bugün
- bardak ticareti7
- herkese garip size normal gelen şeyler8
- arkadaşlar iyi geceler7
- 2045 yılında ucan arabalar olacak mı sorunsalı4
- online kişi sayısının artık gözükmemesi4
- şuan sözlükte fingirdeyen yazarlar7
- kale3112'nin gece de artılaması5
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması13
- allah reisimizi başımızdan eksik etmesin2
- aklınıza gelen şarkı sözü8
- nervio4
- sosyal olarak başarısız insanlar5
- cinler bizim alemimize nasıl geçebiliyorlar4
- gece 3 te yatıp sabah 8 de işe gitmek3
- hikayenin kötü adamı olmak4
- ahbap derneğine para kaptırıp elfida dinlemek3
- 00 00 da entrylerin sıfırlanma saçmalığı5
- siber istihbaratta teknik derinlik4
- şişman olmak istemeyenlere tavsiyeler7
- arkadaşlar ben sarhoş oldum3
- çok kitap okuyanı eleştirmek6
- düğünde yemek yiyen davetliden para isteyen damat6
- fingirdek erkek2
- gece gece yarım ekmek sucuklu tost gömmek3
- çerçeve yasa31
- tomşak dudaklı kezo4
- ekşi sözlük referans19
- perseid göktaşı yağmuru3
- kızlar çabuk bakar mısınız4
- türbede dua etmenin şirk olması13
- birazdan yer yerinden oynayacak10
- sözlük kızlarının çok sıkıcı olması3
- azrail gelse ona ne derdiniz13
- acıktım lan3
- arkadaşlar aranızda rüya tabiri yapabilen var mı3
- recep ivedik'in yoga yapması2
- g i l d e d l i l y10
- memleketime şiir3
- eve yarasa girmesi3
- ipsala vs kapıkule3
- casperlar daltonlar redkitler şirinler6
- kitap okuma alışkanlığı4
- 12 ağustos 2026 güneş tutulması9
- ona bir şey söyle4
- sözlük kızı ile kavga etmek13
- birazdan geliyorum2
- bir kadın tarafından hükmedilmeyi istemek4
- sokakta öpüşmek7
- yurt dışı çıkış harcı8
- hiçbir servet zamanı satın alamaz20
ak parti gibidir. ağzına sıçıyor ama hızlı götürüyor..
bu sistemin, e-5'i mahvettiğini, son derece tehlikeli olduğunu, tonla kazaya yol açacağını söylerken çemkirenlere gelsin.
başakşehir-bahçeşehir arasına yapılıyor şimdi de bakalım ne olacak neler olacak...
Pazar günü. Acele etmek için hiçbir sebep yok. Oturabilmek için 10 dakika 34z bekledik. Geldi, oturduk. Sonra kucağında çocukla genç bir kadın atladı otobüse yer istiyor.
Yer vermediğimiz için kötü, vicdansız insan olduk biz de bu arada. Kimse kadına niye boş araç beklemiyorsun demedi. Nasılsa biri yer verir değil mi hanımefendi, siz oturduktan sonra başkası ezilse de olur otobüste, sıkıntı değil.
Ya arkadaşlar, siz bu kadar mantıksız olmak zorunda mısınız? Vallaxi bu (m)illet ezilmeyi seviyor, başka da bir şey değil.
Tanım: 89 iqlu türkoların cehenneme çevirdiği metro benzeri.
Yer vermediğimiz için kötü, vicdansız insan olduk biz de bu arada. Kimse kadına niye boş araç beklemiyorsun demedi. Nasılsa biri yer verir değil mi hanımefendi, siz oturduktan sonra başkası ezilse de olur otobüste, sıkıntı değil.
Ya arkadaşlar, siz bu kadar mantıksız olmak zorunda mısınız? Vallaxi bu (m)illet ezilmeyi seviyor, başka da bir şey değil.
Tanım: 89 iqlu türkoların cehenneme çevirdiği metro benzeri.
inerken ve binerken, iki amerikan futbolu takımının biribirine girişi durumu yaşanmaktadır.
pek fena. çok mecbur değilseniz, binilmemelidir.
pek fena. çok mecbur değilseniz, binilmemelidir.
aslında her şey “istanbul'u londra yapacağız” dediklerinde başladı.
?
londra ayaklarıyla çift katlı otobüs getirdiler.
küçük bi pürüz vardı…
londra'da trafik tersten akıyor, duraklar solda, dolayısıyla ithal ettikleri çift katlı otobüslerin kapıları da soldaydı.
e, istanbul'da sağdan gidecekler, duraklar da sağda…
hadi bakalım, eşşek yükü para ödedikleri gıcır gıcır otobüslerin soldaki kapılarını söktüler, kaynakla parça ekleyip kapattılar, sağ tarafı kaynakla kesip, soldan sökülen kapıları sağa taktılar.
oldu sana londra!
?
yolun ortasına yol yaptılar.
durakları da, yolun ortasına yaptıkları yolun ortasına diktiler.
küçük bi pürüz vardı…
çift katlı otobüslerin kapısını soldan söküp sağa taktıkları için, yolun ortasına diktikleri duraklar da, çift katlı otobüslerin solunda kaldı!
indirmeye bindirmeye yanaşamıyorlardı.
düşündüler taşındılar.
hadi bakalım, trafiğin akışını ters yönden yürüttüler, çift katlı otobüsleri yolun sağından değil, solundan götürmeye başladılar.
oldu sana tam londra!
?
küçük bi pürüz vardı…
raysız imitasyon metromuz, tek hat üstünde gayet güzel gidiyordu ama, gelemiyordu!
yol bitince, kafayı asansörün kapısına kaptırmış gibi sıkışıp kalıyor, dönemiyordu.
işte o anda, hattın başladığı ve bittiği yere u dönüşü için kavşak yapmayı unuttukları anlaşıldı.
derhal kriz masası topladılar, zabıtaları devreye soktular.
zabıtalar e5'e fırladı… el kol işaretleriyle trafiği durduruyor, balina ebatlarındaki metrobüsleri geniş bir kavisle manevra yaptırarak e5'e çıkarıyor, gene geniş bir kavisle tekrardan metrobüs hattına sokuyordu.
?
küçük bi pürüz vardı…
trafik keşmekeşine çözüm olarak icat ettikleri metrobüsler, zabıta marifetiyle yoldan çıkıp, tekrardan yola girme manevrası yaparken, trafiği hiç görülmediği kadar felç ediyordu.
yumruklaşmalar başladı.
direksiyon başında sinir krizi geçiren asabi vatandaşlarımız, zabıtaları dövdü.
derhal kriz masası topladılar, trafik sıkışıklığına çözüm olarak icat ettikleri metrobüsleri, trafiğin yoğun olduğu saatlerde seferden çekme kararı aldılar iyi mi!
hava kararınca trafik rahatlıyor, bu süperzeka arkadaşlar da metrobüsleri hava kararınca sefere koyuyordu.
?
küçük bi pürüz vardı…
seferlerin hava kararınca başladığı saatlerde sokakta kimse kalmadığı için, metrobüsler boş boş gidip geliyordu.
baktılar ki, şoförden başka kimse metrobüse binmiyor, kriz masasını topladılar, düşündüler taşındılar, e5'in ortasına uçan daire gibi havada duran u dönüşü yerleri yaptılar.
?
küçük bi pürüz vardı…
u dönüşü yapılacak yerleri nihayet akıl etmişlerdi ama, yolun ortasına diktikleri duraklara insanların nasıl geleceğini düşünmemişlerdi.
metrobüs şakır şakır gidip geliyor, ahali uzaktan seyrediyordu.
metrobüs hattının kenarlarında duvar gibi bariyer olduğu için, e5'te de acayip trafik olduğu için, e5'in ortasına dikilen duraklara geçemiyorlardı, e5'i aşsalar duvarı aşamıyorlardı.
derhal kriz masası topladılar.
aralarından biri “acaba üstgeçit mi yapsak” dedi.
öbürleri alkışladı.
?
küçük bir pürüz vardı…
çift katlı otobüsler üst geçitlerin altından geçemiyordu, üst geçitler alçak kalıyordu, çift katlı otobüsler yüksek kalıyordu, sığmıyordu.
hadi bakalım, hollanda'dan tek katlı otobüs almaya karar verdiler.
?
küçük bi pürüz vardı…
hollanda'nın elinde yeteri kadar tek katlı otobüs yoktu, ha deyince üretilmiyordu, en az üç dört aya ihtiyaç vardı.
derhal kriz masası topladılar, otobüsler üretilene kadar, hollanda'nın elinde varolan kullanılmış otobüslerden kiralama yoluna gittiler.
?
küçük bi pürüz vardı…
öylesine titizlikle planlama yapmışlardı ki, hollanda'dan apar topar kiraladıkları metrobüs otobüslerinin, durak levhalarını sökmeyi unutmuşlardı.
kiminde utrecht yazıyordu, kiminde eindhoven yazıyordu.
üstelik, sanki memlekette şoför yokmuş gibi, şoförleri de hollanda'dan kiralamışlardı, güya hollandalı şoförler bizim şoförleri eğiteceklerdi.
“birader nereye gidiyor bu?” diye sorulduğunda, hollandalı şoförler “ben anlamiyo turkce” diye cevap veriyordu.
deneme yanılma yöntemiyle, eindhoven'e binersen, cevizlibağ'a, utrecht'e binersen, topkapı'ya gideceğin anlaşıldı.
e baktılar ki, bu iş tamam, asrın projesi dedikleri metrobüsü, köprüyü geçirip, anadolu yakasına götürmeye karar verdiler.
?
küçük bi pürüz vardı…
hollanda'dan tanesini 1.5 milyon eurocuğa aldıkları 70 otobüs, düz yolda gidiyor, yokuşta çekmiyordu!
kadıköy'den binenler, şoförün “beyler bi el atalım” anonsuyla köprü yokuşunda iniyor, ittiriyor, düze çıkınca tekrar biniyordu.
derhal kriz masası topladılar, bildiğin körüklü otobüsleri devreye soktular, kırk yıllık körüklü otobüsleri metrobüsmüş gibi yaptılar.
tanesini 1.5 milyon eurocuğa aldıkları 70 otobüsü düz yerlerde, körüklü otobüsleri yokuşta kullanmaya başladılar.
?
küçük bi pürüz vardı…
yağmur yağdı, metrobüs hattı fırat nehri'ne döndü.
zodyaklar çalışıyor, otobüsler çalışamıyordu.
derhal kriz masası toplandı, incelendi, yolun ortasına yaptıkları yolu, normal yoldan beş santim aşağı yaptıkları ortaya çıktı!
seferleri durdurup, asfaltı yükselttiler.
bu sefer kar yağdı. asfalt sütlaca döndü. hadi bakalım, gene seferleri durdurup, çukurları yamadılar.
?
küçük bi pürüz vardı…
tamirat için bölüm bölüm kapatıp, çift yönlü yolu tek yönlü kullanırken, zaten ters yön kullanan şoförlerin iyice nevri döndü.
sağdan mı gidiyorduk, soldan mı filan derken, tek hat üzerinde kafa kafaya tokuşmaya başladılar.
nasıl becerdiler bilmiyorum, iş makinesi metrobüse patlattı, ölenler oldu.
tamirat nihayet bitti, kalan sağlarla devam edildi.
?
küçük bi pürüz vardı…
asrın projesi dedikleri proje, muhteşem hesap kitap nedeniyle asrın maliyetini yarattı.
mesela, avcılar'a tünel yaptılar, 37 trilyon liracık harcadılar, bizzat asrın liderimiz tarafından açıldı, gel gör ki, metrobüsler sığmadı, dar geldi, manevrayı engelliyordu. hadi bakalım, trafiği rahatlatması için 37 trilyon liracık harcadıkları tüneli, beton duvarla kapattılar, metrobüslerin manevra yapabilmesi için kavşak yaptılar.
?
küçük bi pürüz vardı…
makine mühendisleri odası, basın toplantısı düzenledi, metrobüs hattındaki ters istikamet uygulamasının acilen kaldırılmasını istedi. ters trafik nedeniyle, şoförlerde konsantrasyon kaybı oluştuğunu, gerekenin aksi yönünde refleks vermelerine sebep olduğunu, çarpışmaların, ölümlü kazaların meydana geldiğini açıkladılar.
bunun üzerine, iett genel müdürü açıklama yaptı, yeni ihale açacaklarını, sol tarafında kapıları olan yeni otobüsler alacaklarını, böylece metrobüs hattındaki ingiliz trafiğinin son bulacağını açıkladı.
?
londra ayaklarıyla çift katlı otobüs getirdiler.
küçük bi pürüz vardı…
londra'da trafik tersten akıyor, duraklar solda, dolayısıyla ithal ettikleri çift katlı otobüslerin kapıları da soldaydı.
e, istanbul'da sağdan gidecekler, duraklar da sağda…
hadi bakalım, eşşek yükü para ödedikleri gıcır gıcır otobüslerin soldaki kapılarını söktüler, kaynakla parça ekleyip kapattılar, sağ tarafı kaynakla kesip, soldan sökülen kapıları sağa taktılar.
oldu sana londra!
?
yolun ortasına yol yaptılar.
durakları da, yolun ortasına yaptıkları yolun ortasına diktiler.
küçük bi pürüz vardı…
çift katlı otobüslerin kapısını soldan söküp sağa taktıkları için, yolun ortasına diktikleri duraklar da, çift katlı otobüslerin solunda kaldı!
indirmeye bindirmeye yanaşamıyorlardı.
düşündüler taşındılar.
hadi bakalım, trafiğin akışını ters yönden yürüttüler, çift katlı otobüsleri yolun sağından değil, solundan götürmeye başladılar.
oldu sana tam londra!
?
küçük bi pürüz vardı…
raysız imitasyon metromuz, tek hat üstünde gayet güzel gidiyordu ama, gelemiyordu!
yol bitince, kafayı asansörün kapısına kaptırmış gibi sıkışıp kalıyor, dönemiyordu.
işte o anda, hattın başladığı ve bittiği yere u dönüşü için kavşak yapmayı unuttukları anlaşıldı.
derhal kriz masası topladılar, zabıtaları devreye soktular.
zabıtalar e5'e fırladı… el kol işaretleriyle trafiği durduruyor, balina ebatlarındaki metrobüsleri geniş bir kavisle manevra yaptırarak e5'e çıkarıyor, gene geniş bir kavisle tekrardan metrobüs hattına sokuyordu.
?
küçük bi pürüz vardı…
trafik keşmekeşine çözüm olarak icat ettikleri metrobüsler, zabıta marifetiyle yoldan çıkıp, tekrardan yola girme manevrası yaparken, trafiği hiç görülmediği kadar felç ediyordu.
yumruklaşmalar başladı.
direksiyon başında sinir krizi geçiren asabi vatandaşlarımız, zabıtaları dövdü.
derhal kriz masası topladılar, trafik sıkışıklığına çözüm olarak icat ettikleri metrobüsleri, trafiğin yoğun olduğu saatlerde seferden çekme kararı aldılar iyi mi!
hava kararınca trafik rahatlıyor, bu süperzeka arkadaşlar da metrobüsleri hava kararınca sefere koyuyordu.
?
küçük bi pürüz vardı…
seferlerin hava kararınca başladığı saatlerde sokakta kimse kalmadığı için, metrobüsler boş boş gidip geliyordu.
baktılar ki, şoförden başka kimse metrobüse binmiyor, kriz masasını topladılar, düşündüler taşındılar, e5'in ortasına uçan daire gibi havada duran u dönüşü yerleri yaptılar.
?
küçük bi pürüz vardı…
u dönüşü yapılacak yerleri nihayet akıl etmişlerdi ama, yolun ortasına diktikleri duraklara insanların nasıl geleceğini düşünmemişlerdi.
metrobüs şakır şakır gidip geliyor, ahali uzaktan seyrediyordu.
metrobüs hattının kenarlarında duvar gibi bariyer olduğu için, e5'te de acayip trafik olduğu için, e5'in ortasına dikilen duraklara geçemiyorlardı, e5'i aşsalar duvarı aşamıyorlardı.
derhal kriz masası topladılar.
aralarından biri “acaba üstgeçit mi yapsak” dedi.
öbürleri alkışladı.
?
küçük bir pürüz vardı…
çift katlı otobüsler üst geçitlerin altından geçemiyordu, üst geçitler alçak kalıyordu, çift katlı otobüsler yüksek kalıyordu, sığmıyordu.
hadi bakalım, hollanda'dan tek katlı otobüs almaya karar verdiler.
?
küçük bi pürüz vardı…
hollanda'nın elinde yeteri kadar tek katlı otobüs yoktu, ha deyince üretilmiyordu, en az üç dört aya ihtiyaç vardı.
derhal kriz masası topladılar, otobüsler üretilene kadar, hollanda'nın elinde varolan kullanılmış otobüslerden kiralama yoluna gittiler.
?
küçük bi pürüz vardı…
öylesine titizlikle planlama yapmışlardı ki, hollanda'dan apar topar kiraladıkları metrobüs otobüslerinin, durak levhalarını sökmeyi unutmuşlardı.
kiminde utrecht yazıyordu, kiminde eindhoven yazıyordu.
üstelik, sanki memlekette şoför yokmuş gibi, şoförleri de hollanda'dan kiralamışlardı, güya hollandalı şoförler bizim şoförleri eğiteceklerdi.
“birader nereye gidiyor bu?” diye sorulduğunda, hollandalı şoförler “ben anlamiyo turkce” diye cevap veriyordu.
deneme yanılma yöntemiyle, eindhoven'e binersen, cevizlibağ'a, utrecht'e binersen, topkapı'ya gideceğin anlaşıldı.
e baktılar ki, bu iş tamam, asrın projesi dedikleri metrobüsü, köprüyü geçirip, anadolu yakasına götürmeye karar verdiler.
?
küçük bi pürüz vardı…
hollanda'dan tanesini 1.5 milyon eurocuğa aldıkları 70 otobüs, düz yolda gidiyor, yokuşta çekmiyordu!
kadıköy'den binenler, şoförün “beyler bi el atalım” anonsuyla köprü yokuşunda iniyor, ittiriyor, düze çıkınca tekrar biniyordu.
derhal kriz masası topladılar, bildiğin körüklü otobüsleri devreye soktular, kırk yıllık körüklü otobüsleri metrobüsmüş gibi yaptılar.
tanesini 1.5 milyon eurocuğa aldıkları 70 otobüsü düz yerlerde, körüklü otobüsleri yokuşta kullanmaya başladılar.
?
küçük bi pürüz vardı…
yağmur yağdı, metrobüs hattı fırat nehri'ne döndü.
zodyaklar çalışıyor, otobüsler çalışamıyordu.
derhal kriz masası toplandı, incelendi, yolun ortasına yaptıkları yolu, normal yoldan beş santim aşağı yaptıkları ortaya çıktı!
seferleri durdurup, asfaltı yükselttiler.
bu sefer kar yağdı. asfalt sütlaca döndü. hadi bakalım, gene seferleri durdurup, çukurları yamadılar.
?
küçük bi pürüz vardı…
tamirat için bölüm bölüm kapatıp, çift yönlü yolu tek yönlü kullanırken, zaten ters yön kullanan şoförlerin iyice nevri döndü.
sağdan mı gidiyorduk, soldan mı filan derken, tek hat üzerinde kafa kafaya tokuşmaya başladılar.
nasıl becerdiler bilmiyorum, iş makinesi metrobüse patlattı, ölenler oldu.
tamirat nihayet bitti, kalan sağlarla devam edildi.
?
küçük bi pürüz vardı…
asrın projesi dedikleri proje, muhteşem hesap kitap nedeniyle asrın maliyetini yarattı.
mesela, avcılar'a tünel yaptılar, 37 trilyon liracık harcadılar, bizzat asrın liderimiz tarafından açıldı, gel gör ki, metrobüsler sığmadı, dar geldi, manevrayı engelliyordu. hadi bakalım, trafiği rahatlatması için 37 trilyon liracık harcadıkları tüneli, beton duvarla kapattılar, metrobüslerin manevra yapabilmesi için kavşak yaptılar.
?
küçük bi pürüz vardı…
makine mühendisleri odası, basın toplantısı düzenledi, metrobüs hattındaki ters istikamet uygulamasının acilen kaldırılmasını istedi. ters trafik nedeniyle, şoförlerde konsantrasyon kaybı oluştuğunu, gerekenin aksi yönünde refleks vermelerine sebep olduğunu, çarpışmaların, ölümlü kazaların meydana geldiğini açıkladılar.
bunun üzerine, iett genel müdürü açıklama yaptı, yeni ihale açacaklarını, sol tarafında kapıları olan yeni otobüsler alacaklarını, böylece metrobüs hattındaki ingiliz trafiğinin son bulacağını açıkladı.
genellikle korkunç kokuya sahip ve insan yoğunluğu ciddi anlamda yüksek bir ulaşım aracı.
bundan sonrası kişisel tarihime notumdur. binme annem binme yavrum, muhtelif ulaşım araçlarında ve mekanlarda geçirdiğin baygınlıkların en şiddetlisini burada geçirdin, inip inip fenalaştın, fenalaşmalara doymadın. mecbur kalmadıkça binme binmeye de mecbur kalma bir zahmet ya.
bundan sonrası kişisel tarihime notumdur. binme annem binme yavrum, muhtelif ulaşım araçlarında ve mekanlarda geçirdiğin baygınlıkların en şiddetlisini burada geçirdin, inip inip fenalaştın, fenalaşmalara doymadın. mecbur kalmadıkça binme binmeye de mecbur kalma bir zahmet ya.
istanbul halkı, Metrobüs Hazretlerini karşılarken:
görsel
görsel
Haramidere sanayi durağında kaza gerçekleşti, ciddi bir yaralanma yok, yoğunluk yaşanabilir, kullanıcıların dikkatine.
bir sonraki boş metrobüs için bekleyen ön sıranın kurduğu barajı, real madridler barcelonalar kuramadı.
metrobüslerde yaşadığım psikolojik olaylar nedeniyle bugün sıkışık ve dar alanlarda duramıyorum.
Arabamı seçerken bile dubai'li şeyhler gibi büyük arabaları tercih ediyorum.
Arabamı seçerken bile dubai'li şeyhler gibi büyük arabaları tercih ediyorum.
insanların kaynaşma aracıdır.
gebze-halkalı Marmaray hattının açılması ile birlikte kurtulduğum toplu taşıma aracı.
Heyecan olsun diye sabah bindim.
public sexin turkish versiyonu.
kimya mühendisliği zirvesi için söğütlü çeşmeden avcılara yaklaşık 30 durak falan gitmiştim, saat de 8 9 falan. allah kimseye yaşatmasın.
Pandemi süreci bittiğinde bdüzünden ayvansaray seferlerine haftada 5 kez katılacağım toplu taşıma aracı
sokağa çıkma yasağı nedeniyle bir süredir kullanmamıştım. bugün söğütlüçeşme'den bindiğimde normalde çoğunlukla zincirlikuyu metrobüsü daha çok gelmesine rağmen biner binmez avcılar metrobüsü geldi ve peşinden gelenler de avcılar metrobüsüydü. normalde çoğunlukla z.kuyu metrobüsü geldiği için zincirlikuyu'da inip sadece 1 durak için (mecidiyeköy) aktarma yaparken bugün gidiş-dönüş inmeden mecidiyeköy'e gidebildim. sanırım sefer sayıları değiştirilmiş.
beylikdüzü isimli son durağının bulunduğu tüyap'ın olduğu bölge aslında beylikdüzü değil büyükçekmece'dir. neden beylikdüzü son durak denmiş merak ediyorum.
istanbulda coronanın artmasının tek nedenidir. balık istifi insanları otobüse bindiren ibb zihniyeti ona buna çamur atacağına önce yaptığı işlere verdiği hizmetlere baksın. yazık..
Okullarda nasıl binebiliriz temalı dersler verilmeli.
Benim seve seve kullandığım bir ulaşım aracıdır. Özellikle de trafik olduğunda hızlı gidebilmekteyim. Ama yol açıksa ve bir de otobüs kalabalık değilse otobüs daha hızlı gidebilmektedir. Otobüs trafik çekebilirken metrobüs trafiksiz gitmektedir.
Bir elin dokunduğu bariz şekilde belli olan ulaşım aracı. Önceden zincirlikuyu'da metrobüs beklemek diye bişey yoktu, bomboş gelirdi binerdin giderdin, avrupa tarafından bahsediyorum. Şimdi metrobüs çok geç geliyor ve zincirlikuyu'ya dolu bi şekilde geliyor. Hatta bu aralar Diğer duraklarda da durum aynı. ibb tasarruf yapacak yer olarak metrobüsleri seçti herhalde. Corona günlerinde bari sadece işe gidiş ve iş çıkış saatlerinde sefer artırın bu nedir lan. Milletin dip dibe olmasını geçtim corona yüzünden (ne alakaysa aq onu da hiç anlayamadım) klimalar da açılmıyor inene kadar herkes sırılsıklam. Ama corona var. işine gelince corona var gelmeyince yok zaten.
bugün uzun bir aradan sonra ilk kez kullandığım ulaşım aracı. özlemişim valla.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar