bugün
- fatma betül sayan kaya35
- furkan bölükbaşı'nın açlık feryadı6
- dünya58
- ne yapsam iyi olur9
- apo'ya villa yapılması5
- güne bir nostaljik şarkı bırak ulen7
- romanya6
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur28
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir9
- türkiye'nin husi çatışmasına dahil olma eğilimi4
- rusya4
- anın görüntüsü31
- başka ülkelre vatandşlk başvrsu yapn milltvekilri6
- tip'in dem gibi akp den taraf olması3
- pazar günü gezmesine takım elbise ile çıkmak3
- mahir çayan deniz gezmiş ölmeseydi olabilecekler3
- furkan bölükbaşı2
- pazar günü bile çalışan ezik5
- filtre kahve2
- rambo ariel ortega4
- xvala bere4
- gürcistan3
- bana onu sormayin diamond bey birader midir3
- türkçe vs fransızca4
- filistin2
- günümüz türk muziğinin çöp olması3
- somali2
- sarapci koala hatayi10
- ellerim boş gönlüm hos2
- arapça3
- sadece kuran ile salat namaz olamaz3
- hem sırrı süreyyacı hem atatürkçü olmak5
- belçika5
- türkiye7
- cezayir2
- arkadaşlar ben uyusam ayıp olur mu4
- ferrarili trbaünlı2
- ekonomi3
- beni yeterince sevseydiniz daha çok eksilerdiniz2
- sözlükteki anlık online sayısı4
- dört ayda yüzde yirmi bin kazanmak3
- betray me8
- sabahları sevilen şeyler6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı13
- kazakistan2
- en tatlı sabahlar2
- zengin akpli kızların çok daha güzel olması17
- koklayarak öpmek16
- güne bir dize bırak2
- kürt hareketinin erzincan daki oy oranı3
ustumdeki kitap tam okumaliktir. ilk 100 sayfasini hayatinin ozeti olsa bile kitapcida okuyup bitirmistim. cok ironiktir. okuyun okutun.
"Aptal durumuna düşmenin iki yolu vardır: Biri, gerçek olmayana inanmak. Diğeri, gerçek olanı reddetmektir."
Søren Kierkegaard
Søren Kierkegaard
"En önemlisi benim için doğru olanı, onun uğruna yaşamak ve ölmek için gönüllü olacağım düşünceyi bulmak. Herkes tarafından kabul göreni, sözde nesnel olanı kabul edeceksem ya da filozofların bilinen sistemleri içinden yolumu yapacaksam bütün bunların ne anlamı kalır? Kendi hayatımda yeri olmayan sadece diğerlerinin varmış gibi düşündüğü bir durumu teoride açıklamaya çalışmanın ne anlamı var? Eğer kendim ve hayatım için derin bir anlam ifade etmiyorsa Hıristiyanlığın ve birçok farklı olayın anlamını açıklamaya çalışmanın faydası nedir? Kişi, herhangi bir şeyi bilmeden önce kendini bilmeyi öğrenmelidir. insan ancak kendini manen anladığında yolun ilerisini görür, hayatı huzur ve anlam kazanır."
endişe özgürlüğün baş dönmesidir derken aslında sarte ın bulantı eserini yazmasına önayak olmuştur.
iki olasılık var; ya yapacaksın ya da yapmayacaksın.
Benim samimi görüşüm ve dostça tavsiyem şudur;
ister yap ister yapma, her ikisinden de pişman olacaksın.
Etik-estetik dengesi.
Benim samimi görüşüm ve dostça tavsiyem şudur;
ister yap ister yapma, her ikisinden de pişman olacaksın.
Etik-estetik dengesi.
adımı çalmış.
anksiyete kavramı kitabından:
"ne bir engizisyoncu, korkunç işkenceleri anksiyete kadar elinde hazır bulunabilir ne de bir casus şüphelendiği adamın en zayıf anını bulup ona nasıl daha ustaca saldıracağını veya kapana düşürecek tuzaklar kuracağını anksiyete kadar iyi bilebilir. keskin zekalı bir hakim bile zanlıyı nasıl sorgulayacağını, sınayacağını anksiyete kadar iyi bilemez. anksiyeteden ne yanıltmacalarla ne şamatayla, ne işte ne oynaşta, ne gece ne gündüz kaçış yoktur. "
"ne bir engizisyoncu, korkunç işkenceleri anksiyete kadar elinde hazır bulunabilir ne de bir casus şüphelendiği adamın en zayıf anını bulup ona nasıl daha ustaca saldıracağını veya kapana düşürecek tuzaklar kuracağını anksiyete kadar iyi bilebilir. keskin zekalı bir hakim bile zanlıyı nasıl sorgulayacağını, sınayacağını anksiyete kadar iyi bilemez. anksiyeteden ne yanıltmacalarla ne şamatayla, ne işte ne oynaşta, ne gece ne gündüz kaçış yoktur. "
varoluşçuluğun kurucusu sayılır; ancak varoluşçuluk tarihte 20. yy da moda olmuştur. kirkegaard kendisinden bir asır sonra gelen varoluşçuların esin kaynağı olmuştur.
ona göre hiçbir düşünce sistemi insanın eşsiz deneyimlerini açıklayamaz.
"bütün düşüncenin en yüksek çatışkısı, düşüncenin, düşünemeyeceği bir şey bulma çabasıdır." der kierkegaard. buna ilişkin bir ifadeyi kendisinden 100 yıl sonra yaşamış olan ve dünyamızı dilimizin sınırladığını iddia eden ludwig wittgenstein da kullanmıştır:"felsefenin söyleyemediği şey, söylebildiği şeyden daha önemlidir." ve yine benzer bir düşünceye bu sefer soren kierkegaard'dan yaklaşık 2500 yıl önce yazılmış hindu kutsal yazıları olan upanisadlarda rastlanır: "düşüncenin ötesindedir. anlatılamaz.. sadece olurken bilinir."
ona göre hiçbir düşünce sistemi insanın eşsiz deneyimlerini açıklayamaz.
"bütün düşüncenin en yüksek çatışkısı, düşüncenin, düşünemeyeceği bir şey bulma çabasıdır." der kierkegaard. buna ilişkin bir ifadeyi kendisinden 100 yıl sonra yaşamış olan ve dünyamızı dilimizin sınırladığını iddia eden ludwig wittgenstein da kullanmıştır:"felsefenin söyleyemediği şey, söylebildiği şeyden daha önemlidir." ve yine benzer bir düşünceye bu sefer soren kierkegaard'dan yaklaşık 2500 yıl önce yazılmış hindu kutsal yazıları olan upanisadlarda rastlanır: "düşüncenin ötesindedir. anlatılamaz.. sadece olurken bilinir."
“Yaşamda sonsuz umut olduğu söylenir fakat ölüm, yaşamdan daha fazla umut içerir.” Diyen Danimarka’lı filozoftur.
göründüğü kadarı ile insanlar, düşüncelerini saklamak için değil, hiçbir düşünceleri olmadığını saklamak için konuşmayı öğrenmişler.
(bkz: korku ve titreme)
(bkz: korku ve titreme)
doğru telaffuzu krikordur.
aslen ermenidir.
aslen ermenidir.
Ve kum saati, dünyanın kum saati boşaldı ve yüzyılın tüm gürültüleri sustu; çılgın ve kısır çabamız bitti, yakınlarına gelince, sonsuzlukta olduğu gibi– erkeğin veya kadının, zenginin veya yoksulun, kölenin veya efendinin, mutlunun veya mutsuzun olduğu gibi– herşey sessizlik içindedir; başın ister tacın parıltısını taşısın ister basit insanların arasında kaybolsun, ister yalnızca günlerin sıkıntılarına ve alınterlerine sahip ol, ister dünya durduğu sürece ünün yüceltilsin, ister isimsiz ve unutulmuş olarak sayısız kalabalıkların içinde kaybol, ister seni kaplayan bu görkem tüm insansal betimlemeleri aşsın, ister insanlar, ne olursan ol seni yargıların en acısı, en alçaltıcısı ile vursunlar, sonsuzluk milyonlarca benzerinden her biri için olduğu gibi senin için de tek bir konuda bilgiyle donanacaktır: Yaşamının umutsuz olup olmadığı ve umutsuzsa bunu bilip bilmediğin veya bu umutsuzluğu bir korku gizi gibi, suçlu bir aşkın meyvesi gibi içine sokup sokmadığından veya umutsuz olarak ve diğerlerine nefret duyarak öfkeye kapılıp kapılmadığın konusunda. Ve eğer yaşamın yalnızca umutsuzluğu taşıyorsa gerisinin hiçbir önemi yoktur! ister zaferler isterse yenilgiler söz konusu olsun, senin için herşey kaybedilmiştir, sonsuzluk seni artık hiç içine almaz, seni hiç tanımamıştır veya daha da kötüsü seni tanırken seni kendi benine çiviler. Umutsuzluğun benine!
Vaktiyle bir tiyatronun sahne arkasında yangın çıktı. Palyaço dışarı çıkıp seyircileri uyardı. Ama onlar bunu şaka sandı ve palyaçoyu alkışladı.
Sanırım dünya işte böyle batacak, komik insanların topyekun alkışı altında, bunun bir şaka olduğuna inanılarak.
işte böyle alkışlarla batacak dünya diyor danimarkalı filozof.
Sanırım dünya işte böyle batacak, komik insanların topyekun alkışı altında, bunun bir şaka olduğuna inanılarak.
işte böyle alkışlarla batacak dünya diyor danimarkalı filozof.
kitaplarını okurken üniversitede kendine felsefenin sagopası derdim.
gördüğüm(okuduğum) en pesimist adamlardan bir tanesi.
gördüğüm(okuduğum) en pesimist adamlardan bir tanesi.
varoluşcu felsefenin babası belki diyebiliriz ama ondan önceki temelleri de hegel ve hindistanda atılmıştı zaten.
sıfırdan bulmadı bu adam bu işi Herakleitos'a ayıp olur bu kadar iddialı bir söylem. evreni oluş ve yokoluşa indirgemiş bi yunan filozofu var.
sıfırdan bulmadı bu adam bu işi Herakleitos'a ayıp olur bu kadar iddialı bir söylem. evreni oluş ve yokoluşa indirgemiş bi yunan filozofu var.
Kierkegaard ölümle çok genç yaşta tanışmış. 25 yaşına geldiğinde, bir ağbisi dışında tüm kardeşleri, annesi ve babası ölmüş. Ardından mizahın ve kahkahanın, hayatın acımasızlığına verilebilecek en mantıklı tepki olduğunu fark etmiş.
'Hayat' demiş, 'yalnızca geriye dönük bir şekilde anlaşılabilir, ancak ileriye dönük bir şekilde yaşanmalıdır.' Ve absürde sığınmış, çünkü ancak ironik, sarkastik ve absürd bir yaşam bizi bu hayatın acılarından ve sıkıcılığından kurtarabilir diye düşünmüş.
Dolayısıyla yazdığı kitaplarda da hayatla ilgili en ciddi meseleleri bile komik bir dille anlatmış. 'Karanlıktaki kahkaha' diyebilirsiniz buna; yazdıkları dünya üstündeki milyonlarca yalnız insana merhem olmuş ve olmaya da devam etmekte.
Dolayısıyla Kierkegaard'ın varoluşçu olduğunu söyleyebiliriz. Albert Camus de şöyle diyordu mesela: 'Yaşamın anlamsız olduğuna karar vermek ile yaşanılmaya değmez olduğuna karar vermek arasında fark vardır. Yaşam anlamsızdır, ancak yaşamaya değerdir.'
Bir de günümüz filozoflarından Yıldız Tilbe var. O da bir şarkısında demiş ki: 'kendimden çıktım yola bir yere varamadım.' Bir ara bunu da konuşalım.
(Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=h15a_uMmp80)
'Hayat' demiş, 'yalnızca geriye dönük bir şekilde anlaşılabilir, ancak ileriye dönük bir şekilde yaşanmalıdır.' Ve absürde sığınmış, çünkü ancak ironik, sarkastik ve absürd bir yaşam bizi bu hayatın acılarından ve sıkıcılığından kurtarabilir diye düşünmüş.
Dolayısıyla yazdığı kitaplarda da hayatla ilgili en ciddi meseleleri bile komik bir dille anlatmış. 'Karanlıktaki kahkaha' diyebilirsiniz buna; yazdıkları dünya üstündeki milyonlarca yalnız insana merhem olmuş ve olmaya da devam etmekte.
Dolayısıyla Kierkegaard'ın varoluşçu olduğunu söyleyebiliriz. Albert Camus de şöyle diyordu mesela: 'Yaşamın anlamsız olduğuna karar vermek ile yaşanılmaya değmez olduğuna karar vermek arasında fark vardır. Yaşam anlamsızdır, ancak yaşamaya değerdir.'
Bir de günümüz filozoflarından Yıldız Tilbe var. O da bir şarkısında demiş ki: 'kendimden çıktım yola bir yere varamadım.' Bir ara bunu da konuşalım.
(Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=h15a_uMmp80)
If, in Observing the present state of the world and life in general, from a Christian point of view one had to say (and from a Christian point of view with complete justification): It is a disease. And if I were a physician and someone asked me “What do you think should be done?” I would answer, “The first thing, the unconditional condition for anything to be done, consequently the very fırst thing that must be done is: create silence, bring about silence; God’s Word cannot be heard, and if in order to be heard in the hullabaloo it must be shouted deafeningly with noisy instruments, then it is not God’s Word; create silence! Ah, everything is noisy; and just as a strong drink is said to stir the blood, so everything in our day, even the most insignificant project, even the most empty communication, is designed merely to jolt the senses or to stir up the masses, the crowd, the public, noise! And man, this clever fellow, seems to have become sleepless in order to invent ever new instruments to increase noise, to spread noise and insignificance with the greatest possible haste and on the greatest possible scale. Yes, everything is soon turned upside down: communication is indeed soon brought to its lowest point with regard to meaning, and simultaneously the means of communication are indeed brought to their highest with regard to speedy and overall circulation; for what is publicized with such hot haste and, on the other hand, what has greater circulation than-rubbish! Oh, create silence!”
“benim için her insan fazla ağır; o yüzden, yalvarırım, per deos obsecro [tanrılara yemin ederim]: kimse beni davet etmesin, dans etmiyorum.” demiştir.
Umutsuzluğun ölümcül bir hastalık olduğu savını savunan ve en azından beni ikna eden filozof, yazar.
Umutsuzluğu ölümcül bir hastalık olarak gören filozof.
Søren Kierkegaard: “ Tanrı benimle ne kastetmiş olabilir?”
3 büyüklerden birinin danimarkalı oyuncu transferi ettiğini düşünüp tıkladığım başlık *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar