bugün
- birini unutmak için başkasıyla birliktelik yaşamak5
- avokado yiyen insan7
- hayatını renklendirmek isteyenlere tavsiyeler6
- çocuklar niye sünnet edilir4
- tayt vs mini etek3
- olgun karizmatik erkek vs genç erkek3
- kalabalığı seviyor musunuz5
- venüs retrosu3
- bol sucuklu tereyağlı çift yumurta6
- arkadaşlar ben birinden fena halde hoslanıyorum15
- feminen erkek davranışları5
- almanya da yaşasaydınız nerede yaşamak isterdiniz10
- yazarlara sözlükten gelen son mesaj6
- sonbaharda yapılacaklar4
- yazarların anlık durumları6
- gereksiz bakanlıklar3
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi11
- boğaz ağrısı5
- torpille ünlü olanlar3
- torpil2
- burcunun burcu2
- torpilsiz iş bulmak2
- 3 ekim 2026 hırvatistan ingiltere maçı7
- kaslı yakışıklı sert mizaçlı memur erkekler2
- bürokrasi gerçeği2
- kova ve oğlak burçlarını sözlükten atmak7
- sözlükdaşlarım beni seviyor musunuz2
- kedilerin yedigi ilginc seyler16
- sözlükte devamlı eksileyeceğiniz yazar18
- yazarların sözlükte attığı son mesaj3
- liseliler için uyku vakti2
- akmerkez3
- hırvatistan 0 ingiltere 73
- işkembe çorbası seven kız6
- şeker hastalığı9
- özel sektör de çalışmak11
- musa2
- çamaşır makinesinde yorgan yıkamak7
- nickini bir görselle anlat3
- pul biberli pilav6
- osmanlı mali açıdan zordayken saray yaptırması13
- sanatın amacı2
- ingiltere3
- hırvatistan4
- futbol18
- uefa uluslar ligi11
- söğüşçü aco7
- ilk buluşmada 3 çeyrek kokoreç gömen kız4
- isviçre ile liechtenstein arası2
- ellerim bos gonlum hos14
sosyal bir hukuk devletinin olmazsa olmazlarındandır. bu kavramı yumşatmaya yada eğip bükmeye başladığınız an hukuk da eğilip bükülmeye başlamış demektir. bu arada cumhuriyetin en büyük kazanımlarından biridir.
teoride şirini pratikte ise canavara dönüşen kavramdır.
din ve imansızların dinsizliklerine bahane olan kavramdır.
din ve imansızların dinsizliklerine bahane olan kavramdır.
bunu din ile devlet işlerinin birbirine karıştırılması olarak öğrendik. ancak hala ve hala karıştırmakta ısrar ediyoruz. öyle ki partileri bile dinlerle simgeler olduk.
devletin işleyişinde dini kurallları hiç bir şekilde esas almaması ve bütün dinlere eşit yaklaşmasıdır.
din devlet işlerinden ayrılması muhabbeti sıkmıştır. değil kardeşim değil.
alakası bile yok.
--spoiler--
asıl tanım din kurallarının sosyal hayata tahakküm ettirilmemesidir .
--spoiler--
bale devlet işimidir. yada bikini giymek . dine uygun değildir. ama serbest . çünkü sosyal hayat laik olduğu içindir.
alakası bile yok.
--spoiler--
asıl tanım din kurallarının sosyal hayata tahakküm ettirilmemesidir .
--spoiler--
bale devlet işimidir. yada bikini giymek . dine uygun değildir. ama serbest . çünkü sosyal hayat laik olduğu içindir.
türkiye'de ne dindarların ne de din karşıtlarının gerçek anlamda istemediği şeydir. laiklik diye mangalda kül bırakmayan taife ne hikmetse diyanet işleri başkanlığı'nı kurmakta bir sakınca görmemiştir. devletin bir dinin, bir mezhebine bir kurum açması ve o kurumun her bir üyesine her yıl tonlarca para ödemesi bir çelişkidir. laikliği sadece başörtüsü karşıtlığı sananlar nedense işin bu boyutu üzerinde düşünmek istemezler. peki devlet niye yapıyor bunu? neden binlerce imama her ay maaş ödüyor ve neden binlerce caminin elektrik ve su masraflarını bir şekilde karşılıyor?
çünkü efendim, korkuyor. müslümanların kendi mabedini özgürce inşa edip kendi imamını seçmesinden, kendi seçtiği imamın arkasında namaz kılmasından, kendi seçtiği imamın hutbesini dinlemesinden korkuyor. tabi ki, bir zamanlar bunların hepsi yasaktı. ancak cumhuriyet tekamül ettikçe dine yönelik bu baskıları sürdüremeyeceklerini anladılar. ancak başıboş da bırakamazlardı...çünkü müslümanların bir şekilde bu camiler yoluyla bir araya geleceklerini örgütleneceklerini ve eninde sonunda bir sivil toplum kuruluşu haline geleceğini biliyordu. zaten cemaatler tam da devletin bu korktuğu şeyi gerçekleştirmişlerdir.
dindarlar da istemiyor laikliği...çünkü onlar da devletin imkanlarından faydalanmak, kendi mezheplerini diğerlerine dayatmak istiyorlar. diyanet işleri başkanlığı mensuplarına soracak olursanız, bu kurum olmazsa türkiye'de cemaatler birbirini yermiş...her bir cemaatin, grubun camisi farklı olurmuş...camileri ele geçirme mücadelesi yaşanırmış...
boş kaygılar bunlar...
devlet ne yaptığını biliyor ama dindarlar fena halde kandırılmışlar...
devlet dinden elini çeksin. kim nereye hangi dinin ve mezhebin mabedini açmak istiyorsa açsın. o mabede de istediği kişiyi imam, ya da dede olarak seçsin. istediği vakit, istediği kadar ibadet etsin. istedikleri gibi dernek ya da vakıf yoluyla örgütlensinler. orada suç işlemedikleri, şiddete başvurmadıkları sürece de ne yaptıkları kimseyi ilgilendirmesin.
evet biliyorum, hayal kuruyorum.
çünkü efendim, korkuyor. müslümanların kendi mabedini özgürce inşa edip kendi imamını seçmesinden, kendi seçtiği imamın arkasında namaz kılmasından, kendi seçtiği imamın hutbesini dinlemesinden korkuyor. tabi ki, bir zamanlar bunların hepsi yasaktı. ancak cumhuriyet tekamül ettikçe dine yönelik bu baskıları sürdüremeyeceklerini anladılar. ancak başıboş da bırakamazlardı...çünkü müslümanların bir şekilde bu camiler yoluyla bir araya geleceklerini örgütleneceklerini ve eninde sonunda bir sivil toplum kuruluşu haline geleceğini biliyordu. zaten cemaatler tam da devletin bu korktuğu şeyi gerçekleştirmişlerdir.
dindarlar da istemiyor laikliği...çünkü onlar da devletin imkanlarından faydalanmak, kendi mezheplerini diğerlerine dayatmak istiyorlar. diyanet işleri başkanlığı mensuplarına soracak olursanız, bu kurum olmazsa türkiye'de cemaatler birbirini yermiş...her bir cemaatin, grubun camisi farklı olurmuş...camileri ele geçirme mücadelesi yaşanırmış...
boş kaygılar bunlar...
devlet ne yaptığını biliyor ama dindarlar fena halde kandırılmışlar...
devlet dinden elini çeksin. kim nereye hangi dinin ve mezhebin mabedini açmak istiyorsa açsın. o mabede de istediği kişiyi imam, ya da dede olarak seçsin. istediği vakit, istediği kadar ibadet etsin. istedikleri gibi dernek ya da vakıf yoluyla örgütlensinler. orada suç işlemedikleri, şiddete başvurmadıkları sürece de ne yaptıkları kimseyi ilgilendirmesin.
evet biliyorum, hayal kuruyorum.
bunun türkiye'de var olduğunu iddia edip hala daha diyanet işleri başkanlığı gibi bir kurumu ayakta tutmak siyaset tarihinin en büyük çelişkilerindendir. madem laik bir devletiz ne işi var lan diyanet işleri başkanlığının. ha maden açtın diğer dinlere de aç.
yahudilerin icat ettiği yalan durum.
modern çağın en büyük hastalığı.
bu meret çıkmadan önce ulu orta yerlerde zina yapılmıyor idi. insanlar ancak dertlenirlerse şeytana uyup içki içiyorlar idi. laiklik geldi veled-i zina'lar çoğaldı, alkol yaşamın vazgeçilmez bir parçası oldu.
bu meret çıkmadan önce ulu orta yerlerde zina yapılmıyor idi. insanlar ancak dertlenirlerse şeytana uyup içki içiyorlar idi. laiklik geldi veled-i zina'lar çoğaldı, alkol yaşamın vazgeçilmez bir parçası oldu.
dinsizlik olmadığını iddia edenlerin çoğunun dinsiz (kafir) olması son 85 senenin büyük ironilerindendir.
bir de laiklik dinsizlik değildir diyenlere şöyle bir şey söylemek istiyorum:
e dinlilik de değildir...
bir de laiklik dinsizlik değildir diyenlere şöyle bir şey söylemek istiyorum:
e dinlilik de değildir...
din ve devlet bahçeli'yi birbirinden ayrı yönetmektir.
türkiye de tanımı sadece tsk nın yapabileceğine inana bir grup var.
BiR ÜLKEDE DEĞiŞiK DiNLERiN DAHA KOLAY YAŞANMASINI SAĞLAYAN SiSTEMDiR.
ÜLKENiN SADECE iSLAMiYETLE YÖNETiLMESiNi DÜŞÜNELiM, DiĞER DiNE MENSUP OLANLAR BU KEZ KENDi DiNi iNANÇLARININ ÜLKEYE
EGEMEN OLMASINI iSTEYECEKTiR,
SONRASINDA DiYELiM Ki HRiSTiYAN SEÇiLECEK, BU KEZ MÜSLÜMANLARA TERS GELECEK DURUMDUR,
ONLAR DA KENDi ARALARIDA MEZHEPLERE TARiKATLARA AYRILACAK HERKESiN OLMASINI iSTEDiĞi BAMBAŞKA YÖNETiM ŞEKiLLERi ORTAYA
ÇIKARILMAK iSTENECEKTiR.
iŞTE LAiKLiK, TÜM DiN iŞLERiNi YÖNETiMDEN AYIRMAK HERKESE EŞiT iNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ VEREBiLMEK iÇiN KURULMUŞ VE SADECE KENDi
iNANCINI GÖZ ÖNÜNE ALARAK BAŞKALARINI DÜŞÜNMEYENLERiN KAFASININ BASAMAYACAĞI KADAR ASLINDA BASiT VE ADiL BiR SiSTEMDiR.
(ELDEN GELDiĞiNCE BASiT ANLATIM YAPMAYA ÇALIŞTIM)
ÜLKENiN SADECE iSLAMiYETLE YÖNETiLMESiNi DÜŞÜNELiM, DiĞER DiNE MENSUP OLANLAR BU KEZ KENDi DiNi iNANÇLARININ ÜLKEYE
EGEMEN OLMASINI iSTEYECEKTiR,
SONRASINDA DiYELiM Ki HRiSTiYAN SEÇiLECEK, BU KEZ MÜSLÜMANLARA TERS GELECEK DURUMDUR,
ONLAR DA KENDi ARALARIDA MEZHEPLERE TARiKATLARA AYRILACAK HERKESiN OLMASINI iSTEDiĞi BAMBAŞKA YÖNETiM ŞEKiLLERi ORTAYA
ÇIKARILMAK iSTENECEKTiR.
iŞTE LAiKLiK, TÜM DiN iŞLERiNi YÖNETiMDEN AYIRMAK HERKESE EŞiT iNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ VEREBiLMEK iÇiN KURULMUŞ VE SADECE KENDi
iNANCINI GÖZ ÖNÜNE ALARAK BAŞKALARINI DÜŞÜNMEYENLERiN KAFASININ BASAMAYACAĞI KADAR ASLINDA BASiT VE ADiL BiR SiSTEMDiR.
(ELDEN GELDiĞiNCE BASiT ANLATIM YAPMAYA ÇALIŞTIM)
kemalist in götünden anladığı..
sadece kendine göre yorumladığıdır..
ama aslı öyle midir? tabiki değildir. laiklik, devletin her türlü inanışı teminat altına alması ve her türlü inanışa eşit mesafede durması demektir.
kemalist eziğin anladığı gibi dinsizlik değildir yani.
sadece kendine göre yorumladığıdır..
ama aslı öyle midir? tabiki değildir. laiklik, devletin her türlü inanışı teminat altına alması ve her türlü inanışa eşit mesafede durması demektir.
kemalist eziğin anladığı gibi dinsizlik değildir yani.
kemalizmin en önemli ilkelerinden olmakla birlikte, atatürk'ün diğer ilkeleri bağladığı ilkedir.
şöyle ki;
atatürk, serbest fırka'nın önderliğini üstlenecek olacak fethi okyar'a yazdığı mektubunda şöyle demektedir;
--spoiler--
memnuniyetle tekrar görüyorum ki, laiklik esasında beraberiz. zaten benim siyasi hayatta bir taraflı olarak daima aradığım ve arayacağım temel budur.
--spoiler--
kemalizm'de laiklik, demokrasi anlamındaki cuumhuriyetçiliğin de, milliyetçiliğin de, devrimciliğin de, ve hatta halkçılığın da ön koşulu sayılacağından bu derece önemlidir.
şöyle ki;
atatürk, serbest fırka'nın önderliğini üstlenecek olacak fethi okyar'a yazdığı mektubunda şöyle demektedir;
--spoiler--
memnuniyetle tekrar görüyorum ki, laiklik esasında beraberiz. zaten benim siyasi hayatta bir taraflı olarak daima aradığım ve arayacağım temel budur.
--spoiler--
kemalizm'de laiklik, demokrasi anlamındaki cuumhuriyetçiliğin de, milliyetçiliğin de, devrimciliğin de, ve hatta halkçılığın da ön koşulu sayılacağından bu derece önemlidir.
belki de ileriki yıllarda çok aranacak olan. hatta büyük ihtimal laikliğe küfürler savuran kâfirlik olarak gören o müslümanlar da çok arayacak büyük ihtimal. bakalım izleyip göreciğiz.*
laiklik sınırını bilmektir.
sınırını bilmekten, özellikle türban konusunda kendine porf diyen geri kafalıların basit bir hukuk öğrencini bile ikna edecek argümanlar ortaya sürmekten aciz kaldığı durumlanda diline doladığı konuların başında gelen olgudur. aslında diline dolamaya çalışanların kendi kendilerini doladıklarını kabul etmezler.
adam öldüreni nasıl kısasa kısas yapmıyor hapse atıyorsak, beyni olan herkesin kamu çalışanına türban serbest olamaz dendiğinde kabul etmesi gerekir.
sınırını bilmekten, özellikle türban konusunda kendine porf diyen geri kafalıların basit bir hukuk öğrencini bile ikna edecek argümanlar ortaya sürmekten aciz kaldığı durumlanda diline doladığı konuların başında gelen olgudur. aslında diline dolamaya çalışanların kendi kendilerini doladıklarını kabul etmezler.
adam öldüreni nasıl kısasa kısas yapmıyor hapse atıyorsak, beyni olan herkesin kamu çalışanına türban serbest olamaz dendiğinde kabul etmesi gerekir.
laiklik, liberalizmin iki ayağından biri olup, kiliseye karşı başlatılan, burjuva kökenli bir akımdır. liberalizmin diğer ayağı milliyetçiliktir.
kilisenin, toprak dağılım oranında, fazla hakka sahip olması ve halka cennetten arsa satmak suretiyle, halkı kullanmak istemeleri üzerine, burjuvalar halkın hür teşebbüse sahip olabileceklerini anlatmışlardır. laiklik esasında zenginle, kilise arasındaki rant kavgasıdır.
türkiye' de laiklik; gazi mustafa kemal' in devrimlerinden biridir. dini sömüren hocalara karşı, elektrik, cavur icadıdır haramdır, şeklinde konuşan gerici şeyhülislamlara karşı, (ilim çinde de olsa gidip alınız hadisine rağmen), saltanata karşı yapılan bir devrimdir.
laiklik günümüzde bile tam anlaşılamamış olmakla birlikte, dinsizlik olarak algılayanların sayısı az değildir. mustafa kemal, dedeme şapka verdiği zaman, nenemin başındaki türbanı çıkartmamıştır. mustafa kemal dini her fırsatta yüceltmiştir. mustafa kemal bu millet, dinini kuran dan öğrensin diye hamdi yazır' a, kuranı türkçeye çevittirmiştir.
kilisenin, toprak dağılım oranında, fazla hakka sahip olması ve halka cennetten arsa satmak suretiyle, halkı kullanmak istemeleri üzerine, burjuvalar halkın hür teşebbüse sahip olabileceklerini anlatmışlardır. laiklik esasında zenginle, kilise arasındaki rant kavgasıdır.
türkiye' de laiklik; gazi mustafa kemal' in devrimlerinden biridir. dini sömüren hocalara karşı, elektrik, cavur icadıdır haramdır, şeklinde konuşan gerici şeyhülislamlara karşı, (ilim çinde de olsa gidip alınız hadisine rağmen), saltanata karşı yapılan bir devrimdir.
laiklik günümüzde bile tam anlaşılamamış olmakla birlikte, dinsizlik olarak algılayanların sayısı az değildir. mustafa kemal, dedeme şapka verdiği zaman, nenemin başındaki türbanı çıkartmamıştır. mustafa kemal dini her fırsatta yüceltmiştir. mustafa kemal bu millet, dinini kuran dan öğrensin diye hamdi yazır' a, kuranı türkçeye çevittirmiştir.
modern liberal devletin 3 ayağından biridir. siyasi felsefeye makyavelli ile girmiştir. uğruna büyük savaşlar verildi. yani söke söke aldı burjuva laikliğini.
(diğer ayakları; egemenlik-bodin, toplum sözleşmesi-suvares/hobbes/locke biraz da j.j.rouseau.)
maksizm de ise yine vardır, ama tabi onların hak anlayışları, anayasalarının düzenlemesi faklı olduğundan biraz daha ödev niteliğindedir. acaip bir şey, uzun hikaye.
diğer türlü laikliğin olmadığı devletler ise egemenliğin kaynağı ilahi olduğundan koyamamaktadırlar. tabi laiklik olmadan demokrasi nasıl temellendirilir ayrı bir doktrin.
(diğer ayakları; egemenlik-bodin, toplum sözleşmesi-suvares/hobbes/locke biraz da j.j.rouseau.)
maksizm de ise yine vardır, ama tabi onların hak anlayışları, anayasalarının düzenlemesi faklı olduğundan biraz daha ödev niteliğindedir. acaip bir şey, uzun hikaye.
diğer türlü laikliğin olmadığı devletler ise egemenliğin kaynağı ilahi olduğundan koyamamaktadırlar. tabi laiklik olmadan demokrasi nasıl temellendirilir ayrı bir doktrin.
çoğu mongolun yanlış anladığı, üstüne üstlük bu anlayışlarını savunduğu cumhuriyet'in ilkelerinden biri.
83 sene once Bugun yani 6 subat 1928 de , islamin her zaman bayraktari olmus serefli turk milletinin elinden devleti alindiktan 5 sene sonra dini de alinarak kabul edilmistir.
yobazların anlayamayacağı kavram.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar