bugün
- en lezzetli balık15
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin10
- karşı cinsteki en itici özellik12
- yeni biriyle nerede tanışılır9
- ben geldim naneler13
- sahibinin sesi ile okunan cümleler8
- ayakkabının ayağa vurmasının oluşturduğu durum10
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı11
- online listesindeki sıralama mantığı9
- bilmeyen birine ulu sözlüğü tek cümle ile anlat11
- karması eksi olan yazarların adam gibi adam olması8
- size takılan lakaplar7
- kabul görmüş fikirlere itiraz etmek6
- online listesi neden kaldırıldı10
- sorunlarını sevişerek çözen çiftler6
- yerinde olmak istenen dizi karakterleri4
- mansur yavaş14
- başta hak verilen sonradan eksilenen yazılar6
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız5
- gocu33
- sevmediğin biriyle sevişmek4
- bik bik vs sarapci koala hatayi4
- tevrat geleceği dogru tahmin etti5
- 30 yaşına gelince erkeklerin patates olması11
- ağlamamak için kendini zor tutmak4
- en son neye çok üzüldünüz12
- inci sözlük8
- hintli kızların dayanılmaz çekiciliği7
- jeffrey dahmer vs nuri alço2
- karması 4000'in altında olan yazarlar4
- game of thrones taki kerhaneci21
- b c d y z i4
- how'i met your mother marshall4
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- chatgpt2
- chp'nin ankara'yı da kaybetmesi7
- uludağ sözlük halısaha turnuvası3
- kafayı yememek için ne yapıyorsunuz9
- arkadaşlar5
- ismet kalk çay koy kanka3
- hristiyan düşüncesinin yönettiği dünya6
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın4
- whalefall2
- gecenin geç saatlerinde entry girmek5
- başkent istanbul olsun11
- yazılımcıların flört edememesi7
- kurtlar vadisi pusu'nun incelenmesi2
- true nickli yazar22
- mamudo gurban niye doğdun9
- insanların sizden uzak durması7
geometrinin babası.
-pityyy git harula teyzenlere müsaitseniz annemler bu gece size gelcekmiş de evladımdönerken de kahveden babanı al
+ya anne üçgen çiziyommm
-hadi olm geze geze (bu çocuk iice sapıttı)
+ya anne üçgen çiziyommm
-hadi olm geze geze (bu çocuk iice sapıttı)
sisam adasında doğan, daha sonra güney italya' ya göç eden yunanlı filozof. milattan önce 6. yüzyılda yaşamıştır. kurduğu sistem, evrenin ana maddesinin sayılar olduğunu öne sürüyordu. pythagoras, aynı zamanda bir din tarikatının da başkanıydı. bu tarikata katılanlar, dünyevi zevkleri bir kenara bırakıyor ve manevi zenginliklerle dolu bir hayat yaşıyordu.
bezelye gibi bazı sebzelerin ruhları olduğuna inanan matematikçi ve düşünürdür.
eski yunan'da müziksel uyumu matematik formülleriyle ifade eden felsefeci. sisamlı pythagoras olarak da bilinir.
dünyanın ve matematiğin belirli bir düzeni olduğu için her şeyin özünün sayılar olduğunu iddia eden filozof.
pythagoras kardeşliği adında gizli ve bir o kadar da heretik bir felsefe ve bu felesefeye dayalı bir örgüt inşa etmiş kişidir aynı zamanda.
yunanli matematikci ve dusunur. soyle harika bir benzetme yapmistir:
"hayatımız, olimpiyat oyunlarında biriken büyük kalabalığa benzer. kimileri oyunlarda ün kazanmak için bedenlerini işletirler; kimileri para kazanmak için satılık mallar getirirler; kimileri de, en kötüleri değildir onlar, başka çıkar düşünmeden her şeyin niçin nasıl yapıldığına bakar, kendi yaşamlarını anlamak ve düzenlemek için, başkalarının yaşamlarını seyrederler."
"hayatımız, olimpiyat oyunlarında biriken büyük kalabalığa benzer. kimileri oyunlarda ün kazanmak için bedenlerini işletirler; kimileri para kazanmak için satılık mallar getirirler; kimileri de, en kötüleri değildir onlar, başka çıkar düşünmeden her şeyin niçin nasıl yapıldığına bakar, kendi yaşamlarını anlamak ve düzenlemek için, başkalarının yaşamlarını seyrederler."
geometri ile ilgili bir çok çalışma yapmış bir geometri ustası * .
doğadaki çeşitliiğin ve karşıtlıkların özünde matematiksel bir uyumun sözkonusu olduğunu iddia eden filizof kişi.
''altın ateşle, kadın altınla, erkek de kadınla erir''
sözünün sahibi..
sözünün sahibi..
platonun devlet'inin ayrıldıgı 12 bölgede 5040 pilot aile olacaktı. bu rakam ise, pisagorun oluşturduğu din okulundaki mistik rakamsal dizenin ulaştığı sayı idi. 1x2x3x4x5x6x7:5040.. bu rakamın kutsallığına inanan platon, bunu oluşturacağı devletin komün aile sayısı olarak saptadı. ve bu rakam asla aşılmamalıydı.. peki ama nüfus artarsa? nüfus artarsa da, yargıçlar 5040 aile sayısının artmaması için doğum kontrolü uygulayacaklardı. şayet burada başarılı olunamazsa, kutsal rakamı bozan kuru kalabalık, sömürgelere sürülecektir. böylece toplumun yararını düşünen platon, başka toplumların ezilerek sömürülmesini meşru kılmaktadır. bu 5040 aile, bir arada oturup yemek yemelidir. herkes birbirinin gözetleyeni adaletçisidir.
Vejetaryendi ve müritlerine et yemeyi men ederdi. Bu yüzden Sokrates , Platon ve Aristoteles gibi onu takip eden birçok filozof da aynı diyeti uygulamıştır.
hoş gelmiş onuncu nesil yazar. sürrealist biri çıkması dileklerimle.
"insan kendisinden asagi canlilari yok etmeye curet ettigi surece saglik ve huzur yuzu gormeyecektir. insanlar hayvanlari katlettigi surece birbirlerini de oldurmeye devam edeceklerdir. tabii ki cinayet ve aci tohumlari ekenler sevinc ve sevgi bicemezler."
pythagoras
pythagoras
Kısa ve öz cevap yazan yazar.
Eski nickimi kapmış olan yazardır, hayırlı olsun.
Progressive rock grubudur.
vejeteryanlık ile ilgili şöyle aydınlatmak istemiş bizleri,
"ey insanlar, günahkar besinlerle bedenlerinizin kutsallığını kirletmeye bir son verin. ekinlerimiz var; dallarda bütün ağırlıklarıyla sarkan elmalarımız var; bağlarda olgun üzümlerimiz var; kimileri ateşte de pişirilebilen lezzetli bitkilerimiz ve otlarımız var. sütten mahrum değilsiniz; kekik çiçeklerinin üzerindeki hoş kokulu baldan da. dünya, sonsuz zenginliği ve cömertliğiyle, bütün ihtiyaçlarınızı fazlasıyla karşılar ve öldürmeye ya da kan dökmeye gerek kalmaksızın size yiyecek verir. et, yalnızca yabani hayvanların açlığını giderir. hatta bütün hayvanların da değil: atlar, koyunlar ve çiftlik hayvanları, çimenlerle beslenir. ama vahşi ve saldırgan olanlar; aslan, kaplan, kurt ve ayılar, yiyeceklerini kanla ıslanmış olarak severler. ah, ne kadar yanlıştır, etten bedenleri etle beslemek; açgözlü bir bedeni, başka bir bedeni yiyerek semirtmek; bir yaratığın yaşamını bir başka yaratığın ölümüne bağlamak! dünya o annelerin en yücesi, sana bunca şey verirken, tıpkı cyclop'lar gibi, zalim dişlerinle büyük yaralar açmadan mutlu olamazsın; başka hayatları yok etmedikçe doymayan iştahını ve o sonsuz iştahını ve o sonsuz açlığını gideremezsin bir türlü! ama bizim o altın çağ dediğimiz eski zamanlarda, dünyanın onlar için ürettiği bitkiler ve ağaçlardaki meyvelerle mutluydu insanlar; dudaklarını kanla kirletmezlerdi. kuşlar göklerde güvenle uçar, tavşanlar tarlalarda korkusuzca dolaşır ve balıklar kendi saflıkları yüznden oltaya takılmazlardı. ama bir gün birisi, artık o her kimse, aslanların avlarını kıskandı ve açgözlü göbeğini etle doldurarak, suça ve günaha giden yolu açtı. silahlar ilk başta yalnızca vahşi hayvanların kanlarıyla lekeleniyordu ve bu kadarla kalması gerekirdi: bizi yok etmeye çalışan hayvanları öldürmenin günah olmadığını kabul ediyorum ama her ne olursa olsun, hayvanların yenmemesi gerekiyor!"
"ey insanlar, günahkar besinlerle bedenlerinizin kutsallığını kirletmeye bir son verin. ekinlerimiz var; dallarda bütün ağırlıklarıyla sarkan elmalarımız var; bağlarda olgun üzümlerimiz var; kimileri ateşte de pişirilebilen lezzetli bitkilerimiz ve otlarımız var. sütten mahrum değilsiniz; kekik çiçeklerinin üzerindeki hoş kokulu baldan da. dünya, sonsuz zenginliği ve cömertliğiyle, bütün ihtiyaçlarınızı fazlasıyla karşılar ve öldürmeye ya da kan dökmeye gerek kalmaksızın size yiyecek verir. et, yalnızca yabani hayvanların açlığını giderir. hatta bütün hayvanların da değil: atlar, koyunlar ve çiftlik hayvanları, çimenlerle beslenir. ama vahşi ve saldırgan olanlar; aslan, kaplan, kurt ve ayılar, yiyeceklerini kanla ıslanmış olarak severler. ah, ne kadar yanlıştır, etten bedenleri etle beslemek; açgözlü bir bedeni, başka bir bedeni yiyerek semirtmek; bir yaratığın yaşamını bir başka yaratığın ölümüne bağlamak! dünya o annelerin en yücesi, sana bunca şey verirken, tıpkı cyclop'lar gibi, zalim dişlerinle büyük yaralar açmadan mutlu olamazsın; başka hayatları yok etmedikçe doymayan iştahını ve o sonsuz iştahını ve o sonsuz açlığını gideremezsin bir türlü! ama bizim o altın çağ dediğimiz eski zamanlarda, dünyanın onlar için ürettiği bitkiler ve ağaçlardaki meyvelerle mutluydu insanlar; dudaklarını kanla kirletmezlerdi. kuşlar göklerde güvenle uçar, tavşanlar tarlalarda korkusuzca dolaşır ve balıklar kendi saflıkları yüznden oltaya takılmazlardı. ama bir gün birisi, artık o her kimse, aslanların avlarını kıskandı ve açgözlü göbeğini etle doldurarak, suça ve günaha giden yolu açtı. silahlar ilk başta yalnızca vahşi hayvanların kanlarıyla lekeleniyordu ve bu kadarla kalması gerekirdi: bizi yok etmeye çalışan hayvanları öldürmenin günah olmadığını kabul ediyorum ama her ne olursa olsun, hayvanların yenmemesi gerekiyor!"
Peşinde onu öldürmek isteyen kişiler varken, fasulyeleri ezmemek için olduğu yerde kalarak oracıkta Can veren filozof.
Pythagoras ve Pythagoras’çı okulu felsefe tarihinde farklı bir yere koymamızın temel nedeni bir sayı metafiziği oluşturmuş olmalarıdır. Matematik düşkünüdür bu adamlar.
Teolojik düşünceleri “ruh göçü” fikrine dayanır. Bu düşünce temelinde mısır kültürüne, hint kültürüne falan uzanıyor.
Olayları şu; insan dünyaya geldiği zaman iyilik ve kötülük arasında bir mücadeleye girişiyor ve değerini bu şekilde belirliyor. ulaşılması gereken asıl amaç insanın bireysel ruhunun, arınıp, saf bir şekilde Evrenin, Tanrı’nın ruhuna katılması. Arınmak için de bilgi gerekiyor. Eğer ruh yeterince arınmazsa, bedenin ölümünden sonra, başka bir insan ya da hayvan bedeninde tekrar var oluyor. (Burada bedenler arası değer mahiyetine göre iyi-kötü şeklinde bir sıralama var. Mesela tekrar bir insan olarak dünyaya gelmek bir çamur zıbzıbı olarak dünyaya gelmekten iyi.)
Evrenle insan arasında bir akrabalık bağı olduğunu düşünüyorlar.
Felsefi düşünceleri ise, bu üstte bahsettiğim teolojiyi temele alıyor ve tamamen öğrenmek, bilmek, arınmak, bir votka kadar saf ve SEK olmak üzerine. Bu arınmayı gerçekleştirmek için mümkün olduğunca bilgilenmek gerektiğini düşünüyorlar. Matematik, geometri gibi alanlarda çalışmalar yapıyorlar. Değişik insanlar vesselam..
Teolojik düşünceleri “ruh göçü” fikrine dayanır. Bu düşünce temelinde mısır kültürüne, hint kültürüne falan uzanıyor.
Olayları şu; insan dünyaya geldiği zaman iyilik ve kötülük arasında bir mücadeleye girişiyor ve değerini bu şekilde belirliyor. ulaşılması gereken asıl amaç insanın bireysel ruhunun, arınıp, saf bir şekilde Evrenin, Tanrı’nın ruhuna katılması. Arınmak için de bilgi gerekiyor. Eğer ruh yeterince arınmazsa, bedenin ölümünden sonra, başka bir insan ya da hayvan bedeninde tekrar var oluyor. (Burada bedenler arası değer mahiyetine göre iyi-kötü şeklinde bir sıralama var. Mesela tekrar bir insan olarak dünyaya gelmek bir çamur zıbzıbı olarak dünyaya gelmekten iyi.)
Evrenle insan arasında bir akrabalık bağı olduğunu düşünüyorlar.
Felsefi düşünceleri ise, bu üstte bahsettiğim teolojiyi temele alıyor ve tamamen öğrenmek, bilmek, arınmak, bir votka kadar saf ve SEK olmak üzerine. Bu arınmayı gerçekleştirmek için mümkün olduğunca bilgilenmek gerektiğini düşünüyorlar. Matematik, geometri gibi alanlarda çalışmalar yapıyorlar. Değişik insanlar vesselam..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar