bugün
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz38
- pazar günü sözlükte takılan asosyal ezik9
- flörtöz erkek iticiliği12
- bik bik'in mutfağına konuk olmak13
- sabah aynaya bakarken akıldan geçenler5
- balkonda beyaz atletle oturma keyfi4
- pazarcıların seçtirmemesi5
- bir insanı tanıma yöntemleri3
- kurtlar vadisi doğu türkistan2
- islamda namaz yoktur14
- sabahları nefret edilen şeyler6
- mesih düşmanı cinli türk ateistleri26
- öcalan karı da istiyor akepelilere müjde4
- yaşam enerjisi veren şeyler4
- evde x yapabilirsiniz2
- ben üşümem6
- biber salçası2
- dilbigisisi en iyi olan yazar20
- millet açken bebekkatiline villa yapan akepe4
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri34
- bol tereyağlı iskender7
- troy kart2
- kızıldeniz sonrası hürmüz de tansiyon2
- bir şeyler söyle5
- sakar şakir'in gardrop fuat'ın karısına basması2
- 13 eylül 2026 galatasaray kocaelispor maçı4
- yazarların buluşmak istediği yazar12
- sarman kedi beslemek2
- chatgptyle dertleşmenin artık cidden yapılması6
- gecenin şarkısı10
- boyumun 2 cm kısalması28
- anasonlu nargile5
- küçük şeylerle mutlu olabilen kadın2
- okan buruk13
- dahi anlamındaki de yi ayrı yazmayan sevgili14
- gelecekteki sevgiliye söylenecek şeyler5
- kızlar bakar mısınız13
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı21
- atatürk ün döneminde hiç üniversite kurulmaması15
- sözlük yazarlarının ruh halini anlatan görsel11
- robert pattinson3
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü36
- her ilde üniversite kurulması6
- whynot3
- tutunamayanlar8
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu25
- eski sevgiliyle bakkalda karşılaşmak9
- orta doğu da 4 tane ulus devlet var9
- zengin erkek vs fakir kız4
- chatgpt ile dertleşmek7
dil üzerinden felsefe yapan veya felsefe üzerinden dili anlatan yazardır. analitik felsefecidir.
hayatım boyunca duyduğum en güzel felsefe tanımını yapan filozof:
''Felsefe, dil yoluyla aklımızın şaşkınlığına karşı verdiğimiz bir savaştır.''
bazı zihin açıcı ve ruh uyarıcı aforizmaları ise:
"bir insan kilitli olmayan, ama içeriye doğru açılan bir kapıyı boyuna itiyor, çekmek aklına gelmiyorsa, odada hapistir."
"baskalarinin derinlikleriyle oynama...''
''kendine bak; kendini hiçbir zaman anlamayacaksın. çünkü kendini bir dizi tasarım içinde görüyorsun, sonunda da dağılıp gidiyor hepsi. çünkü kişi kendisine dışarıdan bakamaz, zira kişi kendisinin nasıl göründüğünü sahiden görmez, çıkarsayabilir ancak. kişi kendine gerçi, bu koşullar altında ben, biz başkası için ne derdim, diye sorabilir. ama yanıt şu: bilemezdim. bilseydim de, o başkasıyla ilgili haklı olduğum konusunda bir şey söylemiş olmazdı. kişinin kendi üzerine sığ bir yargıda bulunması, kendisini ucuz bir biçimde şu ya da bu komedinin ya da trajedinin oyuncusu sayması, bunları bir başkası için yapması kadar iğrenç bir şey. düşün ki, başına ne gibi bir mutsuzluk, nasıl bir acı gelirse gelsin, bunu sen kendin hakettin.''
"felsefe sorunlarının çözümü, masaldaki armağana benzer: büyülü şatoda büyülü bir şey gibi görünür, oysa dışarıda, günışığında bakıldığında, sıradan bir demir parçasından başka bir şey değildir."
"düşünmek ve konuşmak. düşünerek konuşmak, işte bu konuşmaktir."
"kendini aldatmamaktan daha zor birşey yok."
"insan, kendi ağrısını bilir; ama başkasının ağrısı olduğuna inanır."
"yazarken, bazen elimi izlerim hayretle... meğer neler biliyormuş elim"
"düşünmeyi istemek bir şeydir, düşünmeye yeteneği olmak başka bir şey."
"çok şey bilen için yalan söylememek zordur."
''ancak kendinde devrim yapabilen devrimci olabilir.''
''Felsefe, dil yoluyla aklımızın şaşkınlığına karşı verdiğimiz bir savaştır.''
bazı zihin açıcı ve ruh uyarıcı aforizmaları ise:
"bir insan kilitli olmayan, ama içeriye doğru açılan bir kapıyı boyuna itiyor, çekmek aklına gelmiyorsa, odada hapistir."
"baskalarinin derinlikleriyle oynama...''
''kendine bak; kendini hiçbir zaman anlamayacaksın. çünkü kendini bir dizi tasarım içinde görüyorsun, sonunda da dağılıp gidiyor hepsi. çünkü kişi kendisine dışarıdan bakamaz, zira kişi kendisinin nasıl göründüğünü sahiden görmez, çıkarsayabilir ancak. kişi kendine gerçi, bu koşullar altında ben, biz başkası için ne derdim, diye sorabilir. ama yanıt şu: bilemezdim. bilseydim de, o başkasıyla ilgili haklı olduğum konusunda bir şey söylemiş olmazdı. kişinin kendi üzerine sığ bir yargıda bulunması, kendisini ucuz bir biçimde şu ya da bu komedinin ya da trajedinin oyuncusu sayması, bunları bir başkası için yapması kadar iğrenç bir şey. düşün ki, başına ne gibi bir mutsuzluk, nasıl bir acı gelirse gelsin, bunu sen kendin hakettin.''
"felsefe sorunlarının çözümü, masaldaki armağana benzer: büyülü şatoda büyülü bir şey gibi görünür, oysa dışarıda, günışığında bakıldığında, sıradan bir demir parçasından başka bir şey değildir."
"düşünmek ve konuşmak. düşünerek konuşmak, işte bu konuşmaktir."
"kendini aldatmamaktan daha zor birşey yok."
"insan, kendi ağrısını bilir; ama başkasının ağrısı olduğuna inanır."
"yazarken, bazen elimi izlerim hayretle... meğer neler biliyormuş elim"
"düşünmeyi istemek bir şeydir, düşünmeye yeteneği olmak başka bir şey."
"çok şey bilen için yalan söylememek zordur."
''ancak kendinde devrim yapabilen devrimci olabilir.''
hakkındaki tek bilgim şudur ve ancak bunu paylaşabiliyorum. lisede felsefe kitabımızda bu adamın resmi vardı. ibne arkadaşlardan brisi "aa g.s.a aynı sana benziyor" dedi. hoca da duydu, "hakkaten ya" diye bir beş dakika geyiğimi yaptılar. sonra derse devam edildi. o zamandan beri kendime yakın hissederim. vitgenştaynı.
görsel
görsel
hayatta yazdığı tek kitabı (bitirme tezi) Tractatus logico-philosophicus'u yayımlayan editöre, okuduklarından hiçbir şey anlamayacak olan okurun kinini kusabilmesi için, kitabın sonuna on-on iki boş sayfa eklemesini önermişti.
analitik felsefe nin gelişiminde önemli bir yeri vardır.
söylenebilen ve söylenemeyen arasında ayrım yapar.
ona göre felsefedeki sonu gelmez tartışmalar dilsel karışıklardan kaynaklanır. Dilin işleyişi tam olarak ortaya çıkarıldığı taktirde , bu karışıklıkların önüne geçilebilir ve dünya gerçekte olduğu şekliyle görülebilir der.
söylenebilen ve söylenemeyen arasında ayrım yapar.
ona göre felsefedeki sonu gelmez tartışmalar dilsel karışıklardan kaynaklanır. Dilin işleyişi tam olarak ortaya çıkarıldığı taktirde , bu karışıklıkların önüne geçilebilir ve dünya gerçekte olduğu şekliyle görülebilir der.
(bkz: akıllı bir deli)
müzmin bir hastalığı vardı: (bkz: Asperger sendromu)
wittgenstein e göre, dünya eşyanın değil, gerçeklerin bir toplamıdır. bu gerçekler de atomik gerçeklerdir. atomik gerçekler, atomik cümlelerle temsil edilir. atomik bir cümlenin gerçek veya olgusal olabilmesi için gerçeği olduğu gibi temsil etmesi gerekir. wittgenstein abi buna temsil teorisi diyor. buna göre dil, geleneksel olarak en basit elementer cümlelerdir. bunlardan(ve, veya, o halde) bağlarla moleküler cümleler teşkil edilir. bir moleküler cümlenin doğru olabilmesi için kendisini teşkil eden atomik cümlelerin doğru olması gerekir.
1914 de, çalışırken daha sakin bir ortam olması için songe fiyordunun arkasına tahtadan bir kulübe yapmış kendine. helal reyiz.
http://pbs.twimg.com/media/BHFXjy3CAAAyK71.jpg:large
http://pbs.twimg.com/media/BHFXjy3CAAAyK71.jpg:large
terry eagleton'un azizler ve alimler isimli romanına konu olmuştur.
thomas bernhard'ın wittengstein'in yeğeni isimli bir romanı vardır.
thomas bernhard'ın wittengstein'in yeğeni isimli bir romanı vardır.
norveç fyortlarında beraber dolaştığımı düşlediğim düşünür.
tractatus eserinde şöyle der: benim dilimin sınırları, benim dünyamın sınırlarını gösterir.
demokrasi insanları sayar, halbuki onları tartmak gerekir...
en sevdiğim filozoftur kendisi. gaydir. sevgilisini savaşta kaybetmiştir. viyana çevresinin hep peşinde koştuğu aksi yazardır. russel'ın keşfi, öğrencisidir. Adolf Hitler ile ortaokul sınıf arkadaşı olduğu söylenir falan filan. ünlü "dilimin sınırları dünyamın sınırlarıdır" sözünün sahibidir. Aslında sanıyorum onu en iyi şurası anlatmış: http://www.critical-theor...t-philosopher-all-google/
felsefi soruşturmalar kitabını şiddetle tavsiye ettiğim yazar, amma velakin dili çok imgesel ve ağırdır..conta yaktırabilir.
20. yüzyıl felsefesinin önde gelen filozof ve matematikçilerinden.
aşağıda kendi felsefesini ve geçiş döneminde russell'la olan etkileşiminin izleri vardır.
Felsefi hastalığın ana nedeni-tek yanlı bir diyet:insanın düşüncesini yalnızca tek bir örnekle beslemesi.
Düşünmeye bir sınır çizmek için, bu sınırın iki yanınıda düşünebilmemiz gerekirdi (yani düşünülmeye elvermeyeni düşünebilmemiz gerekirdi.) Sınır, öyleyse, yalnızca dilin içinde çizilebilecektir ve sınırın ötesinde kalan düpedüz saçma olacaktır.
Ad vermek, bir şeye etiket iliştirmekten farksızdır.
Ancak kendinde devrim yapabilen devrimci olabilir.
Başkalarına, senin için ifade ettiğinden daha fazla bir şey ifade edemez. Sana neye mal olmuşsa, onlar da o kadar ödeyecekler.
Başkalarının derinlikleriyle oynama.
Ben her nesneyle nesnel olarak karşılaşır, ama ben'le karşılaşmaz.
Bir sözcüğün anlamı, onun dil içindeki kullanımıdır.
Bir insan kilitli olmayan, ama içeriye doğru açılan bir kapıyı boyuna itiyor, çekmek aklına gelmiyorsa, odada hapistir4 Kasım 2007
Dil dünyayı resmeder.
Dünya, nesnelerin değil olguların toplamıdır.
Dilimin sınırları, dünyamın sınırlarıdır.
Demokrasi insanları sayar, halbuki onları tartmak gerekir.
Dünyadaki başka insanların bana dünya hakkında söyledikleri, benim dünya deneyimimin çok küçük ve önemsiz bir kısmıdır.
Eğer bir aslan konuşabilseydi, onu anlayamazdık.
Eğer insanlar hiç salakça şeyler yapmasaydı, akıllıca işler yapılamazdı.
Eğer doğruyu söylemek işimize yaramıyorsa neden doğruyu söyleyelim ki?
Felsefenin amacı nedir? Şişeye düşen sineğe çıkış yolunu göstermektir.
Felsefenin amacı felsefeyi yok etmektir.
Felsefede ben'den, psikolojik olmayan anlamda söz edilebilecek ve edilmesi gereken bir yol vardır.
Hakkında konuşamayacağımız şeylerde sessiz kalmamız gerekir.
Kolum yukarı kalkar olgusunu kolumu yukarı kaldırırım olgusundan çıkarırsak geriye ne kalır? insan kalır.
Korku, hayat hakkındaki yanlış bir kanaatimizden kaynaklanıyor.
Mantığın tüm önermeleri totolojinin genellemeleridir ve totolojinin tüm genellemeleri mantığın önermeleridir, bunlardan başka mantıksal önerme yoktur.
Neden buradayız bilmiyorum, ama eğlenmemiz için olmadığı kesin.
Şişenin içinden dışarı çıkmak isteyen ama sürekli cama toslayarak, sersemleyen sineğe:
dışarısını görebilirsin...bunu anlıyorum, ama asla dışarı çıkamazsın! ..sen cama toslamaya mahkumsun!
Tarihin benimle ne işi var? benimki ilk ve tek dünya.
Temellendirilmiş inanışın temelinde, temellendirilmemiş inanış yatar.
Üzerine konuşulamayan konusunda susmalı.
kaynak: http://tr.wikiquote.org/wiki/Ludwig_Wittgenstein
aşağıda kendi felsefesini ve geçiş döneminde russell'la olan etkileşiminin izleri vardır.
Felsefi hastalığın ana nedeni-tek yanlı bir diyet:insanın düşüncesini yalnızca tek bir örnekle beslemesi.
Düşünmeye bir sınır çizmek için, bu sınırın iki yanınıda düşünebilmemiz gerekirdi (yani düşünülmeye elvermeyeni düşünebilmemiz gerekirdi.) Sınır, öyleyse, yalnızca dilin içinde çizilebilecektir ve sınırın ötesinde kalan düpedüz saçma olacaktır.
Ad vermek, bir şeye etiket iliştirmekten farksızdır.
Ancak kendinde devrim yapabilen devrimci olabilir.
Başkalarına, senin için ifade ettiğinden daha fazla bir şey ifade edemez. Sana neye mal olmuşsa, onlar da o kadar ödeyecekler.
Başkalarının derinlikleriyle oynama.
Ben her nesneyle nesnel olarak karşılaşır, ama ben'le karşılaşmaz.
Bir sözcüğün anlamı, onun dil içindeki kullanımıdır.
Bir insan kilitli olmayan, ama içeriye doğru açılan bir kapıyı boyuna itiyor, çekmek aklına gelmiyorsa, odada hapistir4 Kasım 2007
Dil dünyayı resmeder.
Dünya, nesnelerin değil olguların toplamıdır.
Dilimin sınırları, dünyamın sınırlarıdır.
Demokrasi insanları sayar, halbuki onları tartmak gerekir.
Dünyadaki başka insanların bana dünya hakkında söyledikleri, benim dünya deneyimimin çok küçük ve önemsiz bir kısmıdır.
Eğer bir aslan konuşabilseydi, onu anlayamazdık.
Eğer insanlar hiç salakça şeyler yapmasaydı, akıllıca işler yapılamazdı.
Eğer doğruyu söylemek işimize yaramıyorsa neden doğruyu söyleyelim ki?
Felsefenin amacı nedir? Şişeye düşen sineğe çıkış yolunu göstermektir.
Felsefenin amacı felsefeyi yok etmektir.
Felsefede ben'den, psikolojik olmayan anlamda söz edilebilecek ve edilmesi gereken bir yol vardır.
Hakkında konuşamayacağımız şeylerde sessiz kalmamız gerekir.
Kolum yukarı kalkar olgusunu kolumu yukarı kaldırırım olgusundan çıkarırsak geriye ne kalır? insan kalır.
Korku, hayat hakkındaki yanlış bir kanaatimizden kaynaklanıyor.
Mantığın tüm önermeleri totolojinin genellemeleridir ve totolojinin tüm genellemeleri mantığın önermeleridir, bunlardan başka mantıksal önerme yoktur.
Neden buradayız bilmiyorum, ama eğlenmemiz için olmadığı kesin.
Şişenin içinden dışarı çıkmak isteyen ama sürekli cama toslayarak, sersemleyen sineğe:
dışarısını görebilirsin...bunu anlıyorum, ama asla dışarı çıkamazsın! ..sen cama toslamaya mahkumsun!
Tarihin benimle ne işi var? benimki ilk ve tek dünya.
Temellendirilmiş inanışın temelinde, temellendirilmemiş inanış yatar.
Üzerine konuşulamayan konusunda susmalı.
kaynak: http://tr.wikiquote.org/wiki/Ludwig_Wittgenstein
eserlerini okumayanlar muhakkak okumalı, buna değer...
' "Mantıkla çelişen" bir şeyi ortaya koymak, yapılamayacak bir şeydir, tıpkı, geometride uzam yasalarıyla çelişen bir şekli koordinatlarıyla ortaya koymak ya da var olmayan bir noktanın koordinatlarını vermek gibi.'
Sözlerinin sahibi neopozitivizm savunucusu * felsefeci. bertrand russell ile benzer fikirleri olduğu söylenir.
Sözlerinin sahibi neopozitivizm savunucusu * felsefeci. bertrand russell ile benzer fikirleri olduğu söylenir.
tractatus isimli eserinin işlediği konulardan biri, dil ile dünya arasındaki ilişkilerdir; dış dünya hakkında nelerin söylenebileceği ve nelerin ise sadece gösterilebileceğidir. wittgenstein dilin altında mantıksal bir yapının yattığnı iddia eder. bu yapı anlamlı olarak söylenebileceklerin (dolayısıyla da düşünülebileceklerin) sınırlarını belirler. ona göre, dilin sınırları felsefenin de sınırlarıdır. felsefe birikiminin önemli bir kısmı söylenemeyecek olanı söylemeye çalışma çabalarından oluşur. "bir şekilde söyeyebilediğimiz şey açıkça söylenebilir" diye iddia eder. bunun ötesinde olan hiçbir konu (din, ahlak estetik ve gizemli konular) tartışılamaz. bu konuların kendileri anlamsız değildir. ama onların hakkında söylenenler anlamsızdır. bu çerçevede, kitabın sunuş kısmında şöyle yazar: "bu nedenle bu kitap, düşünmeye, ya da daha doğrusu düşünmeye değil de düşüncelerin ifadesine bir sınır çizecektir. çünkü, düşünmeye sınır çizebilmemiz için bu sınırın her iki tarafını da düşünebilmemiz (bu şekilde de düşünülemez olanı düşünebiliyor olmamız) gerekirdi.
tractatus adlı en bilinen yapıtının dili ağırdır. ancak kelimelerden çok mimik ve hareketlerin zaman zaman iletişimde ön plana çıkması gerektiği savını ortaya atar.
En ilginç felsefe tanımlarından birini yapmıştır: insan kavanozun içine kapatılmış bir sinek gibidir, felsefenin görevi ona o kavanozdan nasıl çıkacağını göstermektir.
felsefeyi bitirmeyi amaçlamış felsefeci.
tractatus logico philosophicus adlı eseri ile dili ideal mantıksal zemine oturtmaya çalışmıştır. dili dünyanın resimlerinin toplamı, dünyayı da olguların toplamı olarak görür. en yakın arkadaşı bertrand russell dahil kimsenin eserini anlayamadığını iddia etmiştir. felsefenin sonunu getirdiğini, artık felsefe yapmamak, susmak gerektiğini söylemiş, sonra 10 sene boyunca tası tarağı toplayıp inzivaya çekilmiş ve neden sonra, dünyanın anlamakta aciz kaldığı ünlü eserinin hemen her cümlesinin yanlış olduğunu söylemiştir. yerine philosopische untersuchungen adlı nihai eserini yazmıştır. adeta yok pardon, bu sefer bitirdim felsefeyi demiştir. dışarıdan bakıldığında depresif, ruh hastası, eşcinsel, kibirli ve çelişkili bir insan olarak görülebilir. ancak ortaya koyduğu eserler ile 20. yüzyılın en büyük filozoflarından sayılmakta bence de haklıdır. solipsizme getirdiği yeni tarz bir çözüm epistemoloji açısından özgündür.
tractatus logico philosophicus adlı eseri ile dili ideal mantıksal zemine oturtmaya çalışmıştır. dili dünyanın resimlerinin toplamı, dünyayı da olguların toplamı olarak görür. en yakın arkadaşı bertrand russell dahil kimsenin eserini anlayamadığını iddia etmiştir. felsefenin sonunu getirdiğini, artık felsefe yapmamak, susmak gerektiğini söylemiş, sonra 10 sene boyunca tası tarağı toplayıp inzivaya çekilmiş ve neden sonra, dünyanın anlamakta aciz kaldığı ünlü eserinin hemen her cümlesinin yanlış olduğunu söylemiştir. yerine philosopische untersuchungen adlı nihai eserini yazmıştır. adeta yok pardon, bu sefer bitirdim felsefeyi demiştir. dışarıdan bakıldığında depresif, ruh hastası, eşcinsel, kibirli ve çelişkili bir insan olarak görülebilir. ancak ortaya koyduğu eserler ile 20. yüzyılın en büyük filozoflarından sayılmakta bence de haklıdır. solipsizme getirdiği yeni tarz bir çözüm epistemoloji açısından özgündür.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar