bugün
- simko331
- sözlükte ciddi kitap okuyan yok26
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı17
- türk askeri yemen e gitsin kampanyası41
- durduk yere arabistan husi savaşına dahil olmak8
- mekke anlaşması10
- chp zihniyeti vs ilham aliyev zihniyeti5
- kara para nasıl aklanır sorunsalı4
- ilham aliyev26
- ofsaytımsı vol 212
- husiler8
- bir önceki entryi devam ettir5
- nervio16
- şabısgoy9
- güne bir ahmet kaya şarkısı bırak5
- uludağ sözlüğe kayyum atanması3
- yazarların askerde sınıflrı ve rütbeleri9
- gocu neden rip oldu2
- dünyanın en yakışıklı erkeğinin türk olması2
- türkiye de artan okul saldırıları12
- ebulfeyz elçibey2
- cilt kanseri4
- yetiş'ya mokv5
- yüksek enflasyon16
- son okunan kitap11
- israilin husilere karşı suudilere katılması2
- sıcak çıtır lahmacun ezme salata buz gibi kola3
- kadın parfümü3
- muslettin amca9
- birader beyler birader bey yazarlardır2
- kontrollü delilik ve mallaşma2
- kitap okuyan biri rte'ye oy vermez4
- kara parayı borsada aklamak3
- çok film izleyen insandan zarar gelmez25
- fırat'tan kerbela'ya su getirmek2
- yavuz sultan selim6
- sözlük kızlarının kombinleri45
- riyad saldırılarının perde arkası3
- çok okuyup devreleri yakmak2
- kız rolü yapmak6
- türkiye'deki gürcüler4
- muşlettin amca birader beydir2
- ekonomi2
- fon vurgunu6
- karton toplayan bey2
- bir şeyler söyle5
- topalar2
- kendini türk hisseden arap artığı24
- bravi diyerek italyanım oğlum ben havası3
- rj mitte5
"kula kulluk edene yazıklar olsun" demişliği vardır.
edit: dur lan. ya da orhan baba mıydı onu diyen
edit: dur lan. ya da orhan baba mıydı onu diyen
alman filozoftur kendileri ve sosyalizmin fikir babasıdır. özellikle iktisadi teoremleri ciddi anlamda tutarlı ve mantıklı olan bilim insanıdır. bu yönüyle saygı duyulası bir insandır.
hayvan olmak istiyorsan olabilirsin elbette... bunun için insanlığın acılarına sırt çevirmen ve yalnız kendi postuna özen göstermen yeterli!
sosyalizmin babası .fiilen ölmüş olabilir , belkide 100 yıl sonra heykeli dikilecektir.
193 yıl önce bugün doğdu. hala yaşıyor.
dün itibariyle gıyabında doğum gününü kutladığımız yoksul yoldaşımız, şerefine karl...
dünyanın yaşanabilir hale gelmesi için ömrünü düşünmeye ve düşündükçe üretime adayan kişi. engels , yani en büyük yol arkadaşı bile der ki " bizler iyiydik fakat marx muhteşemdi ". ilk önce paris komününde baş gösterdi marx' ın ideolojisi. sonrasında sovyetlerde büyüdü. dünya hala korkar sosyalizmden. burjuva sınıfı ezmek için proleteryayı sansürler koydu medyaya, sendika hakkını kısıtladı. fakat yeni sömürge ülkelerde sosyalizm dalgalandı nazlı nazlı. büyüyen sosyalizm türkiye' de bir gün mümkün hale gelecek. marx' ın ideolojisi, lenin pratiğinde zafer kazanacak anadolu' da! bağımsızlık, demokrasi, sosyalizm tek kurtuluşumuzdur.
Karl Marx bugün yaşasaydı toplumların afyonu olarak Serdar Ortaç'ı tanımlar mıydı acaba?
Soyadını sevdiğim insan. Kominizmi de populeriteye ulaştıran kişidir.
"görünen gerçek olsaydı, bilime gerek kalmazdı." demiş insan.
(bkz: sakallı)
öyle bir an gelirki pazar mallar için çok küçük gibi görünür diyen dahi.
saygısızlığın kitabını yazmış saygısız kişi.
birilerinin ilahı olmuş sıradan bir adam.
yahudiden başka birşey değildi. haham sakalı zaten herşeyi anlatıyor. yalancı ve cahil tip.
diyalektif ve materyalist düşüncesiyle tarihi hakettiği değer kavuşturan ve tarihi diyalektir ve materyalist şekilde yorumlamış büyük filozoftur. kapitalistlerin ve burjuvazinin ve onların kuklalarının tabiri caizse ağzına sıçmış adamdır.
diyalektik anlayışını tamamen hegel'den almıştır. ancak bunu salt maddeciliğe dayandırarak insanın makina olduğunuğu savunmuş ve makina kıvamındaki insanları etkilemiştir. son yüzyılda dünyada dökülen kanların neredeyse tamamı bu adamın görüşlerinin eseridir. terör örgütleri de fikri temellerini marks'ın görüşleri üzerine kurar.
sakallarına hayran olduğum alman filizof.
kanımca bu adamı dinden soğutan temel etken hristiyan burjuvazilerinin kendi içindeki adamlara bile acımayıp bu adamları proleteryaya çevirip daha da ezmeleri.
manifesto pestilinden birkaç alıntı yapacak olursak,
<i> "Ülke üretimiyle karşılanabilen eski gereksinimlerin yerini karşılanması uzak ülkelerin ve iklimlerin ürünlerini gerektiren yeni gereksinimlerin aldığını görüyoruz. Eski yöresel ve ulusal kapalılık ve kendi kendine yeterliliğin yerini, her yöndeki ilişkilerde ulusların evrensel bağımlılığının aldığını görüyoruz."
doğrusu bu adamla hemen hemen aynı kafadayız ama beni aşamıyor bir türlü bu kerata. Mutlaka bir eksiğini hissediyorum. Bu adamı, dahî sananlara teessüf ediyorum; ya ben neyim lan?
<ii> a) "Burjuvazi, köyleri kentlerin yönetimine bağımlı kıldı. Koca koca kentler yarattı, köy nüfusuna göre kent nüfusunu büyük ölçüde artırdı ve böylelikle nüfusun oldukça önemli bir kısmını köy yaşamının aptallaştırıcı etkisinden kurtardı.
b) "Nasıl köyü kente bağımlılaştırmışsa, aynı biçimde, barbar ya da yarı-barbar ülkeleri de uygar ülkelere, köylü halkları burjuva halklara, Doğu'yu Batı'ya bağımlı kıldı."
yine doğrusunu söylemek gerekirse, yıllardır kendi içimde tekrar ettiğim şeyi yıllar önce bu adam söylemiş ya, zoruma gidiyor be sözlük. Benden utanmıyorsa o ak sakalından utansın bari.
<iii> a) "Modern sanayi, ataerkil ustanın küçük atölyesini sanayi kapitalistinin koca fabrikasına çevirmiştir. Fabrikaya doluşmuş emekçi yığınları askerler gibi örgütlenmişlerdir. Sanayi ordusunun erleri olarak, mükemmel bir subaylar ve çavuşlar hiyerarşisinin komutası altına sokulmuşlardır."
b) "Onlar, yalnızca burjuva sınıfının, burjuva devletinin köleleri değildirler; makine tarafından, denetçi tarafından, ve hepsinin üstünde, tek tek burjuva imalatçının kendisi tarafından günden güne, saatten saate köleleştirilirler. Bu despotluk, hedef ve amacının kazanç olduğunu açıkça ilan ettiği ölçüde daha aşağılık, daha nefret uyandırıcı ve daha isyan ettirici olur."
<iv> a) "Geçmişteki bütün mülkiyet ilişkileri, tarihsel koşulların değişmesiyle durmadan tarihsel bir değişikliğe uğramışlardır. Örneğin, Fransız Devrimi, kendi yerine burjuva mülkiyetini geçirmek için feodal mülkiyeti ortadan kaldırmıştır."
b) "Komünizmin ayırdedici özelliği, genel olarak mülkiyetin ortadan kaldırılması değil, burjuva mülkiyetinin ortadan kaldırılmasıdır. Ama modern burjuva özel mülkiyeti, sınıf karşıtlıklarına, çoğunluğun azınlıkça sömürülmesine dayanan, ürünleri üretme ve mülk edinme sisteminin en son ve eksiksiz ifadesidir."
c) "Bu anlamda, komünistlerin teorisi tek bir tümcede özetlenebilir: Özel mülkiyetin ortadan kaldırılması."
yine doğrusunu söylemem gerekirse, şerefsizim aklıma geldiydi bu.
<v> a) "Burjuva toplumda, geçmiş, şimdi yaşanılan zamana egemendir; komünist toplumda ise, şimdi yaşanılan zaman, geçmişe egemendir. Burjuva toplumda, sermaye bağımsız ve bireyseldir, yaşayan kişi ise bağımlı ve bireylikten yoksundur."
b) "Politik iktidar bir sınıfın bir başka sınıfı ezmek için örgütlenmiş gücünden başka bir şey değildir."
"b" öncülünde amcamız çok haklı. Kısacası bu amca şeriatin gelmesini istiyor ama hiç çaktırmadan bunu söylüyor. Yalnız sakalları onu çok güzel bir şekilde ele veriyor, söyleyeyim yani.
ve son olarak şunu paylaşalım;
<|> "Komünistler, görüşlerini ve amaçlarını gizlemeyi küçüklük sayarlar. Onlar, hedeflerine ancak, mevcut bütün toplumsal koşulların zorla devrilmesiyle ulaşabileceğini açıkça ilan ederler. Varsın egemen sınıflar bir komünist devrimi korkusuyla titresinler. Proleterlerin zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyleri yoktur. Kazanacakları koca bir dünya var. BÜTÜN ÜLKELERiN iŞÇiLERi, BiRLEŞiNiZ ULAN!"
kısaca söylemem gerekirse marx amcamızın biraz daha efor sarfetmesi gerekirdi bu konuda. az çalışmış olacak ki hâlâ ezen ve ezilenler duruyor ortalıkta. gitgide sistemin komünizme kayacağını iddia etse de ben buna katılamayacağım ne yazık ki. ezen ibne, ezilen suskun olduğu sürece bu böyle devam eder hep.
not: copy past değil, alın teri. oku oku yaz yöntemiyle buraya dizilmiştir.
manifesto pestilinden birkaç alıntı yapacak olursak,
<i> "Ülke üretimiyle karşılanabilen eski gereksinimlerin yerini karşılanması uzak ülkelerin ve iklimlerin ürünlerini gerektiren yeni gereksinimlerin aldığını görüyoruz. Eski yöresel ve ulusal kapalılık ve kendi kendine yeterliliğin yerini, her yöndeki ilişkilerde ulusların evrensel bağımlılığının aldığını görüyoruz."
doğrusu bu adamla hemen hemen aynı kafadayız ama beni aşamıyor bir türlü bu kerata. Mutlaka bir eksiğini hissediyorum. Bu adamı, dahî sananlara teessüf ediyorum; ya ben neyim lan?
<ii> a) "Burjuvazi, köyleri kentlerin yönetimine bağımlı kıldı. Koca koca kentler yarattı, köy nüfusuna göre kent nüfusunu büyük ölçüde artırdı ve böylelikle nüfusun oldukça önemli bir kısmını köy yaşamının aptallaştırıcı etkisinden kurtardı.
b) "Nasıl köyü kente bağımlılaştırmışsa, aynı biçimde, barbar ya da yarı-barbar ülkeleri de uygar ülkelere, köylü halkları burjuva halklara, Doğu'yu Batı'ya bağımlı kıldı."
yine doğrusunu söylemek gerekirse, yıllardır kendi içimde tekrar ettiğim şeyi yıllar önce bu adam söylemiş ya, zoruma gidiyor be sözlük. Benden utanmıyorsa o ak sakalından utansın bari.
<iii> a) "Modern sanayi, ataerkil ustanın küçük atölyesini sanayi kapitalistinin koca fabrikasına çevirmiştir. Fabrikaya doluşmuş emekçi yığınları askerler gibi örgütlenmişlerdir. Sanayi ordusunun erleri olarak, mükemmel bir subaylar ve çavuşlar hiyerarşisinin komutası altına sokulmuşlardır."
b) "Onlar, yalnızca burjuva sınıfının, burjuva devletinin köleleri değildirler; makine tarafından, denetçi tarafından, ve hepsinin üstünde, tek tek burjuva imalatçının kendisi tarafından günden güne, saatten saate köleleştirilirler. Bu despotluk, hedef ve amacının kazanç olduğunu açıkça ilan ettiği ölçüde daha aşağılık, daha nefret uyandırıcı ve daha isyan ettirici olur."
<iv> a) "Geçmişteki bütün mülkiyet ilişkileri, tarihsel koşulların değişmesiyle durmadan tarihsel bir değişikliğe uğramışlardır. Örneğin, Fransız Devrimi, kendi yerine burjuva mülkiyetini geçirmek için feodal mülkiyeti ortadan kaldırmıştır."
b) "Komünizmin ayırdedici özelliği, genel olarak mülkiyetin ortadan kaldırılması değil, burjuva mülkiyetinin ortadan kaldırılmasıdır. Ama modern burjuva özel mülkiyeti, sınıf karşıtlıklarına, çoğunluğun azınlıkça sömürülmesine dayanan, ürünleri üretme ve mülk edinme sisteminin en son ve eksiksiz ifadesidir."
c) "Bu anlamda, komünistlerin teorisi tek bir tümcede özetlenebilir: Özel mülkiyetin ortadan kaldırılması."
yine doğrusunu söylemem gerekirse, şerefsizim aklıma geldiydi bu.
<v> a) "Burjuva toplumda, geçmiş, şimdi yaşanılan zamana egemendir; komünist toplumda ise, şimdi yaşanılan zaman, geçmişe egemendir. Burjuva toplumda, sermaye bağımsız ve bireyseldir, yaşayan kişi ise bağımlı ve bireylikten yoksundur."
b) "Politik iktidar bir sınıfın bir başka sınıfı ezmek için örgütlenmiş gücünden başka bir şey değildir."
"b" öncülünde amcamız çok haklı. Kısacası bu amca şeriatin gelmesini istiyor ama hiç çaktırmadan bunu söylüyor. Yalnız sakalları onu çok güzel bir şekilde ele veriyor, söyleyeyim yani.
ve son olarak şunu paylaşalım;
<|> "Komünistler, görüşlerini ve amaçlarını gizlemeyi küçüklük sayarlar. Onlar, hedeflerine ancak, mevcut bütün toplumsal koşulların zorla devrilmesiyle ulaşabileceğini açıkça ilan ederler. Varsın egemen sınıflar bir komünist devrimi korkusuyla titresinler. Proleterlerin zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyleri yoktur. Kazanacakları koca bir dünya var. BÜTÜN ÜLKELERiN iŞÇiLERi, BiRLEŞiNiZ ULAN!"
kısaca söylemem gerekirse marx amcamızın biraz daha efor sarfetmesi gerekirdi bu konuda. az çalışmış olacak ki hâlâ ezen ve ezilenler duruyor ortalıkta. gitgide sistemin komünizme kayacağını iddia etse de ben buna katılamayacağım ne yazık ki. ezen ibne, ezilen suskun olduğu sürece bu böyle devam eder hep.
not: copy past değil, alın teri. oku oku yaz yöntemiyle buraya dizilmiştir.
"yoksulluğu azaltmadan zenginliği arttıran ve suç işleme bakımından sayılardan daha hızlı artış göseren bir toplumsal sistemin, özünde çürümüş bir şeyler olması gerekir."
diyerek türkiye'de tayyip'in iktidarını tek cümlede anlatmış deha.
istatistiklere göre türkiye'nin kazancı arttı, fakat ben hala da artada fazladan para göremiyorum. bu, zenginler kazanıyor ve ben fakir kalıyorum demektir.
diyerek türkiye'de tayyip'in iktidarını tek cümlede anlatmış deha.
istatistiklere göre türkiye'nin kazancı arttı, fakat ben hala da artada fazladan para göremiyorum. bu, zenginler kazanıyor ve ben fakir kalıyorum demektir.
100 yıl sonra heykeli dikilecek sosyaliz'in babası.
Evrensel düşünen, ateist olduğundan şüphe duyduğum felsefe adamı. Fikirleri bende hep uhrevi duygular uyandırır nedense.
Aşağıda Karl Marks'ın bir veczi var:
"Sevgi yalnız bir insana bağlılık değildir. Bir tutumdur. Kişinin yalnız bir sevgi nesnesine değil, bütünüyle dünyaya bağlılığını gösteren bir kişilik yapısıdır. Kişi yalnız bir tek kimseyi seviyor, başka her şeye karşı ilgisiz kalıyorsa sevgisi sevgi değil, genişletilmiş bencilliktir.”
Burada sanki tekilden tümele gidiş öneriliyor. Karl Marx'ın bu sözleri bende şöyle bir çağrışım yapıyor:
"Sevgi dediğimiz şey ilk başta Allah'ın bir eserine karşı duyulan hayranlıktır. idraki geniş olan kişi sevgisini kısa sürde Allah'ın yeryüzündeki eserlerinden çekip alarak eserin yaratıcısına, yani sevginin kaynağına yöneltmeyi başarır. Allah'ın yeryüzündeki eserlerinden birinde takılı kalan, o şeye aslında nefsi ile bağlanmıştır ve oradan ayrılıp Yaradan'a adım atamaz. Yazık ki nefis ve bencillik insanı asıl sevgiden alıkoyar da zavallılar bunu fark edemezler. Sadece sevip sevilmeyi beklerler, dünyada boşyere debelenip dururlar."
Aşağıda Karl Marks'ın bir veczi var:
"Sevgi yalnız bir insana bağlılık değildir. Bir tutumdur. Kişinin yalnız bir sevgi nesnesine değil, bütünüyle dünyaya bağlılığını gösteren bir kişilik yapısıdır. Kişi yalnız bir tek kimseyi seviyor, başka her şeye karşı ilgisiz kalıyorsa sevgisi sevgi değil, genişletilmiş bencilliktir.”
Burada sanki tekilden tümele gidiş öneriliyor. Karl Marx'ın bu sözleri bende şöyle bir çağrışım yapıyor:
"Sevgi dediğimiz şey ilk başta Allah'ın bir eserine karşı duyulan hayranlıktır. idraki geniş olan kişi sevgisini kısa sürde Allah'ın yeryüzündeki eserlerinden çekip alarak eserin yaratıcısına, yani sevginin kaynağına yöneltmeyi başarır. Allah'ın yeryüzündeki eserlerinden birinde takılı kalan, o şeye aslında nefsi ile bağlanmıştır ve oradan ayrılıp Yaradan'a adım atamaz. Yazık ki nefis ve bencillik insanı asıl sevgiden alıkoyar da zavallılar bunu fark edemezler. Sadece sevip sevilmeyi beklerler, dünyada boşyere debelenip dururlar."
ergen iken hayranı olduğum, ama yaş ilerldikçe nefret ettiğim bir adam.
diyalektik materyalizm i bulup milyonlarca insanın ölümüne sebep olması bi yana, sosyalizm ve materyalizmi bağdaştırması sebebi ile uludağ sözlüğe bir çok ben ateistim diyen ergen kazandırmıştır.
diyalektik materyalizm i bulup milyonlarca insanın ölümüne sebep olması bi yana, sosyalizm ve materyalizmi bağdaştırması sebebi ile uludağ sözlüğe bir çok ben ateistim diyen ergen kazandırmıştır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar