bugün
- nervio tarzı entry girmek17
- eve çağıran kızın ot da getir demesi4
- jaws filmindeki sikko balik24
- arda güler16
- atatürk ün hataları15
- kolye10
- doğubank8
- 42 numara ayaklı kızın yaşama amacı3
- yediğimiz yemekleri midede dışkı olarak taşımak3
- sözlükteki yazarların beni kız zannetmesi11
- muhafazakar tatil seçenekleri6
- sevda türküsev3
- isveç2
- orta çağda gece yolculuğu yapmak7
- saatten anlayan yazarlar bi bakabilir mi5
- sevgiliyle araya mesafe koymak2
- sakarya üniversitesi3
- ülken için savaşır mısın5
- norveç3
- sana köyden kız bulacağım diyen anne3
- sözlüğe veda eden yazara kızan yazar4
- sinek as'ın sözlüğe vedası26
- azerizm2
- nev antalya konseri2
- simiago erkek mi kadın mı5
- sude sendromu4
- horny meydan6
- yemene asker gönderilme meselesi8
- bergamot aromali yesil cay3
- iltica20
- bugün galatasaray fenerbahçe maçı var4
- 28 bin lira veriyor diye köle gözüyle bakan patron5
- danimarka2
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı25
- yetkisi alınan yetkili8
- fransa6
- duşa giriyorum kimi düşüneyim5
- behzat ç.4
- organize işler karun hazinesi2
- oktay saral'ın istifası2
- haftanın gammazlarında birinci olan user7
- oktay saral9
- sözlüğün kralı9
- sözlüğü kurtaracak tek yazar4
- oktay saral'ın görevden alınması4
- insan sevmemek6
- flört etmeme ilkesi2
- pakiler afganlar gibi entari ile gezmek3
- 26 ekim 2026 rizespor trabzonspor maçı5
- sandalet ayak bikinisidir6
çocukluğunda tüm mahallelinin tecavüzüne uğradığını düşünüyorum ben bu adamın. Bu adam film yazdı-çekti diye dünyaya çocuk getirmem ben. iki filmini izlese kazara, 13 yaşında alkolik evladım olur. bu kadar kusursuz olunmaz. bize de yazık.
çok korktuğum ve en çok tanışmak istediğim yönetmen. filmlerinde müzik kullanmamayı; kan,şiddet,kadın,oyun gibi kavramları bolca işlemeyi sevdiğini düşünüyorum. seyirciyi gayet rahatsız etmeye çalışıyor, bunu röportajlarında söylüyor ve bunu gayette iyi başarıyor. 'tesadüfi bir krolojinin 71 parçası' ndaki 5 dakikalık pinpon sahnesiyle beni delirtmişti, delirtmişti!
" ne kadar çabalarsanız çabalayın, doğal bir film ya da tiyatro oyunu ortaya çıkaramazsınız. sinemada kameranın karşısına, tiyatroda ise sahnenin üstüne çıkar çıkmaz konu tırnak içine alınıyor demektir. doğallığı tırnak içine alamazsınız "
açıklamasını yapan üstad'tır.
açıklamasını yapan üstad'tır.
müthiş psikolojik sıkıntılara yol veren yönetmen, senarist. adamı yataktan kaldırır. çok iyisin be usta.
modernite sonrası toplumu eleştiren çağımızın en özgün ve ayrıksı yönetmeni.
2012 senesinde amour adlı filmini çıkaracak olan saygıdeğer amcamız.
kent üçlemesini yapan ve merak ettirip izlememe başlatacak yönetmen.
psikolojim bozulsun, sıkıntıyı severim gibi şeyler düşünüyosan bu adamın filmleri on numara. yani şu duguya çok benzeyen bi his veriyo filmlerde, başkasının yerine utanmak gibi sıkıntılı his olur ya öyle bişeyler. funny games müthiş film.
Altmışbeş yaşından sonra film çekmeye başlayan ama çektiği filmlerle Avrupa Sinemasının son on yılına yön veren Avusturyalı yönetmen.
gönlümün zeki demirkubuz udur.
ne demekse artık . ama benziyor gercekten . inanmazdan gugıla sor.
ne demekse artık . ama benziyor gercekten . inanmazdan gugıla sor.
izlemesi zor filmlerin yönetmeni. eskilerin deyimiyle "tekerinin önünde hiç taş yok". zor ve çetrefilli konuları detaylı ve rahatsız edici üslupla şurup gibi aktarıyor izleyiciye. sinemayı aksiyon-komedi doğru parçası içinde sınırlayanların uzak durması gerekir haneke amcadan. funny games'te feryat ederek kaçabilirler zira.
En iyi filmi kesinlikle La Pianiste olan yönetmen. Filmlerini aman izlensin, aman gişe yapsın diye değil de hakikaten bazıkorkunç gerçekleri göstermek için çeken mükemmel herif.
(bkz: das weisse band)
23 mart almanya doğumlu yönetmen. rahatsız edici filmlerin baş yönetmeni. karakterler bizizdir hep filmlerinde, öyle bir çıplaklıkla sunar ki bizleri bize bel altından vurur.
en iyi filmi funny games' tir. cache vardır birde. ayrıca franz kafka' nın şato adlı romanını da film olarak sunmuştur izleyiciye. başarısızdır ama michael haneke imzalıdır, izlenmelidir.
en iyi filmi funny games' tir. cache vardır birde. ayrıca franz kafka' nın şato adlı romanını da film olarak sunmuştur izleyiciye. başarısızdır ama michael haneke imzalıdır, izlenmelidir.
funny games'le insanın sinirini zıplatır. bu açıdan fazlasıyla başarılı bir yönetmen diyebiliriz.
das weisse band ile bu sene altın palmiyeyi kazanan yönetmendir kendisi. yaşayan yönetmenlerin en iyilerindendir.
salt funny games gibi bir şahseseri yönettiği için bile övgüye değer, aşmış alman yönetmen.
cache'de kokuşmuş avrupa burjuva hayatına okkalı bir tokat çıkarmıştır ki, görülmeye değer.
saga collection'ın favorilerinden.
cache'de kokuşmuş avrupa burjuva hayatına okkalı bir tokat çıkarmıştır ki, görülmeye değer.
saga collection'ın favorilerinden.
filmlerindeki duygusal sahne eksikligini yine duygusal olmayan sahnelerle gideren adam.yani filmlerinde insanlar adeta duygusuz da olsalar televizyonun acik oldugu her sahnede vahset ve duygu yogunlugu cok belirgindir.
şiddeti şiddet göstererek kötüleyen yönetmen. bi nevi barıştan yanayım demek yerine savaşa karşıyım demektedir. bakış açısı ne kadar doğru olsada izlediği yol pekte tasvip edilmemektedir. filmlerindeki var olan şiddeti insanlardaki hümanist duyguları yeşertmek için kullanmaktadır. amacı seyirciyi huzursuz etmektir. öyle ki bir tv programında kendi filmin anons ederken ''huzursuz seyirler'' diyerek sözünü bitirmiştir. benimsediği mükemmeliyetçilik ilkesi filmlerini yapaylaştırır. bir filminin cadde çekiminde, çekimden önce o caddede kronometre tutmuştur. çekilecek zaman diliminde 400 insanın geçmesi üzerine prodüksiyondan 400 figüran istemiştir.
cache ile tanıştığım sanat adamı. belki de ilk film olarak cacheyi izlemek doğru değil çünkü film politik mesajlar içeriyor ama genel olarak haneke'yi incelediğimizde adamın asıl deştiği mevzuunun toplumsal değil bireysel/psikolojik sorunlar olduğu fark ediliyor.
filmleri rahatsız ediyor, hele sinemada izleniyorsa iyice rahatsız ediyor ama film bittiğinde pamuk şekeri hollywood filmleri gibi unutulumuyor üzerine düşündürtüyor ve hatta birkaç günlük travma yaratıyor. velhasıl, büyük adam haneke. kendisinden ricamız çok, daha çok, daha daha çok film çekmesi ve bizleri dandik piyasa filmlerini izlemekten kurtarmasıdır.
filmleri rahatsız ediyor, hele sinemada izleniyorsa iyice rahatsız ediyor ama film bittiğinde pamuk şekeri hollywood filmleri gibi unutulumuyor üzerine düşündürtüyor ve hatta birkaç günlük travma yaratıyor. velhasıl, büyük adam haneke. kendisinden ricamız çok, daha çok, daha daha çok film çekmesi ve bizleri dandik piyasa filmlerini izlemekten kurtarmasıdır.
avrupa burjuva sınıfının icinde bulundugu bosluk ve amacsızlık, iletimsizlik, bilgi edinme yolundaki deformasyonlar, varolusculuk gibi gunumuz insanının icinde bulundugu durumu gozler onune seren sorunlar uzerine filmler ceken asmıs insan.
ayrıca, beyazperdede gorduklerimizin gercek olmadıgını savunur ve ozellikle amerikan sineması nın sinemada yansıtılan olay ve olguları gercekmiş gibi lanse etmesine acayip kıl olur bu adam. bu derdini ise su sozuyle dile getirir:
"bir film, saniyede 24 yalandan ibarettir."
daha once belirtigim gibi, buyuk adamdır bu haneke!
ayrıca, beyazperdede gorduklerimizin gercek olmadıgını savunur ve ozellikle amerikan sineması nın sinemada yansıtılan olay ve olguları gercekmiş gibi lanse etmesine acayip kıl olur bu adam. bu derdini ise su sozuyle dile getirir:
"bir film, saniyede 24 yalandan ibarettir."
daha once belirtigim gibi, buyuk adamdır bu haneke!
(bkz: ölümcül oyunlar)
kişinin kendine çevresine topluma uzaklaşmasını ve bu süreçin ne kadar normal bir şekilde kabul edilerek geliştiğini en iyi anlatan yönetmendir kendileri. bu adam adam değil nasıl bir psikoloji ile bu filmleri yapıyor hayret etmeden edemiyor insan. filmlerini izlediğiniz süre zarfında tepkisel olarak fazla sivrilmeden sadece ekrana bakarsınız... bakarsınız öyle bir anda öyle bir şekilde olağan durumdan çıkıp anormalleşirsinizki siz bile hangi aşamada olayların düğümlendiğini anlamazsınız. keyif boyutunda tartışılır fakat analiz boyutunda tam manasıyla tatmin edici konular mükemmel bir şekilde irdelenir. 71 Fragmente einer Chronologie des Zufalls isimli filmiyle ilk olarak tanıştığım yönetmenin sonra sonra hastalık boyutunda takipcisi olmuş bulunmaktayım.
Benny's Video
Caché
Funny Games
la pianiste gibi filmlerinide izleyip hastalığınızı beslemeniz muhtemel.
Benny's Video
Caché
Funny Games
la pianiste gibi filmlerinide izleyip hastalığınızı beslemeniz muhtemel.
"hasta" bir yönetmen! ve bu hastalığı bulaşıcıdır.
çoğu kişiye izlemek işkence gibi gelir.
cache ile tanıştığım bu yönetmenin diğer filmlerini de alıp izledim.
filmleri hep olağandışıdır.seyirciye beklediğini vermez.
cache de bomboş durağan bir görüntüyü izletmeyi de başarmıştır.
filmlerinde sinemadaysanız mısır yemek zordur. sessizdir çünkü film. mısıra elinizi sokup da yiyemezsiniz ses yapar.
kafayı mısıra takarsanız çıldırabilirsiniz.
yine de çıldırmak pahasına izleyin.
cache ile tanıştığım bu yönetmenin diğer filmlerini de alıp izledim.
filmleri hep olağandışıdır.seyirciye beklediğini vermez.
cache de bomboş durağan bir görüntüyü izletmeyi de başarmıştır.
filmlerinde sinemadaysanız mısır yemek zordur. sessizdir çünkü film. mısıra elinizi sokup da yiyemezsiniz ses yapar.
kafayı mısıra takarsanız çıldırabilirsiniz.
yine de çıldırmak pahasına izleyin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar