bugün
- ölümden sonra hayatın varlığı sorunsalı8
- coskuyla sabunlanan pipi5
- ayak gurmesi4
- nick istemeyen adam ile engineer283
- izmir den brisbane'a otostopla gitmek3
- bik bik 219
- yaş ilerledikçe fark edilen şeyler5
- cia in takibe aldığı 23 sözlük yazarı6
- yazılımcıların flört edememesi10
- heyt bea5
- ne bikbikmiş beee4
- nervio15
- kol saati8
- tüm akrabalara haddini bildirmek4
- mercedes benz tırlarn çamaşır makinesine benzemesi4
- insanı çalışmaktan soğutan şeyler3
- ipkis'in güzel entryler girmesi4
- eşek2
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik4
- eski eş ile yeni eşi yemeğe davet etmek7
- idiocracy3
- ismet bin helvacı el paşa vel ingilizevi2
- tipe boya paraya karaktere bakmayan kız3
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı18
- street fighter3
- teomancalmasur23
- mayasıl3
- ipkis'in evinde yatılı misafir olmak3
- güzel kız görünce yiyecek gibi bakan erkekler2
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek8
- cumartesi günü ayılamamak2
- türküm doğruyum çalışkanım2
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği7
- anın görüntüsü17
- ahmed yesevi2
- sözlük yazarları neden birbirinden nefret ediyor7
- herzevekil13
- islam3
- flört etmemenin ilkesel gerekçesi2
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın24
- türk solu16
- ertuğrul dursun önkuzu2
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi22
- türkiyeliyim ve mutluyum16
- mhp'nin atatürk'ü sevmemesi10
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız15
- ayak yalamak için 591 km gitmek7
- jeffrey epstein12
- sibel can'ın nutellalı memeleri9
- msn kullanan efsane nesil4
anadolu, ege, yunanistan ve balkanların kadim halkı.
(bkz: pelasgians)=pelasya...
pelasya tanımından yola çıkarak anadolu'ya "küçük asya" denmesinin sebebi olan halk bunlardır diyebiliriz.
görsel
pelasglar; mitolojide niobe ve zeus’dan doğma pelasgos’dan türeyen, anadolu’nun akdeniz yöresi ve yunanistan’da yerleşim yapan en eski halktır.
bugünkü yunanistan'da ve anadolu'da, sonradan bölgeye gelen akalar ve dorlardan çok daha önce atina, sparta, izmir, istanbul, efes, milet, assos gibi şehirleri kuranlar pelasglardır.
görsel
yunancaya smyrna olarak geçen izmir adının aslı da myrina'dır.
myrina, izmir'in aliağa ilçesi yakınlarında bulunan antik bir kenttir ve efsaneye göre adını bir amazon kıraliçesi olan myrina'dan almıştır.
bu ad, etrüskçe kararsız; duran; duraksayan anlamına gelen murina, yani duran sözünden gelmektedir. etrüskçe mur sözü durmak; kalmak anlamına gelmektedir ve günümüze "dur" olarak dönüşmüştür.
m.ö. 660 yıllarında yunanistan'dan gelip istanbul'u kuran kıral byzas da bir pelasg kralıdır.
yunanlar bunları "barbar" olarak tanımlamıştır.
zaten yunanlar anadolu'daki tüm halkları ve karadeniz'in kuzeyindeki halkları barbar olarak tanımlarlar.
yunanlara göre truvalılar(luviler), hititler, iskitler, traklar ve hatta etrüskler hep barbardı...
ne var ki yunanların "barbar" dediği pelasglar, daha yunanlar yokken yunanistan'a gelmişlerdi.
pelasgların yunanistan'a geldikleri tarih mö 3000'lerdir.
yunanların ortaya çıkışı ise mö 2000'ler...
pelasgların anadolu'ya, anadolu'dan da trakya ve yunanistan'a geçtiği, anadolu'dan önce geldikleri yerin ise kafkaslar olduğu varsayılmaktadır.
bir varsayım da pelasgların bugünkü arnavutların (albanian-albanya) ataları olduklarıdır.
bugün kafkaslarda bir albanya teriminin varlığı da (günümüz azerbaycan toprakları) bu konuda dikkat çekicidir.
görsel
ayrıca 1854'te avusturyalı bir diplomat ve arnavut dil uzmanı johann georg von hahn, pelasg dilini proto-arnavutça ile tanımlamış, lakin bu teori de genelde kabul görmemiş, bunun yerine pelasg dili'nin diğer diller gibi arnavutçayı da etkilemiş olduğu kabul görmüştür.
yine bazı tarihçiler pelasglar, iskitler ve etrüskler'in aynı kökene sahip topluluklar olduklarını öne sürerler. ama tabi bu kökenin nereye çıktığı belli olduğu için hint avrupa odaklı tarih anlayışı ve vikipedi tarih dayatmacılığı bunu da reddeder.
oysa ki çatalhöyük'teki arkeolojik kazıların sonuçları, pelasgların m.ö. 4. binyılda anadolu'dan ege havzasına göç ettikleri sonucuna götürdü.
bu teoride pelasglara bir dizi hint-avrupa dışı dilsel ve kültürel özellik atfedilir. onların hint avrupa kavmi olmamalarına rağmen yunanları etkiledikleri kabul edilir.
(james mellaart ve f. schachermeyr)
kısacası pelasglar halihazırda "unknown origin" bir topluluktur. (daha doğrusu hint avrupa odaklı tarihçilik anlayışı pelasgları böyle tanımlar)
haklarında hep muallak bilgiler olması ve kimsenin ortak bir paydada buluşamamış olması pelasgların yerleşik değil de göçebe bir topluluk olduğu tezini güçlendirir.
proto-yunanca konuşmacıların gelmesinden önce ege denizi'ndeki toprakların sakinlerini ve klasik yunanistan'da hala var olan torunların geleneksel olarak tanımlanmış çevrelerini tanımlamak için "pelasgian" adını kullanır.
teori, görüşleri 20. yüzyılın ilk yarısında hüküm süren ve bugün hala bir miktar güvenilirlik kazanan filolog paul kretschmer'in orijinal konseptlerinden kaynaklanmaktadır.
herodot’un "pelasgoi" adını verdiği, eserinin birçok yerinde sözünü ettiği, göçlerini anlattığı, örf ve adetleri hakkında bilgi verdiği bu milleti bugünkü tarihçiler ve özellikle lâtin ülkelerin tarihçileri, yok farzetmek hususunda sözbirliği etmiş gibidirler.
yine heredot'a göre pelasglar, barbar bir dil(!) konuşuyorlardı. (yukarıda da bahsettiğim yunanlardaki barbarlık kavramı)
oysa ki pelasgların dili, etrüskçe'ye çok benzeyen hint-avrupalı olmayan bitişken (aglutinatif) bir dildi.
ama yine heredot'a göre yunanlılar, büyük millet haline gelmiş olmayı da pelasglara borçludurlar.
tarihçi, yunan milletinin aslında zayıf bir millet olduğunu, ancak barbar milletler ve
bilhassa pelasglarla karıştıktan sonra büyük millet haline geldiğini söyler.
pelasglar, yunanistan’da, zeus pelasgios’un dodona’daki eski tapınağında ve pelasgikon argos ya da pelasgiotis diye bilinen teselya ovasına isimlerini vermişlerdir.
pelasglardan, boiotia’nın ve peloponnesos’daki akhaia bölgesinin ilk sakinleri ve özellikle de attika, argolis ve arkadia’nın yerli halkı olarak söz edenler de olmuştur.
bugün yunanistan'ın ve yunanların simgesi olan atina akropolü'nün üstüne oturduğu duvarı yapanlar pelasglardır. bu duvara bugün bile pelasg duvarı adı verilir.
görsel
son olarak her yerde izleri olan, lakin herkes tarafından inkar edilmeye çalışılan pelasglar hakkında önemli bilgiler veren, türklerin ilk ataları adında bir kitap yazan eski büyükelçimiz adile ayda şu tespitleri yapar:
--- alıntı ---
"fransız ve ingiliz yazarlar nedense pelasglar ile ilgilenmemişlerdir. ancak alman alimler pelasglar üzerine ciddi eserler vermişlerdir. bunların başlıcalar beloch, fick, treidler, meyer ve ehrlich'dir."
bu tutumun bir sebebi olması gerekir. acaba pelasglar heredot'u etkilemelerine rağmen önemsiz midir? yoksa arkeolojik keşifler, tespitler heredot'un iddialarını bir "efsane" mertebesine mi indirmiştir?
bunların hiç biri doğru değildir! tam tersine zaman, heredot'un da homeros'un da yazdıklarının tarihi temellere dayandığını göstermiştir. öyleyse? öyleyse sebep basittir. eğer pelasglar, pelasgyrrhenler, etrüskler üzerinde çalışmalar yapılırsa, sadece doğu anadolu'nun tarihin ilk günlerinden beri türk olduğu değil; batı anadolu'nun ege adaları'nın, yunanistan'ın, hatta italya'nın da türklüğü ispatlanmış olacaktır!
iş bununla da kalmayacak, batılıların pek böbürlendikleri yunan ve roma medeniyeti'nin türk ve doğu kökenli olduğu ortaya çıkacaktır. o zaman kimlerin barbar olduğu çok daha iyi anlaşılacaktır.
görsel
işte bunu engellemek için batılı tarihçiler pelasgları hasıraltı ederler!
görsel
görsel
--- alıntı ---
#tarih
(bkz: pelasgians)=pelasya...
pelasya tanımından yola çıkarak anadolu'ya "küçük asya" denmesinin sebebi olan halk bunlardır diyebiliriz.
görsel
pelasglar; mitolojide niobe ve zeus’dan doğma pelasgos’dan türeyen, anadolu’nun akdeniz yöresi ve yunanistan’da yerleşim yapan en eski halktır.
bugünkü yunanistan'da ve anadolu'da, sonradan bölgeye gelen akalar ve dorlardan çok daha önce atina, sparta, izmir, istanbul, efes, milet, assos gibi şehirleri kuranlar pelasglardır.
görsel
yunancaya smyrna olarak geçen izmir adının aslı da myrina'dır.
myrina, izmir'in aliağa ilçesi yakınlarında bulunan antik bir kenttir ve efsaneye göre adını bir amazon kıraliçesi olan myrina'dan almıştır.
bu ad, etrüskçe kararsız; duran; duraksayan anlamına gelen murina, yani duran sözünden gelmektedir. etrüskçe mur sözü durmak; kalmak anlamına gelmektedir ve günümüze "dur" olarak dönüşmüştür.
m.ö. 660 yıllarında yunanistan'dan gelip istanbul'u kuran kıral byzas da bir pelasg kralıdır.
yunanlar bunları "barbar" olarak tanımlamıştır.
zaten yunanlar anadolu'daki tüm halkları ve karadeniz'in kuzeyindeki halkları barbar olarak tanımlarlar.
yunanlara göre truvalılar(luviler), hititler, iskitler, traklar ve hatta etrüskler hep barbardı...
ne var ki yunanların "barbar" dediği pelasglar, daha yunanlar yokken yunanistan'a gelmişlerdi.
pelasgların yunanistan'a geldikleri tarih mö 3000'lerdir.
yunanların ortaya çıkışı ise mö 2000'ler...
pelasgların anadolu'ya, anadolu'dan da trakya ve yunanistan'a geçtiği, anadolu'dan önce geldikleri yerin ise kafkaslar olduğu varsayılmaktadır.
bir varsayım da pelasgların bugünkü arnavutların (albanian-albanya) ataları olduklarıdır.
bugün kafkaslarda bir albanya teriminin varlığı da (günümüz azerbaycan toprakları) bu konuda dikkat çekicidir.
görsel
ayrıca 1854'te avusturyalı bir diplomat ve arnavut dil uzmanı johann georg von hahn, pelasg dilini proto-arnavutça ile tanımlamış, lakin bu teori de genelde kabul görmemiş, bunun yerine pelasg dili'nin diğer diller gibi arnavutçayı da etkilemiş olduğu kabul görmüştür.
yine bazı tarihçiler pelasglar, iskitler ve etrüskler'in aynı kökene sahip topluluklar olduklarını öne sürerler. ama tabi bu kökenin nereye çıktığı belli olduğu için hint avrupa odaklı tarih anlayışı ve vikipedi tarih dayatmacılığı bunu da reddeder.
oysa ki çatalhöyük'teki arkeolojik kazıların sonuçları, pelasgların m.ö. 4. binyılda anadolu'dan ege havzasına göç ettikleri sonucuna götürdü.
bu teoride pelasglara bir dizi hint-avrupa dışı dilsel ve kültürel özellik atfedilir. onların hint avrupa kavmi olmamalarına rağmen yunanları etkiledikleri kabul edilir.
(james mellaart ve f. schachermeyr)
kısacası pelasglar halihazırda "unknown origin" bir topluluktur. (daha doğrusu hint avrupa odaklı tarihçilik anlayışı pelasgları böyle tanımlar)
haklarında hep muallak bilgiler olması ve kimsenin ortak bir paydada buluşamamış olması pelasgların yerleşik değil de göçebe bir topluluk olduğu tezini güçlendirir.
proto-yunanca konuşmacıların gelmesinden önce ege denizi'ndeki toprakların sakinlerini ve klasik yunanistan'da hala var olan torunların geleneksel olarak tanımlanmış çevrelerini tanımlamak için "pelasgian" adını kullanır.
teori, görüşleri 20. yüzyılın ilk yarısında hüküm süren ve bugün hala bir miktar güvenilirlik kazanan filolog paul kretschmer'in orijinal konseptlerinden kaynaklanmaktadır.
herodot’un "pelasgoi" adını verdiği, eserinin birçok yerinde sözünü ettiği, göçlerini anlattığı, örf ve adetleri hakkında bilgi verdiği bu milleti bugünkü tarihçiler ve özellikle lâtin ülkelerin tarihçileri, yok farzetmek hususunda sözbirliği etmiş gibidirler.
yine heredot'a göre pelasglar, barbar bir dil(!) konuşuyorlardı. (yukarıda da bahsettiğim yunanlardaki barbarlık kavramı)
oysa ki pelasgların dili, etrüskçe'ye çok benzeyen hint-avrupalı olmayan bitişken (aglutinatif) bir dildi.
ama yine heredot'a göre yunanlılar, büyük millet haline gelmiş olmayı da pelasglara borçludurlar.
tarihçi, yunan milletinin aslında zayıf bir millet olduğunu, ancak barbar milletler ve
bilhassa pelasglarla karıştıktan sonra büyük millet haline geldiğini söyler.
pelasglar, yunanistan’da, zeus pelasgios’un dodona’daki eski tapınağında ve pelasgikon argos ya da pelasgiotis diye bilinen teselya ovasına isimlerini vermişlerdir.
pelasglardan, boiotia’nın ve peloponnesos’daki akhaia bölgesinin ilk sakinleri ve özellikle de attika, argolis ve arkadia’nın yerli halkı olarak söz edenler de olmuştur.
bugün yunanistan'ın ve yunanların simgesi olan atina akropolü'nün üstüne oturduğu duvarı yapanlar pelasglardır. bu duvara bugün bile pelasg duvarı adı verilir.
görsel
son olarak her yerde izleri olan, lakin herkes tarafından inkar edilmeye çalışılan pelasglar hakkında önemli bilgiler veren, türklerin ilk ataları adında bir kitap yazan eski büyükelçimiz adile ayda şu tespitleri yapar:
--- alıntı ---
"fransız ve ingiliz yazarlar nedense pelasglar ile ilgilenmemişlerdir. ancak alman alimler pelasglar üzerine ciddi eserler vermişlerdir. bunların başlıcalar beloch, fick, treidler, meyer ve ehrlich'dir."
bu tutumun bir sebebi olması gerekir. acaba pelasglar heredot'u etkilemelerine rağmen önemsiz midir? yoksa arkeolojik keşifler, tespitler heredot'un iddialarını bir "efsane" mertebesine mi indirmiştir?
bunların hiç biri doğru değildir! tam tersine zaman, heredot'un da homeros'un da yazdıklarının tarihi temellere dayandığını göstermiştir. öyleyse? öyleyse sebep basittir. eğer pelasglar, pelasgyrrhenler, etrüskler üzerinde çalışmalar yapılırsa, sadece doğu anadolu'nun tarihin ilk günlerinden beri türk olduğu değil; batı anadolu'nun ege adaları'nın, yunanistan'ın, hatta italya'nın da türklüğü ispatlanmış olacaktır!
iş bununla da kalmayacak, batılıların pek böbürlendikleri yunan ve roma medeniyeti'nin türk ve doğu kökenli olduğu ortaya çıkacaktır. o zaman kimlerin barbar olduğu çok daha iyi anlaşılacaktır.
görsel
işte bunu engellemek için batılı tarihçiler pelasgları hasıraltı ederler!
görsel
görsel
--- alıntı ---
#tarih
Arkadaş valla çözemiyorum bak
Bu hint-avrupa fetişizmi yaşayanları
Arkadaş hint-avrupalı olmakla övünüyorsun çünkü sebebi avrupalıları üstün görmen o yüzden onlarla akraba olma fikri hoşuna gidiyor tamam da bunun bir de hint tarafı var
Bak gözel kardeşim hint-avrupa bir soy/köken birliğinden ziyade dil birliğini belirtir bu belki eskiden böyleydi lakin artık değil meksikalı kızılderililer veyahut güney afrikalı zenciler ispanyolca ve afrikaanca gibi hint-avrupa dili konuşuyor bu sebepten dolayı altay dilleri veya kafkas dilleri durumu hint-avrupa dilleri için geçerli değildir türkçe'yi tarihte türk olmayan bir topluluk konuşmamıştır uzak bir kıtada türkçe konuşan bir yerli kabile göremezsin veya çerkezce konuşan siyahi bir ülke göremezsin lakin hint-avrupa dili konuşan siyahi ve kızılderili ülkesi dolu
iki türkçe konuşan halk arasında soy bağı kuvvetli iken ingilizce konuşan iki farklı halk arasında soy bağının kuvvetli olması imkansızdır
He zaten has hint-avrupalı tipi belli değil hintliler dravitler,iraniler de elamlar ile karışmış ayrı mesele traklar bile hint-avrupalı ve izole bölge yerlisinin karışımı işte tohar,hint,anadolu ve irani kavimler de hint-avrupalıların asya koludur
Diğerine de coğrafya diye bir şey var acın okuyun kuzey kafkasya,ural dağlarının batısı ve de türkiye'nin trakya'da kalan bölgeleri avrupadır diğer bölgelerin asya olduğunu zaten haritaya bakan bile anlar koskoca iki boğaz ayırıyor zaten kıtayı bölgenin adı bile küçük asya ve ön-asya olarak geçiyor çoğu kaynakta.
Bu hint-avrupa fetişizmi yaşayanları
Arkadaş hint-avrupalı olmakla övünüyorsun çünkü sebebi avrupalıları üstün görmen o yüzden onlarla akraba olma fikri hoşuna gidiyor tamam da bunun bir de hint tarafı var
Bak gözel kardeşim hint-avrupa bir soy/köken birliğinden ziyade dil birliğini belirtir bu belki eskiden böyleydi lakin artık değil meksikalı kızılderililer veyahut güney afrikalı zenciler ispanyolca ve afrikaanca gibi hint-avrupa dili konuşuyor bu sebepten dolayı altay dilleri veya kafkas dilleri durumu hint-avrupa dilleri için geçerli değildir türkçe'yi tarihte türk olmayan bir topluluk konuşmamıştır uzak bir kıtada türkçe konuşan bir yerli kabile göremezsin veya çerkezce konuşan siyahi bir ülke göremezsin lakin hint-avrupa dili konuşan siyahi ve kızılderili ülkesi dolu
iki türkçe konuşan halk arasında soy bağı kuvvetli iken ingilizce konuşan iki farklı halk arasında soy bağının kuvvetli olması imkansızdır
He zaten has hint-avrupalı tipi belli değil hintliler dravitler,iraniler de elamlar ile karışmış ayrı mesele traklar bile hint-avrupalı ve izole bölge yerlisinin karışımı işte tohar,hint,anadolu ve irani kavimler de hint-avrupalıların asya koludur
Diğerine de coğrafya diye bir şey var acın okuyun kuzey kafkasya,ural dağlarının batısı ve de türkiye'nin trakya'da kalan bölgeleri avrupadır diğer bölgelerin asya olduğunu zaten haritaya bakan bile anlar koskoca iki boğaz ayırıyor zaten kıtayı bölgenin adı bile küçük asya ve ön-asya olarak geçiyor çoğu kaynakta.
Konuyu anlayamayan hıyarları gösteren başlık
Ulen irani,hint,anadolu,tohar dilleri ve kavimleri de hint-avrupalı kavimlerin asya koludur
Yine aynı şekilde ön-hint-irani kavimlerin türkistan bozkırından ortadoğu ve güneydoğu asya'ya yayıldığı biliniyor keza toharların da türkistan'da yaşadığı ve sonra türkleştiği biliniyor
ilk çıkış yerleri de deşt-i kıpçak bozkırı
Hayır anlayamadığım şu hitit,luvi ve likyalıları asyada yaşadığı halde hint-avrupalı kabul ediyorsun da niye mikenler asyadan gelince laga luga yapılıyor zaten mikenlerin ataları akaların kafkasya'da soçi-gagra bölgesinde yaşayıp ubıh-abaza kabilelerinin ataları oldukları yönünde iddialar var bu yüzdendir ki nart-kafkas mitolojisi ile yunan mitolojisinde benzerlikler vardır
Bir bak bakayım karya,likya,pisidya,paflagonya gibi hint-avrupa dili konuşan bölgeler balkanlarda mı anadolu'da mı
Bir bak bakayım anadolu avrupa'da mı
Hey yavrum hey siz hala akdeniz şovenizmi yapmaya devam edin.
Edit:çinli demiş aq arabistan'da asyada iran'da gürcistan'da onlar da mı avrasyalı veya mongoloid?
Kaldı ki çin medeniyeti karşısında yunanlar,ispanyollar,italyanlar diz çöker tövbe eder.
Ulen irani,hint,anadolu,tohar dilleri ve kavimleri de hint-avrupalı kavimlerin asya koludur
Yine aynı şekilde ön-hint-irani kavimlerin türkistan bozkırından ortadoğu ve güneydoğu asya'ya yayıldığı biliniyor keza toharların da türkistan'da yaşadığı ve sonra türkleştiği biliniyor
ilk çıkış yerleri de deşt-i kıpçak bozkırı
Hayır anlayamadığım şu hitit,luvi ve likyalıları asyada yaşadığı halde hint-avrupalı kabul ediyorsun da niye mikenler asyadan gelince laga luga yapılıyor zaten mikenlerin ataları akaların kafkasya'da soçi-gagra bölgesinde yaşayıp ubıh-abaza kabilelerinin ataları oldukları yönünde iddialar var bu yüzdendir ki nart-kafkas mitolojisi ile yunan mitolojisinde benzerlikler vardır
Bir bak bakayım karya,likya,pisidya,paflagonya gibi hint-avrupa dili konuşan bölgeler balkanlarda mı anadolu'da mı
Bir bak bakayım anadolu avrupa'da mı
Hey yavrum hey siz hala akdeniz şovenizmi yapmaya devam edin.
Edit:çinli demiş aq arabistan'da asyada iran'da gürcistan'da onlar da mı avrasyalı veya mongoloid?
Kaldı ki çin medeniyeti karşısında yunanlar,ispanyollar,italyanlar diz çöker tövbe eder.
Bazı idrak yollarından şüphe ettiklerim tarafından iddia edilene göre dor kavimlerinin atası demişim
Kendimden alıntı:"ayrıca medeniyette yağmacı ve barbar dor kavimlerinin üstadlarıdırlar." Burada dediğim dorlara medeniyet öğrettikleridir ataları oldukları değil
Mikenler de asya kökenlidir o da ayrı bir entry konusu.
Kendimden alıntı:"ayrıca medeniyette yağmacı ve barbar dor kavimlerinin üstadlarıdırlar." Burada dediğim dorlara medeniyet öğrettikleridir ataları oldukları değil
Mikenler de asya kökenlidir o da ayrı bir entry konusu.
Yunanların anlamadığı bir dil konuştukları bizzat dönemin grek kaynaklarında geçmektedir
Yüksek ihtimal arnavut veya romanyalıların atası olabilirler lakin romanyalılar ve moldovalılar daçyalı soyundan geldiği için yüksek ihtimal arnavutların atalarıdır
Ayrıca medeniyette yağmacı ve barbar dor kavimlerinin üstadlarıdırlar.
Yüksek ihtimal arnavut veya romanyalıların atası olabilirler lakin romanyalılar ve moldovalılar daçyalı soyundan geldiği için yüksek ihtimal arnavutların atalarıdır
Ayrıca medeniyette yağmacı ve barbar dor kavimlerinin üstadlarıdırlar.
kürtlerin atasıdır. faşik türkler inkar etmesin.
helen kavimleri gelmeden önce ana vatanları olan kuzey ve orta yunanistan’da girit ve ege adalarında yaşayan bir halkın adıdır.
asimile oldukları varsayılır.
arnavutların atası olduğu da ayrıca tartışılır.
asimile oldukları varsayılır.
arnavutların atası olduğu da ayrıca tartışılır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar