bugün
- habire1217
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- sarapci koala62
- şeyhine sakso çekip şeriat isteyen tip7
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri23
- akpartililerin apo sevdası5
- mantı7
- tribünlerde apoya küfür edilmesinin yasaklanması4
- silvermist4
- ben sizin anonim11
- beni ne kadar seviyorsunuz4
- necip fazıl kısakürek3
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı7
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar9
- arkadaşlar tıraş oldum sizce nasıl olmuş2
- habire 12 kürt değil kürtçü düşmanıdır3
- şeriatçıların konserleri yasaklatması6
- vexillarius the slayer6
- slip mayo giyen erkek5
- michael jackson ölmedi mi sorunsalı3
- motorine 8 24 tl zam gelmesi3
- kıskançlık krizi geçiren kadına yapılacak müdahale8
- insan olmaya ceyrek kala15
- sabetay sevi4
- sevgiliyle girilmiş en saçma tartışmalar7
- ahmet davutoğlu'na soruşturma açılması10
- hz isa'nın fiziksel annesi ve babası yoktu7
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci5
- sözlük kadınlarının birbirini çekememesi8
- enayimiknatisii12
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz24
- naz yapan erkek3
- münafığın cenaze namazı kılınmaz2
- arkadaşlar neden beni kıskanıyorsunuz6
- arkadaşlar döner mi yesem schnitzel mi9
- kolay gelsin denilen esnafın cevap vermemesi13
- s'i l v'e r m'i s t19
- sözlükte kıskançlık oluyor hissi6
- sonbaharda yapılacak en iyi şey4
- sözlükteki kıskanç teyzeler6
- olduğunuz yerde kuyu kazarsanız nerede çıkarsınız3
- sevgiliyle aynı iş yerinde çalışmak8
- bik bik'in usuldan herkese sallaması6
- diz üstü şort giyen erkek3
- hiç kimse fikirleri yüzünden hapis yatmasın4
- pkklı anaları3
- kombin atıp kudurmamızı bekleyen kadın yazar6
- rakipleri gözaltına alıp seçim kararı almak12
- masklavi'nin biraz gergin olması10
- hz isa'yı yaratan yumurta ve sperm yoktu4
şansal büyüka olduğunu düşündüğüm modülatör. ne bu nabza göre şerbet verme durumları. Hollanda 2. ligi takımları için de yorumlarını bekliyoruz.
sözlükteki yazar/moderatör ilişkilerindeki samimiyetsizliği, uzaklığı görmüş moderatördür. kendisine teşekkür ediyorum... ayrıca istanbul şişelerde balık olsak zirvesi'nde en çok giydirdiğimiz moderatördür. attık-tuttuk, tuttuklarımızı yeniden attık... öyle bir şeyler işte. en yakın zamanda istanbul'a gelsindir, özlenmiştir...
yukarı tükürse bıyık, aşağı tükürse sakal çıkan. iki arada bir derede kalan yazar.
ulan adam iyi niyetle yazmış, küme düşen takımları yerden göğe sığdıramamış daha ne yapsın.
(bkz: beni siz delirttiniz)
ulan adam iyi niyetle yazmış, küme düşen takımları yerden göğe sığdıramamış daha ne yapsın.
(bkz: beni siz delirttiniz)
sol frame'de yaşanan futbol kaynaklı kirlenmenin bir süreliğine sona ereceği gerçeğiyle heyecanlanmıştır, fazla üzerine gitmenin anlamı yok... bir maç başlığı altında skorun 1-0 olduğunu ifade eden 15-20 aynı entry'yi temizlemekle uğraşan ben değilim zira, kendisi.
ayrıca o kadar işinin arasında üşenmemiş düşüncelerini dile getiren uzun bir yazı yazmış; kaldı ki okumak zorunda da değilsiniz...
zaten kendisi bu konuda eleştiriliyorsa, eleştirilebilecek elle tutulur bir şey bulunamamış demektir hakkında; başarılıdır bu bakımdan.
ayrıca o kadar işinin arasında üşenmemiş düşüncelerini dile getiren uzun bir yazı yazmış; kaldı ki okumak zorunda da değilsiniz...
zaten kendisi bu konuda eleştiriliyorsa, eleştirilebilecek elle tutulur bir şey bulunamamış demektir hakkında; başarılıdır bu bakımdan.
gelişmelerde yer almış birinci lig futbol takımı tutan tüm yazarları sevinçle bağrına basan yeni moderasyon gülü.
o kadar şeker ki bazen yanaklarım öpülmekten yapış yapış oluyor. yine de böyle de olsa bir mod un bizle içten ilgilendiğini düşünmek bile güzel.
topluca öpmeye gidicez bi gün. *
o kadar şeker ki bazen yanaklarım öpülmekten yapış yapış oluyor. yine de böyle de olsa bir mod un bizle içten ilgilendiğini düşünmek bile güzel.
topluca öpmeye gidicez bi gün. *
moderatör olarak 31 mayıs 2009, Pazar 00:04 tarih ve saatli gelişmeler haberiyle güldürmüş ve takdirimi kazanmış, tarafsız ( ya da öyle gözüken ) yazardır. öyle bir üslup kullanmış ki kendileri, amiiiiin diye eşlik edesim geldi şahsen. bir imam edasıyla bizlere kandil akşamı yaşatmıştır.
(bkz: saygılar)
(bkz: saygılar)
an itibari ile jet hızı ile ihbarı dikkate almış çalışkan moderatör. aksi takdirde 3-4 saatlik bir küfür şöleni bizleri beklemekte idi...
TSL bitimi ile yazdığı yazıyı tebrik ettiğim yazardır. Ancak birkaç hatası yok değil:
1. beşiktaş için intikam kelimesini kullandığı takımların hepsi, beşiktaş'a boyun eğmiştir. (3-0, 2-0, 2-1)
2. fenerbahçe geçen sene şampiyonlar liginde 5. falan olmadı, çeyrek finalde elendi. bu durumda şampiyonlar ligini 5. sırada bitiren 4 takımdan biri oluyor. o ne demekse...
1. beşiktaş için intikam kelimesini kullandığı takımların hepsi, beşiktaş'a boyun eğmiştir. (3-0, 2-0, 2-1)
2. fenerbahçe geçen sene şampiyonlar liginde 5. falan olmadı, çeyrek finalde elendi. bu durumda şampiyonlar ligini 5. sırada bitiren 4 takımdan biri oluyor. o ne demekse...
son duyurusu ile farkını ortaya koymuş altın kalpli yazardır.
--alıntı--
ışık doğu dan yükselir...
sevgili yazarlar,
bir grup yazar arkadaşımız tarafından 12 haziran günü mardin'e, amacı çok yüce bir gezi düzenlenmektedir. başta kitap kırtasiye olmak üzere giysi, oyuncak gibi yardımlarıyla bir okul ziyaret edilecek olup ilk elden bu yardımlar oradaki çocuklarımıza dağıtılacaktır. siz değerli yazarlarımız da bulunduğunuz yerden bu türde katkılarınızı mardine'e göndererek öğrenci kardeşlerimize destek olunuz. ayın 12 'sinin sabahına kadar,
mehmet beyaztaş kızıltepe öğretmenevi kızıltepe / mardin adresine yardımlarınızı göndermeniz önemle duyurulur.
yardımlarınız, belirlenmiş olan fakir öğrencilerden oluşmuş bir okula teslim edilecektir. gelecek olan malzemelerin sayısına göre, okul sayısı da 2 ya da 3 okul olarak artabilir.
konu ile alakalı olarak;
(bkz: mardin e kitap kırtasiye)
(bkz: mardin medeniyetler zirvesi)
uludağ sözlük moderasyonu olarak bu organizasyonu düşünen, katkı sağlayan tüm yazarlarımıza teşekkür ediyoruz.
haydi uludağ, farkını göster...
--alıntı--
--alıntı--
ışık doğu dan yükselir...
sevgili yazarlar,
bir grup yazar arkadaşımız tarafından 12 haziran günü mardin'e, amacı çok yüce bir gezi düzenlenmektedir. başta kitap kırtasiye olmak üzere giysi, oyuncak gibi yardımlarıyla bir okul ziyaret edilecek olup ilk elden bu yardımlar oradaki çocuklarımıza dağıtılacaktır. siz değerli yazarlarımız da bulunduğunuz yerden bu türde katkılarınızı mardine'e göndererek öğrenci kardeşlerimize destek olunuz. ayın 12 'sinin sabahına kadar,
mehmet beyaztaş kızıltepe öğretmenevi kızıltepe / mardin adresine yardımlarınızı göndermeniz önemle duyurulur.
yardımlarınız, belirlenmiş olan fakir öğrencilerden oluşmuş bir okula teslim edilecektir. gelecek olan malzemelerin sayısına göre, okul sayısı da 2 ya da 3 okul olarak artabilir.
konu ile alakalı olarak;
(bkz: mardin e kitap kırtasiye)
(bkz: mardin medeniyetler zirvesi)
uludağ sözlük moderasyonu olarak bu organizasyonu düşünen, katkı sağlayan tüm yazarlarımıza teşekkür ediyoruz.
haydi uludağ, farkını göster...
--alıntı--
valla kendisini henüz yalama fırsatım olmadı, lakin modluğundan önce tanıma şansına eriştiğim için rahat söyleyebilirim; sahiden bunca methiyeye yakışacak biri kendisi. modluğuna gelecek olursak eğer, sözlük şifresini verirse daha çok sevebilirim kendisini sanırım. *
(bkz: sana baba diyebilirmiyim abi) * ayın en azimli moderatörü olucak sanırım. july4th ilk msj atan kişi olduğu için her zaman yeri ayrıdır tabi.
gelişmelerden girdiği entrylerle hem güldüren hem de düşündüren moderatör. dün sabaha kadar keyfi yerindeydi kafası hoştu yine planlar kurmaya devam etti. ayrıca kendinisi yıllardır tanıyan biri olarak, onu yalamayı isteyen çok kişinin olduğunu söyleyebilirim. doğum günüm için yaptıklarından dolayı da teşekkür ediyorum.
kendisine yönelttiğim bir soruyu cevaplaması üzerine,
"haydi mun, bir de ingilizce söyle bakiim" dedim.
demez olaydım. işte o acı gerçek...
M o o n l i g h t S o n a t a :
*mod oldum ama hala what s your name den öteye geçemedim.
olsun mun. o da olcak inşallah.
önemli olan insan olmak. *
"haydi mun, bir de ingilizce söyle bakiim" dedim.
demez olaydım. işte o acı gerçek...
M o o n l i g h t S o n a t a :
*mod oldum ama hala what s your name den öteye geçemedim.
olsun mun. o da olcak inşallah.
önemli olan insan olmak. *
(bkz: niyet ettim nick altı yazmaya sen kabul et amin)
notalardan bugüne çok zaman geçti. bir hayli yaşandı bir hayli unutuldu üstelik. ama bir tını var, keman sesi diyor modern dünya adına. hala çalıyor bir köşede farjad, diğer köşede yankısı. hangisinin gerçek olduğunu anlamak zor. bilenler var, söylemiyor. ve yine bir nota alıp getiriyor, bir nota alıp götürüyor düşünceleri. geride kimse kalmıyor geçmişten, geçip gidiyorlar.
notalardan bugüne çok zaman geçti. bir hayli yaşandı bir hayli unutuldu üstelik. ama bir tını var, keman sesi diyor modern dünya adına. hala çalıyor bir köşede farjad, diğer köşede yankısı. hangisinin gerçek olduğunu anlamak zor. bilenler var, söylemiyor. ve yine bir nota alıp getiriyor, bir nota alıp götürüyor düşünceleri. geride kimse kalmıyor geçmişten, geçip gidiyorlar.
nickini online listesinde gördüğümde dancing in the moonlight şarkısını mırıldanmama sebebiyet veren nick.
tam bir klasik müzik fenomeni moddur. ne zaman baksam beethoven, mozart, chopin vs. konçertolar dinlemektedir. ama bunların yanında kendisi de benim gibi sıkı bir erkan oğur fanatiğidir. zeynebim parçasını istedim ama bir türlü kısmet olmadı*.
babalar gününü en içten dileklerimle kutladığım moderatör.
şimdi ne yazılırsa yalakalık anlaşılacak, ama umrumda bile değil. çünkü ta yazarlığından tanırım kendilerini. sonrasında bir şey daha öğrendim ki duyarlı yüreği senden önce koşarmış meğer insanlık adına yapılacak ne varsa, çığlıklar ona duyurulursa. senin bulutunu dağıtıyor 24 ayar kalitesi, el e el vermesi. işte budur üstat.
(bkz: yerim seni)
metanettir değer birimi insanlığın
olmasa da ne farkeder denilmeyesi
olmasa da kocaman bir hanlığın
neye yetmez bir dostun viranesi
lafbaz ibnelerin krallığının
ismi dahi anılmaz, okunmaz esamesi
gölgelerin kaybolduğu tüm akşamların
hatrımda ürkünç efsanesi
taarruza geçen bütün hoş anıların
sonunda her gece biter derler ya
oracıktan doğar hani güneş
nedir sanki hayat denen angarya
anlamsız, amaçsız, salınarak geç
temiz, güzel duygular sıkıştırıp araya
anlaşılmaz, gidenler hep erken, gelenler geç.
olmasa da ne farkeder denilmeyesi
olmasa da kocaman bir hanlığın
neye yetmez bir dostun viranesi
lafbaz ibnelerin krallığının
ismi dahi anılmaz, okunmaz esamesi
gölgelerin kaybolduğu tüm akşamların
hatrımda ürkünç efsanesi
taarruza geçen bütün hoş anıların
sonunda her gece biter derler ya
oracıktan doğar hani güneş
nedir sanki hayat denen angarya
anlamsız, amaçsız, salınarak geç
temiz, güzel duygular sıkıştırıp araya
anlaşılmaz, gidenler hep erken, gelenler geç.
--sadece yazarı ilgilendirecek kadar sübjektif değildir--
ikinci zirvem, falan filan; koyulduk yola misafirimle. girdik ortama, 7-8 kişi vardı o saatlerde. bir kaçını tanıyordum, gerisi ise benim için sadece yazardı. tanıştık ettik, oturduk. insanlar gelmeye başladı, öpüştük; abartmayın lan, o kadar da değil.. sadece yanaktan. neyse. sonra iki kişi geldi, yanındaki arkadaş kusura bakmasın ismini hatırlayamıyorum şu an, öbürünün* kafasında başı açık şapka vardı. gayet havalı, uçarcasına bir giriş yaptı. öpüştük, bir bucuk dedim; beni tanıyorsundur dedi - yürüdü geçti. lan, nereden tanıyacam seni - böyle kuul tavırlar falan. sonra kaynaşamadık, ama koluna bir kere dokundum. mutlu oldum, haliyle moderasyondan - bir iki kere daha dokunduktan sonra bıraktım; yanımda istenmeyen adam vardı, o bırakmadı. neyse, konumuz o değil. tanımıyorum, bir ara ingilizcede yardım edecektim ama yalan oldu; sonra da moderatör oldu koptu benden.. olsun, yine de seviyorum ben seni.
--tanım--
uludağ moderasyonu üyesi.
ikinci zirvem, falan filan; koyulduk yola misafirimle. girdik ortama, 7-8 kişi vardı o saatlerde. bir kaçını tanıyordum, gerisi ise benim için sadece yazardı. tanıştık ettik, oturduk. insanlar gelmeye başladı, öpüştük; abartmayın lan, o kadar da değil.. sadece yanaktan. neyse. sonra iki kişi geldi, yanındaki arkadaş kusura bakmasın ismini hatırlayamıyorum şu an, öbürünün* kafasında başı açık şapka vardı. gayet havalı, uçarcasına bir giriş yaptı. öpüştük, bir bucuk dedim; beni tanıyorsundur dedi - yürüdü geçti. lan, nereden tanıyacam seni - böyle kuul tavırlar falan. sonra kaynaşamadık, ama koluna bir kere dokundum. mutlu oldum, haliyle moderasyondan - bir iki kere daha dokunduktan sonra bıraktım; yanımda istenmeyen adam vardı, o bırakmadı. neyse, konumuz o değil. tanımıyorum, bir ara ingilizcede yardım edecektim ama yalan oldu; sonra da moderatör oldu koptu benden.. olsun, yine de seviyorum ben seni.
--tanım--
uludağ moderasyonu üyesi.
üzgünüm hüzünlü bakan çocuk!
bugün, şimdiki zamanlarda ve geçmiş zamanlar boyunca benim için kıymete haiz olduğuna inandığım insanlara hitap günümdeyim. umarım sen de anlarsın beni. anlayışlı diyorlar çünkü senin için. seni çok iyi tanımıyorum ama nasıl zehirlere meze olduğunu biliyorum. beni tanımadığın zamanlarda siktir etmiş olabileceğin bir adam sıfatını taşımak benim gücüme gidecek bir durum değil. insanlar tanımadıkları sujeler hakkında kontrolsüz yorumlarda bulunmuş olabilir. tekrar söylüyorum her ne kadar gerçekleşmediğini defa kez belirtsen de; bu olayın yaşanmış olması ihtimali dahi benim için hiçbir problem ihtiva etmiyor.
yirmi üç senelik siktiriboktan yaşamım boyunca hiç kimseye kin beslemedim. asla nefret etmedim kişisel bazda insanlardan. yalnızca biraz söylendim, hepsi buydu. söylemlerimin hecelerini cımbızlayacak kadar kompleks sahibi birçok insan tanıdım. kısacası; muhtemel olaylar değildi benim sana selamı kesmemin sebebi ya da bir başkası değildi. çünkü ben, yalnızca istediğimi yaparım, bana yaptırılmak isteneni değil. salt bakış açısıyla, ortada bir sorun yokken, yeni karmaşaların hayatlarımıza dahil olmasını engellemenin kendimce bir yöntemiydi bu. işin en naif tarafı ise geçmişi irdeleyerek ne senin canını sıkmak ne de kendimi yormak istemememdi.
şimdi artık, aşındı yollar ve ruhumun çizgilerine yenileri eklendi günden güne. yüzlerce yöntem denedim başarmak adına. başarı hakkında hüküm verebilecek tek yetkili mercî yine benim. poker masasına benzemeye başlıyordu hayat git gide. bense, elimdeki kağıtları masaya sermeye karar verdim bugün. bütünü görmezden gelip kendine pay çıkarmaya çalışmak güzel değildi. çok hata yaptım elbet. fakat şimdi konuşma zamanı.
üzgünüm neşesini esirgemeyen çocuk!
sade ve sadece kendi hatalarının faturalarını başkalarına çıkarma heveslisi gurebaya acıdım ömrüm boyunca. bütün olanlara dayanak aramak, sebeplere bağlamak kadar aptalca bir şey yoktu bana göre. olan olmuştur ve hiçbir sebebe ihtiyacı yoktur gerçekleşmek için olayların. bak yine saçmalamaya başladım. aldırma bana şurada bir çaba içerisindeyim ve bu benim için çok kolay değil. sonucunu bilmediğim hareketlere girişiyorum kendimden gereksiz bir eminlik taşıyarak davranışlarımda.
kaybetmek istemiyorum muhtemel bir dostu. geçmişi kurcalamak tarzım değildir. yaşanacaklar, yaşanmış olanlardan çok daha güzel anılar haline bürünebilir. yalanıyla, gerçeğiyle, sahtesiyle, dürüstüyle, fahişesiyle, itiyle, kopuğuyla, haysiyetsiziyle, şerefsiziyle, güzeliyle, çirkiniyle, sarhoşluğuyla, baygınlığıyla, topuyla, tüfeğiyle, eğlencesiyle ve kederiyle yaşamı kabullenelim. bir omuz ver moonlight sonata!
bugün, şimdiki zamanlarda ve geçmiş zamanlar boyunca benim için kıymete haiz olduğuna inandığım insanlara hitap günümdeyim. umarım sen de anlarsın beni. anlayışlı diyorlar çünkü senin için. seni çok iyi tanımıyorum ama nasıl zehirlere meze olduğunu biliyorum. beni tanımadığın zamanlarda siktir etmiş olabileceğin bir adam sıfatını taşımak benim gücüme gidecek bir durum değil. insanlar tanımadıkları sujeler hakkında kontrolsüz yorumlarda bulunmuş olabilir. tekrar söylüyorum her ne kadar gerçekleşmediğini defa kez belirtsen de; bu olayın yaşanmış olması ihtimali dahi benim için hiçbir problem ihtiva etmiyor.
yirmi üç senelik siktiriboktan yaşamım boyunca hiç kimseye kin beslemedim. asla nefret etmedim kişisel bazda insanlardan. yalnızca biraz söylendim, hepsi buydu. söylemlerimin hecelerini cımbızlayacak kadar kompleks sahibi birçok insan tanıdım. kısacası; muhtemel olaylar değildi benim sana selamı kesmemin sebebi ya da bir başkası değildi. çünkü ben, yalnızca istediğimi yaparım, bana yaptırılmak isteneni değil. salt bakış açısıyla, ortada bir sorun yokken, yeni karmaşaların hayatlarımıza dahil olmasını engellemenin kendimce bir yöntemiydi bu. işin en naif tarafı ise geçmişi irdeleyerek ne senin canını sıkmak ne de kendimi yormak istemememdi.
şimdi artık, aşındı yollar ve ruhumun çizgilerine yenileri eklendi günden güne. yüzlerce yöntem denedim başarmak adına. başarı hakkında hüküm verebilecek tek yetkili mercî yine benim. poker masasına benzemeye başlıyordu hayat git gide. bense, elimdeki kağıtları masaya sermeye karar verdim bugün. bütünü görmezden gelip kendine pay çıkarmaya çalışmak güzel değildi. çok hata yaptım elbet. fakat şimdi konuşma zamanı.
üzgünüm neşesini esirgemeyen çocuk!
sade ve sadece kendi hatalarının faturalarını başkalarına çıkarma heveslisi gurebaya acıdım ömrüm boyunca. bütün olanlara dayanak aramak, sebeplere bağlamak kadar aptalca bir şey yoktu bana göre. olan olmuştur ve hiçbir sebebe ihtiyacı yoktur gerçekleşmek için olayların. bak yine saçmalamaya başladım. aldırma bana şurada bir çaba içerisindeyim ve bu benim için çok kolay değil. sonucunu bilmediğim hareketlere girişiyorum kendimden gereksiz bir eminlik taşıyarak davranışlarımda.
kaybetmek istemiyorum muhtemel bir dostu. geçmişi kurcalamak tarzım değildir. yaşanacaklar, yaşanmış olanlardan çok daha güzel anılar haline bürünebilir. yalanıyla, gerçeğiyle, sahtesiyle, dürüstüyle, fahişesiyle, itiyle, kopuğuyla, haysiyetsiziyle, şerefsiziyle, güzeliyle, çirkiniyle, sarhoşluğuyla, baygınlığıyla, topuyla, tüfeğiyle, eğlencesiyle ve kederiyle yaşamı kabullenelim. bir omuz ver moonlight sonata!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar