bugün
- saraca finch house3
- türklerin ileri olduğu konular21
- en gey özelliğiniz10
- norm ender3
- true nickli yazar11
- son beş yıldır sevgilisi olmayan insan3
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- dinsize inanır mısın17
- mutlak butlan kararının yargıtay'a gönderilmesi2
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- burçlara inanan erkek15
- bir kadının en güzel bölgesi8
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- dünyanın en güzel tatlısı8
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- caner taslaman7
- otomatik portakal ve özgür irade paradoksu2
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- eski seni özlüyor musun6
- sözlük kavgalarındaki avamlık5
- sokakta gocu ile karşılaşmak5
- vantilatörü kendine çevirmek6
- özlenen hissiyatlar6
- ruh hastası olan yazarlar6
- salak yazarlar7
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı5
- abd vizesi5
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel5
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- yaz günü çay içme saçmalığı11
- bir gün öleceğini unutmak10
- arkadaşlar bakar mısınız11
- seninle şurada olabilirdik5
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı5
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- evdeki alkolün bittiği anda yapılacaklar5
- kuran da neden namaz yok8
- pandela6
- gocu31
- bir insanı yaptığı ilk hatada hayatından çıkarmak2
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak7
- deri ceketli serseri4
- kültürün bireyi boğması4
- gocu pandela barışı4
- ipek çiçek3
- sözlüğün kalitesindeki artış4
- geceye bir şarkı bırak23
taxi filminin gectiği şehir.
Marsilya (Yerel deyişle Marsey), 1999 nüfus sayımına göre 1,5 milyon kişi olan nüfusu ile, Avrupa'da en büyük kara alanına sahip olan Fransa'nın 2. en büyük şehri ve 3. en büyük metropolitan yerleşim alanıdır. Bouches-du-Rhône departmanında yer almaktadır.
Fransa'nın Akdeniz kıyısında yeralan şehir, Akdeniz'in en büyük ticari limanına sahiptir.
Bugün Marsilya artık Fransa'nın en kalabalık varoşlarından birine sahiptir.
Marsilya, sosyetik tatil beldeleri Cannes, Nice, St Tropez'ye yakın olmasına rağmen Güney Fransa'nın diğer şehirlerine hiç benzememektedir. Kuzey Afrika kökenlilerin çoğunlukta olduğu, 1 milyona yaklaşan çok çeşitli etnik nüfusuyla bir metropol görünümündedir. Herkesin değişik bir aksanı olduğu için Fransızca'yı az veya aksanla konuşsanız bile kimse yadırgamamaktadır. Akdeniz ikliminin getirdiği yumuşak hava akımıyla soğuk ülke vatandaşları için çekici olsa da, yüksek suç oranı ve uyuşturucu trafiğinin yoğun olduğu iddia edildiğinden turistlerin çok rağbet ettiği bir şehir değildir...
Fransa'nın en güzel bölgesi olan Provence'ın sınırları içindedir... Calaques Dağ kitlesininde aralarında bulunduğu bir dağ zinciriyle çevrili olan Marsilya, Akdeniz sahil şeridi boyunca 70 km kıvrıla kıvrıla uzanır... Güneş ışığı en önemli servetidir. Mistral yeliyle gelen Provence yöresine has bu doğal ışık, aralarında Cezanne, Braque, Dufy, Derain, Marquet'inde bulunduğu birçok tanınmış ressamın ilham kaynağı olmuştur.
Şehir merkezine 30 km uzaklıktaki Marsilya havaalanından her 20 dakikada bir hareket eden otobüsler, yolcuları Saint Charles Gar'ına getiriyor. Oradan taksi ya da metro ile gideceğiniz yere ulaşıyorsunuz. Başta Marcel Pagnot'nun filmleri olmak üzere birçok Fransız filmine mekan olan St. Charles Gar'ı, şehrin yüksek tepelerinden biri üzerinde kuruludur. Garı şehrin merkezine bağlayan Boulevard d'Athenes caddesine doğru alçalan toplam sayısı 104 olan merdivenlerin en üst basamağından aşağıya bakınca tüm şehrin ayaklarınızın altında olduğu hissi veriyor. Bazıları şehrin merkezi olarak, St Charles Garı'nı bazıları ise 'Le Vieux-Port' denilen eski limanı kabul ediyor.
Eski liman 'Le Vieux-Port'dan 'Chateau d'If Island' adasına, 'Port de Commerce'den de Korsika Adası'na günlük turlar düzenleniyor. Şehiriçi tur yapmak için ise iki seçenek var. ilki, bir gün için kişi başına 16 Euro olan otobüslerle şehri dolaşmak. ikincisi ise yollardaki kırmızı çizgileri takip ederek yürümek. iki saat süren kırmızı çizgiyi takip turuyla şehrin gezilip görülecek tüm tarihi ve turistik yerlerini görüyorsunuz. Yürümeyi sevenlere önerilir... Alexandre Dumas'nın romanı 'Monte Kristo Kontu'yla üne kavuşan 'Chateau D'If' şehrin en güzel manzaralarından birine sahip. 1524 yılında inşa edilen bu şato, 17'inci yüzyılda devlet hapishanesine dönüştürülmüş.
Tarihde ilk olarak M.Ö 600 yılında Yunanlı denizcilerin kurduğu Marsilya şehri, zamanla eski liman denilen Vieux Limanı etrafında genişleyerek bugünkü halini almış... Yunanlıların, izmir yakınlarındaki Phocaea denilen bugünkü Eski Foça şehrini kaybetmelerinden sonra kendilerine koloni yaptıkları bir şehir olarak da biliniyor. Cosquer Mağarası duvarı üzerindeki yazılar Marsilya da geçtiğimiz 28 bin yıl boyunca insan yerleşimi olduğunun kanıtı. Ayrıca Marsilya 2 bin 600 yıl ile Avrupa'nın en eski şehri unvanına sahip... Bu eskilik sokaklarında kolayca farkediliyor. Birbirine bitişik sıralanan yüzlerce apartmanın dar bir koridor görünümü oluşturduğu arnavut kaldırımlı sokaklarında yeni yapı hemen hemen hiç yok. Asırlar öncesinin yüksek tavanlı, uzun pencereli evleri yıkılmamış ve korunarak bugüne kadar gelmiş. Tarihi geçmişiyle yüksek mimari değer taşıyan bu apartmanlar bugün hala halkın kullanımında... Marsilya Kültür Varlıkları Atölyesi'nin (Atelier du Patrimoine) yöneticisi Daniel Dracourt'un şehrin tarihi yapısının korunmasına yönelik çalışmalarının bunda büyük payı olmuş. Akdeniz çevresinde bulunan ülkelerde tarihi kent dokularıyla öne çıkan yerleşimlerin gelişim ve koruma planları yapılmış. istanbul'a benzer özellikler taşıyan Marsilya çok kültürlülüğün ve kültür varlıklarının korunması ve yerel yönetimler açısından önemli bir örnek.
M.Ö. 49 yılında Sezar tarafından istila edilince Romalıların ticaret merkezi haline getirilen Marsilya, limanlarının jeopolitik avantajıyla bugünde denizcilik alanında önemli bir yere sahip... Haçlı seferlerinde aktif olarak önemli bir rol oynamışsada bugün egemen bir din yok ve çok çeşitli kültürel yapısı içinde her dinden insana rastlanıyor. 13'üncü yüzyılda kısa süreli yaşanan Cumhuriyet dönemine, 1423 yılında Aragone Hanedanlığı'n tarafından son verilmiş. Kral Rene'nin yaptığı çıkartmanın sembolü olarak diktirdiği kule, bugün hala limanın girişinde görülebilir. Marsilya, 1481 de Fransız Krallığı'na dahil olmuşsada halkının liberal yanı tarih boyunca ağır basıyor. 1720 yılında nüfusunun yarısı olan 45 bin kişiyi kaybettiği veba salgının yaraları kısa sürede sarılırken, 1792 de Marsilya halkı asiliğiyle ünlenir. Altı bin gönüllüden oluşan Rhine Ordusu, Claude-Joseph Rouget de i'sle'nin bestelediği savaş marşı 'The Hymm of the Army of the Rhine' ı söyleyerek, Fransız devrimine katılmak için Paris'e doğru yürüyüşe geçer. 1795'de Fransa'nın milli marşı kabul edilen bu marş, 'La Marseillaise' olarak bilinir.
19'uncu yüzyılda modern döneme girmesinin yanısıra Fransız sömürgeleri, altyapı sistemi projeleri ve Süveyş Kanalı'nın açılmasıyla gelişmesi hız kazanan Marsilya, ham maddeleri işlemeye dayalı ekonomisiyle kısa zamanda gelişmesini tamamlamış. Deniz ürünleri zenginliğinin yanısıra dünyanın en kaliteli kiremitleri burada üretiliyor. Bugün Marsilya'nın tek amacı 'Euromediterranee' projesini gerçekleştirmek. Ekonomi ve endüstri metropolisi olan Marsilya 1995 yılında başlatılan bu projeyle Güney Avrupa'nın iş alanında başkenti olmayı amaçlıyor. Bunu gerçekleştirmek için şehir, yabancı sermayeye yatırım yapması için her imkanı ve kolaylığı sağlıyor. Aynı zamanda Fransa'nın en yüksek öğrenme oranına sahip olduğu 45 bin üniversite öğrencisiyle kente gelen sermaye ile doğan iş imkanlarından Marsilya halkının faydalanması için kalifiye eleman yetiştiriliyor.
Marsilya'nın içinde olduğu kadar civarında da gidilecek çok yer var. Sabunlarıyla ünlü olan Aix-en-Provence şehri Marsilya'ya kara yoluyla 30 km uzaklıkta. Arnavut kaldırımlı daracık sokakları istanbul'un Beyoğlu semtini hatırlatıyor. Aix-en-Provence şehrinin kuzeyinde kalan kısımlarda özellikle Puyricard'da burjuva kesiminin yaşadığı söylenirken, bu sevimli Fransız şehrindeki evlerin Fransa'da en pahalılar arasında olduğu biliniyor. Aix-en-Provence'ın 10 km kuzeyinde Cezanne ve Picasso'nun tablolarını yaptığı lavanta tarlalarıyla kaplı St. Victoire Dağı hala tablolardaki güzelliğinde... Picasso'nun yaşadığı şatoya girilmiyor fakat dışarıdan görülmesi bile onca yolu gitmeye değer.
Lavanta tarlalarıyla çevrili Marsilya da eski ve yeni içiçe yaşıyor...Hangi tepesinden baksanız dağlarla çevrili muazzam bir liman manzarasıyla karşılaşıyorsunuz. Marsilya, tarih ve kültür karışımı bir gezi için ideal bir şehir.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Marsilya
Fransa'nın Akdeniz kıyısında yeralan şehir, Akdeniz'in en büyük ticari limanına sahiptir.
Bugün Marsilya artık Fransa'nın en kalabalık varoşlarından birine sahiptir.
Marsilya, sosyetik tatil beldeleri Cannes, Nice, St Tropez'ye yakın olmasına rağmen Güney Fransa'nın diğer şehirlerine hiç benzememektedir. Kuzey Afrika kökenlilerin çoğunlukta olduğu, 1 milyona yaklaşan çok çeşitli etnik nüfusuyla bir metropol görünümündedir. Herkesin değişik bir aksanı olduğu için Fransızca'yı az veya aksanla konuşsanız bile kimse yadırgamamaktadır. Akdeniz ikliminin getirdiği yumuşak hava akımıyla soğuk ülke vatandaşları için çekici olsa da, yüksek suç oranı ve uyuşturucu trafiğinin yoğun olduğu iddia edildiğinden turistlerin çok rağbet ettiği bir şehir değildir...
Fransa'nın en güzel bölgesi olan Provence'ın sınırları içindedir... Calaques Dağ kitlesininde aralarında bulunduğu bir dağ zinciriyle çevrili olan Marsilya, Akdeniz sahil şeridi boyunca 70 km kıvrıla kıvrıla uzanır... Güneş ışığı en önemli servetidir. Mistral yeliyle gelen Provence yöresine has bu doğal ışık, aralarında Cezanne, Braque, Dufy, Derain, Marquet'inde bulunduğu birçok tanınmış ressamın ilham kaynağı olmuştur.
Şehir merkezine 30 km uzaklıktaki Marsilya havaalanından her 20 dakikada bir hareket eden otobüsler, yolcuları Saint Charles Gar'ına getiriyor. Oradan taksi ya da metro ile gideceğiniz yere ulaşıyorsunuz. Başta Marcel Pagnot'nun filmleri olmak üzere birçok Fransız filmine mekan olan St. Charles Gar'ı, şehrin yüksek tepelerinden biri üzerinde kuruludur. Garı şehrin merkezine bağlayan Boulevard d'Athenes caddesine doğru alçalan toplam sayısı 104 olan merdivenlerin en üst basamağından aşağıya bakınca tüm şehrin ayaklarınızın altında olduğu hissi veriyor. Bazıları şehrin merkezi olarak, St Charles Garı'nı bazıları ise 'Le Vieux-Port' denilen eski limanı kabul ediyor.
Eski liman 'Le Vieux-Port'dan 'Chateau d'If Island' adasına, 'Port de Commerce'den de Korsika Adası'na günlük turlar düzenleniyor. Şehiriçi tur yapmak için ise iki seçenek var. ilki, bir gün için kişi başına 16 Euro olan otobüslerle şehri dolaşmak. ikincisi ise yollardaki kırmızı çizgileri takip ederek yürümek. iki saat süren kırmızı çizgiyi takip turuyla şehrin gezilip görülecek tüm tarihi ve turistik yerlerini görüyorsunuz. Yürümeyi sevenlere önerilir... Alexandre Dumas'nın romanı 'Monte Kristo Kontu'yla üne kavuşan 'Chateau D'If' şehrin en güzel manzaralarından birine sahip. 1524 yılında inşa edilen bu şato, 17'inci yüzyılda devlet hapishanesine dönüştürülmüş.
Tarihde ilk olarak M.Ö 600 yılında Yunanlı denizcilerin kurduğu Marsilya şehri, zamanla eski liman denilen Vieux Limanı etrafında genişleyerek bugünkü halini almış... Yunanlıların, izmir yakınlarındaki Phocaea denilen bugünkü Eski Foça şehrini kaybetmelerinden sonra kendilerine koloni yaptıkları bir şehir olarak da biliniyor. Cosquer Mağarası duvarı üzerindeki yazılar Marsilya da geçtiğimiz 28 bin yıl boyunca insan yerleşimi olduğunun kanıtı. Ayrıca Marsilya 2 bin 600 yıl ile Avrupa'nın en eski şehri unvanına sahip... Bu eskilik sokaklarında kolayca farkediliyor. Birbirine bitişik sıralanan yüzlerce apartmanın dar bir koridor görünümü oluşturduğu arnavut kaldırımlı sokaklarında yeni yapı hemen hemen hiç yok. Asırlar öncesinin yüksek tavanlı, uzun pencereli evleri yıkılmamış ve korunarak bugüne kadar gelmiş. Tarihi geçmişiyle yüksek mimari değer taşıyan bu apartmanlar bugün hala halkın kullanımında... Marsilya Kültür Varlıkları Atölyesi'nin (Atelier du Patrimoine) yöneticisi Daniel Dracourt'un şehrin tarihi yapısının korunmasına yönelik çalışmalarının bunda büyük payı olmuş. Akdeniz çevresinde bulunan ülkelerde tarihi kent dokularıyla öne çıkan yerleşimlerin gelişim ve koruma planları yapılmış. istanbul'a benzer özellikler taşıyan Marsilya çok kültürlülüğün ve kültür varlıklarının korunması ve yerel yönetimler açısından önemli bir örnek.
M.Ö. 49 yılında Sezar tarafından istila edilince Romalıların ticaret merkezi haline getirilen Marsilya, limanlarının jeopolitik avantajıyla bugünde denizcilik alanında önemli bir yere sahip... Haçlı seferlerinde aktif olarak önemli bir rol oynamışsada bugün egemen bir din yok ve çok çeşitli kültürel yapısı içinde her dinden insana rastlanıyor. 13'üncü yüzyılda kısa süreli yaşanan Cumhuriyet dönemine, 1423 yılında Aragone Hanedanlığı'n tarafından son verilmiş. Kral Rene'nin yaptığı çıkartmanın sembolü olarak diktirdiği kule, bugün hala limanın girişinde görülebilir. Marsilya, 1481 de Fransız Krallığı'na dahil olmuşsada halkının liberal yanı tarih boyunca ağır basıyor. 1720 yılında nüfusunun yarısı olan 45 bin kişiyi kaybettiği veba salgının yaraları kısa sürede sarılırken, 1792 de Marsilya halkı asiliğiyle ünlenir. Altı bin gönüllüden oluşan Rhine Ordusu, Claude-Joseph Rouget de i'sle'nin bestelediği savaş marşı 'The Hymm of the Army of the Rhine' ı söyleyerek, Fransız devrimine katılmak için Paris'e doğru yürüyüşe geçer. 1795'de Fransa'nın milli marşı kabul edilen bu marş, 'La Marseillaise' olarak bilinir.
19'uncu yüzyılda modern döneme girmesinin yanısıra Fransız sömürgeleri, altyapı sistemi projeleri ve Süveyş Kanalı'nın açılmasıyla gelişmesi hız kazanan Marsilya, ham maddeleri işlemeye dayalı ekonomisiyle kısa zamanda gelişmesini tamamlamış. Deniz ürünleri zenginliğinin yanısıra dünyanın en kaliteli kiremitleri burada üretiliyor. Bugün Marsilya'nın tek amacı 'Euromediterranee' projesini gerçekleştirmek. Ekonomi ve endüstri metropolisi olan Marsilya 1995 yılında başlatılan bu projeyle Güney Avrupa'nın iş alanında başkenti olmayı amaçlıyor. Bunu gerçekleştirmek için şehir, yabancı sermayeye yatırım yapması için her imkanı ve kolaylığı sağlıyor. Aynı zamanda Fransa'nın en yüksek öğrenme oranına sahip olduğu 45 bin üniversite öğrencisiyle kente gelen sermaye ile doğan iş imkanlarından Marsilya halkının faydalanması için kalifiye eleman yetiştiriliyor.
Marsilya'nın içinde olduğu kadar civarında da gidilecek çok yer var. Sabunlarıyla ünlü olan Aix-en-Provence şehri Marsilya'ya kara yoluyla 30 km uzaklıkta. Arnavut kaldırımlı daracık sokakları istanbul'un Beyoğlu semtini hatırlatıyor. Aix-en-Provence şehrinin kuzeyinde kalan kısımlarda özellikle Puyricard'da burjuva kesiminin yaşadığı söylenirken, bu sevimli Fransız şehrindeki evlerin Fransa'da en pahalılar arasında olduğu biliniyor. Aix-en-Provence'ın 10 km kuzeyinde Cezanne ve Picasso'nun tablolarını yaptığı lavanta tarlalarıyla kaplı St. Victoire Dağı hala tablolardaki güzelliğinde... Picasso'nun yaşadığı şatoya girilmiyor fakat dışarıdan görülmesi bile onca yolu gitmeye değer.
Lavanta tarlalarıyla çevrili Marsilya da eski ve yeni içiçe yaşıyor...Hangi tepesinden baksanız dağlarla çevrili muazzam bir liman manzarasıyla karşılaşıyorsunuz. Marsilya, tarih ve kültür karışımı bir gezi için ideal bir şehir.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Marsilya
ismini duyunca sadece fabien barthez'i akla getiren şehir.
fransa' nın güzel bir liman şehri.
guney fransa'nin en onemli sehirlerinden biri (hatta pek coklari acisindan birincisi) olmasina karsin, eski liman (vieux port) ve cevresi disinda genellikle varoslardan olusan, soforlerinin cilgincasina araba kullanmasiyla maruf vilayettir. paris'ten sonra en fazla dis goc alan sehirlerden biridir. ozellikle afrika asilli nufusunun fazlaligi goze carpar.
notre dame de la garde katedrali, saint jean ve saint nicolas kaleleri, eski limani, vielle charité ve opera binasi ozellikle gorulmelidir.
Université de Provence- U1, Université de la Méditerranée-U2 et Université Paul Cézanne-U3 universiteleri hatirlayabildigim universiteleridir.
bir de garip bir aksanlari vardir bu sehirde yasayanlarin. anlasmak zaman alir.
notre dame de la garde katedrali, saint jean ve saint nicolas kaleleri, eski limani, vielle charité ve opera binasi ozellikle gorulmelidir.
Université de Provence- U1, Université de la Méditerranée-U2 et Université Paul Cézanne-U3 universiteleri hatirlayabildigim universiteleridir.
bir de garip bir aksanlari vardir bu sehirde yasayanlarin. anlasmak zaman alir.
fransanin en büyük liman kenti.
orası fransa değil kuzey afrika veya marakeshtir. zira içerisinde çok az fransız barındırır. eğer tren istasyonunun oralarda biraz takılırsanız kapkaç veya daha kötüsü gaspa uğramanız kaçınılmazdır. üstelik bunlar olurken bir kişi size dönüp bakmaz kurtarmaz bile. giderken iki kez düşünün.
şehir neredeyse 2 kısma ayrılmıştır. denize yakın güney tarafında fransızlar, kuzey bölümünde ise arap ve türkler yaşarlar. kuzeye geçtiğinizde kendinizi ankara ulus hali'nde gibi hissedersiniz. liman tarafı çok güzeldir.
akdenizin tek ada hapıshanesine sahip olan şehir (bkz: if adası). edmond dante de bu hapıshanede ceza çekmiş ve bir bakır kaşıkla tunel kazarak hiç firarı olmayan bu hapishaneden kaçmış buyrulmaktadır monte kristo kontu kitabında..
(bkz: olympique marseille)
tavla oynarken marsa doğru giden oyuncunun ağzına sakız olan şehir.
- hoop dübeş. marsilya'ya gittin mi hiç? hehehe
- hoop dübeş. marsilya'ya gittin mi hiç? hehehe
fransızca, ülkenin geri kalanına aşırı komik gelen bir aksanla konuşulur burda.
marsilyada marsilyalılar farklı bir dialektikle konuştukları için onların yanında fransızcaya fransız kalmak mümkündür.
fransa'da paris istanbul ise, marsilya da izmir'dir.
paris'e kafa tutabilen tek şehirdir, daha küçük te olsa.
ama kendine göre avantajları da vardır akdeniz kıyısında ve ikliminin daha güzel olması gibi.
ve paris ile arasında sürekli rekabet vardır. istanbul, izmir gibi.
aksanları düzgün paris aksanından farklıdır; düzgün istanbul aksanından farklı olan ege aksanı gibi.
öyle ki; marsilya'lıların " fransa paris'ten ibaret değildir" sözü fransa'daki sözlüklere bile girmiştir.
tıpkı türkiye'deki "türkiye sadece istanbul değildir" tepkisi gibi.
paris'e kafa tutabilen tek şehirdir, daha küçük te olsa.
ama kendine göre avantajları da vardır akdeniz kıyısında ve ikliminin daha güzel olması gibi.
ve paris ile arasında sürekli rekabet vardır. istanbul, izmir gibi.
aksanları düzgün paris aksanından farklıdır; düzgün istanbul aksanından farklı olan ege aksanı gibi.
öyle ki; marsilya'lıların " fransa paris'ten ibaret değildir" sözü fransa'daki sözlüklere bile girmiştir.
tıpkı türkiye'deki "türkiye sadece istanbul değildir" tepkisi gibi.
bu akşam gideceğim fransız şehri. beğenirsem yazarım sözlüğe.
bok gibi şehir afedersin. yapıların hepsi harap, herşey çok pahalı, gidecek doğru düzgün mekan yok. bursa ya dönmeyi iple çekiyorum.
şark şehirleriyle ünsiyet kuran birine göre bu şehir. mardin'e, selanik'e, kahire'ye bigane kalmış amerikanizm mağduru vandal gençliğe göre değil. burada yaşayan gençlik de böyle olmasına rağmen. bir şehiri anlamak için bu dünyada en baştan amerikan ruhsuzluğunun vücudunun ve aklının hiçbir yerine zerk edilmesine izin vermemek lazımdır.
burada biz nargile içeriz, artık salon adamı olmuş araplarla kırık dökük arapça, şaklabanlık yapmak için de fransızcayı konuşuruz. yahya kemal'e kulak veririz ara ara ''kandilli gezerken uykuda...'' diye başlarız bu alakasız kentte, bu alakasız insanlarla, bu alakasız tipik marsilya kafesinde muhabbete. barbaros hayrettin gelir aklımıza, bir fatiha yollarız ona da. tunusluya, faslıya, cezayirliye, fransıza hafız'ın şiirlerini okuruz akşamları. parası pek olan arap dostumuzla burjuva eğlentilerine gideriz, hikaye uydurur gönül yaparız orda da. keyf tılsımını okşar kalplerine gireriz, severiz seviliriz. gitme zamanı gelir soluğu beyrutta almaya bakarız. hala da bakıyoruz.
burada biz nargile içeriz, artık salon adamı olmuş araplarla kırık dökük arapça, şaklabanlık yapmak için de fransızcayı konuşuruz. yahya kemal'e kulak veririz ara ara ''kandilli gezerken uykuda...'' diye başlarız bu alakasız kentte, bu alakasız insanlarla, bu alakasız tipik marsilya kafesinde muhabbete. barbaros hayrettin gelir aklımıza, bir fatiha yollarız ona da. tunusluya, faslıya, cezayirliye, fransıza hafız'ın şiirlerini okuruz akşamları. parası pek olan arap dostumuzla burjuva eğlentilerine gideriz, hikaye uydurur gönül yaparız orda da. keyf tılsımını okşar kalplerine gireriz, severiz seviliriz. gitme zamanı gelir soluğu beyrutta almaya bakarız. hala da bakıyoruz.
fransa'nın diğer şehirlerinden farklı gibi duran, güzel bir limana sahip liman şehri.
futbol takımı pes12 de dumurdan dumura, hayal kırıklığından hayal kırıklığına surukleyen liman şehri.
balık ithalatının yoğun olduğu şehir.
Mathieu Valbuena adında bücür fakat çok teknik bir futbolcu barındıran futbol kulübü. ayrıca fransanın bir şehri.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar