1. 1.
    tdk

    1 . Sarma işi yapılmak:
    "Ellerine sarıldım, öpüyorum, sorularımı tekrarlıyorum."- R. H. Karay.
    2 . (-e) Bir şeyin üzerine bir veya birkaç kez dolanmak.
    3 . (-e) Kollarını dolamak, kucaklamak:
    "Hasan tiril tiril titriyor, anasına sarılıyordu."- S. F. Abasıyanık.
    4 . Bütün gücü ile ele almak.
    5 . Hemen yapmaya koyulmak, girişmek:
    "Hemen kaleme sarıldım, benim güzel kardeşim, sana geçen bir ayda başımdan geçenleri yazacağım."- M. Ş. Esendal.
    6 . mecaz Büyük bir istekle kendini vermek, benimsemek:
    "ikinci sınıfa geçtikten sonra derslerine daha fazla sarılmıştır."- F. R. Atay.
    7 -1 ... halbarad
  2. 2.
    hissetmenin en yalın halidir.sıcaktır.huzur verir.
    11 ... celibon
  3. 3.
    (bkz: sıcaklığını hissetmek)
    4 ... mask
  4. 4.
    (bkz: kucaklaşmak)
    2 -1 ... arabaciarabayatasget
  5. 5.
    yapılan bir araştırmaya göre insanların günde üç kere sarılması gerekiyormuş. bu araştırmalara neye göre kime göre yapılıyorsa artık...
    6 ... puldüşü
  6. 6.
    (bkz: sevgiliye ilk sarılma)
    3 ... unexpected paradox
  7. 7.
    sevgilinin sıcacık vücuduna sımsıkı sarılmak.bundan daha muhteşem birşey varmı ki ...
    9 ... kurbaa kermitin parmaklari
  8. 8.
    sarmalamak.
    2 ... criminal
  9. 9.
    Güven alışverişidir.
    6 ... high noon
  10. 10.
    sarılmak en sıcak en içten duyguların göstergesidir, sarılmak insana huzur verir, vücuttaki elektriklerin birbirine geçmesiyle insan daha bir güven bulur, yalnız olmadığını hisseder. güzel şeydir sevilen insanlardan esirgenmemesi gerekir..
    6 ... kursunkalem