bugün
- saç traşı olmuyorum hadi bakalım5
- dünüşü4
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor2
- 53 bin düzensiz göçmenin geri dönüşü3
- bezaz'a gidip bir top basma ve pazen alan kezo2
- zengin yuzırlar2
- dünüşüyle evlenen adam2
- gavurlarla kadın erkek karışık hamama gitmek2
- yunanistan29
- tekne turu14
- ismet efendi'nin yurdumuza ziyareti3
- şimdi mokv olacaktı2
- eğitimin anlamsızlığı3
- en son aldığınız iltifat14
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı10
- sevişirken video çekmek11
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi2
- türk ateisti3
- sözlük yazarı dövmek3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- dekolteye bakar mısınız15
- nureddin mahmud zengi2
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin22
- irmik helvası vs un helvası18
- sabahın köründe denize girmek2
- gebze2
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak30
- japonya23
- abd ve israil'in iran'ı vurma planı2
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- cem küçük10
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti16
- balıkesir vs eskişehir2
- gürcistan26
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması12
- sözlük erkeklerinin helvaları11
- en iyi simit hangi şehirdedir23
- üşüyen erkek12
- sözlükten birinden hoşlanmak3
- erkelerin ayak bileğini gösterme çabadı10
- sözlüğün bitmesi3
- sözlük kızları nerede3
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası11
- ctrlx22
- gelecek partisi'nin kapanması12
- adanalı ateist10
- ketçap aromalı ruffles10
- nebiye salat ve resule itaat4
- anın görüntüsü12
- macar pasaportuyla 184 ülkenin vizesiz gezilmesi12
'' Akla rezillik olarak görünen birşeyi yürek tam bir güzellik sayıyor.Güzellik korkunç olduğu kadar bir sır.burada tanrı şeytanla savaşıyor.savş meydanı ise insanların yüreği.'' bu mükemmel sözleri içinde barındıran dostoyevski başyapıtıdır.Orhan Pamuk tarafından en iyi roman olarak nitelendirilmektedir.
dün aldığım ve fazla okuma fırsatı bulamadığım kitap. Henüz 30 kusuruncu sayfasında olmama rağmen kitap kalitesini belli etmeye başladı. Sizi alın diye tavsiye edemem çünkü kitabı bitirmedim ama ben aldığıma pişman değilim diyebilirim.
empati yeteneğinin doruklarına vardıran kitap. nijerya da bir dramdan ingiltere'ye uzanan bir hikaye örgüsü var. ''sen olsaydın ne yapardın? '' sorusunu sıkça okuyucuya sordurduğunu düşünmekteyim.
chris cleave'e ait, kafamda kocaman soru işareti oluşturmuş kitap.
bir kitap sitesi okuyucuya bu kitap aldırmayı amaç edinmişcesine tanıtım yapmış.
ama ne tanıtım!
tanıtımı okuyucunca kesinlikle okumanız gerektiğini, okumazsanız çok şey kaçırdığınızı, size verilmiş bir ödevmişcesine yerine getirmeniz dahilinde bir sorumluluk falan aldığınızı düşünüyorsunuz. harika bir kitap keşfettim diye sevinirken, kitap için yapılan yorumlar sizi hayal kırıklığına uğratıyor ve almaktan vazgeçiyorsunuz...
ama yok arkadaş! takılıp kaldım ben okumam lazım!
bir kitap sitesi okuyucuya bu kitap aldırmayı amaç edinmişcesine tanıtım yapmış.
ama ne tanıtım!
tanıtımı okuyucunca kesinlikle okumanız gerektiğini, okumazsanız çok şey kaçırdığınızı, size verilmiş bir ödevmişcesine yerine getirmeniz dahilinde bir sorumluluk falan aldığınızı düşünüyorsunuz. harika bir kitap keşfettim diye sevinirken, kitap için yapılan yorumlar sizi hayal kırıklığına uğratıyor ve almaktan vazgeçiyorsunuz...
ama yok arkadaş! takılıp kaldım ben okumam lazım!
konu itibariyle güzel, sürükleyici ve bağlayıcı bir anlatıma sahip, arada verdiği mesajlarla ağırlık kazanmaya çalışmış bir eser. sıkılmadan, bir solukta okunan kitaplardan. tavsiye olunur.
afrika ve avrupa'daki hayatın arasındaki uçurumu gözler önüne seren kitaptır. kitabın sonundaki atasözü ise gerçekten çok manidardır.
kitaptan;
"Eğer yüzün hayatın ağır tokatlarıyla şiştiyse, gülümse ve şişman bir adammışsın gibi davran". *
"Eğer yüzün hayatın ağır tokatlarıyla şiştiyse, gülümse ve şişman bir adammışsın gibi davran". *
fedakarlık nedir gösteren kitap. okuyun pişman olmayacaksınız.
-- alıntı--
"Barış, insanların birbirlerine gerçek adlarını söyleyebildikleri bir zamandır."
--alıntı-----
-- alıntı--
"Barış, insanların birbirlerine gerçek adlarını söyleyebildikleri bir zamandır."
--alıntı-----
kraliçeyle udo'yu kıyaslayabileceğiniz bir kitaptır. ikisi arasındaki farkları kollarınızı sonuna dek açarak betimlenebilir. uçurtma avcısına ve bin muhteşem güneş'e benzemektedir. ayrıca (bkz: tadından yenmez).
göz açıp kapayıncaya kadar bitti sanki. küçük arının varlığını öyle benimsemişim ki, arada kitabı tekrar okumak gerekecek gibi. karakterler hayal ürünü fakat durumu küçük arıdan da kötü milyonlarca insan olduğunu anlıyoruz chris cleave sayesinde.
halinize şükretmek, biraz gülmek biraz da ağlamak için bu kitabı okuyabilirsiniz.
halinize şükretmek, biraz gülmek biraz da ağlamak için bu kitabı okuyabilirsiniz.
Birebir böyle bir durumla karşılaşmamızın pek olağanlığı olmamasına karşın hayatımızın bir köşesinde kulağımızda küpe niyetine taşıyabilceğimiz sürükleyici bir kitap.
bir solukta bitirilecek ve okunduktan sonra hayatımızda hep var olacak olan etkileyici bir hikaye. günümüzün önemli sorunlarından biri olan mültecilik gibi bir konuyu işleyen ve bunu da gerçek ismi udo olan küçük arı lakaplı nijeryalı bir kız üzerinden anlatan akıcı bir kitap. özellikle emperyalizm gibi bir kavramın eleştirildiği ve bu uğurda insanların başlarına neler geldiğini anlatan, kapağındaki resmiyle de daha başlamadan merak uyandıran önemli bir yapıt. "barış binsanların birbirlerine gerçek adlarını söyledikleri bir zamandır" kitabın arka kapağında yer alan eşsiz cümle.
sürükleyici ne zaman sona geldim hala inanamıyorum.
her şey güzel buradaki iyi olan bütün yorumları bir daha yazma gereği görmüyorum. yinede;
gidişat iyi,
konu iyi,
anlatım iyi,
karakter, olay örgüsü iyi.
ama o final ne? bütün kitabı boşuna mı okudum ben hissi yaratmıştır.
gidişat iyi,
konu iyi,
anlatım iyi,
karakter, olay örgüsü iyi.
ama o final ne? bütün kitabı boşuna mı okudum ben hissi yaratmıştır.
Beni en çok etkileyen bölümü:
Nijerya'dan kaçan kız anlatır;
''Macera nedir? Bu, maceraya nerede başladığınıza bağlıdır. Sizin ülkenizdeki küçük kızlar, çamaşır makinesi ile buzdolabının arasındaki boşluğa gizlenip, etraflarının yeşil yılanlar ve maymunlarla sarılı olduğu bir ormanda olduklarını hayal ederler. Ben ve ablam, yeşil yılanlar ve maymunlarla dolu ormanda bir boşluğa gizlenip, çamaşır makinemiz ve buzdolabımız olduğunu hayal ederdik.''
Şehir hayatının hazırcılığı içerisinde kaybolan insanlara, uzak diyarlarda hiç de alışık olmadıkları sıkıntıların yaşandığını gösteren severek okuduğum bir kitap. Tavsiye edilir...
Nijerya'dan kaçan kız anlatır;
''Macera nedir? Bu, maceraya nerede başladığınıza bağlıdır. Sizin ülkenizdeki küçük kızlar, çamaşır makinesi ile buzdolabının arasındaki boşluğa gizlenip, etraflarının yeşil yılanlar ve maymunlarla sarılı olduğu bir ormanda olduklarını hayal ederler. Ben ve ablam, yeşil yılanlar ve maymunlarla dolu ormanda bir boşluğa gizlenip, çamaşır makinemiz ve buzdolabımız olduğunu hayal ederdik.''
Şehir hayatının hazırcılığı içerisinde kaybolan insanlara, uzak diyarlarda hiç de alışık olmadıkları sıkıntıların yaşandığını gösteren severek okuduğum bir kitap. Tavsiye edilir...
merak uyandıran kitap an itibariyle okumaya başlıcam, şöyle yazıyor arkasında, bu kitabı okuduğunuzda herkese anlatmak isteyeceksiniz, bunu yaptığınızda, lütfen neler olduğunu anlatmayın, çünkü bütün büyüolayların akışında.
çok güzel bir kitaptır. özel bir hikayesi vardır. okunmalıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar