bugün
- ağzı sarımsak kokan biriyle öpüşmek5
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- türklere vize serbestisi4
- kimsenin size söylemeyeceği bilmeniz gereken şey9
- her şeye sahip insan mutsuzluğu13
- 16 ağustos 2026 amedspor erzurumspor maçı3
- velvet25
- çay yapacak hatunun olmaması3
- herkese pas veren kız barselonada oynasın12
- kendini değersizleştiren insan5
- sarı renkli şeker tarafından tehdit altındayım8
- ye yağlıyı iç suyu dondurursa dondursun3
- kuzey karolina'dan ındianapolis'e gitmek3
- mor semsiyeli yabanci8
- anın görüntüsü34
- jalapeno turşusu2
- golden rose velvet matte ruj 202
- yahudiler neden hindistan'ı seviyor2
- duygulandıran ingilizce şarkılar2
- evliliğin anlamı13
- ahmet baran yazgan12
- dünyanın en değerli şeyi5
- pancar küspesi2
- yoğurt mayalamasını bilen erkek6
- spotify blend list yapmak istenilen yazarlar5
- akide şekeri yiyip radyo dinlemek5
- en iyi sayısal zeka hangi meslektedir sorunsalı10
- sokakların mis gibi bok kokması2
- amedspor2
- kürtsüz türkiye11
- evde yoğurt yapmak5
- nude var mı3
- türk ile kürt'ü rakip sanmak5
- bütün gece sokaklarda seri katilin izini sürmek5
- bronzlaşma2
- yunus akgün3
- o kızdan uzak dur diyen erkek2
- sizi her yerden izleyebilen yapay zeka2
- bacak uzun gözüksün diye kiçi açıkta birakmak2
- halife olacağım7
- the crow2
- çoluk çocuk işler peşinde koşan tipler3
- beyazconverse nickli yazar erkek mi5
- golden rose pure matte powder ruj 1102
- ismet gürbüz8
- türkiye türklerin ve kendini türk hissedenleridir7
- fenerbahçe15
- her şeyden anlayan adam edası5
- yazarların bu seneki tatil yeri tercihi8
- aslıhan moralı2
dublin'in en boktan kapısına sahip gece kulübü. altı kaval üstü şişhane.
Sözlükte çok var böylesi.
Ama heykel yapamıyor işte abazalar.
Ama heykel yapamıyor işte abazalar.
Başta tiyatro olmak üzere birçok sanat dalını derinden etkilemiş ve varyantlarının kaleme alınmasına sebep olmuş arketipal mit.
Kusura bakmayın da siz kim köpeksiniz sözlük yazarları. 20. yüzyılda ortaya çıkan sınıfsal çatışmaları, dili, aşkı, komediyi, absurdismi en iyi harmanlayan eserlerden biri olan yazarına hem nobeli hem de oscar'ı kazandırmış tek eser, kazananı da ikisini de kazanan tek kişidir. Bunla ilgili entari yok ortalarda, varsa yoksa üçüncü nesil bir yazar sadfsgrht.
Neyse kitaptaki higgins karakteri, müzmin bekar ve kadınlara yabancı olmanın verdiği bütün iticiliklerle zekanın ve yakışıklılığın bütün çekiciliklerini içinde barındırır. Doolittle da keza öyle. Bir yandan mahalle karısı tipi sizi iterken öteki yandan içinde büyümüş olduğu yer, kendini korumak için sürekli vurdumduymaz tavır, bu tavır canına tak edince terslemeye çalışması, sonra yine benzer şeyler yaşaması, bazen de karşısındaki gibi bir erkeği hiç tanımadığından ne yapacağını bilmemesi, bunların yanında da sanki gemiyle açılmışsınız da temiz, ışık kirliliği olmayan havadaki yıldızlar gibi parlayan siyasi, ekonomik, milli eleştiriler eseri ölümsüz kılar. Siz siz olun okumadan ölmeyin denilecek türden bir eserdir.
Bunun dışında hiç anlamadan, sevmediğiniz bir dil olan ingilizcenin de sevdalısı olup çıkabilir, cambridge asilzadeleri gibi ingilizce konuşmaya başlayabilirsiniz. Arka planda da o kadar iyi dil milliyetçiliği barındırır.
https://www.youtube.com/watch?v=Doz5w2W-jAY filme aktarımından bir sahne, orijinali oyundur.
Neyse kitaptaki higgins karakteri, müzmin bekar ve kadınlara yabancı olmanın verdiği bütün iticiliklerle zekanın ve yakışıklılığın bütün çekiciliklerini içinde barındırır. Doolittle da keza öyle. Bir yandan mahalle karısı tipi sizi iterken öteki yandan içinde büyümüş olduğu yer, kendini korumak için sürekli vurdumduymaz tavır, bu tavır canına tak edince terslemeye çalışması, sonra yine benzer şeyler yaşaması, bazen de karşısındaki gibi bir erkeği hiç tanımadığından ne yapacağını bilmemesi, bunların yanında da sanki gemiyle açılmışsınız da temiz, ışık kirliliği olmayan havadaki yıldızlar gibi parlayan siyasi, ekonomik, milli eleştiriler eseri ölümsüz kılar. Siz siz olun okumadan ölmeyin denilecek türden bir eserdir.
Bunun dışında hiç anlamadan, sevmediğiniz bir dil olan ingilizcenin de sevdalısı olup çıkabilir, cambridge asilzadeleri gibi ingilizce konuşmaya başlayabilirsiniz. Arka planda da o kadar iyi dil milliyetçiliği barındırır.
https://www.youtube.com/watch?v=Doz5w2W-jAY filme aktarımından bir sahne, orijinali oyundur.
(bkz: üçüncü nesil silik)
kötü anıları nedeniyle kadınlardan nefret eden ve ölünceye kadar evlenmemek için yemin etmiş, kendi yaptığı kadın heykeline aşık olan heykeltraş. Ayrıca efsaneye göre heykelin canlanmasını sağlamıştır.
doğum gününü canı gönülden kutladığım güzel insan.
vakti zamanında hiçbir çıkarı olamadan bir iyilik yapmışlığı vardı. halen mahçubumdur kendisine.
nice senelere.
vakti zamanında hiçbir çıkarı olamadan bir iyilik yapmışlığı vardı. halen mahçubumdur kendisine.
nice senelere.
doğum günün kutlu olsun dediğim güzel kardeş...
sert bir çıkış yapmış ve çıkmış kardeşimdir.
10 numara delikanlı.
(bkz: pygmalion gift)
vibratör heykeli yapmaktan hoslanan heykeltras.
yaşam tarzı hakkında fikir edinmek için aşağıdaki resme bakabilirsiniz;
http://img390.imageshack.us/img390/4373/merff2.jpg
http://img390.imageshack.us/img390/4373/merff2.jpg
ilgi çekme amaçlı saçma entryler yazmaya devam ederse muhtemelen karbon kopyası olduğu eski benzerleri gibi sözlükten şutlanacak yazar.
(#3164671)burun kıvırdığımız doğu anadolu'nun güzelliklerini gözler önüne seren yazar.
ara güler kıvamında. fotografçılığa merakı olduğunu bilmiyordum dediğim...
ara güler kıvamında. fotografçılığa merakı olduğunu bilmiyordum dediğim...
hoş sohbet sözlük yazarıdır. uzun zamandır konuşamasakta hatırlıyorum öyleydi... *
sözlükte görmüs oldugum bir cok yazarlar arasindan adam gibi, adam akilli olan yazar...
gözlüklerini cikarip dünya´ya ciplak gözle bakmasini becerebilmis, düsüncelerini özgürce yazip cizen ve ayrica bilgilerini paylasan yazar...
*
gözlüklerini cikarip dünya´ya ciplak gözle bakmasini becerebilmis, düsüncelerini özgürce yazip cizen ve ayrica bilgilerini paylasan yazar...
*
(bkz: #2748491) anladığım kadarıyla kamyon şoförü bir esnaf arkadaşımız. rampaların çilekeşi. emekçi.
ayrı gayrı düştüğüm, kardeşim. sadece bir süreliğine. tavlada pulları dizip, tükkanın önüne koyana kadar. fazla zaman kalmadı dostum..
"
genç adamın biri,
dermiş babasına her gün;
'benim de dostlarım var, sendeki dost gibi'
baba, itiraz eder,
olmaz öyle çok dost, hakikisi
belki bir, belki iki,
fazlasını bulamazsın gerçek, hakiki...
devam eder durur konuşma...
aralarında başlar bir tartışma,
karar verirler bir sınava,
dostun hakikisini anlamaya...
bir akşam bir koyun keserler,
ve koyarlar çuvala.
baba der ki oğluna,
'hadi al bu çuvalı, şimdi götür dostuna'.
çuvaldan kanlar damlamakta,
sanki öldürmüşler de bir adamı,
koymuşlar çuvala,
dıştan böyle sanılmakta.
delikanlı sırtlar çuvalı,
gider en iyi bildiği dostuna,
çalar kapıyı.
o dost, bakar ki bir çuvala
hem de kanlı,
kapar hızla kapıyı delikanlının suratına,
almaz içeri arkadaşını,
böylece tek tek dolaşır delikanlı,
kendince tanıdığı, sevdiği dostlarını.
ne çare, hepsinde de sonuç aynıdır.
evlat geriye döner.
ama içten yıkılır...
babasına dönerek; haklıymışsın baba ' der.
dost yokmuş bu dünyada ne sana, ne de bana.
baba 'hayır evlat 'der, benim bir dostum var bildiğim.
hadi, çuvalı alda bir kerede git ona.
genç adam, çuvalı sırtlar
tekrar.
alnından ter, çuvaldan kanlar damlar...
gider, baba dostuna. kabul görür, sevinir.
o dost, delikanlıyı alır hemen içeri.
geçerler arka bahçeye.
bir çukur kazarlar birlikte,
çuvaldaki koyunu gömerler adam diye,
üzerine de serpiştirirler toprak.
belli olmasın diye
dikerler sarımsak...
genç adam gelir babasına;
'baba, işte dost buymuş' diye konuşunca,
babası; 'daha erken, o belli olmaz daha.
sen yarın git o'na, çıkart bir kavga,
atacaksın iki tokat, hiç çekinmeden ona,
işte o zaman anlaşılacak, dostun
hakikisi.
sonra gel olanları anlat bana...'
genç adam, aynen yapar babasının dediğini,
maksadı anlamaktır dostun hakikisini,
babasının dostuna istemeden basar iki tokadı!
der ki tokadı yiyen dost;
'git de söyle babana, biz satmayız sarımsak tarlasını
böyle iki tokada'!
sevilecek biri olmadığın zamanlarda bile
seni sevmeli...
sarılacak biri olmadığın zamanlarda bile sana
sarılmalı...
dayanılmaz olduğun zamanlarda bile sana dayanmalı...
dost dediğin;
fanatik olmalı;
bütün dünya seni üzdüğünde sana moral vermeli.
güzel haberler aldığında seninle dans etmeli,
ve ağladığında, seninle ağlamalı...
ama hepsinden daha çok;
dost matematiksel olmali;
sevinci çarpmalı...
üzüntüyü bölmeli...
geçmişi çıkarmalı...
yarını toplamalıi...
kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı...
ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı...
işi bitince seni bir tarafa atmamalı.. *
"
genç adamın biri,
dermiş babasına her gün;
'benim de dostlarım var, sendeki dost gibi'
baba, itiraz eder,
olmaz öyle çok dost, hakikisi
belki bir, belki iki,
fazlasını bulamazsın gerçek, hakiki...
devam eder durur konuşma...
aralarında başlar bir tartışma,
karar verirler bir sınava,
dostun hakikisini anlamaya...
bir akşam bir koyun keserler,
ve koyarlar çuvala.
baba der ki oğluna,
'hadi al bu çuvalı, şimdi götür dostuna'.
çuvaldan kanlar damlamakta,
sanki öldürmüşler de bir adamı,
koymuşlar çuvala,
dıştan böyle sanılmakta.
delikanlı sırtlar çuvalı,
gider en iyi bildiği dostuna,
çalar kapıyı.
o dost, bakar ki bir çuvala
hem de kanlı,
kapar hızla kapıyı delikanlının suratına,
almaz içeri arkadaşını,
böylece tek tek dolaşır delikanlı,
kendince tanıdığı, sevdiği dostlarını.
ne çare, hepsinde de sonuç aynıdır.
evlat geriye döner.
ama içten yıkılır...
babasına dönerek; haklıymışsın baba ' der.
dost yokmuş bu dünyada ne sana, ne de bana.
baba 'hayır evlat 'der, benim bir dostum var bildiğim.
hadi, çuvalı alda bir kerede git ona.
genç adam, çuvalı sırtlar
tekrar.
alnından ter, çuvaldan kanlar damlar...
gider, baba dostuna. kabul görür, sevinir.
o dost, delikanlıyı alır hemen içeri.
geçerler arka bahçeye.
bir çukur kazarlar birlikte,
çuvaldaki koyunu gömerler adam diye,
üzerine de serpiştirirler toprak.
belli olmasın diye
dikerler sarımsak...
genç adam gelir babasına;
'baba, işte dost buymuş' diye konuşunca,
babası; 'daha erken, o belli olmaz daha.
sen yarın git o'na, çıkart bir kavga,
atacaksın iki tokat, hiç çekinmeden ona,
işte o zaman anlaşılacak, dostun
hakikisi.
sonra gel olanları anlat bana...'
genç adam, aynen yapar babasının dediğini,
maksadı anlamaktır dostun hakikisini,
babasının dostuna istemeden basar iki tokadı!
der ki tokadı yiyen dost;
'git de söyle babana, biz satmayız sarımsak tarlasını
böyle iki tokada'!
sevilecek biri olmadığın zamanlarda bile
seni sevmeli...
sarılacak biri olmadığın zamanlarda bile sana
sarılmalı...
dayanılmaz olduğun zamanlarda bile sana dayanmalı...
dost dediğin;
fanatik olmalı;
bütün dünya seni üzdüğünde sana moral vermeli.
güzel haberler aldığında seninle dans etmeli,
ve ağladığında, seninle ağlamalı...
ama hepsinden daha çok;
dost matematiksel olmali;
sevinci çarpmalı...
üzüntüyü bölmeli...
geçmişi çıkarmalı...
yarını toplamalıi...
kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı...
ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı...
işi bitince seni bir tarafa atmamalı.. *
(bkz: #2441440) entry'i ile beni duygulandırmış yazar kişisi.
sözlüğün adam akıllı entry giren yazarlarındandır. fikirlerini de seviyorum yazım şeklini de...ayarları da güzel arkadaşımız. devamını dileriz.
aşkıyla mermere can veren heykeltraş.
doksanüç temalı şiirler part.2
yazma bu şiiri sözlüğe
rezil etme beni herkese
doksan üç sen en has bacımsın
kulağını ısırsın mike tyson
yazma bu şiiri sözlüğe
rezil etme beni herkese
doksan üç sen en has bacımsın
kulağını ısırsın mike tyson
kendisi iş bu şiiri kuponsuz kampanyasız benim için belalım palamut hocaya yazmıştır. eline koluna yüreğine sağlıktır. ahanda şiir:
mehmet emin palamut
gireceğin tahta tabut
tavuğun en güzel yeridir but
but ı don't like
palamut kılçıklı balıktır
at ile eşekten olur katır
ff verir isen doksanüç e
senin adın kaçıktır.
mehmet emin palamut
gireceğin tahta tabut
tavuğun en güzel yeridir but
but ı don't like
palamut kılçıklı balıktır
at ile eşekten olur katır
ff verir isen doksanüç e
senin adın kaçıktır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar