/43
mazoşist eylemi. var mı daha büyük ceza kendine verilebilecek?
az sayıda kalan ve uygulanan hislerden. eksikliğinde rahatsız olup, elde edildiğinde sevinmeye yol açan kişilere karşı yapılan bir eylemdir.

hayÂt boyu bir mâhcubiyetin olacağı, saygı duyulması gereken, kişinin kaderinde yazan türü; aile... anne, baba(bu biraz zor oluyor), kardeşler, bir iki yakın akrabÂ

yanında iyi vakit geçirildiğinin hissedildiği kız erkek farketmez insanlar için hissedilen türü de vardır. arkadaşlık derler adına.

son olarak "hoşlanma, eyvah Âşık oluyorum... " geyikleri sonucu oluşan bir türü vardır ki bu otonomdur. "sen beni sevmiyosun ben de artık sana âşık değilim" diyemez kimse nedense.
ayrıca saçma sapan hareketlerde bulunmaya neden olabilir, kişi geriye dönüp baktığında gülecektir belki de. bu, kötü bir şeydir.
aptallaştıran duygudur. akıllandığınız an uçup gider.
dünya üzerindeki her kapıyı açabilecek, paranın satın alamadığı yegane olgu. öyle ki en güç hastalıkların üstesinden gelebilecek, zorlukları aşabilecek bir destektir kendisi. dünyadaki tüm iyilikleri silseniz, yine de kırıntısı kalabilecek tek duygu. bulabileceğiniz en kötü insan bile birşeylere karışı sevgi duyabilmektedir.bu annesi olur, veya bira şişeleri,tv koltuğu, canlı cansız herşeye duyulabilen bir hissiyattır.*
sevmek ayvayı yemektir bir bakıma. platonıkse umutsuzluk. karşılıklı ise tutsaklıktır. acı çekmektir nankörlükler karşısında. küçük düşmektir.
hayatı önemsememektir. nefes almanız için en güzel sebeptir.
önce gençleşmektir sevmek,
ve önce çiçek ismi olmak.
sonra yaşlanmak olur sevmek,
ve sonra hayvan ismi olmak.
çok afedersiniz belki çok kaba oluçak ama sevmek:*
bir sanattır ve bütün sanatlar gibi yeterince zaman ayırıp layıkıyla yapmayı gerektirir. tahminime göre dünya üzerinde birbirini gerçekten seven çiftlerin sayısı oldukça az olduğundan ve günden güne azaldığından, insanın en çok aradığı şey de aşk olmuştur yüzyıllar boyu...
bir çok şarkıdan öğrenilen sözcüklerle,-yaşamamıza rağmen- tanımlamakta güçlük çektiğimiz his.
yapmamız gereken şey.
gece uyuyamayıp, onun için birkaç kelime karalama isteği.
sevmek insanı diğer canlılardan ayrılmasını sağlayan niceliktir. sadece karşı cinsle sınırlandırılamaz aile sevgisi arkadaş sevgisi ve en güzeli de yaşam sevgisi...
Kendinden bir tane daha bulmak.
(bkz: keske yalniz bunun icin sevseydim seni)
ruhunu "o"na hediye etmek...

bedeninin onun bedeninin yanında bir anlam ifade etmesi...

gözlerinin içinin alabildiğince gülmesi...

yüzünü onun yüzüne sürdüğünde teninin renk bulması...

uçmak... kuş misali rüyalar aleminde...

daha uzun süre sen olarak kalmak için "o"na teslim olmak...

ve

yok etmek etrafından tüm olumsuzlukları, ölümsüzleştirmek kendini "o"nda...
vazgeçmek.
Benim için sevmek bir başka insanın vücudundan ruhundan bir parça hükmüne girmek onunla beraber gülüp ağlamak ıstıraplarını paylaşmak demekti.
( Reşat Nuri Güntekin - ACIMAK )
senaryosu aydemir akbas'a ait, ibrahim tatlises, neslihan acar, kadir savun ve hüseyin peyda'nin rol aldigi 1985 yapimi film.
tâcir olan urfali hasan'in (ibo) bir hayat kadinina (neslihan acar) olan tutkusu sonucu, esini, isini ve ailesini ihmâl etmesi ve bunun sonucunda yasananlar ekrana yansimaktadir.
filmin sonunda, ibo, urfa'ya döner ve zannedersem halîlu'r-rahmân câmiinde mevlid okuyarak, gecici dünya zevklerinden duydugu pismanligi gözler önüne serer.
Hasan Huseyin Korkmazgilin Acilara tutunmak siirinde kusursuz tanımladıgı insani eylem:

aramakmıs oysa sevmek
özlemekmis oysa sevmek
bulup bulup yitirmekmis
düşsel bir oyuncagı

insanın en temel duygusu bu, bir insanı sevmekle baslayacak hersey *
sevgi ve bağlılık duymak. günümüzde çoğu insanın beceremedeği ya da yitirdiği duygunun dışa vurumu.
... çiçeklerin en nazlısı manolya,
sevgilerin kanatlısı manolya,
ben seni el sürmeden gözümle de severim,
sen üzülme, sakın solma, mahzun olma manolya...
--spoiler--

bir insandan küçük bir kil parçası alıp bir gün yıkılacağını gizliden gizliye hep bilerek, o küçücük parçadan kocaman bir heykel yapmaktır. ve kendileri bir heykel yaparken, kendilerinin de heykelinin yapıldığını bilmezler.

sonra birden yüzlerini çeviriverirler.
heykellerin kolları bacakları yanlış oynar, parçalar dökülür.

her seferinde, yeni küçük kil parçalarından yeni heykeller yapmak için, arkalarında kırık bir heykel bırakarak uzaklaşırken, aynı mahzun sesle, aynı sözcüğü söylerler:

-elveda.

--spoiler--
özlemek kelimesiyle eşanlamlı olan kelime.
kişiyi yeniden hayata döndüren duygu...

--spoiler--
Ayrımına varmak acı
gül kurusu bakışların
dağlar eşkiya değil
denize çıkıyor yollar
sınırsız maviliklerde
serin tutuyorum yüreğimi
söylenmemiş sözler var
--spoiler--

--spoiler--
Sevmek diye bir şey varmış
Sevmek diye bir şey yokmuş...
--spoiler--
© copyright 2005 - 2026