bugün
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler25
- sözlük kürdü43
- enses ilişkiyi savunan tc erkeği9
- aykolik nerede4
- bıçağın ucuyla peynir tattırmak5
- sözlükteki kızların bilgisiz olması20
- boğaziçi üniversitesi4
- akp den savcı sayan'a uyarı3
- geri dönüşüm3
- file simidi4
- beyaz ekmek4
- engeli kaldırsın diye 60 bin lira yollayan adam8
- sözlükteki çiftçi yazarlar5
- başkomutan recep tayyip erdoğan6
- devlet3
- denizalti alirken dikkat edilecek hususlar3
- osman pamukoğlu7
- 1 11 2026 bulgarda seçim kadın cumhurbaşkanı 58 oy4
- para için hiç sevmediğin birine köpeklik yapmak3
- millette manyak para var4
- ıslak rüya görmek3
- simko323
- ben her sene ülkeme gelip döviz sokuyorum8
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı16
- evde kalmış 30 yaşında kız22
- rami kütüphanesi2
- gta online2
- etnik köken20
- hangi ülke de doğmak isterdin16
- denizaltıda uyumak2
- ırkçılık yapmayın12
- ermenilerin kürtleri katlettiği gerçeği10
- aç uyumak6
- fırında tavuk7
- kimse tarafından sevilmeyen insan2
- cadılar bayramı hristiyan bayramı değildir7
- ileri dönüşüm2
- doğu da bir evet git açım de9
- cop312
- evde yalnız yaşamanın verdiği inanılmaz keyif11
- nervio24
- 1 milyon liralık soru2
- ctrlx6
- çocuğunun ismini johnny koyan ebeveyn6
- salçalı makarna4
- nasıl zengin oldum2
- sabahları nefret edilen şeyler2
- en iyi çizgi filmler9
- hangi yazara aşıksınız8
- kürtlüğü gündeme getirerek dikkat çekmek6
biten bir evliliğin ardından ortada kalan ruh.
hem de kullanılmış, kandırılmış, sömürülmiş bir ruh. hala da kanmaya ve hayal kurmaya devam ediyor; bak sen; hem de aldatılmış ruhuna rağmen sevmeye devam ediyor. ne de cüretkar?
ben de "kaldı mı hala böyleleri?" diyordum..
ortada bir tablo var. bir yanda ondan pişmanlık duymasını bekleyenleri görüyorum; "nefret et seni bırakandan; gebermesini bile dile, bırak ölsün!" diye tempo tutmuşlar. bir yanda da "intikam.. intikam.." diyen bencil ruhlar var. ne güruhlar ama.. ve ortada da tek başına ellerini başının arasına almış bir halde duran (ve bizim bahsettiğimiz) en asil duygunun insanı; o tüm bunlara kulağını tıkamış bir halde "seveceğim, sadece seveceğim. herşeye rağmen de sevdim. sevgi, adına pişmanlık duyulacak bir şey değildir; pişmanlığı haketmeyecek kadar asildir o." diyor.
ne yapmalı?
kanserli bir hasta gibi kalan son günleri değerlendirmeye mi bakmalı yoksa kalıp mücadele mi etmeli? karışık geldi değil mi? aslına bakarsanız diyecek fazla bir şey de yok; bu tür ihanetleri yaşayanlar genelde ne yapacaklarına karar verene kadar ölümün kollarına düşerler istemsiz bir şekilde.
kısır döngü bu; kaybetmeye mahkum olan zaaf (duygu) sahibi olan insanların aleyhine işleyen bir kısır döngü.. * *
hem de kullanılmış, kandırılmış, sömürülmiş bir ruh. hala da kanmaya ve hayal kurmaya devam ediyor; bak sen; hem de aldatılmış ruhuna rağmen sevmeye devam ediyor. ne de cüretkar?
ben de "kaldı mı hala böyleleri?" diyordum..
ortada bir tablo var. bir yanda ondan pişmanlık duymasını bekleyenleri görüyorum; "nefret et seni bırakandan; gebermesini bile dile, bırak ölsün!" diye tempo tutmuşlar. bir yanda da "intikam.. intikam.." diyen bencil ruhlar var. ne güruhlar ama.. ve ortada da tek başına ellerini başının arasına almış bir halde duran (ve bizim bahsettiğimiz) en asil duygunun insanı; o tüm bunlara kulağını tıkamış bir halde "seveceğim, sadece seveceğim. herşeye rağmen de sevdim. sevgi, adına pişmanlık duyulacak bir şey değildir; pişmanlığı haketmeyecek kadar asildir o." diyor.
ne yapmalı?
kanserli bir hasta gibi kalan son günleri değerlendirmeye mi bakmalı yoksa kalıp mücadele mi etmeli? karışık geldi değil mi? aslına bakarsanız diyecek fazla bir şey de yok; bu tür ihanetleri yaşayanlar genelde ne yapacaklarına karar verene kadar ölümün kollarına düşerler istemsiz bir şekilde.
kısır döngü bu; kaybetmeye mahkum olan zaaf (duygu) sahibi olan insanların aleyhine işleyen bir kısır döngü.. * *
afgan, hakan, barbaros ve cenk,
açlıktan komaya girerken hatuna smirnoff ısmarlayan, bitlenirken arkadaşına iş bulan dört tane gencin hikayesi. sonu çok pis bitiyordu.
kardeşimin,bana ilk ve son kez aldığı hediye. bir mesaj mı? verdi acaba...
açlıktan komaya girerken hatuna smirnoff ısmarlayan, bitlenirken arkadaşına iş bulan dört tane gencin hikayesi. sonu çok pis bitiyordu.
kardeşimin,bana ilk ve son kez aldığı hediye. bir mesaj mı? verdi acaba...
argoda;
kapı aralığı çocuğu.
köprü altı çocuğu.
onun bunun çocuğu .
anası, babası hariç herkesle yatan kişi.
kapı aralığı çocuğu.
köprü altı çocuğu.
onun bunun çocuğu .
anası, babası hariç herkesle yatan kişi.
baş ucu kitabı.
ekim 2003'te doğan kitap'tan çıkan, hakan günday'ın şenol görür'e ithaf ettiği roman.
"piçler açtı. piçler kirliydi. ter, toz ve çamur kokuyorlardı. üşüyorlardı. ama gülüyorlardı."
"piçler açtı. piçler kirliydi. ter, toz ve çamur kokuyorlardı. üşüyorlardı. ama gülüyorlardı."
sıcak bir el değmeden henüz ilk gözyaşına
kundağını serdiler bir musalla taşına
gözlerin bir camiin eşiğinde açıldı
atıldın doğduğun gün hayata tek başına
haydi, adsız doğmanın derdini duya duya
yat ölüme benzeyen bir uğursuz uykuya
yazık ki boğazına bir ip geçirmediler
yazık ki atmadılar seni kör bir kuyuya
tanır gibi yüzüne bakınca her geçici
yarın öksüz kalbinin burkulacaktır içi
iki kattır azabın günahı işleyenden
anana kahpe derler, sana kahpenin piçi. *
kundağını serdiler bir musalla taşına
gözlerin bir camiin eşiğinde açıldı
atıldın doğduğun gün hayata tek başına
haydi, adsız doğmanın derdini duya duya
yat ölüme benzeyen bir uğursuz uykuya
yazık ki boğazına bir ip geçirmediler
yazık ki atmadılar seni kör bir kuyuya
tanır gibi yüzüne bakınca her geçici
yarın öksüz kalbinin burkulacaktır içi
iki kattır azabın günahı işleyenden
anana kahpe derler, sana kahpenin piçi. *
hakan günday' in gelecekte çok ünlü bir yazar olacagini düsünürsek ki öyle olacak, diger kitaplarinin gölgesinde kalacak hatta bu kitabi kendisini taklit etmek isteyen yine kendisinin yazdigi düsünülecektir; gidisatiyla, sonuyla artik bu adam beni sikmistir.hele ki kinyas ve kayra esiti bir sonla biten bu kitap her ne kadar beni kendisinden uzaklastirmasa da paraya ihtiyaci oldugundan yazdigini düsündügüm bir kitap olmustur.ancak bu insanlar anlasilamaz, belki de en çok iftihar ettigi eseridir bu yazar için...
neticede bence kinyas ve kayra ' nin müsvettesi bu kitap; "yeni baslayanlar için hakan günday" basligi altina alinabilecek bir kitaptir.
neticede bence kinyas ve kayra ' nin müsvettesi bu kitap; "yeni baslayanlar için hakan günday" basligi altina alinabilecek bir kitaptir.
söyleniş tarzına göre hoş durabilen kelime.yapılan bir haylazlıkta arkadaşla göz göze gelinir ve tatlı bir şekilde " piç" denilir. hoştur.
william shakespearein kral john oyunundan bir karakter.
hakan gündayı olkuduktan sonra olmak istenendir.sadece kendi için yaşayan keni doğruları olan insanladır.
genelde küçük emrah filmlerinde, emrahın içinde bulunduğu durum.
turnusol kağıdı gibi kelime... kullananın insanlık derecesini gösterir... babası belli olmayan birsürü çocuk vardır yetimhanelerde ve bunları görünce acıyanlara ama sevindirmeyenlere sözüm...
farsça bir kökenli olup divan edebiyatında da saç kıvrımı anlamına gelen kelime.*
fırlama anasından ters cıkan. dogdugunda aglamayan parmak atan.
hakan gunday sayesinde sadece babasizligin piclik icin kafi kriter olmadigini, babasi oldugu halde picligi hayatin her deminde ya$ayabilen insanlar oldugunu ve kimi zaman aslinda herkesin bir parca pic oldugunu ogrenmi$ bulunmaktayim.
ve,
--spoiler--
piclerin bedenleri ve akillari, diger insanlarin aksine nasirla$maz. onlarin nasirla$an tek yerleri ruhlaridir.
--spoiler--
ve,
--spoiler--
piclerin bedenleri ve akillari, diger insanlarin aksine nasirla$maz. onlarin nasirla$an tek yerleri ruhlaridir.
--spoiler--
dosya tanımlaması:piç
aranıyor...
aranıyor...
aranıyor...
aranıyor...
baba
aranıyor...
aranıyor...
"baba" bulunamadı.
nesne tanımsız.
aranıyor...
aranıyor...
aranıyor...
aranıyor...
baba
aranıyor...
aranıyor...
"baba" bulunamadı.
nesne tanımsız.
tekrar tekrar okunabilen kitap. kitapta hakan'ın da dediği gibi "bir kitabın güzelliği neresinden başlanırsa başlansın okunabilir olup olmamasından anlaşılır." * * * bu kitap da bu tanıma göre mükemmel bir kitap. tekrar tekrar okunası. okuduktan sonra uzun bir süre kendinize gelemeyebilirsiniz. başka kitap açmak istemezsiniz. umursamaz olursunuz. canınız hayata s.ktir çekmek ister sürekli. hayatı iplemezsiniz. sürekli sigara istersiniz. aç karnına alkol almayı denemeyi istersiniz. yerine göre hakan,afgan,barbaros veya cenk olmak istersiniz. hepsinde kendinizden parçalar bulursunuz. en çok şu karakteri sevdim diyemezsiniz. çünkü hepsi kendini sevdirecek hareketler yapmakta kitapta.
teşekkürler hakan günday.
teşekkürler hakan günday.
afgan, hakan, barbaros ve cenk. kendi hayallerinin kurbanı dört genç. hayatın sırrını çok erken çözmüş, tembel gibi gösterilen zehir gibi bünyeler. öyle ki "dahi" olduklarını kendilerini bitirmeyi başaramadıkları gün anlayanlardır onlar.
bir teras katından kovulduklarından gerçeğin sert yüzüyle tahriş olurlar. ruh heykeltraşlaları nın heryerde olduğunu gördüklerinde seviştikleri kadınların açık sırtlarına bakıp üzerlerinden atlayarak yok olup giderler.
çalışmayı kendilerine yakıştıramamalarının altında "derimiz dahi onların derisinden kıymetli" derlerken kızgındırlar. ve, kızgınlıklarının nedeni bellidir.
"afacan dennis"i yani dennis ketcham ın sihirli hikayesini sadece onlar bilir. gölgesini satan adam ı okuyandır hakan. ve, onun için çok eğlenir her yerde. hüngür hüngür ağladığı tekno kulüpte dahi.
"çok eğlendim. teşekkür ederim. hoşça kalın" deyip de istanbul a dalarlerken gün doğumunda, son kez bakarlar birbirlerinin yüzlerine.
herkes hayallerinin kurbanı olduğu için bu dört kafadar da sistemin kurbanlık koçlarıdır. allah kabıul etsin.
bir teras katından kovulduklarından gerçeğin sert yüzüyle tahriş olurlar. ruh heykeltraşlaları nın heryerde olduğunu gördüklerinde seviştikleri kadınların açık sırtlarına bakıp üzerlerinden atlayarak yok olup giderler.
çalışmayı kendilerine yakıştıramamalarının altında "derimiz dahi onların derisinden kıymetli" derlerken kızgındırlar. ve, kızgınlıklarının nedeni bellidir.
"afacan dennis"i yani dennis ketcham ın sihirli hikayesini sadece onlar bilir. gölgesini satan adam ı okuyandır hakan. ve, onun için çok eğlenir her yerde. hüngür hüngür ağladığı tekno kulüpte dahi.
"çok eğlendim. teşekkür ederim. hoşça kalın" deyip de istanbul a dalarlerken gün doğumunda, son kez bakarlar birbirlerinin yüzlerine.
herkes hayallerinin kurbanı olduğu için bu dört kafadar da sistemin kurbanlık koçlarıdır. allah kabıul etsin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar