bugün
- kiraz cicegi kolonyasi38
- seninle esnaf lokantasına bile gelirim diyen kadın9
- insan iyiyi kötüyü bilme iradesine aden de kavuştu7
- ilk buluşmada esnaf lokantasına gitmek14
- rahmi koç'un balığın kalanından çorba yapması10
- mutsuzken çirkin olmak7
- seninle salam ekmek bile yerim diyen kız6
- kendine yalan söyleme eğilimi5
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri4
- bu gün sözlük ne tatlı lan12
- güzel bir kazın yalnız olmasının nedenleri11
- esnaf lokantasında çorba içerken hayatı sorgulamak10
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler13
- iskender7
- seni severken valizini hazır tutan kadın10
- etli biber dolması yapan erkek9
- erkekler tuvaletinde gizli kamera bulunması5
- küt saçlı hatun2
- arkadaşlar çabuk buraya bakın3
- sardalya4
- ismail kartal31
- loafer pabuç giyen tipin ortamlarda erkeğim demesi2
- ice latte ısmarlanacak sözlük yazarları6
- ilk buluşmada falafel yemek4
- özgürlük nedir sorunsalı7
- platon un mağara alegorisi15
- yemek pişirirken hayatı sorgulamak4
- true silik olsun10
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı51
- hepimiz allah'ın çocuklarıyız3
- ona bir şey söyle6
- çay içen erkeklerden iğreniyorum ıyy diyen kız4
- karınız için market poşetlerini taşır mısınız9
- tek kasa açan kalabalık market4
- sabahtan beri aç olmak5
- moda olan yılan ejderha dövmeleri2
- martin eden3
- üsküdar'a çöktükten sonra kutlama yapmak11
- işe giderken eve dönünce yapacaklarını düşünmek4
- güne bir şiir dizesi bırak2
- allah'ın insanı kendi suretinde yaratması ne demek2
- ibrahim tatlıses'in oynadığı filmdeki ilginç sahne3
- tavuk döner4
- karınızı kucağınızda taşır mısınız16
- 2000 yılında dünya nasıl olacak4
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- cebren ve hileyle bütün kalelerin işgal edilmesi4
- fenerbahçe18
- sucuk döner5
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı46
ayrı gayrı düştüğüm, kardeşim. sadece bir süreliğine. tavlada pulları dizip, tükkanın önüne koyana kadar. fazla zaman kalmadı dostum..
"
genç adamın biri,
dermiş babasına her gün;
'benim de dostlarım var, sendeki dost gibi'
baba, itiraz eder,
olmaz öyle çok dost, hakikisi
belki bir, belki iki,
fazlasını bulamazsın gerçek, hakiki...
devam eder durur konuşma...
aralarında başlar bir tartışma,
karar verirler bir sınava,
dostun hakikisini anlamaya...
bir akşam bir koyun keserler,
ve koyarlar çuvala.
baba der ki oğluna,
'hadi al bu çuvalı, şimdi götür dostuna'.
çuvaldan kanlar damlamakta,
sanki öldürmüşler de bir adamı,
koymuşlar çuvala,
dıştan böyle sanılmakta.
delikanlı sırtlar çuvalı,
gider en iyi bildiği dostuna,
çalar kapıyı.
o dost, bakar ki bir çuvala
hem de kanlı,
kapar hızla kapıyı delikanlının suratına,
almaz içeri arkadaşını,
böylece tek tek dolaşır delikanlı,
kendince tanıdığı, sevdiği dostlarını.
ne çare, hepsinde de sonuç aynıdır.
evlat geriye döner.
ama içten yıkılır...
babasına dönerek; haklıymışsın baba ' der.
dost yokmuş bu dünyada ne sana, ne de bana.
baba 'hayır evlat 'der, benim bir dostum var bildiğim.
hadi, çuvalı alda bir kerede git ona.
genç adam, çuvalı sırtlar
tekrar.
alnından ter, çuvaldan kanlar damlar...
gider, baba dostuna. kabul görür, sevinir.
o dost, delikanlıyı alır hemen içeri.
geçerler arka bahçeye.
bir çukur kazarlar birlikte,
çuvaldaki koyunu gömerler adam diye,
üzerine de serpiştirirler toprak.
belli olmasın diye
dikerler sarımsak...
genç adam gelir babasına;
'baba, işte dost buymuş' diye konuşunca,
babası; 'daha erken, o belli olmaz daha.
sen yarın git o'na, çıkart bir kavga,
atacaksın iki tokat, hiç çekinmeden ona,
işte o zaman anlaşılacak, dostun
hakikisi.
sonra gel olanları anlat bana...'
genç adam, aynen yapar babasının dediğini,
maksadı anlamaktır dostun hakikisini,
babasının dostuna istemeden basar iki tokadı!
der ki tokadı yiyen dost;
'git de söyle babana, biz satmayız sarımsak tarlasını
böyle iki tokada'!
sevilecek biri olmadığın zamanlarda bile
seni sevmeli...
sarılacak biri olmadığın zamanlarda bile sana
sarılmalı...
dayanılmaz olduğun zamanlarda bile sana dayanmalı...
dost dediğin;
fanatik olmalı;
bütün dünya seni üzdüğünde sana moral vermeli.
güzel haberler aldığında seninle dans etmeli,
ve ağladığında, seninle ağlamalı...
ama hepsinden daha çok;
dost matematiksel olmali;
sevinci çarpmalı...
üzüntüyü bölmeli...
geçmişi çıkarmalı...
yarını toplamalıi...
kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı...
ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı...
işi bitince seni bir tarafa atmamalı.. *
"
genç adamın biri,
dermiş babasına her gün;
'benim de dostlarım var, sendeki dost gibi'
baba, itiraz eder,
olmaz öyle çok dost, hakikisi
belki bir, belki iki,
fazlasını bulamazsın gerçek, hakiki...
devam eder durur konuşma...
aralarında başlar bir tartışma,
karar verirler bir sınava,
dostun hakikisini anlamaya...
bir akşam bir koyun keserler,
ve koyarlar çuvala.
baba der ki oğluna,
'hadi al bu çuvalı, şimdi götür dostuna'.
çuvaldan kanlar damlamakta,
sanki öldürmüşler de bir adamı,
koymuşlar çuvala,
dıştan böyle sanılmakta.
delikanlı sırtlar çuvalı,
gider en iyi bildiği dostuna,
çalar kapıyı.
o dost, bakar ki bir çuvala
hem de kanlı,
kapar hızla kapıyı delikanlının suratına,
almaz içeri arkadaşını,
böylece tek tek dolaşır delikanlı,
kendince tanıdığı, sevdiği dostlarını.
ne çare, hepsinde de sonuç aynıdır.
evlat geriye döner.
ama içten yıkılır...
babasına dönerek; haklıymışsın baba ' der.
dost yokmuş bu dünyada ne sana, ne de bana.
baba 'hayır evlat 'der, benim bir dostum var bildiğim.
hadi, çuvalı alda bir kerede git ona.
genç adam, çuvalı sırtlar
tekrar.
alnından ter, çuvaldan kanlar damlar...
gider, baba dostuna. kabul görür, sevinir.
o dost, delikanlıyı alır hemen içeri.
geçerler arka bahçeye.
bir çukur kazarlar birlikte,
çuvaldaki koyunu gömerler adam diye,
üzerine de serpiştirirler toprak.
belli olmasın diye
dikerler sarımsak...
genç adam gelir babasına;
'baba, işte dost buymuş' diye konuşunca,
babası; 'daha erken, o belli olmaz daha.
sen yarın git o'na, çıkart bir kavga,
atacaksın iki tokat, hiç çekinmeden ona,
işte o zaman anlaşılacak, dostun
hakikisi.
sonra gel olanları anlat bana...'
genç adam, aynen yapar babasının dediğini,
maksadı anlamaktır dostun hakikisini,
babasının dostuna istemeden basar iki tokadı!
der ki tokadı yiyen dost;
'git de söyle babana, biz satmayız sarımsak tarlasını
böyle iki tokada'!
sevilecek biri olmadığın zamanlarda bile
seni sevmeli...
sarılacak biri olmadığın zamanlarda bile sana
sarılmalı...
dayanılmaz olduğun zamanlarda bile sana dayanmalı...
dost dediğin;
fanatik olmalı;
bütün dünya seni üzdüğünde sana moral vermeli.
güzel haberler aldığında seninle dans etmeli,
ve ağladığında, seninle ağlamalı...
ama hepsinden daha çok;
dost matematiksel olmali;
sevinci çarpmalı...
üzüntüyü bölmeli...
geçmişi çıkarmalı...
yarını toplamalıi...
kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı...
ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı...
işi bitince seni bir tarafa atmamalı.. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar