bugün
- vahiy kitabına göre kıyamet alametleri10
- damarsız tüysüz manisa yaprağı15
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- kalabalık umumi tuvalette penislerin çarpışması5
- tutmayan başlık açma rehberi7
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- sırrı süreyya önder28
- askerlik anıları6
- göğüs kıllarım çıkmıyor16
- avokadonun turkçesinin taşak olması4
- koreli erkeklerin türk kızlarından güzel olması4
- sözlüğe yalan söylemek yalandan sayılır mı4
- hristolojiye göre kıyamet alametleri5
- cabrio araçla takla atmak2
- elinin içine hapşıran insan5
- eylül 2026 şanslı burçları2
- silver ile evlenecek erkek53
- kendisini iten müşteriye saldıran robot2
- dün eski sevgilimin evinde neyse boşver diyen kız2
- arap eli öpmek dudak karartmaz4
- dünyanın yuvarlak olması saçmalığı4
- usual bay bey biraderdir2
- popüler olanı eleştiren ezik entel3
- ıoçk katatese elbise dikti mi sorunsalı7
- sözlükteki linç tayfa6
- az veren candan cok veren maldan5
- sözlükteki linç kültürü12
- deccaliyet çağı6
- bizim uygulamamız bu şekilde4
- akçomarlara gerizekalı muamelesi yapmak2
- dün gece ne oldu12
- keçiören belediyesindeki yasaklı madde testi2
- ek hizmet binası2
- arkadaşlar fasfakirim ya6
- ismet gürbüz ile 81 günde 81 ili dolaşmak2
- melih gökçek11
- son tüketim tarihi geçmiş ilaç9
- yazarlar şuan ne yapıyor4
- göz rengi değiştirme ameliyatı2
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
- herkesin kendini zeki sanması4
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- falıma bakmak için can atan sözlük yazarları4
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- komşunu kendin gibi sev düşmanını da5
- keşm adası2
- sarapci koala59
- götünü yıkamayan bir kızla evlenir misiniz8
- uykusuzluk2
- büyük boy çilekli milkshake 85 tl2
entry'ler (38)
türk sineması yönetmeni.
insanlar ve atlarla gösteriler yapan dünyaca ünlü tiyatro.
http://www.dancentrum.com/?p=37&hid=1275
http://www.dancentrum.com/?p=37&hid=1275
1931 yılında istanbul'da doğan oyuncu, yönetmen ve seneryo yazarı.
1930 yılında istanbul'da doğup 1983 yılında yine istanbul'da vefat eden oyuncu, yönetmen, yapımcı ve seneryo yazarı.
ahmet salih sencer'in hem seneryosunu yazdığı hem de yönetmenliğini yaptığı filmi.
http://www.sinematurk.com/film.php?2782
http://www.sinematurk.com/film.php?2782
1927 yılında samsun'da doğan, 1990 yılında istanbul'da vefat eden türk sineması yönetmeni ve seneryo yazarı. (bkz: çıplaklar)
yazar ahmet isvan'ın yazdığı anı kitabı.
yönetmenliğini ahmet sert'in yaptığı türk western filmi.
http://www.kultur.gov.tr/...62F0FF153038CBC89DF6F466E
http://www.kultur.gov.tr/...62F0FF153038CBC89DF6F466E
yeşilçamda western filmi çeken türk yönetmen. (bkz: intikam hırsı)
Konuya o dönemi hatırlamak için Heredot la girelim:
..Küçük esnafın, el işçilerinin ve aşk satıcısı küçük kızların topladıkları paralarla yükseltilmiş bu anıt.En yüksek yerinde, ben oradan geçtiğim zamanda da beş tane taş blok vardı, üzerlerine kazılı olan yazıtlarda, buna katılan her meslek dalının ne kadar verdiği yazılıydı, bu rakamlara göre en çoğunu bu küçük kızcağızlar vermiş oluyorlardı.şunu da belirteyim Lydia lı halk kızlarının hepsi de, kocaya varıncaya kadar kendilerini satarlar, çeyizlerini bu zanaatla yaparlar, zaten kocaları bile bu kızları ancak kızın kendi isteğiyle yanlarında tutabilirler
Lidyalıların görenekleri şudur ki, Lidyalılar kız çocuklarını orospuluğa bırakırlar. Bizim bildiklerimiz içinde ilk olarak altın ve gümüş para basan ve kullanan ve ilk olarak ufak tefek ticaret işlerine girişenler bunlardır.
ilk para dere yatağındaki elektron denilen işlenebilen fakat değeri olmayan madenden Lydia da basılmıştı.fakat bu değersiz madenin işlenme amacı çift yönlüydü (paranın iki yüzü-doğadaki her şeyin olması gerektiği gibi-)
Birincisi...küçük kızlıktan evlenme dönemine kadar olan yaşantısını çeyizlerini kurmak için
Kendilerini satarak geçiren kızlar. bu dönem alış verişlerinde değiş tokuş yöntemini kullanmakta zorlanıyorlar hem taşınabilir bir değere ihtiyaç duyuyor hem de vergilendirme doğru düzeyde yapılamıyordu
ikincisi.... bu yüzü gerçekten korkunçtu çünkü insanlar koşullanan varlıklardı ve buna alıştıklarında....
En haz duyacakları ilişkiyi belli bir değer üzerinden yaptıklarında tüm ilişkilerini bunun üzerinden yaşıyorlardı.(yani cinsel hazlarının doruğunu para vererek yaşadıklarında para olmadan iktidarları (ereksiyonları) da olmuyordu (kendi eşlerinde dahi) . Tüm iktidar kralın elinde yani hazinesinde toplanıyordu ve herkes ona muhtaçtı)
ilk basılan tüm sikkeler iktidar öğeleri taşımaktadır. bu simgeler erkekliğin yani ereksiyonon simgeleridir. Ve iktidar (kitle ve iktidar tarihinde) ilk defa en güçlü silahını insanların üzerinde psikolojik olarak hakimiyetini kurarak oluşturmuş oluyordu
Kroisos bizim tanıdığımız adla Karun bütün zenginliğini bu vergilendirme ve iktidara ilk defa gerçek anlamıyla sahip olma ilkesiyle elde etti.
Paranın ilk kullanıma girişi havadan halka dağıtılarak (ve bu zeus a adanarak yapılmıştır) başlamıştır.
Bugün mersinde (eski Lidya şehri) görülen macun şenlikleri bu ritüelin bir devamıdır.(baharat yollarının hakimiyeti ile iktidar başka bir boyutta yoluna devam etmiştir.) insanlık tarihinde ne nerede ilk defa başladıysa (hala geçerliliğini koruyan) orda onun izleri mutlaka gözlenir.
Ve yalnızca parayı isteyen gerçekten kim varsa onlarda mutlaka küçük kızlara ilgi gözlenir bu kaçınılmazdır.
..Küçük esnafın, el işçilerinin ve aşk satıcısı küçük kızların topladıkları paralarla yükseltilmiş bu anıt.En yüksek yerinde, ben oradan geçtiğim zamanda da beş tane taş blok vardı, üzerlerine kazılı olan yazıtlarda, buna katılan her meslek dalının ne kadar verdiği yazılıydı, bu rakamlara göre en çoğunu bu küçük kızcağızlar vermiş oluyorlardı.şunu da belirteyim Lydia lı halk kızlarının hepsi de, kocaya varıncaya kadar kendilerini satarlar, çeyizlerini bu zanaatla yaparlar, zaten kocaları bile bu kızları ancak kızın kendi isteğiyle yanlarında tutabilirler
Lidyalıların görenekleri şudur ki, Lidyalılar kız çocuklarını orospuluğa bırakırlar. Bizim bildiklerimiz içinde ilk olarak altın ve gümüş para basan ve kullanan ve ilk olarak ufak tefek ticaret işlerine girişenler bunlardır.
ilk para dere yatağındaki elektron denilen işlenebilen fakat değeri olmayan madenden Lydia da basılmıştı.fakat bu değersiz madenin işlenme amacı çift yönlüydü (paranın iki yüzü-doğadaki her şeyin olması gerektiği gibi-)
Birincisi...küçük kızlıktan evlenme dönemine kadar olan yaşantısını çeyizlerini kurmak için
Kendilerini satarak geçiren kızlar. bu dönem alış verişlerinde değiş tokuş yöntemini kullanmakta zorlanıyorlar hem taşınabilir bir değere ihtiyaç duyuyor hem de vergilendirme doğru düzeyde yapılamıyordu
ikincisi.... bu yüzü gerçekten korkunçtu çünkü insanlar koşullanan varlıklardı ve buna alıştıklarında....
En haz duyacakları ilişkiyi belli bir değer üzerinden yaptıklarında tüm ilişkilerini bunun üzerinden yaşıyorlardı.(yani cinsel hazlarının doruğunu para vererek yaşadıklarında para olmadan iktidarları (ereksiyonları) da olmuyordu (kendi eşlerinde dahi) . Tüm iktidar kralın elinde yani hazinesinde toplanıyordu ve herkes ona muhtaçtı)
ilk basılan tüm sikkeler iktidar öğeleri taşımaktadır. bu simgeler erkekliğin yani ereksiyonon simgeleridir. Ve iktidar (kitle ve iktidar tarihinde) ilk defa en güçlü silahını insanların üzerinde psikolojik olarak hakimiyetini kurarak oluşturmuş oluyordu
Kroisos bizim tanıdığımız adla Karun bütün zenginliğini bu vergilendirme ve iktidara ilk defa gerçek anlamıyla sahip olma ilkesiyle elde etti.
Paranın ilk kullanıma girişi havadan halka dağıtılarak (ve bu zeus a adanarak yapılmıştır) başlamıştır.
Bugün mersinde (eski Lidya şehri) görülen macun şenlikleri bu ritüelin bir devamıdır.(baharat yollarının hakimiyeti ile iktidar başka bir boyutta yoluna devam etmiştir.) insanlık tarihinde ne nerede ilk defa başladıysa (hala geçerliliğini koruyan) orda onun izleri mutlaka gözlenir.
Ve yalnızca parayı isteyen gerçekten kim varsa onlarda mutlaka küçük kızlara ilgi gözlenir bu kaçınılmazdır.
Elif Şafak'ın Mahrem'i.. şişman bir kadının hayatına dair komik ve bazen dayanılmaz notlar, çekik gözlü, mum suratlı bir adam, samur, yaratık.. hayal gücü.. ve gerçek = mutlu son..
Cahit Sıtkı Tarancı'nın ayak takımında bilinmesine sebep şiirindeki kahraman..
(#348028)
(#348028)
Yalnız yalın olmaktır.Doğarken ve ölürken yalnızız geldiğimiz yerden yalnız geliriz,giderken yalnız gideriz.Yaşamaya başladıkmı yalnızlığı sevemeyiz.Aslında gerçek olan her zaman yalnız olmamızdır,arada sırada yalnızlığımızı paylaşacak başka yalnız insanlar alırız hayatımıza.
Çok tatlı,doğal bir kadın. Çarlinin meleği.
Çoğunluğun kabul etmiş, görüş, inanç, tespit gibi konularda,bilmezlerin veya bilmek istemeyenlerin 'karalayıcı ve küçültücü' tavırlar ile eleştirmeleri karşısında, kendilerine hatırlatılan (!) ahlâki bir seviye...
Eskilerimiz derler ki....
Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir...
Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötekdir...
Eskilerimiz derler ki....
Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir...
Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötekdir...
Bazıları üzülecek ama buda arapça.
'sa'leb' tilki anlamına geliyor.
Peki kış aylarında içimizi ısıtan salebin tilki ile alakası ne?
Salep arapça ismi 'husyetül sa'leb' olan bir bitkinin kökünden yapılıyor.
husyetül salep (affınıza sığınarak) 'tilki taşağı' anlamına geliyor..
köklerin tilkinin bu uzvuna benzerliğinden dolayı bu ismi....! ! almışşş? ? ..:=)
'sa'leb' tilki anlamına geliyor.
Peki kış aylarında içimizi ısıtan salebin tilki ile alakası ne?
Salep arapça ismi 'husyetül sa'leb' olan bir bitkinin kökünden yapılıyor.
husyetül salep (affınıza sığınarak) 'tilki taşağı' anlamına geliyor..
köklerin tilkinin bu uzvuna benzerliğinden dolayı bu ismi....! ! almışşş? ? ..:=)
her evlilik potansiyel bir mantık evliliğidir zaten
ister aşık olunsun
ister görücü usulü evlenilsin
ister canı dişine gelmiş bir delikanlı gözüne kestirdiği kızı kaçırsın
ister zorla evlenmek zorunda bırakılsın...
mantık misafirperverdir
oturmak isteyenlere kalk git demez..
ister aşık olunsun
ister görücü usulü evlenilsin
ister canı dişine gelmiş bir delikanlı gözüne kestirdiği kızı kaçırsın
ister zorla evlenmek zorunda bırakılsın...
mantık misafirperverdir
oturmak isteyenlere kalk git demez..
Karşındakinin hissettiklerini anlayabildiğin ve kendini onun yerine koyabildiğin oranda affetme şansı ve ilişkinin kendini yeniden tamir etme ihtimali
hayatın en hüzünlü anı, DELi GiBi sevdiğin insanın buna hiç değmediğini GÖRDÜĞÜN ANDIR ve en büyük kaybın onun için harcadığın yıllardır. Senin aşkını bugün hak etmeyen, bil ki 10 yıl sonra yine hak etmeyecektir.
BIRAK GiTSiN....
BIRAK GiTSiN....