bugün
- sözlük kızlarının kekleri18
- dindarların çoğunun fakir olması7
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- dantelli sütyen takan erkek6
- yesene beni diyen kız8
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı7
- palamut7
- neme lazım diyen erkek3
- bursa daki iskender festivalindeki görüntüler2
- 2026 sonbaharında izmir3
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek9
- ölümden korkuyor musunuz17
- kız sesi duymak için müşteri hizmetlerini aramak7
- illüminati ve grup sex ayinleri4
- bara giden erkeğin asıl amacı12
- sözlük kızları dertleşiyor3
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- papazla imam olmak2
- joseph weber2
- ghost rider5
- seninleyken kendim olabiliyorum6
- artı oy alamama krizine girmek3
- matrix te yaşadığımız gerçeği8
- fenerbahçe tarfin'in euroleague süper kupa zaferi2
- vombatların kakasının küp şeklinde olması3
- zalbert ramstein8
- anın görüntüsü21
- sözlükte ne değişti6
- sabahları sevilen şeyler10
- benim babamın siki kutu kola gibidir5
- intihar düşüncesi6
- sözlük yazarları istanbul'un fethine katilsalardi3
- uludağ itiraf18
- ben basit bir insanım5
- cumartesi kahvaltısı5
- yahudi düşmanlığı4
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya17
- akçe2
- yanlış karaya çıkan recep ivedik2
- cumartesi günü sözlükte takılan asosyaller4
- queen feristah15
- flört etmeyen liberter öğretmen4
- sudekiray2
- sözlüğe resim yüklenememesi3
- aşk6
- amerikan küfürleri3
- ekşi sözlük8
- evliliği zorlaştırmak3
- bir bela geliyor28
- fusya semsiyeli yabanci20
'' Akla rezillik olarak görünen birşeyi yürek tam bir güzellik sayıyor.Güzellik korkunç olduğu kadar bir sır.burada tanrı şeytanla savaşıyor.savş meydanı ise insanların yüreği.'' bu mükemmel sözleri içinde barındıran dostoyevski başyapıtıdır.Orhan Pamuk tarafından en iyi roman olarak nitelendirilmektedir.
dün aldığım ve fazla okuma fırsatı bulamadığım kitap. Henüz 30 kusuruncu sayfasında olmama rağmen kitap kalitesini belli etmeye başladı. Sizi alın diye tavsiye edemem çünkü kitabı bitirmedim ama ben aldığıma pişman değilim diyebilirim.
empati yeteneğinin doruklarına vardıran kitap. nijerya da bir dramdan ingiltere'ye uzanan bir hikaye örgüsü var. ''sen olsaydın ne yapardın? '' sorusunu sıkça okuyucuya sordurduğunu düşünmekteyim.
chris cleave'e ait, kafamda kocaman soru işareti oluşturmuş kitap.
bir kitap sitesi okuyucuya bu kitap aldırmayı amaç edinmişcesine tanıtım yapmış.
ama ne tanıtım!
tanıtımı okuyucunca kesinlikle okumanız gerektiğini, okumazsanız çok şey kaçırdığınızı, size verilmiş bir ödevmişcesine yerine getirmeniz dahilinde bir sorumluluk falan aldığınızı düşünüyorsunuz. harika bir kitap keşfettim diye sevinirken, kitap için yapılan yorumlar sizi hayal kırıklığına uğratıyor ve almaktan vazgeçiyorsunuz...
ama yok arkadaş! takılıp kaldım ben okumam lazım!
bir kitap sitesi okuyucuya bu kitap aldırmayı amaç edinmişcesine tanıtım yapmış.
ama ne tanıtım!
tanıtımı okuyucunca kesinlikle okumanız gerektiğini, okumazsanız çok şey kaçırdığınızı, size verilmiş bir ödevmişcesine yerine getirmeniz dahilinde bir sorumluluk falan aldığınızı düşünüyorsunuz. harika bir kitap keşfettim diye sevinirken, kitap için yapılan yorumlar sizi hayal kırıklığına uğratıyor ve almaktan vazgeçiyorsunuz...
ama yok arkadaş! takılıp kaldım ben okumam lazım!
konu itibariyle güzel, sürükleyici ve bağlayıcı bir anlatıma sahip, arada verdiği mesajlarla ağırlık kazanmaya çalışmış bir eser. sıkılmadan, bir solukta okunan kitaplardan. tavsiye olunur.
afrika ve avrupa'daki hayatın arasındaki uçurumu gözler önüne seren kitaptır. kitabın sonundaki atasözü ise gerçekten çok manidardır.
kitaptan;
"Eğer yüzün hayatın ağır tokatlarıyla şiştiyse, gülümse ve şişman bir adammışsın gibi davran". *
"Eğer yüzün hayatın ağır tokatlarıyla şiştiyse, gülümse ve şişman bir adammışsın gibi davran". *
fedakarlık nedir gösteren kitap. okuyun pişman olmayacaksınız.
-- alıntı--
"Barış, insanların birbirlerine gerçek adlarını söyleyebildikleri bir zamandır."
--alıntı-----
-- alıntı--
"Barış, insanların birbirlerine gerçek adlarını söyleyebildikleri bir zamandır."
--alıntı-----
kraliçeyle udo'yu kıyaslayabileceğiniz bir kitaptır. ikisi arasındaki farkları kollarınızı sonuna dek açarak betimlenebilir. uçurtma avcısına ve bin muhteşem güneş'e benzemektedir. ayrıca (bkz: tadından yenmez).
göz açıp kapayıncaya kadar bitti sanki. küçük arının varlığını öyle benimsemişim ki, arada kitabı tekrar okumak gerekecek gibi. karakterler hayal ürünü fakat durumu küçük arıdan da kötü milyonlarca insan olduğunu anlıyoruz chris cleave sayesinde.
halinize şükretmek, biraz gülmek biraz da ağlamak için bu kitabı okuyabilirsiniz.
halinize şükretmek, biraz gülmek biraz da ağlamak için bu kitabı okuyabilirsiniz.
Birebir böyle bir durumla karşılaşmamızın pek olağanlığı olmamasına karşın hayatımızın bir köşesinde kulağımızda küpe niyetine taşıyabilceğimiz sürükleyici bir kitap.
bir solukta bitirilecek ve okunduktan sonra hayatımızda hep var olacak olan etkileyici bir hikaye. günümüzün önemli sorunlarından biri olan mültecilik gibi bir konuyu işleyen ve bunu da gerçek ismi udo olan küçük arı lakaplı nijeryalı bir kız üzerinden anlatan akıcı bir kitap. özellikle emperyalizm gibi bir kavramın eleştirildiği ve bu uğurda insanların başlarına neler geldiğini anlatan, kapağındaki resmiyle de daha başlamadan merak uyandıran önemli bir yapıt. "barış binsanların birbirlerine gerçek adlarını söyledikleri bir zamandır" kitabın arka kapağında yer alan eşsiz cümle.
sürükleyici ne zaman sona geldim hala inanamıyorum.
her şey güzel buradaki iyi olan bütün yorumları bir daha yazma gereği görmüyorum. yinede;
gidişat iyi,
konu iyi,
anlatım iyi,
karakter, olay örgüsü iyi.
ama o final ne? bütün kitabı boşuna mı okudum ben hissi yaratmıştır.
gidişat iyi,
konu iyi,
anlatım iyi,
karakter, olay örgüsü iyi.
ama o final ne? bütün kitabı boşuna mı okudum ben hissi yaratmıştır.
Beni en çok etkileyen bölümü:
Nijerya'dan kaçan kız anlatır;
''Macera nedir? Bu, maceraya nerede başladığınıza bağlıdır. Sizin ülkenizdeki küçük kızlar, çamaşır makinesi ile buzdolabının arasındaki boşluğa gizlenip, etraflarının yeşil yılanlar ve maymunlarla sarılı olduğu bir ormanda olduklarını hayal ederler. Ben ve ablam, yeşil yılanlar ve maymunlarla dolu ormanda bir boşluğa gizlenip, çamaşır makinemiz ve buzdolabımız olduğunu hayal ederdik.''
Şehir hayatının hazırcılığı içerisinde kaybolan insanlara, uzak diyarlarda hiç de alışık olmadıkları sıkıntıların yaşandığını gösteren severek okuduğum bir kitap. Tavsiye edilir...
Nijerya'dan kaçan kız anlatır;
''Macera nedir? Bu, maceraya nerede başladığınıza bağlıdır. Sizin ülkenizdeki küçük kızlar, çamaşır makinesi ile buzdolabının arasındaki boşluğa gizlenip, etraflarının yeşil yılanlar ve maymunlarla sarılı olduğu bir ormanda olduklarını hayal ederler. Ben ve ablam, yeşil yılanlar ve maymunlarla dolu ormanda bir boşluğa gizlenip, çamaşır makinemiz ve buzdolabımız olduğunu hayal ederdik.''
Şehir hayatının hazırcılığı içerisinde kaybolan insanlara, uzak diyarlarda hiç de alışık olmadıkları sıkıntıların yaşandığını gösteren severek okuduğum bir kitap. Tavsiye edilir...
merak uyandıran kitap an itibariyle okumaya başlıcam, şöyle yazıyor arkasında, bu kitabı okuduğunuzda herkese anlatmak isteyeceksiniz, bunu yaptığınızda, lütfen neler olduğunu anlatmayın, çünkü bütün büyüolayların akışında.
çok güzel bir kitaptır. özel bir hikayesi vardır. okunmalıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar