bugün
- japonya17
- klima çarpması3
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin13
- ağlamamak için kendini tutmak12
- prensesler gibi uyanmak2
- selçuk bayraktar'ın siyasete atılması3
- gürcistan25
- kırgızistan8
- en iyi simit hangi şehirdedir21
- ctrlx22
- alison blaire2
- çin8
- latin atasözleri6
- geceniz nasıl geçiyor7
- geceye bir şarkı bırak17
- yeni yazarlara öneriler3
- aslında hayatta yapayalnız olmamız8
- sözlüğün aniden sessizleşmesi5
- hewal ebo18
- kuran da namaz yok21
- sözlük yazarlarının çocukları olsa ne yaparlardı6
- erkeklerden hayır gelmeyeceğinin anlaşıldığı an4
- antalya şu an 28 derece4
- lahmacunu elle yiyen kız14
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması8
- tez yazmak4
- cep telefonu4
- ilgi isteyen kız16
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili9
- sözlük sağ baştan saysın2
- domdomusa'nın haksız yere çaylaklanması6
- birader yazarlar birader bay beylerdir3
- içim yanıyor be sözlük7
- isveç3
- gelibolu da yaşamak vs çanakkale merkez de yaşamak5
- yalnız yaşamak5
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri22
- on ikinci neslin ezik olması2
- almanya10
- sinem dedetaş'ın gözaltına alınması2
- ispanya3
- asla yapmam denilen şeyler4
- yıllar sonra sözlüğe dönen yazar4
- hikayeyi devam ettir52
- cinle karşılaşınca yapılacak ilk hareket7
- gürcistan'ın neyi meşhur9
- erkeklerin öküzlük sorunu12
- asansörde kalmak7
- dışarıda kahve içmenin lüks haline gelmesi10
- nickten isim tahmini yapmak71
2007 yapımı rec adlı muazzam ispanyol korku filminin yeniden çevrimi.başrollerde dexter dizisinden hatırlayacağımız jennifer carpenter ve hostel filmindeki jay hernandez var.
rec gibi bir saheser cekildikten sonra yapilmis son derece gereksiz proje. herifler su filmle amerikada voleyi vurursa harbi amerikalıların mallıkları tescillenmis olur gözümde.
hiçbir açıdan olmasa bile jennifer carpenter'ın oyunculuğuna katkıda bulunmuş filmdir.
tam happening kadar boktan film olur mu acaba diye dusunurken izleyip daha dogrusu izlemeye calisip 15 dakika sabrettikten sonra dayanamayip, " daha boktani cikana kadar en boktani budur. " deyip dvd' sini cocuklarin ulasamayacagi bir yere kaldirdigim filmimsi.
rec gibi orijinali varken izlenilmemesi gereken, sadece jennifer carpenter ın son yarım saatteki oyunculuğu ile biraz doyurabilen, onun dışında da, duygun namına sıfır, oyunculukların kolpa olduğu, hiç bir şekilde orijinalinin hissiyatını ve de tadını veremeyen 2008 yapımı, 2007 ispanyol yapımı rec in yeniden çevrimi olan, ucuz bir kolpası.
neden çekildiğini bir türlü anlayamadığım bir film. yani çok değil, 2007'de rec isimli film çekilmiş. gayet de başarılı olmuş. herkes tarafından olumlu eleştiriler almış ve tüm dünyada gösterilmiş.
sen kalkıyorsun, hemen bir sene sonra bu filmin aynısını, amerika'da, ingilizce olarak bir daha çekiyorsun. yani hani orijinal film çok eskimiştir, görsel efektler, makyajlar falan falan boktan görünüyordur, yeniden çekersin. (misal: king kong) filmin uluslararası dağıtımı olmamış, geniş kitlelere ulaşmamıştır, yeniden çekersin.(ki şahsımca yanlıştır. ulan yeniden çekene kadar orijinalin dağıtımını yapın. misal: the ring)çok nadir gözükecek bir olaydır ama mesela michael haneke gibi amerika'da geçmesini ve ingilizce olmasını öngördüğün bir filmi(funny games) imkansızlıtan dolayı avusturya'da almanca çekmek zorunda kalırsın, sonra eline imkan geçince ingilizce konuşan oyuncularla amerika'da sahne sahne tekrarını çekersin. bu da kabul. veya film hakkaten kötüdür, sen daha iyileştirecek şeyler düşünür, tekrar çekersin. (misal: the thing)
bu sebepler dışında bir filmi tekrar çekmek bana göre mallıktan başka bir şey değildir. tamam amerikalılar nedense asya veya avrupa'da yapılan filmleri izlemeyen dangalak bir millet. ama rec amerika'da gösterildi ve hemen ardından dvdsi de piyasaya da girdi. ulan neden çekersin bir daha bu filmi? ben anlamadım. "mallık"tan başka bir açıklaması olan varsa, bana izah etsin. yani hep öyle avrupa sineması takip eden entel bir adam da değilimdir. ama hakkaten uyuz oldum.
filmin kendisine gelirsek, vasattır. yani rec'i çok önceden gördüm diye bana öyle geliyor olabilir mi, bilmiyorum ama çok kendini öne çıkaran bir olayı yoktu. çok kötü de değildi, çok iyi de değildi. rec'i izleme imkanınız varsa, bu filmi izlemeyin. yoksa izleyin. ortadirek bir korku filmi işte.
filmin prodüktörlerinden birisi sergio agüero'dur. inanmayan açsın baksın.
sen kalkıyorsun, hemen bir sene sonra bu filmin aynısını, amerika'da, ingilizce olarak bir daha çekiyorsun. yani hani orijinal film çok eskimiştir, görsel efektler, makyajlar falan falan boktan görünüyordur, yeniden çekersin. (misal: king kong) filmin uluslararası dağıtımı olmamış, geniş kitlelere ulaşmamıştır, yeniden çekersin.(ki şahsımca yanlıştır. ulan yeniden çekene kadar orijinalin dağıtımını yapın. misal: the ring)çok nadir gözükecek bir olaydır ama mesela michael haneke gibi amerika'da geçmesini ve ingilizce olmasını öngördüğün bir filmi(funny games) imkansızlıtan dolayı avusturya'da almanca çekmek zorunda kalırsın, sonra eline imkan geçince ingilizce konuşan oyuncularla amerika'da sahne sahne tekrarını çekersin. bu da kabul. veya film hakkaten kötüdür, sen daha iyileştirecek şeyler düşünür, tekrar çekersin. (misal: the thing)
bu sebepler dışında bir filmi tekrar çekmek bana göre mallıktan başka bir şey değildir. tamam amerikalılar nedense asya veya avrupa'da yapılan filmleri izlemeyen dangalak bir millet. ama rec amerika'da gösterildi ve hemen ardından dvdsi de piyasaya da girdi. ulan neden çekersin bir daha bu filmi? ben anlamadım. "mallık"tan başka bir açıklaması olan varsa, bana izah etsin. yani hep öyle avrupa sineması takip eden entel bir adam da değilimdir. ama hakkaten uyuz oldum.
filmin kendisine gelirsek, vasattır. yani rec'i çok önceden gördüm diye bana öyle geliyor olabilir mi, bilmiyorum ama çok kendini öne çıkaran bir olayı yoktu. çok kötü de değildi, çok iyi de değildi. rec'i izleme imkanınız varsa, bu filmi izlemeyin. yoksa izleyin. ortadirek bir korku filmi işte.
filmin prodüktörlerinden birisi sergio agüero'dur. inanmayan açsın baksın.
şimdi herkes aynı şeyi düşünüyordur muhtemelen ama birşeyi ilk söyleyen olmanın tadı bambaşka o nedenle çok heyecanlıyım ve söylüyorum;
(bkz: troll)
birkaç entrysine bakın anlarsınız demeye ne hacet, tek entrysi yeterlidir bunu göstermeye;
(bkz: #6536888)
yakını olan biri varsa bu tür 85. sınıf trollüğün modasının geçtiğini kendisine söylemeli.
(bkz: troll)
birkaç entrysine bakın anlarsınız demeye ne hacet, tek entrysi yeterlidir bunu göstermeye;
(bkz: #6536888)
yakını olan biri varsa bu tür 85. sınıf trollüğün modasının geçtiğini kendisine söylemeli.
(bkz: vurmayın öldüm)
SAYIN SOZLUKCUMUZ quarantine USTUNE ALINMASIN LUTFEN...
KENDISININ YAPTIGI BASLIK VE ENTRY YAZMA SEKILLERI DONEM DONEM HER SOZLUKTE VAROLAN, ULUDAG SOZLUKTE ISE YAKLASIK6 AYDA BIR MEYDANA GELEN BIR DURUMDAN IBARETTIR... MYNET IN GOOGLE DEN IYI OLDUGUNU SOYLEMEK, DUNYANIN YUVARLAK OLMADIGINI IDDIA ETMEK VE BUNUN GIBI GERCEKLIGI TARTISILMAZ OLAN DURUMLARI YALANLAMA CABALARI ILE BIR SEYLER KARALAYARAK ONCE KENDI EGLENCILIGINI CIKARIRLAR SONRA DA ILGI CEKMENIN HAZINI TADARLAR... SOZLUKLERIN EGLENCELERI, VAZGECILMEZLERI OLMUSLARDIR ARTIK... BAZEN SUREKLI AYNI KISININ BASKA MAHLASLARLA AYNI SEYLERI YAPMASI SIKICI OLSA DA FARKLI KISILERIN FARKLI VE ORIJINAL FIKIRLER ILE GELMELERI COK HOS OLUR... AMA BIRAZ ORIJINAL OLMAK LAZIM GELIR..
SEVGILI SOZLUKCUMUZE SAYGILARIMI ILETIR ENTRYMI SONLANDIRIRIM..
KENDISININ YAPTIGI BASLIK VE ENTRY YAZMA SEKILLERI DONEM DONEM HER SOZLUKTE VAROLAN, ULUDAG SOZLUKTE ISE YAKLASIK6 AYDA BIR MEYDANA GELEN BIR DURUMDAN IBARETTIR... MYNET IN GOOGLE DEN IYI OLDUGUNU SOYLEMEK, DUNYANIN YUVARLAK OLMADIGINI IDDIA ETMEK VE BUNUN GIBI GERCEKLIGI TARTISILMAZ OLAN DURUMLARI YALANLAMA CABALARI ILE BIR SEYLER KARALAYARAK ONCE KENDI EGLENCILIGINI CIKARIRLAR SONRA DA ILGI CEKMENIN HAZINI TADARLAR... SOZLUKLERIN EGLENCELERI, VAZGECILMEZLERI OLMUSLARDIR ARTIK... BAZEN SUREKLI AYNI KISININ BASKA MAHLASLARLA AYNI SEYLERI YAPMASI SIKICI OLSA DA FARKLI KISILERIN FARKLI VE ORIJINAL FIKIRLER ILE GELMELERI COK HOS OLUR... AMA BIRAZ ORIJINAL OLMAK LAZIM GELIR..
SEVGILI SOZLUKCUMUZE SAYGILARIMI ILETIR ENTRYMI SONLANDIRIRIM..
yazdıklarını büyük bir huşu içerisinde mahallecek okuduğumuz kaliteli yazar.
Müzik zevkini merak ettiğim yazar.
gay metal başlığına sıçtığı girileriyle dikkat çeken, hoşbeş yazar.
gay metal başlığının amuna koymuştur afedersin.
çaylak oldu olacak yazar.
filmi kopuk kopuk izledim ama özet geçeyim sizin için:
şimdi o kuduz nereden türedi ve bütün millete nasıl yayıldı orasını kaçırdım, ama tahminimce türeme olaylarını falan anlatmamışlardır. neyse itfaiyeci, kameraman ve küçük göğüslü carpenter bodrum katına inmeye çalışırken itfaiyeciyi ısırıyorlar hatta yanlış görmediysem rade serbedzija amcamız ısırıyor itfaiyeciyi.
bu arada kameraman zenciyi öpüyorum buradan. orijinal sesinde izlemedim ama o kargaşada kamerayı elinden düşürmeyip gayet freş bir ses tonuyla konuşması beni benden aldı.
carpenter: scott ıhıhaha tanrım ne yapacaığısdfghahahıhı.
scott: ah tatlım sakin ol, şimdi rahatla ve kapıyı aç.
neyse bunlar bir yere indi, kamerayı gece moduna aldılar derken garip bir yaratık gördüler. bilemiyorum; ben filmin başındaki espinoza teyzeye benzettim kendisini. böyle yüzüklerin efendisindeki gollum gibi ama değil gibi de. işte bu yaratık önce kameramanı fark etti, saldırdı, biraz yedi falan. sonra carpenter kaldı geriye, onu da buldu, ona da saldırdı, kamerada falan hep gördük o müthiş fiziği ve yüzünü canavarın bu sayede. en sonunda carpenter böyle kameraya yavaş yavaş ilerledi. iki seçenek vardı; ya carpenter bir anda salya sümük kuduz bir şekilde kameraya saldıracaktı... bu olmadı. bizim canavar bunu çekti götürdü. onu da yedi herhalde.
lan o değil devlet nasıl anladı da bunları karantinaya aldı onu anlamadım. bu kuduz şeyi nasıl çıktı, espinoza teyzeye benzeyen yaratık kimdi? ne işi vardı orada? devlet binadakileri ne yapacak? ayrıca arap kadını merdivenden aşağıya atmaları hiç hoşuma gitmedi. resmen ırkçılık amk.
şimdi o kuduz nereden türedi ve bütün millete nasıl yayıldı orasını kaçırdım, ama tahminimce türeme olaylarını falan anlatmamışlardır. neyse itfaiyeci, kameraman ve küçük göğüslü carpenter bodrum katına inmeye çalışırken itfaiyeciyi ısırıyorlar hatta yanlış görmediysem rade serbedzija amcamız ısırıyor itfaiyeciyi.
bu arada kameraman zenciyi öpüyorum buradan. orijinal sesinde izlemedim ama o kargaşada kamerayı elinden düşürmeyip gayet freş bir ses tonuyla konuşması beni benden aldı.
carpenter: scott ıhıhaha tanrım ne yapacaığısdfghahahıhı.
scott: ah tatlım sakin ol, şimdi rahatla ve kapıyı aç.
neyse bunlar bir yere indi, kamerayı gece moduna aldılar derken garip bir yaratık gördüler. bilemiyorum; ben filmin başındaki espinoza teyzeye benzettim kendisini. böyle yüzüklerin efendisindeki gollum gibi ama değil gibi de. işte bu yaratık önce kameramanı fark etti, saldırdı, biraz yedi falan. sonra carpenter kaldı geriye, onu da buldu, ona da saldırdı, kamerada falan hep gördük o müthiş fiziği ve yüzünü canavarın bu sayede. en sonunda carpenter böyle kameraya yavaş yavaş ilerledi. iki seçenek vardı; ya carpenter bir anda salya sümük kuduz bir şekilde kameraya saldıracaktı... bu olmadı. bizim canavar bunu çekti götürdü. onu da yedi herhalde.
lan o değil devlet nasıl anladı da bunları karantinaya aldı onu anlamadım. bu kuduz şeyi nasıl çıktı, espinoza teyzeye benzeyen yaratık kimdi? ne işi vardı orada? devlet binadakileri ne yapacak? ayrıca arap kadını merdivenden aşağıya atmaları hiç hoşuma gitmedi. resmen ırkçılık amk.
(#9279025)'deki soruların cevaplarının rec 2'de verildiği, rec adlı ispanyol yapımı filmin birebir kopyası olarak çekilen, devam filmi 2011'de yayınlanacak olan amerikan yapımı 2008 korku/gerilim filmi.
quarantine tamamen recin kopyası olmasına rağmen devam filmi (bkz: quarantine 2 terminal) rec 2 ile aynı olmayacaktır.
quarantine tamamen recin kopyası olmasına rağmen devam filmi (bkz: quarantine 2 terminal) rec 2 ile aynı olmayacaktır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar