bugün
- borsa istanbul11
- berat albayrak'a iftira atılması11
- mekke kutsal mıdır sorunsalı9
- fon vurgunu53
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi12
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği45
- mandalina çıkmış arkadaşlar3
- ekmek için ekmeleddin5
- kürt dizilerinin tutmaması11
- köylülük7
- from gold from dust33
- deli6
- eskiden 20 liraya yediğim kebabın 50 lira olması8
- horlayan birinin yanında uyuma rehberi8
- sözlük gey saati vs din saati vs akp saati5
- en iyi çakmak markası8
- küçük memeli2
- yazarların 1 milyon dolar için yapacağı şok şeyler5
- hulk gerçek mi6
- günün sözü10
- bütün sözlük kızlarının gocu'nun peşinden koşması4
- sabahın bir vakti çay içen insan köylüdür6
- 1 gün diyetteyim2
- sen nehrine siz diyen cahil2
- fuhuştan yakalanan sınıf öğretmeni6
- redbull içip camdan atlayan çocuk3
- tanrı neden diğer gezegenlere insan göndermedi7
- kürk mantolu madonna abartılmış tırt bir kitaptır4
- mağazadan ürün değiştirme paradoksu3
- tmo'ya ait buğdayın lisanslı depolardan çalınması4
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak6
- tayyiple yatıp tayyiple kalkmak5
- vurdurmaya meyilli araba5
- sabahları 2 kilo bioxcin içen gürbüz genç3
- yönlendirilmiş panspermia teorisi ve uzaylılar2
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı18
- eski sevgilisi için sahibinden com'a ilan vern kız4
- sözlük kızlarının bicepsleri16
- reis2
- meksika açmazı macerası4
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- türkiye'nin mekke ve bedir ittifakı hamlesi4
- akapekaka3
- akepe dönemi16
- afrikalı kızlar2
- queen ravenna ifşası15
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- somalili hatunla evlenmek2
- narh2
- kolye143
akşam akşam keyfimizi bozmak istemem tabi ama, ölüm ne kadar gerçekse ölümü hatırlatan şeylerde o kadar gerçektir.
nedendir bilmem küçüklüğümden beri saçma gelecek size ben morgları incelemeyi severim nedense, gerçekten bana hasta ruhlu mu dersiniz, yoksa meraklı kerata mı dersiniz takdir sizindir.
efendim çocukluğumdan beri meraklı bir kişiliğe sahip olduğumdan hastaneleri ve hastanenin belkide en soğuk yeri olan morgları incelemeyi severim, çocukken ailemle beraber hasta ziyaretlerine gittiğimde ortadan kaybolur hemen morg'u arardım * nedense o soğuk o buz gibi yer bende hep merak uyandırıyordu.
çocukluğum inegöl'de geçti benim, o zamanlar inegöl devlet hastanesi'nin ön bahçeye açılan giriş katında "morg" vardı ve ne gariptir siyah tabelanın üstüne beyaz yazı ile morg yazardı burada. merak mıdır nedir o camdan içeri bakmayı çok severdim aslında bir şey göremezdim çünkü cam yarısına kadar boyalıydı. çocukken ailece mudanya'ya gittiğimizde arkadaşım aydın ile beraber morgu inceledik, hastanenin alt kısmına yapmışlar bu bölümü eğilip bakmıştık hiç unutmam.
ama hayat işte derken 1998 yılında babacığımı kaybettim, rahmetli babam öldüğünde henüz 44 yaşındaydı, babamın naaşını inegöl ssk hastanesinin morguna koymuşlar ben daha lise öğrencisiydim o zamanlar, eniştem ve bazı akrabalarımız cenazemizi almak için bekliyorlar nedense tuttular beni de götürdüler bende ilk kez morgu bu kadar yakından görme imkanı buldum, uzun bir koridordan yürüye yürüye gittik, orada tabutları gördüm, yanlış hatırlamıyorsam babamın naaşını çıkarmışlar ve yıkıyorlardı yani biraz sonra toprağa vereceğiz, işte o gün yakından görmüştüm bu soğuk yeri.
soğuk olabildiğince soğuk, dolaplar var, buzdolabına benzeyen, orada bir tezgah var ölmüş bedeni oraya yatırıp otopsi yapıyorlar herhalde, gerçekten insan olmak zor hemde çok zor cenabı allah bizi affetsin yoksa işimiz gerçekten harap.
neyse efendim yıllar yılları kovaladı, ben kocaeli üniversitesi'ni kazandım umuttepe'de bulunan bizim üniversitenin hastanesinde gözlerimden muayene olacağım, sıram çok sonra gelecek, sanırım öğleden sonra nedense orada durdum, bekledim, merak işte aklıma geldi yine morg, gittim hastaneyi inceledim aşağı indim, yukarı çıktım derken en aşağıda morg yazısını okudum, merak işte şimdi olsa yapmam belkide gittim kimseye çaktırmadan indim merdivenlerden aşağıya, gittim gittim morgu buldum, biraz baktım sonra oğlum kendine gel, kameralar falan varsa burada çekerler beni falan gibi şeyler mi aklıma geldi ne oldu bilmiyorum, çıktım buradan....
evet dostlar, yazar kardeşler işte benim gibi meraklı arkadaşınızdan küçük bir morg hikayesi, üşenmeden okuyan tüm dostlarıma şimdiden teşekkürler...
nedendir bilmem küçüklüğümden beri saçma gelecek size ben morgları incelemeyi severim nedense, gerçekten bana hasta ruhlu mu dersiniz, yoksa meraklı kerata mı dersiniz takdir sizindir.
efendim çocukluğumdan beri meraklı bir kişiliğe sahip olduğumdan hastaneleri ve hastanenin belkide en soğuk yeri olan morgları incelemeyi severim, çocukken ailemle beraber hasta ziyaretlerine gittiğimde ortadan kaybolur hemen morg'u arardım * nedense o soğuk o buz gibi yer bende hep merak uyandırıyordu.
çocukluğum inegöl'de geçti benim, o zamanlar inegöl devlet hastanesi'nin ön bahçeye açılan giriş katında "morg" vardı ve ne gariptir siyah tabelanın üstüne beyaz yazı ile morg yazardı burada. merak mıdır nedir o camdan içeri bakmayı çok severdim aslında bir şey göremezdim çünkü cam yarısına kadar boyalıydı. çocukken ailece mudanya'ya gittiğimizde arkadaşım aydın ile beraber morgu inceledik, hastanenin alt kısmına yapmışlar bu bölümü eğilip bakmıştık hiç unutmam.
ama hayat işte derken 1998 yılında babacığımı kaybettim, rahmetli babam öldüğünde henüz 44 yaşındaydı, babamın naaşını inegöl ssk hastanesinin morguna koymuşlar ben daha lise öğrencisiydim o zamanlar, eniştem ve bazı akrabalarımız cenazemizi almak için bekliyorlar nedense tuttular beni de götürdüler bende ilk kez morgu bu kadar yakından görme imkanı buldum, uzun bir koridordan yürüye yürüye gittik, orada tabutları gördüm, yanlış hatırlamıyorsam babamın naaşını çıkarmışlar ve yıkıyorlardı yani biraz sonra toprağa vereceğiz, işte o gün yakından görmüştüm bu soğuk yeri.
soğuk olabildiğince soğuk, dolaplar var, buzdolabına benzeyen, orada bir tezgah var ölmüş bedeni oraya yatırıp otopsi yapıyorlar herhalde, gerçekten insan olmak zor hemde çok zor cenabı allah bizi affetsin yoksa işimiz gerçekten harap.
neyse efendim yıllar yılları kovaladı, ben kocaeli üniversitesi'ni kazandım umuttepe'de bulunan bizim üniversitenin hastanesinde gözlerimden muayene olacağım, sıram çok sonra gelecek, sanırım öğleden sonra nedense orada durdum, bekledim, merak işte aklıma geldi yine morg, gittim hastaneyi inceledim aşağı indim, yukarı çıktım derken en aşağıda morg yazısını okudum, merak işte şimdi olsa yapmam belkide gittim kimseye çaktırmadan indim merdivenlerden aşağıya, gittim gittim morgu buldum, biraz baktım sonra oğlum kendine gel, kameralar falan varsa burada çekerler beni falan gibi şeyler mi aklıma geldi ne oldu bilmiyorum, çıktım buradan....
evet dostlar, yazar kardeşler işte benim gibi meraklı arkadaşınızdan küçük bir morg hikayesi, üşenmeden okuyan tüm dostlarıma şimdiden teşekkürler...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar