bugün

/31
almora'nın kıyamet senfonisi albümündeki süper şarkılarından biri.

ıssız gecede, sinsi yalnızlık
Kızıl gökte, yorgun bir çığlık

Güz masalları derin uykuda
Kıyamet rüzgarları artık kapımda

Uyan, uyan!
Bak ağlıyor martılar,
Uyan!
Matemde tüm yıldızlar,
Aşk artık bir sonbahar!

https://www.youtube.com/watch?v=HAtBCkgcvLU&feature=related
Ve aşıkların mevsimi başladı artık
Şairler bambaşka bir şehvetle tutuyor kalemlerini
Aşık olası geliyor insanın eylülü bahane ederek
Sevmek istiyor, tutku oldu bir yağmur gibi
Sevilmek istiyor, sebepsizce gökkuşağı misali
Bense sadece;
Dudaklarında bitip gözlerinde kaybolmak istiyorum
Yelkenliyi kullanmayı bilmeden yelken açıyorum umutlara
Tüm sonbahar boyunca kalemimin ucunda yelken açıyorum ufuklara
Bütün bir güz boyu kimbilir kaç defa sabahlayacağız
O kimsenin bilmediği rıhtımda
Gözlerin dökülecek yüreğimin derinliklerine
Bütün aşk şarkılarına nakarat edeceğim gülümseyişini
Ve üşümeyi özledim
Sıcak yaz aylarında sessizce üzerimi örtmeni
En çok da o hasret kokan ellerini
Bir uğultudur kulaklarda bir şarkı gibi
Bir çığlıktır sokaklarda
Dilden dile dolaşan hoş bir dedikodu
Hoşgeldin sonbahar.

SELÇUK TEKNO
yeni bir halil sezai sıçması. herif hep aynı şeyleri yapıyo lan. duygu sömürüsünün somut hali.

(bkz: neee faaaağydaa)
--spoiler--
Derdi nedir bu sonbaharın ,
Neden soldurur gülleri ,
Nerden bulur bu insanlar ben mutsuzken gülünecek şeyleri..

Derdi nedir bu sonbaharın,
Neden soldurur gülleri ,
Nerden bulur bu insanlar ben mutsuzken gülünecek şeyleri..

Tuhaflık bende biliyorum .
Bir neden arıyorum unutmak için herşeyi .
Unutmak için kendimi..

iki kelime yetiyor seni seven kalbi kırmaya,
Sonra roman yazsan ne fayda..
iki adımda geçiyorsun,yalnızlık denen tarafa
Sonra dağlar aşsan ne fayda..

iki kelime yetiyor seni seven kalbi kırmaya ,
Sonra roman yazsan ne fayda ..
iki adımda geçiyorsun yalnızlık denen tarafa ,
Sonra dağlar aşsan ne fayda ..
--spoiler--

http://fizy.com/#s/3wl5x0
ne güzel de mevsimdir o.
aşkı da, ayrılığı da, sevinci de, üzüntüyü de kısaca hayata dair herşeyi yaşamak istediğim mevsim. mevsim döngüsü değişsin, sadece sonbahar olsun.
mevsimlerin en güzeli şüphesiz.
doğaya bambaşka bir renk ve anlam katıyor.
oldukça başarılı bir film. müzikleri de çok güzel seçilmiş gerçekten.

--spoiler--
özellikle yusuf'un, deniz dalgalı iken iskeleye çıkma sahnesi ve son sahne feciydi.
--spoiler--

ufak tefek bazı rahatsız şeyler vardı ama özcan alper'in ilk filmi olduğu için görmezden gelinebilir.

ayrıca yusuf'un arkadaşı ve aynı zamanda marangoz rolüyle yer alan, leyla ile mecnun'dan tanıdığımız efsane ismail abi* yine muhteşem.
yapraklar dökülür, yağmurlar yağar, ardından kış gelir sarıdan siyaha geçilir. yeri ayrıdır bu mevsimin bende.
sakin bir yolda şarkısı. sözleri şöyledir:

sonbahar değdi saçlarına
az kaldı, birazdan ayrılır yollar
yollar, önümde dururlar.
yollar, seni benden alırlar.

nereye gitsen de kendinsin
içinde varsa güneş güler geçersin
sen de, karışırsın denize.
sen de, dönersin kalbine.
pek halil sezai sevmesemde sağlam parçadır. gerek müzikal kalite olsun , gerek kayıt olsun harika olmasının yanında muhteşem sözlere sahiptir.
benim için sonbahar geçtiğimiz ağustos yaşanmaya başladı ve hala etkisini hissediyorum.
(bkz: halil sezai)
başı bozuk'da yer alan çok güzel bir mor ve ötesi şarkısıdır.

yerden göğe haksız mı kaybeden şimdi?
mükemmel bir kargo şarkısıdır.
http://www.youtube.com/wa...z3i9wr0&feature=share
filmi alt yazısız izlediğim halde, gürcü kadın karakterlerinin diyaloglarını ve lazca konuşan yöre halkının diyaloglarını dillerini bilmememe rağmen rahatlıkla anladım. zaten bu filmin ne kadar başarılı olduğunu bu cümle anlatmaya yeter. film harika bir karadeniz belgeseli olmuş. müzik ve görüntüler uyum içinde. ancak tüm bu olumlu eleştirilerin yanında bu başarılı filmin eksikleri yok denemez, senaryo yavan kalmış, görüntüler, bakışmalar maalesef bu eksikliği dengeleyici boyutda değil. tamam filmde çok fazla diyalog ve hareket yok bu bir surunda değil ama konunun daha iyi anlatılması gerekirdi biraz yüzeysel olmuş.
hüzünlerin mevsimidir. eski aşkların hatırlanılmasına neden olur bu sonbahar. hatırlarsın ve geçip gidecek nasıl olsa dersin. ağaçlarda bulunan güzelim yeşil yapraklar, kendisini sarımtırak bir hale getiren sonbahar'a yenik düşmüş ve rüzgar ile birlikte bir bir koparılmıştır bağlı olduklarından.
halıl sezaı'nın en cok sevdıgım müziklerinden birtanesıdır.
yazla kış arasındaki geçiş mevsimi.
hüznün en çok yakıştığı mevsimdir. kendi halinde, sessiz ve kırılgan.
ayrıca teoman ile şebnem ferah'ın güzel bir düetine vesile olmuştur.
(bkz: mevsim sonbahar)
--spoiler--
iki kelime yetiyor seni seven kalbi kırmaya,
sonra roman yazsan ne fayda..
--spoiler--
seyri insanı yoran onu huzursuz eden bir film. burdaki yemyeşil karadeniz ormanları insanlara ferahlık vermiyor tam tersine insana pençe atıp sıkıyor adeta nefessiz bırakıyor. o engin masmavi karadeniz suları insana rahatlık yerine adeta girdap misali içine çekip sersemletip boğuyor. o karlı bembeyaz karadeniz yaylaları, dağları insanı nefessiz soluksuz bırakıyor.hüzün, kasvet tam bir son bahar...
Hüzün ve ölüm mevsimi olarak insanı melankoliye sevk eden dönem.
son bahar.
ağızlara sıçan bir halil sezai şarkısıdır.

dinlemeye başlarsınız, klarnet sesiyle bi irkilirsiniz; "nerden bulur bu insanlar ben mutsuzken gülünecek şeyleri" cümlesi ile yüzünüze tokadın yapıştığını hissedersiniz.
niye böyle şeyler yapıyorsun adamım? dertliyiz evet, daha da dertlendirip ağzımıza sıçmalar neden?
halil sezai paracıkoğlunun yıkıp geçen parşasıdır. her dinlediğimde tüylerimi diken diken eden şarkıdır.
© copyright 2005 - 2026