bir zamanlar, bir varmış bir yokmuş anlamlarına gelebilecek, masallarda sık sık kullanılan sözcük öbeğidir. once upon a time there was a little girl called Ginger and her puppy Dingo, they used to live happily but the things were about to change like always.... diye başlayan da bir favori masalım vardır içimde ukde kalmasın yazim dedim. ayrıca can sıkıldıkça, akıl bulandıkça izlenilebilinecek tatlı bir dizidir.
harika bir dizi biraz da duygusalsanız tadından yenmez. (bkz: balık burcu erkeği)
ilk bölümünden itibaren insanı içine çeken ve bağımlılık yapan büyüleyici dizi. oyuncuları, konusu, çekimleri ve kurgulanışı birbirinden muhteşem.
upon kelimesini yıllardır yupon olarak okuduğum genelde hikayelerin başlangıcında kullanılan cümle.
tema müziği muhteşem olan yabancı dizi.
(bkz: once upon a time in norway)
jj abrams imzalı bir masal dizisi. izlenesi, hoş bir dizi. dizinin kötü kraliçesi olan regina'ya hayat veren aktris lana parrilla, kötü karakter olmasına rağmen dizideki en güzel kadındır. diğerleri, aradaki epey bir boşluktan sonra sırasıyla gelmektedir.
annelerin küçük çocuklarıyla beraber içleri rahat bir şekilde izleyebileceği güzel dizi. dizinin içinde pamuk prenses, kırmızı başlıklı kız, pinokyo ve daha bir çok masal kahramanına rastlayacaksınız. aslında klasik hikayelerin modernleştirilmiş haline birçok kez rastladım. bu dizinin farkı bir çok masal kahramanını aynı dizide buluşturuyor olması.
kraliçe pek bir milf. huntsman'in siktiğini görünce e o sikecek tabi ben mi sikecektim sanki dedirtmiştir.
ilk izlediğinizde size güzel gelen ama sonradan bırakılası sıkıcı mı sıkıcı dizidir. hiç başlamayın denilesi.
Güzel ve değişik bir dizi. Zaman kaybı değil.

--spoiler--
inanmamak konusunda b.kunu çıkartmış Emma. 10 tane farklı olay ve insan gördü işin içinde, insanın hiç mi aklına düşmez? Bu konuda biraz saçmaladı dizi artık. diziyi uzatacağız diye izlenilen bayık bir yol oldu.
--spoiler--
ilk başlarda sıkıcı, "ülen bildiğin büyüklere masallar ne ki bu" diyorsun, sonra sonra açıldıkça "vay anneni keseyim" diyorsun iyice sarıyor. bu jj abrams ibnesi işini biliyor arkadaş, ürünlerini izlettiriyor.

ve evet lana parrilla, hastasıyım yahu
biraz önce izlemeye başladığım, hoş bir şeye benzeyen dizi.
sonradan açılan dizilerden.
kimi diziler başında iyidir sonradan batırır.
lost , bsg , fringe , heroes ,terminator scc...

bu ise ilk başlarda aptal bir çocuk hikayesine benziyor. ama sonradan özelliklede rumplestilskin reisin de döktürmesi ile coştukça coşuyor. hele 12. bölüm anasının gözü dedirrtti bana , duygulandırdı.

bir diğer güzelliği ise yukarıda saydığım sokunduruk dizilerde bir senaryo örgüsü yoktur. adamlar 5 bölümlük senaryo ile başlıyor tutarsa uzatmaya çalışıyorlar nitekim hikaye kıt olduğu için batıyor. ama burada adamların ellerinde belli bir metin bir yığında karakter var her bölümde biri işleniyor her işlenişte oha dedirtiyor.

ilk 6 bölümü atlatın sonra gelin elimi öpün pişman olmayacaksınız.
dünya üzerindeki en iyi dizi şu an. spartacus olsa oydu ama şimdi bu. o değil de dizi hakettiği değeri göremiyor, mal mal şeyler izleyeceğinize izleyin bu güzel yapımı.
bu sene ki tartışmasız en iyi dizidir hatta benim nezlimde totalde supernatural'dan sonra 2. gelmekte şu an. 2. sezonla birinciliğide zorlayabilir.
böyle basit bi konu ancak bu kadar ustaca işlenebilirdi.
ayrıca o ginnifer goodwin nasıl bir insandır öyle insan bi aynı dizinin içinde hem kısa hemde uzun saçlı haliyle aynı anda nasıl bu kadar çekici olabilir tam bir muamma.keza jennifer morrison ve josh dallas'ta gayet iyi bir yolda yürümekteler.
snow white'la prince charming'in diyalogları alıp götürüyor.ikisinin olayı "i will always find you" cümlesi üzerine kurulmuş durumda zaten.

henry'den evil queen'e bi alıntıyla bitirmek istiyorum;
"no matter what you do snow white will have her happy ending
she and prince charming will be together
the curse will end
and good will win"
sezon finalinden sonra, şimdi bildiğimiz masalların devamını çekecekler dedirttiren dizi. adamlar masal yazacak, masal ilerletecek muhtemelen iyice.

spoiler
zaten semte büyüyü de geri getirdi mr gold. ki artık mr gold da diyemeyiz.
spoiler

izlemeyenler izlesin lan. hazır çok geç değilken.
şiddetle tavsiye ettiğim, bırak türk dizilerini yabancı dizilerin bile formatını kat be kat aşmış bir dizidir.
klasik ingilizce masalların giriş kısmıdır.
Robert Carlyle'nın muhteşem oynadığı Rumplestiltskin - Mr. Gold karakteri için izlenebilinecek dizi. Dizideki tüm masallar bir şekilde bu karaktere bağlanıyor. Fantastik, masalımsı, bol büyülü, sihirli güzel bir dizi.
--spoiler--

2. sezonuyla hayallerimi yıkmış olan dizi. lanet kalktıktan sonra huntsman* dirilip geri döner ve emma - august - huntsman şeklinde bir aşk üçgeni olur diye hayal etmiştim. ama olmadı. huntsman'i geçtim august ortalarda yok!

--spoiler--
içinde yaşlı ama çok güzel ablalar barındıran dizi.
2. sezonda batıran dizilerden.
o kadar gaz şekilde bitti diye ümitlenmemek gerekiyormuş demek ki.

-mulan ne lan? olmamış. eğreti duruyor.

-harry potter 3 ün ruh emicilerini aynen araklarken hiç utanmadılar mı? yada setten biri uyarmadı mı "ne lan bu?" diye???

-konu çok karıştı ve saçmalaştı. salak saçma savaş efektleri falan ne oluyoruz?

edit:
derken 4. bölümü rumple reisin üstüne kurmuşlar ve çokta kral olmuş. oh be o aptal aptal mulanıydı bilmemneyiydi baymıştınız hakkaten.

nihayet 2. sezonda güzel bir bölüm izledik.
2. sezona duygu yüklü bölümlerle başlamış ve 2x04 ile olayları çok geniş bir alana yaymış dizidir.

--spoiler--
önce genel bir değerlendirme yapmak istiyorum. 2 sezon itibariyle devreye giren (yok olduğunu bildiğimiz)masal dünyası ile birlikte paralel evren(sanırım doğru kelime bu.) sayısı 3'e çıktı. (gelen uyari uzerine sayiyi 4' e cikartiyorum. neverland' i unutmusum. bakalim uzerine fazla durulacak mi?)

1. storybrook öncesi, karakterlerin tanıtıldığı masal dünyası,
2, emma' nin storybrook' a gelmesiyle birlikte donuk halden çıkan şimdiki zaman masal dünyası,
3. storybrook,
4.neverland.

şimdi biraz konuya girersek, karakterlerin tanıtılması hadisesi tam hızla giderken kaptan kanca(hook)' un olaya dahil olmasıyla dizideki taraf sayısı 4'e çıktı:

1. rumple(nasıl yazıldığını hala bilmiyorum) 2. quenn'in annesi(onun da adını unuttum amk) ve kaptan hook.
3. pamuk, charming, emma, henry vs...
4. queen' im (aşığım hatuna).

bu dört grupta açıkçası iyi kötü ayrımı yapamıyorum. belki emma'ın grubu iyi denebilir. ama diğerlerinin taraflarını bu saatten sonra yapacakları belirleyecek. mesela kaptanla regina' nın annesinin dahil olması regina' yı bazı durumlarda emma ve tayfasının tarafına çekebilir. rumple' ın ise magic-power ilişkisinden yola çıkarak pek diğer gruplara dahil olacağını düşünmüyorum.

storybrook'ta ise emma ve pamuk' un masal diyarına göçünden sonra charming, tam bir dede moduna girdi ve kendini şerif ilan etti.
artık son cümlelerime gelirken merak edilen en önemli konudan bahsetmek istiyorum.

henry' nin babası kim?

senaristler büyük sürpriz yapmazsa baelfire( rumple'ın oğlu). çünkü emma' nın henry' ye söylediği yalanı hatırlayın. babanın itfaiyeci olduğunu söyledi. baelfire--> fire-ateş, itfaiye. bağlantıyı artık kurabilirsiniz.
--spoiler--

şimdilik yazacaklarım burada bitiyor. 3-5 bölüm sonra yine yazacagim umarım. iyi seyirler...
an itibariyle farkettiğim üzere dizide gözden kaçırdığımız o kadar karakter ve olan var ki...

--spoiler--

örnek verirsem aurora - maleficent - queen - snow white 4'lüsünün ilişkisini şimdi çözdüm.

aurora --> uyuyan güzel.

maleficent --> onu uyutan kişi ve queen' in kankisi(queen kendisinin tek dostu olduğundan bahseder).

queen --> maleficent' ten uyku büyüsünü alıp snow' u uyuttu. sonra işe yaramayınca uyku büyüsü karşılığında verdiği (şimdi yapmış olduğu ) laneti geri istedi. hatun vermeyince onu canavar yaptı.

snow white --> queen tarafından uyutuldu, olmadı; lanetlendi. sonra kocasının koyduğu paketi almak için kızı maleficent' i gebertti. şimdi aurora ve snow kanki olma yolundalar.

--spoiler--

yani demek istiyorum ki bu kurgu sayesinde kafayı yedim ben arkadaş... şimdi yeni bölümü izleyeyim de yeni şeyler yazayım.*