bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri33
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- yazarların akşam yemekleri5
- claudian clouds33
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- alışkanlığı karakter sanmak2
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız6
- allah11
- victor osimhen2
- true'nun engelli olması6
- okan buruk9
- cumartesi gecesi sıkıcılığı2
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- amedspor maçından korkmak3
- sapık başlık açarken sapıklığa uğramak2
- sarapci koala hatayi33
- sözlük kızlarının kekleri24
- remote çalışırken slack te flört etmek2
- meriç dükalığı8
- tai lung8
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- başkalarının istediği gibi yaşamak2
- evliliğin bir tür mutualizm olduğu gerçeği2
- sevdiğiniz yazarlar8
- islam düşmanı olmak için israil'i desteklemek2
- seni tanıyorum3
- özürlü diyerek hakaret ettiğini sanmak4
- islamda namaz yoktur30
- çok yorgun geçirilen bir günün ardından2
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- seri eksicinin iq düzeyi4
- true'nun idrak yolları enfeksiyonu sorunu4
- insan kimse bakmıyorken yaptığı şeydir2
- uğurcan çakır3
- amedspor'un süper ligin lideri olması3
- var ekranı2
- fusya semsiyeli yabanci22
- moral olsun bik bik ime2
- gözünde büyüttüğün insanın çok da şey olmaması4
- gecenin şarkısı17
- okan çık hesap ver4
- kürdistan10
- seri eksiciyi köçek gibi oynatmak3
- icat edilmesi beklenen şeyler2
- galatasaray10
- sözlüğün ölü gibi olması5
- kadir inanır'ın mirası4
- dantelli sütyen takan erkek12
- habire124
'' Akla rezillik olarak görünen birşeyi yürek tam bir güzellik sayıyor.Güzellik korkunç olduğu kadar bir sır.burada tanrı şeytanla savaşıyor.savş meydanı ise insanların yüreği.'' bu mükemmel sözleri içinde barındıran dostoyevski başyapıtıdır.Orhan Pamuk tarafından en iyi roman olarak nitelendirilmektedir.
dün aldığım ve fazla okuma fırsatı bulamadığım kitap. Henüz 30 kusuruncu sayfasında olmama rağmen kitap kalitesini belli etmeye başladı. Sizi alın diye tavsiye edemem çünkü kitabı bitirmedim ama ben aldığıma pişman değilim diyebilirim.
empati yeteneğinin doruklarına vardıran kitap. nijerya da bir dramdan ingiltere'ye uzanan bir hikaye örgüsü var. ''sen olsaydın ne yapardın? '' sorusunu sıkça okuyucuya sordurduğunu düşünmekteyim.
chris cleave'e ait, kafamda kocaman soru işareti oluşturmuş kitap.
bir kitap sitesi okuyucuya bu kitap aldırmayı amaç edinmişcesine tanıtım yapmış.
ama ne tanıtım!
tanıtımı okuyucunca kesinlikle okumanız gerektiğini, okumazsanız çok şey kaçırdığınızı, size verilmiş bir ödevmişcesine yerine getirmeniz dahilinde bir sorumluluk falan aldığınızı düşünüyorsunuz. harika bir kitap keşfettim diye sevinirken, kitap için yapılan yorumlar sizi hayal kırıklığına uğratıyor ve almaktan vazgeçiyorsunuz...
ama yok arkadaş! takılıp kaldım ben okumam lazım!
bir kitap sitesi okuyucuya bu kitap aldırmayı amaç edinmişcesine tanıtım yapmış.
ama ne tanıtım!
tanıtımı okuyucunca kesinlikle okumanız gerektiğini, okumazsanız çok şey kaçırdığınızı, size verilmiş bir ödevmişcesine yerine getirmeniz dahilinde bir sorumluluk falan aldığınızı düşünüyorsunuz. harika bir kitap keşfettim diye sevinirken, kitap için yapılan yorumlar sizi hayal kırıklığına uğratıyor ve almaktan vazgeçiyorsunuz...
ama yok arkadaş! takılıp kaldım ben okumam lazım!
konu itibariyle güzel, sürükleyici ve bağlayıcı bir anlatıma sahip, arada verdiği mesajlarla ağırlık kazanmaya çalışmış bir eser. sıkılmadan, bir solukta okunan kitaplardan. tavsiye olunur.
afrika ve avrupa'daki hayatın arasındaki uçurumu gözler önüne seren kitaptır. kitabın sonundaki atasözü ise gerçekten çok manidardır.
kitaptan;
"Eğer yüzün hayatın ağır tokatlarıyla şiştiyse, gülümse ve şişman bir adammışsın gibi davran". *
"Eğer yüzün hayatın ağır tokatlarıyla şiştiyse, gülümse ve şişman bir adammışsın gibi davran". *
fedakarlık nedir gösteren kitap. okuyun pişman olmayacaksınız.
-- alıntı--
"Barış, insanların birbirlerine gerçek adlarını söyleyebildikleri bir zamandır."
--alıntı-----
-- alıntı--
"Barış, insanların birbirlerine gerçek adlarını söyleyebildikleri bir zamandır."
--alıntı-----
kraliçeyle udo'yu kıyaslayabileceğiniz bir kitaptır. ikisi arasındaki farkları kollarınızı sonuna dek açarak betimlenebilir. uçurtma avcısına ve bin muhteşem güneş'e benzemektedir. ayrıca (bkz: tadından yenmez).
göz açıp kapayıncaya kadar bitti sanki. küçük arının varlığını öyle benimsemişim ki, arada kitabı tekrar okumak gerekecek gibi. karakterler hayal ürünü fakat durumu küçük arıdan da kötü milyonlarca insan olduğunu anlıyoruz chris cleave sayesinde.
halinize şükretmek, biraz gülmek biraz da ağlamak için bu kitabı okuyabilirsiniz.
halinize şükretmek, biraz gülmek biraz da ağlamak için bu kitabı okuyabilirsiniz.
Birebir böyle bir durumla karşılaşmamızın pek olağanlığı olmamasına karşın hayatımızın bir köşesinde kulağımızda küpe niyetine taşıyabilceğimiz sürükleyici bir kitap.
bir solukta bitirilecek ve okunduktan sonra hayatımızda hep var olacak olan etkileyici bir hikaye. günümüzün önemli sorunlarından biri olan mültecilik gibi bir konuyu işleyen ve bunu da gerçek ismi udo olan küçük arı lakaplı nijeryalı bir kız üzerinden anlatan akıcı bir kitap. özellikle emperyalizm gibi bir kavramın eleştirildiği ve bu uğurda insanların başlarına neler geldiğini anlatan, kapağındaki resmiyle de daha başlamadan merak uyandıran önemli bir yapıt. "barış binsanların birbirlerine gerçek adlarını söyledikleri bir zamandır" kitabın arka kapağında yer alan eşsiz cümle.
sürükleyici ne zaman sona geldim hala inanamıyorum.
her şey güzel buradaki iyi olan bütün yorumları bir daha yazma gereği görmüyorum. yinede;
gidişat iyi,
konu iyi,
anlatım iyi,
karakter, olay örgüsü iyi.
ama o final ne? bütün kitabı boşuna mı okudum ben hissi yaratmıştır.
gidişat iyi,
konu iyi,
anlatım iyi,
karakter, olay örgüsü iyi.
ama o final ne? bütün kitabı boşuna mı okudum ben hissi yaratmıştır.
Beni en çok etkileyen bölümü:
Nijerya'dan kaçan kız anlatır;
''Macera nedir? Bu, maceraya nerede başladığınıza bağlıdır. Sizin ülkenizdeki küçük kızlar, çamaşır makinesi ile buzdolabının arasındaki boşluğa gizlenip, etraflarının yeşil yılanlar ve maymunlarla sarılı olduğu bir ormanda olduklarını hayal ederler. Ben ve ablam, yeşil yılanlar ve maymunlarla dolu ormanda bir boşluğa gizlenip, çamaşır makinemiz ve buzdolabımız olduğunu hayal ederdik.''
Şehir hayatının hazırcılığı içerisinde kaybolan insanlara, uzak diyarlarda hiç de alışık olmadıkları sıkıntıların yaşandığını gösteren severek okuduğum bir kitap. Tavsiye edilir...
Nijerya'dan kaçan kız anlatır;
''Macera nedir? Bu, maceraya nerede başladığınıza bağlıdır. Sizin ülkenizdeki küçük kızlar, çamaşır makinesi ile buzdolabının arasındaki boşluğa gizlenip, etraflarının yeşil yılanlar ve maymunlarla sarılı olduğu bir ormanda olduklarını hayal ederler. Ben ve ablam, yeşil yılanlar ve maymunlarla dolu ormanda bir boşluğa gizlenip, çamaşır makinemiz ve buzdolabımız olduğunu hayal ederdik.''
Şehir hayatının hazırcılığı içerisinde kaybolan insanlara, uzak diyarlarda hiç de alışık olmadıkları sıkıntıların yaşandığını gösteren severek okuduğum bir kitap. Tavsiye edilir...
merak uyandıran kitap an itibariyle okumaya başlıcam, şöyle yazıyor arkasında, bu kitabı okuduğunuzda herkese anlatmak isteyeceksiniz, bunu yaptığınızda, lütfen neler olduğunu anlatmayın, çünkü bütün büyüolayların akışında.
çok güzel bir kitaptır. özel bir hikayesi vardır. okunmalıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar