bugün
- kolye52
- bileklik19
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı14
- kedi9
- fenerbahçe16
- beşiktaş15
- karısı çalıştıran erkek gitsin vurdursun9
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek13
- gençlerbirliği 0 galatasaray 14
- timsah7
- saat4
- uludağ sözlük yapay zeka moderatör prompt'u8
- galatasaray15
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- anadolu çomarları2
- tır şoförü olmayı istemek12
- türkiye17
- zebra4
- kim kimi neden sevmiyor14
- bu ekonomide hala kadın çalışmamalı diyen tip2
- papağan4
- 6 ayda bir yıkanmak5
- yogartiksen40
- fuhuş yaparken yakalanan sözlük yazarı2
- her şeye neden diye sormanın yan etkileri3
- sevgiliye cartier hediye etmek6
- fuhuş yaparken yakalanan travesti polis memuru2
- ölen kediyi çöpe atmak vs gömmek4
- ona bir şey söyle7
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı3
- osmanlı6
- ilkokul bebesine türbanı savunmak66
- evi ev yapan şeyler5
- fil2
- 17 ekim 2026 erzurumspor eyüpspor maçı5
- futbol15
- istanbul11
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- yağmur10
- azerilerce tokatlanan akpli8
- güneşli sıcıcık bir edirne günü6
- aşk12
- vatan için savaşmayacağını söyleyen genç adam4
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- sözlük kadınlarına 15 bin tl hibe ediyorum6
- bik bik'in mutfağına konuk olmak21
- nervio adlı yazara uyarı11
- birinci nesil yazar görememe sorunsalı6
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- diyanetin fona para yatırması4
entry'ler (520)
taş atmak falan mı olsa gerek acaba dedirtmiştir örneğin bana.
aslında bu 6500 yaşında bir abimizdir. hep ondan.
"allah yoksa farkına varmayacağım zaten ölmüşüm, ama varsa boku yediniz olum." gibi ki tekrar tekrar düşünmeme neden olmuştur bu cümle, güldürmüştür de.
şahsen öyle seviyorum ki bu başlığı, gelip en aciz noktalarımı yazmak epey rahatlatıyor beni. ve nefret ettiğim insanların en yakın arkadaşlarım olması var, evet, öyle. ben çıkarcı ya da gözü açık bir insan değilim. mutlu değilim.
serinin filmi için seçilen ünlüler pek de yakıştırılmıştır. nazar değmesin efendim.
gayet de jennifer lawrence'tır, hele de late show with david letterman'a çıktığından beri alıp beslemek istediğim bir insan evimde. öyle sevecen, öyle komik.
o kadar korkuyorum ki kimse ya da beni yalnızlıktan korkutacak birisi değil, ölüm anca geçirir. zaten ölüm ya korktuğum, ölmek değil de ya ölürsem-
iki karakteri de iki karakterin arasında kalmayı da beceriyor adam. en iyi tiyatroculardan, oyunculardandır kendisi.
akıllara red forman'ı getirir.
eğitim sistemi.
sona kalan kocaman simiti küçücük peynirle kuru kuru yemek zorunda kalacaktır.
biscolata erkeği.
eğer üçüncü sezon olmazsa beni delirtecek, gidip hbo'nun önünde soyunup eylem yapacak insanlar arattıracak dizidir. hayatını kıskanmadığınız karakter yoktur hani. yani bir ben, yani bir rachel. rene'yin de kıskanılacak şeyleri yok demiyorum, var ama- ama işte.
harika olmayan, suniliğin doruklarındaki dizi.
zamanında yeniydi tabii, sonra geçti.
bazen de hakaretlerden sonra gelerek gülümsetir insani. örneğin:
a kişisi: benden hoşlanıyor sanırım çocuk
b kişisi: nefes alıyor mu peki?
c kişisi: yani bayılmıştır belki de güzelliğinden.
a kişisi: benden hoşlanıyor sanırım çocuk
b kişisi: nefes alıyor mu peki?
c kişisi: yani bayılmıştır belki de güzelliğinden.
birlikte izlenirse olmaz, "bak şimdi, bak bak." ya da "ehe geliyor sahne."ler yüzünden hiç mi hiç zevk alınmaz o filmden. hele komediyse.
iticiliğin doruklarında olsa dahi kimi zaman, sevdirmiştir kendisini. 100 kişiye sorduk, 97'si sempatik buluyor. belki de değil.
vardır bir şey, ya müşkülpesenttir ya da- vardır bir şey, vardır.
internetten izlemek için bin bir türlü çareler aradığım, ancak bir türlü beceremediğim programdır. maya'sı olsun, andy'si olsun; gözümde en güzel yıllarından birisidir programın.