bugün
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi16
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı9
- türkiye nin en büyük sorunu8
- 30 yaşından sonra aşk meşk işlerinin bitmesi8
- kim cha eon sözlüğün en iyi yazarıdır4
- eskortluk yapan sözlük yazarı34
- kızı için şoför arayan adamın ilanı2
- galatasaray ın en muhteşem üçlüsü4
- kolye142
- bir sözlük erkeğini dağa kaldırmak3
- fransa da 2400 protestocunun tutuklanması2
- yazarların almak istediği kol saatleri4
- 19 ekim 20264
- fatma betül sayan kaya7
- zenginlik göstergesi3
- karın seni çok üzüyor diyen sekreter8
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı7
- usualsuspects'in ayağı10
- ekvador da papazın üzerine haç düşmesi2
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- çakarlı araçlara yol vermiyoruz kampanyası5
- ishale iyi gelen şeyler4
- kendi yaptığın yoğurt3
- kadınların yedekte erkek tutması9
- yazarlara gelen son mesaj3
- türk esnafı10
- uzaylı gelinler evlenirken duvar takıyor mu6
- aöf aşçılık4
- git commit mesajı yazma kültürü3
- usualsuspects aslan parçası5
- türküm doğruyum çalışkanım11
- iltica27
- faizsiz ev ve arabada yeni dönem2
- anın görüntüsü19
- opera tarayıcı6
- uzaylılar madencilik yapıyorlar mı2
- pişmiş yufka2
- fon vurgunu29
- köklersem rahat girer diyen tip2
- uzaylılar zamanı bükebilir mi2
- aykolik efendi6
- benimle bir gece geçirir misin diyen yazar2
- bm dünya gıda programı'nın gazze yardımını kesmesi2
- salvador dali2
- ofis pornosu13
- uzaylılar diyet yapar mı2
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- bilgisayar almak2
- ben bir yahudiyim4
- keşke nickim şu yazarınki olsaydı denen nickler4
Öyle bir seveceksin ki,
yüreğinden kimse ayıramayacak.
Ve öyle birini seveceksin ki,
seni gözleriyle bile aldatmayacak..
*
yüreğinden kimse ayıramayacak.
Ve öyle birini seveceksin ki,
seni gözleriyle bile aldatmayacak..
*
Kalp mi insana sev diyen?
yoksa yalnızlık mı körükleyen?
Sahi nedir sevmek?
bir muma ateş olmak mı?
yoksa yanan ateşe dokunmak mı?
*
yoksa yalnızlık mı körükleyen?
Sahi nedir sevmek?
bir muma ateş olmak mı?
yoksa yanan ateşe dokunmak mı?
*
"sevmek; güzel birinde aşkı aramak değil. o kişide, bilmediğin bir zamanın beklenmedik bir anında, kendini bulmaktır."
fyodor mihailovic dostoyevski
fyodor mihailovic dostoyevski
hiç bir zaman tam anlamıyla mutlu olamamaktır. hep sonrasını düşünüp anı yaşayamamak, o'nun yanında konuşamamak, göremeyeceğin günleri düşünüp içini onunla doldurmak için sadece onu izlemektir
Seversin alırsın karın olur,
Seversin alamazsın kara sevdan..
Seversin alamazsın kara sevdan..
erilmek tadılmamış hazların ortasında , diye başlayan Dünya'da tek gerçek var: seni sevmek gerçeği diye biten Ümit Yaşar Oğuzcan şiiridir.
seni severken de senden habersiz sevmiştim, belki de kendimden de habersiz..
sevmek birini en içten, için titriyerek sevmek hâlâ masumiyetin var olduğunun göstergesidir...
"seni sevmek mor denizlerdi biraz
ne kadar gidilse bir o kadar bitmeyen
umutlar ve yıkılmalar ardında direnilen
seni sevmek mevsimler içinde en güzel yaz
seni sevmek yaşamanın aşılmaz büyüklüğü
seni sevmek kan dolu yüzyılları korkutan
ve sığınıp ılık kıyı kentlerine biraz akşam
seni sevmek çocukların düşlerinde gördüğü
varılırdı daha saydam günlere isteseler
isteseler yalnızlık giremezdi evlere
seni sevmek bir kırlangıç olacak bekleseler
ve uçacak durmadan adasız denizlere
kim bulacak cam kırığı gözlerinde sevgimi
sonra yalnız kalmak gibi yoksulca uğuldayan
bütün okyanusların baş eğdiği tek kaptan
sana verdim geç diye bütün denizlerimi"
der afşar timuçin...
ne kadar gidilse bir o kadar bitmeyen
umutlar ve yıkılmalar ardında direnilen
seni sevmek mevsimler içinde en güzel yaz
seni sevmek yaşamanın aşılmaz büyüklüğü
seni sevmek kan dolu yüzyılları korkutan
ve sığınıp ılık kıyı kentlerine biraz akşam
seni sevmek çocukların düşlerinde gördüğü
varılırdı daha saydam günlere isteseler
isteseler yalnızlık giremezdi evlere
seni sevmek bir kırlangıç olacak bekleseler
ve uçacak durmadan adasız denizlere
kim bulacak cam kırığı gözlerinde sevgimi
sonra yalnız kalmak gibi yoksulca uğuldayan
bütün okyanusların baş eğdiği tek kaptan
sana verdim geç diye bütün denizlerimi"
der afşar timuçin...
sevmememektir.
bin defa ölmek bazen..
sevilmenin ön koşulu. sev ki sevilesin gibi birşey işte.
"ey gönül ! mecnun olup sevmekten korkma... her leyla'yı unutturacak bir çöl vardır mutlaka..."
mevlana
mevlana
sevilmek ve aşk ile karşılık bulmadığı sürece sadece zaman kaybı. bırakınız sarılıp ' askooooom ' desinler, sadece mp3' ün pili bitmesin yeter.
bazen kalbinin ritmini değiştirirken bazen de kocaman bir yük olur sevmek, en çok ihtiyacın olan parçanın,kalbinin üzerinde.
haklıydı sanırım. hep haklıydı. insanın kendisine yaptığını yedi düvel birleşse yapamazmış o insana. yine en büyük kötülüğü ben yaptım kendime.
kaçtıklarıma koştum. durdurmak istedim kendimi inan çok istedim.istedim ki bi kenara bırakıyım güzleri, bahar gelsin. geriye dönmeyi hiç istemedi aklım ama kalbimi susturamadım zaman zaman.
Kaç bin tane antideprasan içmek gerekir bu işkenceyi sonlandırmak için? ya da kaç insanın canının acıması gerekir canının acıdığını unutman için.
hayatını sil baştan inşa edecek, yeni hayaller kuracak gücü kendinde bulabilen insanın bazen "sevdiğini" değiştirecek gücü olamayabilirmiş. ya da değişmesin diye elinden geleni yapabilirmiş farkında olmadan. kendine minik yalanlar söyleyerek, kendine yalan söylerken bu yalanları dillendirerek,dillendirdikçe kalbi temiz, ruhu temiz adamı da bunlara inandırarak. kandırmak? hangi ara böylesine değiştim ben. hangi ara güler geçer oldum acımasız insanlara.
o sihirli cümle... duymak iyi gelir dediğim ama beni alıp hızla duvara çarpan o cümlenin fiili sevmek. ama öznesi yok. olsun diye dualar ettim, ama yok...
ilk kez hak etmedim onun için de sahibi değilim. "zaman akıp giderken geç kalma istedim. bekleyeni hatırlatsın istedim. hiçbir şey hatırlatmasa bile sana kalbin kadar, elin kadar yakın olıyım istedim..." ben bunun sahibi değilim ki,olamıyorum. gördüğüm minicik bebeğin minicik elleri hala başka şeyler hatırlatırken hiçbir şeyin sahibi olamıyorum ben.
o dev cümlenin sahibi de değilim. sahibi olmam istendi benden, en azından denemem istendi. ben de istedim. denedim. ama başaramadım. hak edemedim ruhu temiz adamı. oysa ki hoşgeldin derken çok ümitliydim. hayattan, kendimden,senden, sevmekten. "sevmesen bile sevilmen yeter" dedi biri, inanmak istedim. birinin "şansı" olacaktım ya hani senin şansın olabilmeyi istedim. ya da sadece istediğimi sandım, inandığıma inanmak istedim.
insan sevdiğine dokunmak istemez mi? dokunamıyorum. görmek istemez mi insan? hadi göriyim diye sabırsızlanmıyorum. telefonu çalınca heyecanlanmaz mı hiç? çoğu zaman cevap vermek istemiyorum. öyleyse sevemiyorum. öyleyse hak etmiyorum,sahibi değilim sevginin.
benim giden ömrümle birlikte senin ömrün de gitmesin.köşemde yalnız oturmam gerek benim biraz daha. kalbimin üzerindeki ağırlık o kadar çok ki seninle paylaşmaya kıyamıyorum, senin de kalbin acısın istemiyorum. "sevmek" kelimesi çok az insana bu kadar çok yakışır onun için hep seninle olsun sevgi. yine gülümse sen hep gülümse, benim gülümsememi bekleme. hiç değişme sen hiç, benim gördüğüm sevgilerdeki gibi sahte olmasın sevgilerin ben sahte sevgiler buldum sevgime karşılık ama senin sevgilerin hep böyle gerçek kalsın.
haklıydı sanırım. hep haklıydı. insanın kendisine yaptığını yedi düvel birleşse yapamazmış o insana. yine en büyük kötülüğü ben yaptım kendime.
kaçtıklarıma koştum. durdurmak istedim kendimi inan çok istedim.istedim ki bi kenara bırakıyım güzleri, bahar gelsin. geriye dönmeyi hiç istemedi aklım ama kalbimi susturamadım zaman zaman.
Kaç bin tane antideprasan içmek gerekir bu işkenceyi sonlandırmak için? ya da kaç insanın canının acıması gerekir canının acıdığını unutman için.
hayatını sil baştan inşa edecek, yeni hayaller kuracak gücü kendinde bulabilen insanın bazen "sevdiğini" değiştirecek gücü olamayabilirmiş. ya da değişmesin diye elinden geleni yapabilirmiş farkında olmadan. kendine minik yalanlar söyleyerek, kendine yalan söylerken bu yalanları dillendirerek,dillendirdikçe kalbi temiz, ruhu temiz adamı da bunlara inandırarak. kandırmak? hangi ara böylesine değiştim ben. hangi ara güler geçer oldum acımasız insanlara.
o sihirli cümle... duymak iyi gelir dediğim ama beni alıp hızla duvara çarpan o cümlenin fiili sevmek. ama öznesi yok. olsun diye dualar ettim, ama yok...
ilk kez hak etmedim onun için de sahibi değilim. "zaman akıp giderken geç kalma istedim. bekleyeni hatırlatsın istedim. hiçbir şey hatırlatmasa bile sana kalbin kadar, elin kadar yakın olıyım istedim..." ben bunun sahibi değilim ki,olamıyorum. gördüğüm minicik bebeğin minicik elleri hala başka şeyler hatırlatırken hiçbir şeyin sahibi olamıyorum ben.
o dev cümlenin sahibi de değilim. sahibi olmam istendi benden, en azından denemem istendi. ben de istedim. denedim. ama başaramadım. hak edemedim ruhu temiz adamı. oysa ki hoşgeldin derken çok ümitliydim. hayattan, kendimden,senden, sevmekten. "sevmesen bile sevilmen yeter" dedi biri, inanmak istedim. birinin "şansı" olacaktım ya hani senin şansın olabilmeyi istedim. ya da sadece istediğimi sandım, inandığıma inanmak istedim.
insan sevdiğine dokunmak istemez mi? dokunamıyorum. görmek istemez mi insan? hadi göriyim diye sabırsızlanmıyorum. telefonu çalınca heyecanlanmaz mı hiç? çoğu zaman cevap vermek istemiyorum. öyleyse sevemiyorum. öyleyse hak etmiyorum,sahibi değilim sevginin.
benim giden ömrümle birlikte senin ömrün de gitmesin.köşemde yalnız oturmam gerek benim biraz daha. kalbimin üzerindeki ağırlık o kadar çok ki seninle paylaşmaya kıyamıyorum, senin de kalbin acısın istemiyorum. "sevmek" kelimesi çok az insana bu kadar çok yakışır onun için hep seninle olsun sevgi. yine gülümse sen hep gülümse, benim gülümsememi bekleme. hiç değişme sen hiç, benim gördüğüm sevgilerdeki gibi sahte olmasın sevgilerin ben sahte sevgiler buldum sevgime karşılık ama senin sevgilerin hep böyle gerçek kalsın.
elinizde olmayandır. hele erkekseniz kontrolünüzün en kayıp olduğu, en savunmasız halinizdir. yılanın avını yutarkenki hali neyse sevmek hali de odur işte.
başıma ne geldiyse bu mastarlı fiil yüzünden gelmiştir. bana her sevmek bir alt üst oluş, yeni bir dünya kuruş olmuştur.
bu defa alt üst olmuşum da yenisini kurmak pek mümkün görünmüyor. insan sevmek yüzünden ölmek ister mi? ben sevmekten artık yaşamayı unuttum. yaşamı reddediyorum.
böyle bir sevmek görülmemiştir. nice sevmeler, ben sevmelerde onlar hep gitmelerde.
gitti...
ve ben nur topu gibi bir sevmek'le kalakaldım öylece.
bu o derken, sonunda derken, tanrım bu ne lütuf derken...
sevmek...
artık yok bende. olamaz. ne zaman sevsem bir şeyler gitti. parça parça edildim, yağmalandım, eksildim.
artık yok sevmek...
verecek bir şey de kalmadı.
sessizce gelip giderken ne varsa götürdüler benden.
ölmek zamanı.
başıma ne geldiyse bu mastarlı fiil yüzünden gelmiştir. bana her sevmek bir alt üst oluş, yeni bir dünya kuruş olmuştur.
bu defa alt üst olmuşum da yenisini kurmak pek mümkün görünmüyor. insan sevmek yüzünden ölmek ister mi? ben sevmekten artık yaşamayı unuttum. yaşamı reddediyorum.
böyle bir sevmek görülmemiştir. nice sevmeler, ben sevmelerde onlar hep gitmelerde.
gitti...
ve ben nur topu gibi bir sevmek'le kalakaldım öylece.
bu o derken, sonunda derken, tanrım bu ne lütuf derken...
sevmek...
artık yok bende. olamaz. ne zaman sevsem bir şeyler gitti. parça parça edildim, yağmalandım, eksildim.
artık yok sevmek...
verecek bir şey de kalmadı.
sessizce gelip giderken ne varsa götürdüler benden.
ölmek zamanı.
kusursuz değildir hiçbir zaman. yanında akıl almaz entrikalar, zaman zaman kaybetme korkusuyla söylenen yalanlarla kendisine olan inancını yitirebilir insan.
tek başına yeterli değildir. fedakarlıkla, saygıyla harmanlandığı zaman değer kazanır. kaybetmek değildir, asla. kazanmaktır ama geçici bir yenilgidir bazen de. bir fısıltı değildir derin sevgiler, yangın ortasında kalmış bir insanın avaz avaz bağırışı gibi can yakar, yıkar geçer adeta.
tek başına yeterli değildir. fedakarlıkla, saygıyla harmanlandığı zaman değer kazanır. kaybetmek değildir, asla. kazanmaktır ama geçici bir yenilgidir bazen de. bir fısıltı değildir derin sevgiler, yangın ortasında kalmış bir insanın avaz avaz bağırışı gibi can yakar, yıkar geçer adeta.
kimi zaman rezilce korkuludur,
insan bir akşamüstü ansızın yorulur.
insan bir akşamüstü ansızın yorulur.
tensel temastır, sevmenin pivot noktası kurcalamaktır, sevmek tokunmaktır!
sevmek cok kolay, ayrilmak daha bir yurek ister.
bir gün,
neden beni sevmiyorsun? dedi.
ben de,
sevmek güzel iş be gülüm ama benim dünyamda güzellik yok ki dedim.
sonra beni daha çok sevdi!
neden beni sevmiyorsun? dedi.
ben de,
sevmek güzel iş be gülüm ama benim dünyamda güzellik yok ki dedim.
sonra beni daha çok sevdi!
"bir kez bile sevmek, sevgilinin varolduğu konusunda ayak diremek demektir; onsuz bir evren bulunabileceği olasılığını yadsımak demektir. sevmek, sevilen şeye sonu gelmez bir çabayla canlılık katma, onu yaratma, isteyerek koruma eylemidir."
(bkz: jose ortega y gasset)
(bkz: jose ortega y gasset)
sikilmektir azizim. sikeni pek severler seveni de hep sikerler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar