/43
ne değerli bir olgudur ki başlayan ve biten her şey ona bağlanıyor. maddi, manevi tüm tatminlerimizin ona bağlı. seviyorsan yaşadığını hissediyorsun, sevmiyorsan ölüsün. seviliyorsan varlığın değerleniyor, sevilmiyorsan kendince bir hiçsin. sevince hayat bayram, günlük güneşlik. maddiyatın hiç bir değeri yok. dünya yansa umrunda değil. sevmeyince trilyoner olsa mutlu değil. insanların gözlerindeki ışık, dudaklarındaki tebessüm hep sevme olgusunun eseri. çiçek çocukların temel ideolojisi, insanlığın temel duası, umudu ama yaşanılanlarla gün geçtikçe lanet edilen olgu...

(bkz: lanet olsun içimizdeki insan sevgisine)
hayal kırıklıklarının ilk adımıdır...
bir sunay akın şiiri...

"Saçak altına sığınmış
göçmen kuşun
kar tanecikleri arasında
düşen beyaz tüyünü de
görebilmek

işte
sevmek"
sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
insan bir akşam üstü ansızın yorulur. *
onun olmadığı cenneti reddetmektir.
"hayatın kalbine yolculukta sevmek fiili yüklem olsa gerek."
(bkz: ben seviyorsam sen bahanesin)*
itaat etmeyi gerektirir.
seni sevmekle başlıyordu herşey ve boşanmak için iki şahit gerekiyordu.

yılmaz erdoğan.
SEVMEK
Sevmek...Delicesine, deliler gibi sevmek!
Kuş uçar gibi sevmek, gök gürler gibi sevmek.

Bir çocuk inancıyla inanarak, kanarak
Ve bir günahkar fani azabıyla yanarak,

Hep onu arayarak baharda, yazda, kışta;
Nihayet "Büyük Sır"ra ulaşmak bir bakışta.

O bakışta okumak aşkın büyük adını,
Hep o büyük bakışta bulmak var olmanın tadını.

Sevmek: Hasta anneyi, altın başlı yavruyu,
Baharı, yıldızları, göğü, güneşi, suyu...

Yürekten kopan ince bir ahı, sever gibi,
Sevmek...Toprağı sever, Allah'ı sever gibi!
*
sevmenin en önemli belirtisi sahip çıkmaktır. bir anlamda ona sahip çıkacak cesaretiniz olmalıdır. sevdiginiz insanı arkadaşlarınızla, dostlarınızla tanıştırabiliyosanız ve ona bu güveni verebiliyosanız ne mutlu size. çünkü işte gerçekten sevdiğiniz için saklama gereği duymazsınız, tüm sevdiklerinizle bunu paylaşmak istersiniz.
sevmek; bahane aramayı gerektirmeyen eylemdir.

sevmek; acil no 112'dir, kurtuluştur.
en güzel duygudur.. yalansız, dolansız ve oyunsuz olduğunda.
yaşayan tüm varlıklara verilmiş bir lütuftur sevmek. ama bu lütfun farkında olmak ayrı bir lütuftur.
sevgiyi hoyratça harcamak yerine yalnız kalmayı tercih etmektir sevmek.
Seveceksen ölçülü sev ki sevgin uzun sürsün;çok hızlı giden de çok yavaş giden gibi geç varır hedefe.

Romeo ve Juliet, william shakespeare.
bencesini, sencesini geçip de sabahattin ali'nin cümlelerine kulak verdiğimde saygıyla susup sevmenin hakkını veremeyenler adına içerlediğim güzelliktir sevmek. baştan aşağı yanmak, her nefeste adını fısıldar gibi solumak, kanında dolaşanın kan değil sevgilinin gözyaşları olması, gördüğün her şeyde sevgilinin olması.. çok daha derin bir şey..

"Çiçeklerin açtığı mevsimde, senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturmak ve öpüşmek yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir...
Seni gördüğü zaman zalimce başını çeviren mağrur bir dilberin kapısı önünde veya ışığı altında sabaha kadar dolaşmak, bunu candan arkadaşlara ağlayarak anlatmak, söz aramızda gene hoş şeydir.
Fakat sevgili bir vücutta bulunmayan bir şeyi kendisinde taşımaya tahammül etmeyerek onu koparıp atabilmek, işte adaşım, yalnız bu sevmektir."
baglanmakla dogru orantılı, sevilmekle ters orantılı olan kelimedir kanımca.
(bkz: paul geraldy) oyunu.
hayattır, var olma sebebidir.
kendinden vermektir.

parmakları ruhun içinde gezdirerek bir yıldız bulmak, "bu senin" demektir..
sevmek... karşılıklıysa eğer..tek sorun yaşanılan mutluluğu anlatamamaktır.''ona bir şey olur mu?!'' biçminde düşüncelerin ortaya çıkmasıdır.iki melek kanadını omuzda hissetmektir. meleklerin O'nun yanında olmasını istemektir hep... sevmek özeldir, sevmek güzeldir, sevmek bir yerde deliliktir... yine de tadılması gerekir...

eğer; platonikse... kendi ütopyanı kurup hayata gerçek kimse olmadan devam etmektir. kişi ancak öyle mutlu olabilir, ancak öyle avunabilir.. yaratmaya çalıştığı hiç bir zaman gerçek olmaz... sevdiğinin tek bir hareketi her şeyi yakıp yıkmak için yeterlidir.bu da deliliğin bir başka çeşididir...
sevmek, karşınıza çıktığı an yolunuzdan sizi alıkoyacak, önünüze bazen tüm engelleri sıralayacak, ve hiç göstermediğiniz tüm çabalarını göstermenize neden olacak çocuksu, bazen tutkulu, bazende bir bıçak kadar keskin ve derin, gözlerinizi kapattığınızda bile hala hissettiğiniz, bir çiçek gibi büyüyüp büyümemesi size ve sevdiğinize bağlı olan duygu yağmurudur.
"Sevmek noktalanmaz; O, noktadır."**

evet, budur. kesinlikle, budur.
bir orhan baran şiiri...

Özlemekmiş işte sevmek
Kadife çiçeğini beklemek
Gözler bulutların şarkısını söylerken
Ellerin yakarmasıymış sevmek
Sevmek bahçemizin yoncası
ve türkü türkü haykırışmış sevmek

Üşümekmiş işte sevmek
Güneş kalbine vururken her sabah
Güneşi de ısıtacak bir ışınım beklemek
Saçlar rüzgarı öperken koşar adım
Tırnakları kanatmakmış sevmek
Adı konulmamış odalarda
Kana kana içilecek
Bir bardak düşmüş sevmek
Sevmek yol boylarında böğürtlen tadı
ve yıldızları sağa sağa
Yatağımıza içirdiğimiz geceymiş sevmek
© copyright 2005 - 2026