bugün
- acil iş fikri lazım arkadaşlar16
- afrika nasıl kalkınabilir15
- enel hak6
- meal kuran değildir3
- iremga6
- arkadaşlar bakar mısınız20
- kart uzatınca nakit yok mu diyen esnaf4
- had bildirmek4
- kahverengi kokarcaya karşı samuray arısı4
- çırılçıplak şekilde tabancayla ateş etmek3
- bayan kelimesi neden rahatsız edici27
- honda civic4
- derin mermerci3
- imamoğlu'nun tutukluluğunun 100 günü16
- bennu gerede2
- akp'nin türkiye'ye verdiği zararın kalıcı olması7
- kpss sınav ücretinin 800 tl olması4
- ayetleri eğip büken kitle7
- 2028 avrupa kupası2
- elbise giyen erkek2
- kayıp uygarlıklar4
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz13
- kadınların piç erkek tercihi4
- yazarların en son bitirdiği kitap13
- abi kartta komisyon kesiliyor haberin olsun2
- turşunun iyisi limonla mı sirkeyle mi11
- arkadaşlar çok mutluyum2
- chp nin illuminati nin bir ayağı olduğu gerçeği6
- anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az3
- dead internet teorisi3
- bisikletçi pipisi6
- ekonomi13
- sabah kahvaltısı5
- kadın ve paradan başka bir şey düşünmeyen erkek6
- paralel evrenler3
- avcı toplayıcıların harran etrafındaki t sütunları3
- neli dondurma seversiniz14
- 2028 de genel seçim olmazsa ne yaparsınız4
- ayhan ışık4
- kürtçe zorunlu ders olmalıdır15
- dünya 5 ten büyüktür5
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması19
- merkür den dünyaya elmas getirmek6
- zamanın göreceliliği5
- armut dibine düşer2
- dünyadaki yerçekimi anomalileri2
- laiklik2
- laicite2
- ismail tutti frutti seyrediyorum göremiyorum eğil3
- anın fotoğrafı16
'' Akla rezillik olarak görünen birşeyi yürek tam bir güzellik sayıyor.Güzellik korkunç olduğu kadar bir sır.burada tanrı şeytanla savaşıyor.savş meydanı ise insanların yüreği.'' bu mükemmel sözleri içinde barındıran dostoyevski başyapıtıdır.Orhan Pamuk tarafından en iyi roman olarak nitelendirilmektedir.
dün aldığım ve fazla okuma fırsatı bulamadığım kitap. Henüz 30 kusuruncu sayfasında olmama rağmen kitap kalitesini belli etmeye başladı. Sizi alın diye tavsiye edemem çünkü kitabı bitirmedim ama ben aldığıma pişman değilim diyebilirim.
empati yeteneğinin doruklarına vardıran kitap. nijerya da bir dramdan ingiltere'ye uzanan bir hikaye örgüsü var. ''sen olsaydın ne yapardın? '' sorusunu sıkça okuyucuya sordurduğunu düşünmekteyim.
chris cleave'e ait, kafamda kocaman soru işareti oluşturmuş kitap.
bir kitap sitesi okuyucuya bu kitap aldırmayı amaç edinmişcesine tanıtım yapmış.
ama ne tanıtım!
tanıtımı okuyucunca kesinlikle okumanız gerektiğini, okumazsanız çok şey kaçırdığınızı, size verilmiş bir ödevmişcesine yerine getirmeniz dahilinde bir sorumluluk falan aldığınızı düşünüyorsunuz. harika bir kitap keşfettim diye sevinirken, kitap için yapılan yorumlar sizi hayal kırıklığına uğratıyor ve almaktan vazgeçiyorsunuz...
ama yok arkadaş! takılıp kaldım ben okumam lazım!
bir kitap sitesi okuyucuya bu kitap aldırmayı amaç edinmişcesine tanıtım yapmış.
ama ne tanıtım!
tanıtımı okuyucunca kesinlikle okumanız gerektiğini, okumazsanız çok şey kaçırdığınızı, size verilmiş bir ödevmişcesine yerine getirmeniz dahilinde bir sorumluluk falan aldığınızı düşünüyorsunuz. harika bir kitap keşfettim diye sevinirken, kitap için yapılan yorumlar sizi hayal kırıklığına uğratıyor ve almaktan vazgeçiyorsunuz...
ama yok arkadaş! takılıp kaldım ben okumam lazım!
konu itibariyle güzel, sürükleyici ve bağlayıcı bir anlatıma sahip, arada verdiği mesajlarla ağırlık kazanmaya çalışmış bir eser. sıkılmadan, bir solukta okunan kitaplardan. tavsiye olunur.
afrika ve avrupa'daki hayatın arasındaki uçurumu gözler önüne seren kitaptır. kitabın sonundaki atasözü ise gerçekten çok manidardır.
kitaptan;
"Eğer yüzün hayatın ağır tokatlarıyla şiştiyse, gülümse ve şişman bir adammışsın gibi davran". *
"Eğer yüzün hayatın ağır tokatlarıyla şiştiyse, gülümse ve şişman bir adammışsın gibi davran". *
fedakarlık nedir gösteren kitap. okuyun pişman olmayacaksınız.
-- alıntı--
"Barış, insanların birbirlerine gerçek adlarını söyleyebildikleri bir zamandır."
--alıntı-----
-- alıntı--
"Barış, insanların birbirlerine gerçek adlarını söyleyebildikleri bir zamandır."
--alıntı-----
kraliçeyle udo'yu kıyaslayabileceğiniz bir kitaptır. ikisi arasındaki farkları kollarınızı sonuna dek açarak betimlenebilir. uçurtma avcısına ve bin muhteşem güneş'e benzemektedir. ayrıca (bkz: tadından yenmez).
göz açıp kapayıncaya kadar bitti sanki. küçük arının varlığını öyle benimsemişim ki, arada kitabı tekrar okumak gerekecek gibi. karakterler hayal ürünü fakat durumu küçük arıdan da kötü milyonlarca insan olduğunu anlıyoruz chris cleave sayesinde.
halinize şükretmek, biraz gülmek biraz da ağlamak için bu kitabı okuyabilirsiniz.
halinize şükretmek, biraz gülmek biraz da ağlamak için bu kitabı okuyabilirsiniz.
Birebir böyle bir durumla karşılaşmamızın pek olağanlığı olmamasına karşın hayatımızın bir köşesinde kulağımızda küpe niyetine taşıyabilceğimiz sürükleyici bir kitap.
bir solukta bitirilecek ve okunduktan sonra hayatımızda hep var olacak olan etkileyici bir hikaye. günümüzün önemli sorunlarından biri olan mültecilik gibi bir konuyu işleyen ve bunu da gerçek ismi udo olan küçük arı lakaplı nijeryalı bir kız üzerinden anlatan akıcı bir kitap. özellikle emperyalizm gibi bir kavramın eleştirildiği ve bu uğurda insanların başlarına neler geldiğini anlatan, kapağındaki resmiyle de daha başlamadan merak uyandıran önemli bir yapıt. "barış binsanların birbirlerine gerçek adlarını söyledikleri bir zamandır" kitabın arka kapağında yer alan eşsiz cümle.
sürükleyici ne zaman sona geldim hala inanamıyorum.
her şey güzel buradaki iyi olan bütün yorumları bir daha yazma gereği görmüyorum. yinede;
gidişat iyi,
konu iyi,
anlatım iyi,
karakter, olay örgüsü iyi.
ama o final ne? bütün kitabı boşuna mı okudum ben hissi yaratmıştır.
gidişat iyi,
konu iyi,
anlatım iyi,
karakter, olay örgüsü iyi.
ama o final ne? bütün kitabı boşuna mı okudum ben hissi yaratmıştır.
Beni en çok etkileyen bölümü:
Nijerya'dan kaçan kız anlatır;
''Macera nedir? Bu, maceraya nerede başladığınıza bağlıdır. Sizin ülkenizdeki küçük kızlar, çamaşır makinesi ile buzdolabının arasındaki boşluğa gizlenip, etraflarının yeşil yılanlar ve maymunlarla sarılı olduğu bir ormanda olduklarını hayal ederler. Ben ve ablam, yeşil yılanlar ve maymunlarla dolu ormanda bir boşluğa gizlenip, çamaşır makinemiz ve buzdolabımız olduğunu hayal ederdik.''
Şehir hayatının hazırcılığı içerisinde kaybolan insanlara, uzak diyarlarda hiç de alışık olmadıkları sıkıntıların yaşandığını gösteren severek okuduğum bir kitap. Tavsiye edilir...
Nijerya'dan kaçan kız anlatır;
''Macera nedir? Bu, maceraya nerede başladığınıza bağlıdır. Sizin ülkenizdeki küçük kızlar, çamaşır makinesi ile buzdolabının arasındaki boşluğa gizlenip, etraflarının yeşil yılanlar ve maymunlarla sarılı olduğu bir ormanda olduklarını hayal ederler. Ben ve ablam, yeşil yılanlar ve maymunlarla dolu ormanda bir boşluğa gizlenip, çamaşır makinemiz ve buzdolabımız olduğunu hayal ederdik.''
Şehir hayatının hazırcılığı içerisinde kaybolan insanlara, uzak diyarlarda hiç de alışık olmadıkları sıkıntıların yaşandığını gösteren severek okuduğum bir kitap. Tavsiye edilir...
merak uyandıran kitap an itibariyle okumaya başlıcam, şöyle yazıyor arkasında, bu kitabı okuduğunuzda herkese anlatmak isteyeceksiniz, bunu yaptığınızda, lütfen neler olduğunu anlatmayın, çünkü bütün büyüolayların akışında.
çok güzel bir kitaptır. özel bir hikayesi vardır. okunmalıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar