakşehir gs den puan alsın eşek gibi anırırım2
- durduramazsınız ak parti geliyor9
- sözlük erkeklerinin kombinleri9
- sevgi ihtiyacını 31 çekerek karşılamak11
- anın görüntüsü22
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu11
- sarapci koala55
- bacha bazi3
- allah beni cennete alacak mı diye endişelenmek5
- yeni parti'nin kürtçü olması14
- seri eksicinin parfümü2
- keçiboynuzu5
- oy verdiğim partiyi niye eleştireyim14
- bu dünya hayatının ebedi olması4
- tebliğciler3
- adana demirspor5
- israiliyat2
- melih gökçek'in şüpheli sıfatıyla ifade vermesi2
Tadından yenmez Yorkshire pudding'i. Sir ünvanlıdır hazret. Poetik retoriği özellikle crow 'da deha ile buluşur.
her zaman için sylvia plathin gölgesi altinda kalacak olan $airdir. ted hughesu ted hughes yapan sylviadir.
sylvia onun $iirlerini yari$malara yollamasaydi, kendisinden vazgeçip onu desteklemeseydi ted evinin $airi olurdu anca.
sylvia öldükten sonra onun son 2-3 ayina dair günlüklerini yakmi$tir, çocuklarim görmesinler çok kötüydüler diyerekten.
sylvianin intahar etmesinin sebebi degil, sebeplerinden biridir. birthday lettersla kendini temize çikardigini sanmaktadir. ki pek çoklari da öyle dü$ünmektedir.
1998 yilinda kanserden ölmü$ poet laureate
kendisine raki sofrasi hazirlayip, ege denizi kiyilarinda sylviadan konu$mak istiyorum, onla ya$amanin zorluklarindan, onsuz 35 yil onun gölgesinde nasil ya$adigini anlatsin diye. *
--spoiler--
sylvia filminde i cannot, she is pregrant der ve o an öldüresiniz gelir bu herifi.
--spoiler--
(bkz: allah rahmet eylesin)
http://www.cnn.com/books/news/9810/29/hughes.obit/
sylvia onun $iirlerini yari$malara yollamasaydi, kendisinden vazgeçip onu desteklemeseydi ted evinin $airi olurdu anca.
sylvia öldükten sonra onun son 2-3 ayina dair günlüklerini yakmi$tir, çocuklarim görmesinler çok kötüydüler diyerekten.
sylvianin intahar etmesinin sebebi degil, sebeplerinden biridir. birthday lettersla kendini temize çikardigini sanmaktadir. ki pek çoklari da öyle dü$ünmektedir.
1998 yilinda kanserden ölmü$ poet laureate
kendisine raki sofrasi hazirlayip, ege denizi kiyilarinda sylviadan konu$mak istiyorum, onla ya$amanin zorluklarindan, onsuz 35 yil onun gölgesinde nasil ya$adigini anlatsin diye. *
--spoiler--
sylvia filminde i cannot, she is pregrant der ve o an öldüresiniz gelir bu herifi.
--spoiler--
(bkz: allah rahmet eylesin)
http://www.cnn.com/books/news/9810/29/hughes.obit/
sylvia plath' ın anısına ariel adlı uzun bir şiir yazmış ingiliz şair.
yirminci yüzyılın son romantik şairi, doğa tutkusunun eşsiz sesi olarak nitelendirilmiş ve 1984'te Saray Şairi seçilmiş Tam adı Edward James Hughes olan ingiliz şair. Şiirlerinde doğadaki vahşiliğe ve güçlü yaşam içgüdülerine duyduğu hayranlığı özgün bir biçemle dile getirmiştir.
sylvia için büyük aşk, paranoya sonra da düş kırıklığı olan sevgili, yetenekli bir şair. ama insan düşünmeden edemiyor, sylvia plath'in intihar'ı şöhretini çoğaltmış mıdır yoksa o zaten bunu hak eden yetkin ve özel bir şair midir diye.**
YEDi ACILAR
Ted Hughes (1930-1998)
Sonbaharın ilk acısı
yavaş güle-gülesidir
Bahçeye, o kadar uzun süren akşamleyin-
Başına kahverengi bir gelinciğin,
Sapına bir zambağın,
Ve hâla gidemez.
ikinci acı
boş olan ayaklarıdır
bir sülünün, bir çengelden asılı duran kardeşleriyle.
Altının ormanlığı
Katlanmıştır tüylerde
Kafası içinde bir torbanın.
Üçüncü acı
Yavaş güle-gülesidir
Güneşin, kuşları toplamış olan ve toplayan
Dakikalarını akşamın,
Altın ve kutsal
Yerini resmin.
Dördüncü acı
Havuzdur, siyaha dönüşmüş
Yıkılmış ve batık şehri suyun-
Sarayı kanatlı böceğin,
Yeraltı mezarları
Uçak böceğinin.
Ve beşinci acı
Yavaş güle-gülesidir
Ağaçlık ülkenin, sessizce bozan kampını.
Gitmiştir bir gün.
Bıraktı yalnız çöp-
Odun, çadır direkleri.
Ve altıncı acı
Tilkinin acısıdır
Sevinci avcının, sevinci av köpeklerinin,
Toynakları yeri döğen
Yeryüzü kulağını kapatıncaya dek
Duasına tilkinin.
Ve yedinci acı
Yavaş güle-gülesidir
Yüzün, kırışıklıklarıyla pencereden bakan
Yıl toplanırken
Dağınık bir oyun sahası gibi
Çocuklar için gelmiş olan.
Çeviren: Vehbi Taşar
THE SEVEN SORROWS
Ted Hughes (1930-1998)
The first sorrow of autumn
Is the slow goodbye
Of the garden who stands so long in the evening-
A brown poppy head,
The stalk of a lily,
And still cannot go.
The second sorrow
Is the empty feet
Of a pheasant who hangs from a hook with his brothers.
The woodland of gold
Is folded in feathers
With its head in a bag.
And the third sorrow
Is the slow goodbye
Of the sun who has gathered the birds and who gathers
The minutes of evening,
The golden and holy
Ground of the picture.
The fourth sorrow
Is the pond gone black
Ruined and sunken the city of water-
The beetle's palace,
The catacombs
Of the dragonfly.
And the fifth sorrow
Is the slow goodbye
Of the woodland that quietly breaks up its camp.
One day it's gone.
It has only left litter-
Firewood, tentpoles.
And the sixth sorrow
Is the fox's sorrow
The joy of the huntsman, the joy of the hounds,
The hooves that pound
Till earth closes her ear
To the fox's prayer.
And the seventh sorrow
Is the slow goodbye
Of the face with its wrinkles that looks through the window
As the year packs up
Like a tatty fairground
That came for the children.
YEDi ACILAR
Ted Hughes (1930-1998)
Sonbaharın ilk acısı
yavaş güle-gülesidir
Bahçeye, o kadar uzun süren akşamleyin-
Başına kahverengi bir gelinciğin,
Sapına bir zambağın,
Ve hâla gidemez.
ikinci acı
boş olan ayaklarıdır
bir sülünün, bir çengelden asılı duran kardeşleriyle.
Altının ormanlığı
Katlanmıştır tüylerde
Kafası içinde bir torbanın.
Üçüncü acı
Yavaş güle-gülesidir
Güneşin, kuşları toplamış olan ve toplayan
Dakikalarını akşamın,
Altın ve kutsal
Yerini resmin.
Dördüncü acı
Havuzdur, siyaha dönüşmüş
Yıkılmış ve batık şehri suyun-
Sarayı kanatlı böceğin,
Yeraltı mezarları
Uçak böceğinin.
Ve beşinci acı
Yavaş güle-gülesidir
Ağaçlık ülkenin, sessizce bozan kampını.
Gitmiştir bir gün.
Bıraktı yalnız çöp-
Odun, çadır direkleri.
Ve altıncı acı
Tilkinin acısıdır
Sevinci avcının, sevinci av köpeklerinin,
Toynakları yeri döğen
Yeryüzü kulağını kapatıncaya dek
Duasına tilkinin.
Ve yedinci acı
Yavaş güle-gülesidir
Yüzün, kırışıklıklarıyla pencereden bakan
Yıl toplanırken
Dağınık bir oyun sahası gibi
Çocuklar için gelmiş olan.
Çeviren: Vehbi Taşar
THE SEVEN SORROWS
Ted Hughes (1930-1998)
The first sorrow of autumn
Is the slow goodbye
Of the garden who stands so long in the evening-
A brown poppy head,
The stalk of a lily,
And still cannot go.
The second sorrow
Is the empty feet
Of a pheasant who hangs from a hook with his brothers.
The woodland of gold
Is folded in feathers
With its head in a bag.
And the third sorrow
Is the slow goodbye
Of the sun who has gathered the birds and who gathers
The minutes of evening,
The golden and holy
Ground of the picture.
The fourth sorrow
Is the pond gone black
Ruined and sunken the city of water-
The beetle's palace,
The catacombs
Of the dragonfly.
And the fifth sorrow
Is the slow goodbye
Of the woodland that quietly breaks up its camp.
One day it's gone.
It has only left litter-
Firewood, tentpoles.
And the sixth sorrow
Is the fox's sorrow
The joy of the huntsman, the joy of the hounds,
The hooves that pound
Till earth closes her ear
To the fox's prayer.
And the seventh sorrow
Is the slow goodbye
Of the face with its wrinkles that looks through the window
As the year packs up
Like a tatty fairground
That came for the children.
CELLAT
Dolduruyor
Güneşi, ayı, yıldızları, dolduruyor hepsini
Baldıranıyla
Kararıyorlar
Akşamüstünü dolduruyor ve sabahı, kararıyorlar
Denizi dolduruyor
Doldurulmuş kör göğün altına giriyor
Doldurulmuş ışıksız yüzünün üstünden geçip suyun
Irmakları dolduyor, yolları ahtapot kolları gibi
Dereleri dolduruyor, patikaları, damarlar gibi
Karanlık damlıyor musluktan karanlık
Yapışıyor insanın tabanlarına
Aynayı dolduruyor, kupayı
insanın düşüncelerini dolduruyor gözlerine dek
Görülüyor insanın arkadaşlarının gözlerini doldurduğu
Ve elini kaldırıp gözlerine dokunuyor insan
Onun tümüyle doldurduğu
Ona dokunuyor
Ne olduğunu bilmiyor
Artık kendinin olmayana
Herşey daha
insanın gözlerinin açılmadan olduğu gibi
Ted Hughes
Çev.Şavkar Altınel, Roni Margulies
Dolduruyor
Güneşi, ayı, yıldızları, dolduruyor hepsini
Baldıranıyla
Kararıyorlar
Akşamüstünü dolduruyor ve sabahı, kararıyorlar
Denizi dolduruyor
Doldurulmuş kör göğün altına giriyor
Doldurulmuş ışıksız yüzünün üstünden geçip suyun
Irmakları dolduyor, yolları ahtapot kolları gibi
Dereleri dolduruyor, patikaları, damarlar gibi
Karanlık damlıyor musluktan karanlık
Yapışıyor insanın tabanlarına
Aynayı dolduruyor, kupayı
insanın düşüncelerini dolduruyor gözlerine dek
Görülüyor insanın arkadaşlarının gözlerini doldurduğu
Ve elini kaldırıp gözlerine dokunuyor insan
Onun tümüyle doldurduğu
Ona dokunuyor
Ne olduğunu bilmiyor
Artık kendinin olmayana
Herşey daha
insanın gözlerinin açılmadan olduğu gibi
Ted Hughes
Çev.Şavkar Altınel, Roni Margulies
Sylvia plathi ugruna terkettigi assiam wevill de intihar ettikten sonra koye yerlesip ordan bir kadinla evlenmesi beni her zaman sasirtmis sairdir. Aslinda kadin daha cok sasirtmistir cunku iki esi de intihar etmis bir adamla evlenmek yure k ister herhalde.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar