bugün
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması5
- yeni yazar taklidi yapan eski yazar fake leri6
- dinozorların gerçekten yaşadığını sanan cahiller3
- yeni yazarlara öneriler4
- milyonların temmuz zammı netleşmesi2
- zihni göktay7
- televizyonun sesini tekli sayılarda bırakamamak5
- türkiyenin hep kötüye gidişinin tepki görmemesi2
- spiderman'ın yeni boyanmış duvarda yürüme2
- neden herkes aynı anda tatil yapmak ister2
- venezuela daki deprem felaketi2
- günün şiiri20
- deniz göktaş37
- ragnar rockefeller38
- otobüste yere oturan kızlara bağıran adam4
- kısa parmaklı erkek3
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları28
- gandalf'ın toplu taşımaya ücretsiz binmesi2
- hava sıcak üstünü örtme gerek yok diyen sivrisinek3
- dünyayı ele geçirme planı yaparken kpss çalışmak2
- evde bornozla dolaşmak2
- insanların neden böyle olması6
- ilk buluşmada evden kek getiren kız19
- sevilen kadının orasını burasını yalamak5
- velvet34
- türk insanının paraya acımadığı harcamalar3
- arkadaşlar bakar mısınız bi4
- sözlük yazarlarının trileçeleri18
- en gıcık olunan insan davranışı9
- uysaljakoben4
- evlenilmeyecek kız tipi2
- true'nun 2052 gündür yakındığı durum2
- viski içen erkek seksiliği5
- kocaman kelebek girdi dışarıdan4
- humiliation2
- true nickli yazar7
- 5 temmuz 2026 brezilya norveç maçı6
- mert hakan yandaş2
- erkeklerin mental olarak daha güçlü olması11
- sorumluluk denen yanılsama2
- 15 mayıs 2026 uludağ sözlüğün huzura ermesi6
- cennet mahallesi göttingenli ethem3
- ciddi ciddi aşure seven insan30
- uzun yol araba yolculuğunu çekilir yapacak şey7
- evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar18
- spinoza nın derdi ontolojik değil miydi sorunsalı3
- diamond bosphorus15
- 3 temmuz 2026 iü rektörü konuşması2
- ilk buluşmada masa altından aleti yoklayan kız12
- bir ilişkiyi kim yönetir22
Başkalarına söylenmeyen, gizli.
Bir elif aşafak romanı, okunmaya değer...
Gözbebeği: insanlarda yuvarlak, hayvanların çoğunda ise dikine elips biçiminde olan gözbebeğinin çapı, irise gelen ışığın miktarına göre değişir. Karanlık ve uzaklık büyütür gözbebeğini; aydınlık ve yakınlık küçültür. Yani bu kararsız çember, ışık varsa küçülür, ışık yoksa büyür. Yakında bakarken de küçüldüğüne göre, yakın olan aydınlıktır, aydınlıktadır. Uzağın payına karanlık düşer. Zaten karanlığı kimse yakınında görmek istemez.
Aşık olunca da büyür gözbebeği; demek ki aşık olunan hep uzaktadır. Aradaki mesafenin verdiği acıyı azaltmak için, maşuka "gözbebeğim!" diye hitap edilir."
Gözbebeği: insanlarda yuvarlak, hayvanların çoğunda ise dikine elips biçiminde olan gözbebeğinin çapı, irise gelen ışığın miktarına göre değişir. Karanlık ve uzaklık büyütür gözbebeğini; aydınlık ve yakınlık küçültür. Yani bu kararsız çember, ışık varsa küçülür, ışık yoksa büyür. Yakında bakarken de küçüldüğüne göre, yakın olan aydınlıktır, aydınlıktadır. Uzağın payına karanlık düşer. Zaten karanlığı kimse yakınında görmek istemez.
Aşık olunca da büyür gözbebeği; demek ki aşık olunan hep uzaktadır. Aradaki mesafenin verdiği acıyı azaltmak için, maşuka "gözbebeğim!" diye hitap edilir."
Merak ve sabırla okuduğum, ilginç, sürükleyici ama sonu bir yere varmayan kaliteli bir elif şafak romanı.
kişiye özgü,helal
(bkz: modern mahrem)
elif şafakın okunmaya değer ilginç romanlarından biri.
"mahremiyetin gitti mi elden, sen de gitmelisin tez elden!"
"bazen biri çıkar karşına. bilirsin O'nun karşısında zayıfsın,bir hamur parçasısın. alsın seni dilediğince yoğursun oynasın..."
" dışarısı "biz"e yasaktı. sadece "ben" vardı mahremiyetin bittiği yerde..."
"mahremiyetin gitti mi elden, sen de gitmelisin tez elden!"
"bazen biri çıkar karşına. bilirsin O'nun karşısında zayıfsın,bir hamur parçasısın. alsın seni dilediğince yoğursun oynasın..."
" dışarısı "biz"e yasaktı. sadece "ben" vardı mahremiyetin bittiği yerde..."
elif şafak'a 2000 yılı türkiye yazarlar birliği ödülünü kazandıran roman.
--spoiler--
yazar, insanların bakışlarından rahatsız olduğu için evlerinden çıkmak istemeyen-çıkamayan-şişman bir kadınla cüce sevgilisinin "görülmeye değer" hikayesini anlatır ve sorar sonunda: "görmek ve görülmek ne kadar masumdur?"
--spoiler--
--spoiler--
yazar, insanların bakışlarından rahatsız olduğu için evlerinden çıkmak istemeyen-çıkamayan-şişman bir kadınla cüce sevgilisinin "görülmeye değer" hikayesini anlatır ve sorar sonunda: "görmek ve görülmek ne kadar masumdur?"
--spoiler--
en ayrıksı yaratıkların romanı...karakterlerin çoğu yaa görmezden gelinenler ya da iğreti ile seyr edilenlerdir...içindeki sözlük özellikle okunmaya değer....
mahrem:haram olan
mahrem:haram olan
Elif Şafak'ın Mahrem'i.. şişman bir kadının hayatına dair komik ve bazen dayanılmaz notlar, çekik gözlü, mum suratlı bir adam, samur, yaratık.. hayal gücü.. ve gerçek = mutlu son..
bana ilginç bir insanı hatırlatan romandır. aşkla ilgili bölümü çok güzeldir.
Kitap içi kitap bir kitap. Nazar sözlüğü ayrıca çekilip kitap içinden ayrıca okunulası birşey. Gözün anatomik değilde manevi özelliklerini anlatan,gözüme "gözüm gibi bakmam" gerektiğini anlamamı sağlayan, sadece bunların insanı büyülemesi yetmiyormuş gibi kurgusuylave Elif Şafak tarzı süpriz sonuyla. Gelde bu kadının hastası olma dedirten bir kitap.
(bkz: be-ce)
mahrem kendimize saklamak istediğimiz, gözlerden korumak istediğimiz alandır. bu yasak bir ilişki, bir sır, ya da sadece bir ruh hali olabilir.. ya da bambaşka bir şey. önemli olan onu gözlerden ırak tutmak istememiz. *
şişko: o kadar şişmanmış ki, ne zaman insan içine çıksa herkes işini gücünü bırakıp onu seyredermiş. o da gözlerden o kadar rahatsız olurmuş ki, gidip daha çok yemek yer, daha çok şişmanlarmış. (şişko'nun çocukluğunu arştr.)
nazar sözlüğünü cüce, şişko ya görmek ve görülmenin önemini anlatmak için hazırlamaya başlar, fakat sözlüğü bitirmeden şişko nun okumasına izin vermez. bir gün şişko gizlice sözlüğü okur ve bu sözlüğün önce esin kaynağı, derken malzemesi, sonra da maddelerinden biri olduğunu anlar. bunun üzerine şişko, cüce nin keşfini tamamlayana kadar kendisiyle birlikte kalacağını sonra kendisine yeni bir meşgale, belki yeni bir hayat kuracağını düşünür.
şişko: o kadar şişmanmış ki, ne zaman insan içine çıksa herkes işini gücünü bırakıp onu seyredermiş. o da gözlerden o kadar rahatsız olurmuş ki, gidip daha çok yemek yer, daha çok şişmanlarmış. (şişko'nun çocukluğunu arştr.)
nazar sözlüğünü cüce, şişko ya görmek ve görülmenin önemini anlatmak için hazırlamaya başlar, fakat sözlüğü bitirmeden şişko nun okumasına izin vermez. bir gün şişko gizlice sözlüğü okur ve bu sözlüğün önce esin kaynağı, derken malzemesi, sonra da maddelerinden biri olduğunu anlar. bunun üzerine şişko, cüce nin keşfini tamamlayana kadar kendisiyle birlikte kalacağını sonra kendisine yeni bir meşgale, belki yeni bir hayat kuracağını düşünür.
elif şafak'ın baba ve piç'ini okuduktan sonra meraklandıgım ve kitaplarını alarak tez elden başladıgım kitap.. hayatta ne yapmasını bilen, kimsenin dalga gecmesine fırsat vermeden en katı şekilde kendiyle ilgili gerçekleri dile getirebilen şişko bir bayanın hikayesi olsa gerek..
bece ve şişkonun ilişkisi dışında akıl almaz hikayelerden oluşan, nazar sözlüğügibi hayranlık uyandıran tanımlara sahip bir sözlüğü içinde barındıran okurken bir an durup elif şafakın hayalgücü ve anlatım tarzına şaşılan, yazarın en iyi kitaplarından biri. neredeyse her kitabından yer alan vazgeçilmezi cinler bu kitapta da yerlerini almıştır. eceg * ve züdnüg * isimli iki cin romana ayrı bir heyecan katıyor.
ayın aydınlık yüzü, sevilmemekten korkarmış en çok, bir de ağlarken tek başına olmaktan.
gümüş bir tarakla tararmış saçlarını. tarağın savatlı dişlerine takılan ışıltılı saç tellerini özenle toplarmış. sonra, her bir saç telini gizlice bir başka insanın omuzuna bırakırmış. Saçı kimdeyse, onun gözünde unutulmaz olacağına inanırmış. Haksız da sayılmazmış hani; omuzlarında ayın aydınlık yüzünün ışıltılı saç telleriyle dolaşanlar, gece olur olmaz yüreklerinin niçin böyle sıkıştığını bir türlü anlamayıp, endişelerinin gözbebekleriyle birlikte büyüdüğünü bilmeden dalgın dalgın bakarlarmış gökkubbeye. aradıklarının orada olduğunu derinden hisseder ama hislerine tercüman olamazlarmış. hatta içlerinden bazıları bu semavi sevdaya kendilerini kaptırıp, yemeden içmeden kesilirmiş. Neyse ki, ayın aydınlık yüzü çabucak sıkılırmış oyun arkadaşlarından. Gördüğü her sureti iki nefeste siler, bulduğu her muhabbeti tek yudumda içer, kurduğu her dostluğun dibine tez vakitte darı ekermiş. Hiç kimse yeterince acayip, hiçbir hikaye yeterince şairane değilmiş. gene de vazgeçememiş insanlardan. korkarmış çünkü; ölesiye korkarmış yalnız kalmaktan, ağlarken tek başına olmaktan.
gümüş bir tarakla tararmış saçlarını. tarağın savatlı dişlerine takılan ışıltılı saç tellerini özenle toplarmış. sonra, her bir saç telini gizlice bir başka insanın omuzuna bırakırmış. Saçı kimdeyse, onun gözünde unutulmaz olacağına inanırmış. Haksız da sayılmazmış hani; omuzlarında ayın aydınlık yüzünün ışıltılı saç telleriyle dolaşanlar, gece olur olmaz yüreklerinin niçin böyle sıkıştığını bir türlü anlamayıp, endişelerinin gözbebekleriyle birlikte büyüdüğünü bilmeden dalgın dalgın bakarlarmış gökkubbeye. aradıklarının orada olduğunu derinden hisseder ama hislerine tercüman olamazlarmış. hatta içlerinden bazıları bu semavi sevdaya kendilerini kaptırıp, yemeden içmeden kesilirmiş. Neyse ki, ayın aydınlık yüzü çabucak sıkılırmış oyun arkadaşlarından. Gördüğü her sureti iki nefeste siler, bulduğu her muhabbeti tek yudumda içer, kurduğu her dostluğun dibine tez vakitte darı ekermiş. Hiç kimse yeterince acayip, hiçbir hikaye yeterince şairane değilmiş. gene de vazgeçememiş insanlardan. korkarmış çünkü; ölesiye korkarmış yalnız kalmaktan, ağlarken tek başına olmaktan.
namahrem ile sürekli karıştırılıp ikisinin de yanlış yerde kullanılması sorununa yol açan kelime. şöyle ki mahrem; yasak olan anlamındadır ve başına arapçadaki olumsuzluk eki olan -na getirildiğinde mahrem olmayan yani yasak olmayan, helal olan anlamını kazanır.
(#546277) yanlış kullanıma örnektir.
(#546277) yanlış kullanıma örnektir.
pinhandan sonra, en çok sevdiğim elif şafak romanı. başlarda birbirinden bağımsızmış gibi ilerleyen, sonunda oha dedirten, roman içnde roman. hele birde nazar sözlüğü vardır ki o sıradan kelimelerin böle güzel tasvir edilmesine şaşırır kalırsınız.
--spoiler--
ne zannediyorlardı ki, ben de herkes gibiydim işte. acıktıkça yiyordum sadece. ama sadece diğer insanlardan daha sık acıkıyordum.
--spoiler--
diye başlayıp bu sık acıkmalara nelerin sebep olduğuyla ilgili oldukça etkileyici bir liste veren roman.
aynı zamanda pis bir cücenin, çoktan hayattan kalbine dair bir şey beklemeyi bırakıp kabuğunda yaşayan iri yarı ve obez bir kadının kalbini nasıl paramparça edebileceği, içinize işleyevek bir şekilde anlatılıyor.
**
ne zannediyorlardı ki, ben de herkes gibiydim işte. acıktıkça yiyordum sadece. ama sadece diğer insanlardan daha sık acıkıyordum.
--spoiler--
diye başlayıp bu sık acıkmalara nelerin sebep olduğuyla ilgili oldukça etkileyici bir liste veren roman.
aynı zamanda pis bir cücenin, çoktan hayattan kalbine dair bir şey beklemeyi bırakıp kabuğunda yaşayan iri yarı ve obez bir kadının kalbini nasıl paramparça edebileceği, içinize işleyevek bir şekilde anlatılıyor.
**
elif şafak a helal olsun denilten roman.
--spoiler--
hayat dediğin bittikce baslardı.kah arşa düşüp kah yere yükselirken molalarda soluklanır,kendi küllerinde ısınırdı,cevabını beğenmeyen girift bir bilmece gibi kona göce...hal böyle iken illa hayatta kalmalıydı insan,kısa ya da uzun olması farketmezdi ikametinin,cünkü zaman değildi aslolan!
--spoiler--
hayat dediğin bittikce baslardı.kah arşa düşüp kah yere yükselirken molalarda soluklanır,kendi küllerinde ısınırdı,cevabını beğenmeyen girift bir bilmece gibi kona göce...hal böyle iken illa hayatta kalmalıydı insan,kısa ya da uzun olması farketmezdi ikametinin,cünkü zaman değildi aslolan!
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar