bugün
- kedilerle uyumak8
- cumhuriyet bayramı7
- tr de hangi arabalar lüks sayılır sorunsalı8
- değerli olduğunu hissettirmek6
- insta da aşırı dekolteli kızları takipten çıkmak4
- tuvalet kağıdını renkli alan insan11
- rafine zevkleri olan erkek12
- giysi fiyatlarının uçması9
- salon erkeği10
- sevişmek hüner değil3
- ekşi sözlük9
- bir kıza saklama kabı hediye etmek6
- mafyanın bilip yurttaşın bilmediği foncu listesi2
- insan aklıyla açıklanamayan konular5
- lüks araba istemeyen erkek9
- ilker başbuğ7
- jeffrey epstein4
- gece 00 00 da dışarı çıkan kızın amacı3
- kendinden vazgeçmemek3
- mafyanın fon vurguncularına haraç kesmesi2
- gece 23 de demlenen çay3
- cengiz kurtoğlu şarkılarından bir söz bırak4
- sözlükte 1 erkeğe düşen kız sayısı7
- yüzüklerin efendisi2
- ters takılmış tuvalet kağıdı7
- yemek getiren kızın yemeğini başka kızla yemek4
- anın fotoğrafı4
- uzun yola çıkmaya hüküm giydim2
- bir kadının bana hükmetmesini istiyorum7
- hasar kaydı olan kıza aşık olan genco2
- üniversiteli kızlar6
- 2008 ekonomik krizi7
- nickiniz fransızca olsaydı ne olurdu10
- beyaz pasta7
- sözlükte kız olduğunu sanan mal5
- ruffles ketçaplı7
- mesajlaşırken noktalama işareti kullanmak4
- 9 mayıs 2027 trabzonspor fenerbahçe maçı8
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak20
- emeviler3
- cumhuriyetten rahatsız olan insan19
- yazarların emekli olacağı yıl2
- anın görüntüsü10
- izlenmiş bir filmi tekrar izlemek6
- bir kadın tarafından domine edilmek5
- ilişkide lider olmayı seven kadın5
- yeter be yeter ulan3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- erecto tehafütüt tehafüt'ü okudu mu sorunsalı2
- sıcak su torbası getirecek beyler4
dublin'in en boktan kapısına sahip gece kulübü. altı kaval üstü şişhane.
Sözlükte çok var böylesi.
Ama heykel yapamıyor işte abazalar.
Ama heykel yapamıyor işte abazalar.
Başta tiyatro olmak üzere birçok sanat dalını derinden etkilemiş ve varyantlarının kaleme alınmasına sebep olmuş arketipal mit.
Kusura bakmayın da siz kim köpeksiniz sözlük yazarları. 20. yüzyılda ortaya çıkan sınıfsal çatışmaları, dili, aşkı, komediyi, absurdismi en iyi harmanlayan eserlerden biri olan yazarına hem nobeli hem de oscar'ı kazandırmış tek eser, kazananı da ikisini de kazanan tek kişidir. Bunla ilgili entari yok ortalarda, varsa yoksa üçüncü nesil bir yazar sadfsgrht.
Neyse kitaptaki higgins karakteri, müzmin bekar ve kadınlara yabancı olmanın verdiği bütün iticiliklerle zekanın ve yakışıklılığın bütün çekiciliklerini içinde barındırır. Doolittle da keza öyle. Bir yandan mahalle karısı tipi sizi iterken öteki yandan içinde büyümüş olduğu yer, kendini korumak için sürekli vurdumduymaz tavır, bu tavır canına tak edince terslemeye çalışması, sonra yine benzer şeyler yaşaması, bazen de karşısındaki gibi bir erkeği hiç tanımadığından ne yapacağını bilmemesi, bunların yanında da sanki gemiyle açılmışsınız da temiz, ışık kirliliği olmayan havadaki yıldızlar gibi parlayan siyasi, ekonomik, milli eleştiriler eseri ölümsüz kılar. Siz siz olun okumadan ölmeyin denilecek türden bir eserdir.
Bunun dışında hiç anlamadan, sevmediğiniz bir dil olan ingilizcenin de sevdalısı olup çıkabilir, cambridge asilzadeleri gibi ingilizce konuşmaya başlayabilirsiniz. Arka planda da o kadar iyi dil milliyetçiliği barındırır.
https://www.youtube.com/watch?v=Doz5w2W-jAY filme aktarımından bir sahne, orijinali oyundur.
Neyse kitaptaki higgins karakteri, müzmin bekar ve kadınlara yabancı olmanın verdiği bütün iticiliklerle zekanın ve yakışıklılığın bütün çekiciliklerini içinde barındırır. Doolittle da keza öyle. Bir yandan mahalle karısı tipi sizi iterken öteki yandan içinde büyümüş olduğu yer, kendini korumak için sürekli vurdumduymaz tavır, bu tavır canına tak edince terslemeye çalışması, sonra yine benzer şeyler yaşaması, bazen de karşısındaki gibi bir erkeği hiç tanımadığından ne yapacağını bilmemesi, bunların yanında da sanki gemiyle açılmışsınız da temiz, ışık kirliliği olmayan havadaki yıldızlar gibi parlayan siyasi, ekonomik, milli eleştiriler eseri ölümsüz kılar. Siz siz olun okumadan ölmeyin denilecek türden bir eserdir.
Bunun dışında hiç anlamadan, sevmediğiniz bir dil olan ingilizcenin de sevdalısı olup çıkabilir, cambridge asilzadeleri gibi ingilizce konuşmaya başlayabilirsiniz. Arka planda da o kadar iyi dil milliyetçiliği barındırır.
https://www.youtube.com/watch?v=Doz5w2W-jAY filme aktarımından bir sahne, orijinali oyundur.
(bkz: üçüncü nesil silik)
kötü anıları nedeniyle kadınlardan nefret eden ve ölünceye kadar evlenmemek için yemin etmiş, kendi yaptığı kadın heykeline aşık olan heykeltraş. Ayrıca efsaneye göre heykelin canlanmasını sağlamıştır.
doğum gününü canı gönülden kutladığım güzel insan.
vakti zamanında hiçbir çıkarı olamadan bir iyilik yapmışlığı vardı. halen mahçubumdur kendisine.
nice senelere.
vakti zamanında hiçbir çıkarı olamadan bir iyilik yapmışlığı vardı. halen mahçubumdur kendisine.
nice senelere.
doğum günün kutlu olsun dediğim güzel kardeş...
sert bir çıkış yapmış ve çıkmış kardeşimdir.
10 numara delikanlı.
(bkz: pygmalion gift)
vibratör heykeli yapmaktan hoslanan heykeltras.
yaşam tarzı hakkında fikir edinmek için aşağıdaki resme bakabilirsiniz;
http://img390.imageshack.us/img390/4373/merff2.jpg
http://img390.imageshack.us/img390/4373/merff2.jpg
ilgi çekme amaçlı saçma entryler yazmaya devam ederse muhtemelen karbon kopyası olduğu eski benzerleri gibi sözlükten şutlanacak yazar.
(#3164671)burun kıvırdığımız doğu anadolu'nun güzelliklerini gözler önüne seren yazar.
ara güler kıvamında. fotografçılığa merakı olduğunu bilmiyordum dediğim...
ara güler kıvamında. fotografçılığa merakı olduğunu bilmiyordum dediğim...
hoş sohbet sözlük yazarıdır. uzun zamandır konuşamasakta hatırlıyorum öyleydi... *
sözlükte görmüs oldugum bir cok yazarlar arasindan adam gibi, adam akilli olan yazar...
gözlüklerini cikarip dünya´ya ciplak gözle bakmasini becerebilmis, düsüncelerini özgürce yazip cizen ve ayrica bilgilerini paylasan yazar...
*
gözlüklerini cikarip dünya´ya ciplak gözle bakmasini becerebilmis, düsüncelerini özgürce yazip cizen ve ayrica bilgilerini paylasan yazar...
*
(bkz: #2748491) anladığım kadarıyla kamyon şoförü bir esnaf arkadaşımız. rampaların çilekeşi. emekçi.
ayrı gayrı düştüğüm, kardeşim. sadece bir süreliğine. tavlada pulları dizip, tükkanın önüne koyana kadar. fazla zaman kalmadı dostum..
"
genç adamın biri,
dermiş babasına her gün;
'benim de dostlarım var, sendeki dost gibi'
baba, itiraz eder,
olmaz öyle çok dost, hakikisi
belki bir, belki iki,
fazlasını bulamazsın gerçek, hakiki...
devam eder durur konuşma...
aralarında başlar bir tartışma,
karar verirler bir sınava,
dostun hakikisini anlamaya...
bir akşam bir koyun keserler,
ve koyarlar çuvala.
baba der ki oğluna,
'hadi al bu çuvalı, şimdi götür dostuna'.
çuvaldan kanlar damlamakta,
sanki öldürmüşler de bir adamı,
koymuşlar çuvala,
dıştan böyle sanılmakta.
delikanlı sırtlar çuvalı,
gider en iyi bildiği dostuna,
çalar kapıyı.
o dost, bakar ki bir çuvala
hem de kanlı,
kapar hızla kapıyı delikanlının suratına,
almaz içeri arkadaşını,
böylece tek tek dolaşır delikanlı,
kendince tanıdığı, sevdiği dostlarını.
ne çare, hepsinde de sonuç aynıdır.
evlat geriye döner.
ama içten yıkılır...
babasına dönerek; haklıymışsın baba ' der.
dost yokmuş bu dünyada ne sana, ne de bana.
baba 'hayır evlat 'der, benim bir dostum var bildiğim.
hadi, çuvalı alda bir kerede git ona.
genç adam, çuvalı sırtlar
tekrar.
alnından ter, çuvaldan kanlar damlar...
gider, baba dostuna. kabul görür, sevinir.
o dost, delikanlıyı alır hemen içeri.
geçerler arka bahçeye.
bir çukur kazarlar birlikte,
çuvaldaki koyunu gömerler adam diye,
üzerine de serpiştirirler toprak.
belli olmasın diye
dikerler sarımsak...
genç adam gelir babasına;
'baba, işte dost buymuş' diye konuşunca,
babası; 'daha erken, o belli olmaz daha.
sen yarın git o'na, çıkart bir kavga,
atacaksın iki tokat, hiç çekinmeden ona,
işte o zaman anlaşılacak, dostun
hakikisi.
sonra gel olanları anlat bana...'
genç adam, aynen yapar babasının dediğini,
maksadı anlamaktır dostun hakikisini,
babasının dostuna istemeden basar iki tokadı!
der ki tokadı yiyen dost;
'git de söyle babana, biz satmayız sarımsak tarlasını
böyle iki tokada'!
sevilecek biri olmadığın zamanlarda bile
seni sevmeli...
sarılacak biri olmadığın zamanlarda bile sana
sarılmalı...
dayanılmaz olduğun zamanlarda bile sana dayanmalı...
dost dediğin;
fanatik olmalı;
bütün dünya seni üzdüğünde sana moral vermeli.
güzel haberler aldığında seninle dans etmeli,
ve ağladığında, seninle ağlamalı...
ama hepsinden daha çok;
dost matematiksel olmali;
sevinci çarpmalı...
üzüntüyü bölmeli...
geçmişi çıkarmalı...
yarını toplamalıi...
kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı...
ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı...
işi bitince seni bir tarafa atmamalı.. *
"
genç adamın biri,
dermiş babasına her gün;
'benim de dostlarım var, sendeki dost gibi'
baba, itiraz eder,
olmaz öyle çok dost, hakikisi
belki bir, belki iki,
fazlasını bulamazsın gerçek, hakiki...
devam eder durur konuşma...
aralarında başlar bir tartışma,
karar verirler bir sınava,
dostun hakikisini anlamaya...
bir akşam bir koyun keserler,
ve koyarlar çuvala.
baba der ki oğluna,
'hadi al bu çuvalı, şimdi götür dostuna'.
çuvaldan kanlar damlamakta,
sanki öldürmüşler de bir adamı,
koymuşlar çuvala,
dıştan böyle sanılmakta.
delikanlı sırtlar çuvalı,
gider en iyi bildiği dostuna,
çalar kapıyı.
o dost, bakar ki bir çuvala
hem de kanlı,
kapar hızla kapıyı delikanlının suratına,
almaz içeri arkadaşını,
böylece tek tek dolaşır delikanlı,
kendince tanıdığı, sevdiği dostlarını.
ne çare, hepsinde de sonuç aynıdır.
evlat geriye döner.
ama içten yıkılır...
babasına dönerek; haklıymışsın baba ' der.
dost yokmuş bu dünyada ne sana, ne de bana.
baba 'hayır evlat 'der, benim bir dostum var bildiğim.
hadi, çuvalı alda bir kerede git ona.
genç adam, çuvalı sırtlar
tekrar.
alnından ter, çuvaldan kanlar damlar...
gider, baba dostuna. kabul görür, sevinir.
o dost, delikanlıyı alır hemen içeri.
geçerler arka bahçeye.
bir çukur kazarlar birlikte,
çuvaldaki koyunu gömerler adam diye,
üzerine de serpiştirirler toprak.
belli olmasın diye
dikerler sarımsak...
genç adam gelir babasına;
'baba, işte dost buymuş' diye konuşunca,
babası; 'daha erken, o belli olmaz daha.
sen yarın git o'na, çıkart bir kavga,
atacaksın iki tokat, hiç çekinmeden ona,
işte o zaman anlaşılacak, dostun
hakikisi.
sonra gel olanları anlat bana...'
genç adam, aynen yapar babasının dediğini,
maksadı anlamaktır dostun hakikisini,
babasının dostuna istemeden basar iki tokadı!
der ki tokadı yiyen dost;
'git de söyle babana, biz satmayız sarımsak tarlasını
böyle iki tokada'!
sevilecek biri olmadığın zamanlarda bile
seni sevmeli...
sarılacak biri olmadığın zamanlarda bile sana
sarılmalı...
dayanılmaz olduğun zamanlarda bile sana dayanmalı...
dost dediğin;
fanatik olmalı;
bütün dünya seni üzdüğünde sana moral vermeli.
güzel haberler aldığında seninle dans etmeli,
ve ağladığında, seninle ağlamalı...
ama hepsinden daha çok;
dost matematiksel olmali;
sevinci çarpmalı...
üzüntüyü bölmeli...
geçmişi çıkarmalı...
yarını toplamalıi...
kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı...
ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı...
işi bitince seni bir tarafa atmamalı.. *
(bkz: #2441440) entry'i ile beni duygulandırmış yazar kişisi.
sözlüğün adam akıllı entry giren yazarlarındandır. fikirlerini de seviyorum yazım şeklini de...ayarları da güzel arkadaşımız. devamını dileriz.
aşkıyla mermere can veren heykeltraş.
doksanüç temalı şiirler part.2
yazma bu şiiri sözlüğe
rezil etme beni herkese
doksan üç sen en has bacımsın
kulağını ısırsın mike tyson
yazma bu şiiri sözlüğe
rezil etme beni herkese
doksan üç sen en has bacımsın
kulağını ısırsın mike tyson
kendisi iş bu şiiri kuponsuz kampanyasız benim için belalım palamut hocaya yazmıştır. eline koluna yüreğine sağlıktır. ahanda şiir:
mehmet emin palamut
gireceğin tahta tabut
tavuğun en güzel yeridir but
but ı don't like
palamut kılçıklı balıktır
at ile eşekten olur katır
ff verir isen doksanüç e
senin adın kaçıktır.
mehmet emin palamut
gireceğin tahta tabut
tavuğun en güzel yeridir but
but ı don't like
palamut kılçıklı balıktır
at ile eşekten olur katır
ff verir isen doksanüç e
senin adın kaçıktır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar