bugün
- israile atom bombası atmak8
- kendi klanına laf edilince hoplamak6
- velvet60
- kadınların cinsel başlıkları eksilemesi5
- hayattaki en değerli şeyler8
- spor ayakkabı4
- sekiz aydır masturbasyon yapmıyor olmak7
- friedrich hegel la bi cay icek14
- arabayla dağdan inerken dinlenecek şarkılar7
- yazarların favori giyim markası9
- dudaktan öpüşmek neden seksle bağlantılı5
- hangi ülkelerden ne alınabilir3
- geceye bir fotoğraf bırak2
- 20 ağustos 2026 trabzonspor ferencvaros maçı4
- yakışıklı erkek denince akla gelen isim4
- gecenin metal şarkısı2
- crush3
- sevişirken ölmek2
- kova burcunun su grubu yerine hava grubunda olması3
- binanın çatısına cami hoparlörü koymak3
- asosyal yazar2
- insan olmaya ceyrek kala15
- eylül ayı2
- mohamed salah ghaly4
- yargıya güvenen varsa yazsın9
- sigara içmeyi bırakmak istememek8
- gocu bey reyiz birader bey yazardır2
- reis2
- gocu3
- alparslan kuytul15
- 2026 ekonomik krizi16
- migros'a sorulacak tek soru23
- evde soğuk kahve yapımı7
- sözlükte güzel kız olmaması sorunsalı8
- bilinçaltı algılama6
- sözlük yazarlarının karşılaştığı garip olaylar7
- aleksey batrakov28
- bir sözlük yazarını kıskanmak13
- beşiktaş8
- migros'tan alışveriş yapınca elit olduğunu sanmak6
- kadınları aşağılamanın moda olması7
- zeka içerikli entry vs bilgi içerikli entry8
- yalnızlıkla sevişmek5
- mini etek giyen öğretmen2
- victor osimhen20
- erotik şiir4
- iş vs seks2
- osuruktan şiirler60
- hurdacıya gidiyorum7
- arkadaşlarla bir anda nepal'e gitmek4
entry'ler (1063)
gözlemlenmiş bir tespittir. tanımı girdiysek devam edelim, aslında oy vermek kolay bir eylemdir artı ve ya da eksi fark etmeksizin. ikisi içinde oklara basılır ancak ben "eksi vermenin artı vermekten daha yaygın olması" başlığını açacakken, bu başlığa denk geldim ve durumu bu başlığa yazmamın daha uygun olduğunu düşündüm. artı vermek sanki olandan daha iyisi yapılacaksa verilecek bir şey gibi kullanılıyor, iyi bir entry varsa bu zaten olması gerekendir denilerek geçiliyor. Entry harika olmalı ki artı oy verilsin mantığı var. tabi bu mantık eksi verirken aynı şekilde işlemiyor. entry kötü olmasa bile kişi beğenmezse veriyor eksiyi. hani artı için entynin harika olması gerekiyor, aynı şekilde eksi için de entrynin aşırı berbat olması gerekiyor. ne yazık ki öyle olmuyor, eksi bol keseden kullanılırken, artı vermek bir devletteki evrak işi gibi uğraştırıyor. bu yüzden troller saygınlaşıyor, eksi oy almak kolay olunca artı karma için kasmayayım fikirlerimi dehşet bir dille yazayım da millet eksilesin diyor. mutlak değer içinde karması yüksek görünüyor hani eksiler artıya çevrilir ya. gerçi karma için kasanlar, artı almak için çırpınanlar varsa kendilerine yazık ederler. insanların intihar ettiği, açlıktan öldüğü, anlamsız savaşlarda can verdiği bir dünya bile dönmeye devam ediyor. o yüzden ha bir yazar fazla ha bir yazar eksik, sözlük dönmeye devam edecektir. gerçi her şeyi ölüme sabitleyip hesap yapınca daha bir çok şey manasız geliyor insana ama vakit geçsin diye sözlükte yazmak hoş. sadece bu artı ve eksilerin böyle uygunsuz kullanımı hoş değil, bana göre değil. teşekkürler herkese.
bir iki haftadır burada takılan ve aynı zamanda ben olan yazardır, ne olduğu belli olmayan 10 yılda çok değişen biridir. iyi ya da kötü anlamda dünya değişmişken, kendisinin değişmemesi imkansızdır. sessiz sedasız sözlüğe geldi ve gene sessiz sedasız gidecektir. belki geri dönüşüm davulla zurnayla karşılanmadı ama gidişim için "hadi s**tir git" sesleri arasında olacak gibi, gerçi o bile olmaya bilir. ben kimim ki? aslında ben kim olduğumu biliyorsam, insanların benim kim olup olmadığı bilmesine gerek yok. ya beni 10 önceki halimle hatırlayanlar olacaktır ya da o 10 yıl önceki insanlar da artık buralarda pek olmadıklarına göre beni hiç tanımamış, görmemiş, iki kelime etmemiş insanlar gelip 10 yıl önceki yazdıklarımla beni yargılayacaklar. ne sizler yargıçsınız ne de ben önünüze gelmiş sanık. ben biraz daha buralarda takılıyorum, kendinize ve bana dikkat edin.
10 yıl önce eziklik, fakirlik ya da uzaktan birinin cemiyeti çeyrek yeter diyenlerin eylemiyken şimdi zenginlik göstergesidir. millet gram taksam mı takmasam mı derken, kimileri yarım gram takarız para takmak ayıp olur derken çeyrek takan ben zenginim diye haykırır adeta.
aslında yaş ve cinsiyetle sınırlı olmayan bahanelerdir. en yaygın olanı: kafama göre birini bulamadım ya, bulsam vallahi evlenirim.
normal olan bir durumdur. gerçi yıllar önce bana çok çılgınca gelen hatta denemekten çekindiğim bir şey gibi gelse de bu denenecek ya da utanacak bir şey değilmiş, normal bir şeymiş. eğer alkol kişiyi çok bozuyorsa şehirlerarası otobüse değil minibüse bile binmesin, kaldırımda bile yürümesin. başıma geldi, geçtiğimiz yıl biraz fazlaca içmiş ama kendimi bozmamış bir şekilde otobüse bindim, yol boyunca sakince uyudum.
diktatör olmanın kendisi çılgınca bir şeydir zaten ve diktatör olunca yapılacak şeylere çılgınlık diyebiliriz. bir çılgınlık örneği vereyim: kendimi hem devlet başkanı hem de iktidar partisi başkanı ilan eder, sonra dinin dünyadaki temsilcisi duyurur, orduyu hatta tüm kolluk kuvvetleri kendime bağlardım. hatta halkı toplar, hepsi birlikte bana "allah" desinler der isterdim.
genellikle duygusal olan anlardır, hani ruh çocuk ama beden yetişkin olunca duygulanmamak elde değil. dün babam marketten gelirken bana çikolata getirmiş (27 yaşındayım ve hala marketten gelirken bisküvi ya da gofret alır) ama diğer elinde oyuncak uçak vardı kime diye sordum, kendine aldığını söyledi, şaka yapıyor sandım hani torunlara (abimin çocukları) aldı sandım ama küçükken hiç uçağı olmadığını söyledi. ben odamdayken babam tek başına yemek hazırlanana kadar halıda oynamış, yemekteyken annemden duydum. yemekten sonra aldım uçağı elime ben de halıya oturup babamı çağırdın. ikimiz birlikte o uçakla oynadık. bu da böyle bir anımdı, belki şuan işte olmasam çekilir bir kenara babamla olan tüm güzel anılarımı hatırlayıp ağlarım.
sözlüklerin eski ortamı kalmadığı zamanda pek de önemli olmayan bir şeydir. kim nerede okumuş nerede yazmış, çok da şey etmemek lazım.
bir zamanların efsanevi yapılamayan hareketiydi. efsanevi olabilir ama iğrenç olduğu da gerçek.
bazen özel bazense özel olmayan sebeplerdir. alkol almak için sebebe kim ihtiyaç duyar ki?
sadece hayattan değil yaşamaktan da soğutan şeylerdir. mesela, cennet vatanımızda cennette yaşar gibi yaşayamamak. bizimki yaşamak değil, hayatta kalmak.
annelerin artık alışkınlıktan söylediği sözlerdir. mesela benimki hala bana "işe gir, evlen yuvanı kur." diyor halbuki 27 yaşındayım ve pekçok işe girdim çıktım ve şuan işim var ama gene aynı cümleyi kurar.
doğru yazımı makine olan kelimenin yanlış ama yangın kullanış biçimi.
nadide eğitim kurumlarından biridir. her kurum kendine has ve özeldir ki beni 9 yıl önce mezun etmiş bir lisedir. gerçi bıraktığım izler yavaş yavaş siliniyormuş, adımın geçtiği efsaneler unutuluyormuş ama bu pandemi biter de ansızın bir gece baskına gider ve kendimi hatırlatırım.
iyi niyetli olan teyzedir de neden yemek götürmek yerine yemek gönderiyor, o kısmı çözemedim.
bir zamanlar sözlükte bizi karşılayan reklam görselindeki kadındır. aynı zamanda "old turnusolu" diyebiliriz. aramızda kalsın olayı hatırlıyorum ama görseli unutmuşum, başlığın galeri kısmında vardı ama onu bile silmişler. sözlüğe dair ne hatırlıyorsam birer birer kaybolmuş.
sözlük yazarlarının özlediği şeylerin listelendiği başlığın adıdır. mesela ben, 2011 yılı uludağ sözlüğünü özlüyorum.
genel olarak insana olan güveni azaltan bir eylemdir ancak siyasetçiyseniz bu hiç problem değildir. aksine siyasetçilerin yalanları alkışlanır.
normal olan şeydir, misafirin evindeki tuvalet sadece ev halkına özel yapılmamıştır. evine misafir çağıran kişi, misafire tuvaleti de kullanma hakkı tanır. bazıları bu davranıştan çekinir ancak yatıya gittiğiniz bir misafirlikse elbet o tuvalet kullanılacaktır.
yaptığı şey farklı olan insandır. evde kedi köpek ve benzer evcil hayvanlar beslenebilir ama olay da burada zaten, evcil hayvan. tavuk ise kümes hayvanıdır.